Etiket: Onlar

  • İzmirli Kadınların Güzelliğini Onlar Koruyacak

    Türkiye’deki 6. kliniğini İzmir’e açan Estetik International Sağlık Grubu Kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur, “İzmir’in kadınları çok güzeldir. Biz güzellik koruyucusuyuz. İzmirli kadınların güzelliğini uzun süre korumak için bu kente şube açtık” dedi.

    Op. Dr. Bülent Cihantimur’un kurduğu Estetik International Sağlık Grubu, İstanbul, Ankara ve Bursa’dan sonra İzmirlilere hizmet verecek. 16 yıldır estetik, plastik, rekonstrüktif cerrahi ve medikal estetik alanında faaliyet gösteren grup, İzmir Mavişehir’de açılan 6. kliniği ile yeni yıldan sonra İzmirlilerle buluşacak. Güzellik merkezi konseptinde tasarlanan klinikte, saçtan tırnağa her türlü bakım “İyi hisset kendini” felsefesiyle yürütülecek.

    “İZMİR TESADÜFEN SEÇİLMEDİ”

    İstanbul, Ankara ve Bursa’dan sonra İzmir’de de hizmet vermeye başlayacak olan Estetik International Sağlık Grubu Kurucusu Op. Dr. Cihantimur, İzmir’i tercih etme sebeplerinin, İzmirli hastalardan gelen talepler olduğunu açıkladı. İzmir’den beklentilerinin çok yüksek olduğunu ifade eden Cihantimur, “İstanbul’dan sonra en yüksek talebin İzmir’den olacağını düşünüyoruz. Herkesin bildiği gibi İzmir’in kadınları çok güzeldir ve bizim işimiz de güzel kadınların olduğu yerde. Çünkü biz, güzellik koruyucusuyuz. Bizim işimiz, kadınların güzelliğini daha uzun süre korumak” diye konuştu.

    AKILLI KLİNİK İZMİR’DEN BAŞLAYACAK

    Müşteri gizliliğini ve hizmet kalitesini esas alan ’Akıllı Klinik’ uygulamasının ilk olarak İzmir’deki şubeden başlayacağını söyleyen Op. Dr. Bülent Cihantimur şunları söyledi: “4 yıldır üzerinde çalıştığımız ve yazılımı kendimize ait olan Akıllı Klinik uygulaması ilk İzmir’den başlayacak. Akıllı Klinik, müşterinin kendi kodunun yer aldığı özel kartı ile yazılım üzerinden tedaviye gelmesi ve tedaviyi takip etmesini sağlıyor. Müşterilerimiz, kendine özel kart ile yazılım üzerinden girişini yapabilir. Aynı zamanda tedavisinin takibini de yine bu sistem üzerinden yapabiliyor. Biz de bu sistem sayesinde İstanbul’daki merkezimizden tedaviyi takip edebiliyoruz. Güzellik tedavileri gizliliğin korunması gereken işlemlerdir. Bu sistemle hem gizliliği korumayı hem de müşteri memnuniyetinin artmasını hedefliyoruz.”

    “TEDAVİNİZİ SİZDEN BAŞKASI BİLMEYECEK”

    “Akıllı Klinik” sayesinde hastanın yaptırmak istediği tedaviyi, sadece kendisinin ve uygulayıcısının göreceğini dile getiren Dr. Cihantimur, “Kliniğimize hangi nedenle geldiğinizi kimse bilmeyecek. Uygulamacınıza, bekleme odasındaki sisteme kartınızı okuttuğunuz anda, geldiğinizle ilgili bir bilgi mesajı gidecek ve o da gelip sizi bekleme odasından alıp uygulama odasına götürecek. Uygulama odasına girdiğiniz anda kapı içeriden kilitlenecek ve üzerinde uygulamacının adı ile size ait olan kod yer alacak. Böylece içeride size ne işlem yapıldığı da dışarıdan görülmeyecek. Kapılar yalnızca acil durumlar sırasında görevliler tarafından açılabilecek. İçerideki sistemde ise, yine aynı yazılım sayesinde, size daha önce hangi işlemler uygulanmış ve bu seansta hangi işlemler uygulanacak hem uygulamacınız hem de siz görebileceksiniz. Bu sistemle hem tedavi takibi hem de olası bir şekilde tedavinin başkaları tarafından bölünmesini engelliyor ve hastamızın kendini daha rahat ve güvende hissetmesini sağlıyoruz” dedi. Op. Dr. Bülent Cihantimur, İzmir Şube Yöneticisi Fatoş Aktoprak ile Akıllı Klinik sistemini bizzat inceledi.

  • (Özel Haber) Onlar Havacılığın Göz Bebekleri

    Havacılık sektöründe sayıları çok az olan ve “havacılığın göz bebekleri” olarak adlandırılan kadınlar, sektörde hemcinslerinin daha fazla rol almasını umut ediyor.

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde eğitim gören 3 kadın pilot adayı ve Hasan Polatkan Havalimanı’nda yıllardır görev yapan kadın hava trafik kontrolörü, havacılık sektöründe kadın olmanın avantaj ve dezavantajlarını İHA muhabirine anlattı. Çeşitli aşamaları aşarak Pilotaj Bölümü’ne girmeye hak kazanan öğrencilerin eğitimleri 5 yıl sürüyor. İlk olarak hazırlık sınıfında 1 yıllık İngilizce eğitimine tabi tutulan geleceğin pilotları, meteoroloji, fizik ve uçuş prensipleri gibi yer dersleri eğitimi alıyor. 2’nci sınıfın sonuna doğru Cessna 172s tipi uçakla uçuş eğitimlerine başlayan pilot adayları, 3’üncü sınıfta TB-20 ve 4’üncü sınıfta da Beechcraft C-90 GTİ tipi uçaklarla uçuşlarını tamamlayıp göreve başlamaya hazır hale geliyorlar. Bu zorlu eğitimleri gören Elif Özdemir, Burcu Karakaya ve Elif Nur Başer isimli öğrenciler, sektörde sayıları az olan kadın pilotların arasına katılmak için ise gün sayıyor.

    “ÖNEMLİ OLANIN KİŞİNİN İŞİNİ SEVMESİ”

    Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Pilotaj Bölümü son sınıf öğrencisi Elif Özdemir, kadın olarak bakıldığında yaptıkları işin zorluklarının olduğuna değindi. Önemli olanın “kişinin işini sevmesi” olduğunu vurgulayan Özdemir, “Ortak olarak hepimizin amacı uçmak olduğu için kadın-erkek göz ardı etmeden işimizi yapıyoruz. Okula gelmeden önce Türk Hava Kurumu’nun İnönü Kampı’nda paraşütle planör yaptım. Orada havacılığı tattım. İlk uçtuğumda uçmanın benim için özel olduğunu düşündüm ve hayatımın sonuna kadar uçmayı istedim. Bu okulu öğrendim ve buraya geldim. Şu anda buradayım ve bitirmek üzereyiz” ifadelerini kullandı.

    “HERKESE ERKEK MESLEĞİ OLMADIĞINI GÖSTERİYORUZ”

    Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Pilotaj Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Burcu Karakaya, kendisinin Türk Hava Kurumu’nun Sportif Havacılık Kamplarında bu mesleği yapmak istediğine karar verdiğini aktardı. İlk uçuşunda çok heyecanlandığını söyleyen Karakaya, uçmanın değişik ve tarif edilemez bir duygu olduğuna da dikkat çekerek, “Bir yandan yapmanız gereken şeyler var, diğer yandan havada olmanın verdiği güzel bir his var. Anlatılmaz yaşanır yani çok hoştu. Genel olarak erkek mesleği olarak düşünülüyor. Zaten kadınların sayısı da oldukça az ama gün geçtikçe kadınların ilgisi artıyor. Herkese erkek mesleği olmadığını gösteriyoruz. Erkekler için de kadınlar için de eğitim aşamasında aynı zorluklara sahip. İlerideki meslek yaşantısında ise aile hayatından dolayı bazı zorlukları mevcut” dedi.

    ÇOCUKLUK HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRİYOR

    Pilotluğun çocukluk hayali olduğunu anlatan ve mezun olarak pilot olmasına sayılı günler kalan Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Pilotaj Bölümü son sınıf öğrencisi Elif Nur Başer de, bu mesleği seçmesinde babasının büyük pay sahibi olduğunu kaydetti. Sürekli uçaklarla seyahat etmesinden dolayı hayatı boyunca bu mesleği yapmak istediğini belirten Başer, “Başlangıçta babam emin olamamıştı gerçekten isteyip istemediğimden. O yüzden bunu tartmak için İnönü’de sportif havacılık kampına gittim. Orada 1 sene planör uçuşlarımı, 1 sene de yamaç paraşütümü yaptım. Gerçekten bana çok uygun bir meslek olduğunu gördüm ve çok istiyordum. O yüzden burayı kazandım ve eğitimimi tamamlıyorum” diye konuştu.

    “KADIN SAYISI BU MESLEKTE MAALESEF OLDUKÇA AZ”

    “Kadın olarak muhakkak zorlukları var” diyen Başer, şöyle devam etti:

    “Hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan birçok zorluk çekiyoruz. Bir de kadın sayısı bu meslekte maalesef şu an oldukça az. Eskiye göre biraz arttı ama daha da artmasını temenni ediyoruz. İlk uçuşum İnönü’de oldu. Çok heyecanlanmıştım. Elim ayağıma dolanmıştı. Sadece etrafı izleyip zevk almaya çalışmıştım. Heyecanımı yendikten sonra da öğretmenimden istedim, rica ettim. Baktım güzel bir his, gerisi de geldi ve buralardayım. Gökyüzünde olmak eminim herkes için çok harika bir duygudur. Herkesin tatmasını temenni ediyorum. Sonuçta yukarıdan aşağıya baktığınızda her şey ayağınızın altında oluyor. Mavilikleri, yeşillikleri, insanları, arabaları ve evleri görüyorsunuz. Çok müthiş bir duygu oluyor. Kendinizi özgür hissediyorsunuz, güzel bir his.”

    “MESLEĞİM EN STRESLİ 5 MESLEK ARASINDA YER ALIYOR”

    Havada uçakların çarpışmasını engelleyen ve uçakları yönlendiren hava trafik kontrolör mesleği ise, dünyanın en stresli 5 mesleği arasında yer alıyor. Böyle bir meslekte zorluklara ve strese göğüs geren Hasan Polatkan Havalimanı’nda görev yapan 7 yıllık Hava Trafik Kontrolörü Yeliz Takıl, havacılıkta olmanın çok güzel bir duygu olduğunu ifade etti. Kadın olarak çalıştığı işin artılarının yanında çok sayıda eksileri de olduğunu kaydeden Takıl, şöyle konuştu:

    “Mesaide bazen gece saatlerinde çalışmamız gerekiyor. Fakat her meslekte olduğu gibi mesleğimi sevdiğim için çalışmaya devam ediyorum. İkinci bir eksisi de stresli bir meslek. En stresli 5 meslek arasında yer alıyor. Fakat aynı zamanda bana çok fazla artıları olduğunu da düşünüyorum. Hava trafik kontrol mesleği çoğu kesim tarafından bilinmemekte. Daha çok marşel olarak sanılmaktayız. Fakat hava trafik kontrol mesleği havadaki uçakların çarpışmasını önlemek ve emniyetli bir uçuş için onlara hizmet veren bir meslektir.”

  • Haberleşmenin Kesildiği Yerde Onlar Devreye Giriyor

    Telsiz ve Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) Eskişehir Şube Başkanı Yusuf Akkuş, amatör telsizciliğin önemli avantajları ve görevleri olduğunu belirterek , “Ülkemizde amatör sayısının artması memleket için hayırlı olur” ifadelerini kullandı.

    Telsiz başında 35 yıldan fazla zamanını harcayan Yusuf Akkuş, amatör telsizciliğin arama-kurtarmadaki fonksiyonunu yaşadığı tecrübeler ile anlattı. Amatör telsizci olmak için bir veya birkaç sınavdan geçildiğini belirten Akkuş, aslında amatör telsizcilik belgesi alan herkesin profesyonel olduğunu, ancak bu kişilerin menfaat ve çıkar gözetmediği için bu işlerle uğraşmasından dolayı amatör olarak anıldığını ifade etti. Yusuf Akkuş, TRAC’ın kuruluş amacının da bu olduğunu vurgulayarak, “Biz telsizlerimizi ticari işler için, çıkar için kullanmayız ve kanunen tahsis edilmiş olan frekanslarımızı bu işler için işgal etmeyiz. Türkiye’de ortalama 4 bine yakın amatör telsizci var. Avrupa’da ise milyonlar ifade ediliyor. Eskişehir’de ise 400’ün üzerinde bu sayı. Ancak bunlar içinden aktif olan 35-40’ı geçmiyor. Bizim amacımız bu sayıyı biraz daha artırmak ve bu hobiyi insanlara aşılamak” şeklinde konuştu.

    “BİZİM CİHAZLARIMIZ HER ŞARTTA ÇALIŞIR”

    17 Ağustos 1999’da yaşanan depremde iletişim ve haberleşmenin tamamen kesildiğini ve şehirlerarasında kurdukları sistemle tüm iller ile iletişimi tekrar sağladıklarını belirten Yusuf Akkuş, afet ve acil durumlarda kendilerini her türlü göreve hazırladıklarını ifade etti. Akkuş yılda 2 kez tatbikat yaptıklarını belirterek, “En az senede 2 defa il yardım ve arama kurtarma tatbikatları yapılıyor. Eksiklikler belirlenerek bunlar giderilmeye çalışılıyor. Acil afet haberleşmesinin altyapısını oluşturuyoruz. 17 Ağustos depreminden birden fazla il etkilendi ve haberleşme ağı çöktü. Cep ve sabit telefonları ile telsizlerin uzak yerlere ulaşmalarını sağlayan röle aktarıcıları şehrin elektrik şebekesine bağlı olduğu için çalışmadılar. Bu noktada amatör telsizciler devreye girdi. Bizim cihazlarımız her şartta çalışır. Araba akülerinden 6 voltluk küçük akülere kadar birçok aracı kullanmayı öğrenir amatör telsizciler. Bu afet sonrası da amatör telsizciler üzerine düşen görevi yaparak ülkenin içiyle ve dışıyla yapılacak haberleşmeyi sağladılar. Bunu da görev saydılar” dedi.

    “AMATÖR SAYISININ ARTMASIN MEMLEKET İÇİN HAYIRLI OLUR”

    Amatör telsizciliğin bir hobi olduğunu ve bu hobiyle uğraşmanın yararlı olacağını vurgulayan Akkuş, “Bir hobi edinmek isteyen insan ataktır, sosyaldir ve hareketlidir. İşinin dışında bir şeylerle uğraşmak ister. Bana sorulacak olursa telsiz amatörlüğü uğraşılması yararlı bir hobidir. Çağımız elektronik ve bilgisayar çağıdır. Radyo amatörü olunca da elektroniğin içine dalıveriyorsunuz. Ekstra yanı insanlığa hizmet ediyorsunuz. Herkes uğraşabilir, belirli bir ayrım yok. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün yılda 2 kez yaptığı sınav ile herkes bu hobiyle uğraşabilir. Türkiye’de bu hobi ile uğraşan insanların yaş ortalaması 40’tır. Bu rakamı düşürmemiz gerektiğini düşünüyorum. Avrupa bu konuda milyonlara ulaşmışken biz 4 binlerde sayıyoruz. Ülkemizde amatör sayısının artması memleket için hayırlı olur” ifadelerini kullandı.

    Türk Kızılayı, Orman Genel Müdürlüğü, AKUT ve bazı illerin 112 ve üniversiteleriyle protokol halinde olduklarını belirten Yusuf Akkuş, amatör telsizci olmak isteyenler için Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün yılda 2 kez açtığı sınava girmeleri ve başarılı olmaları gerektiğini hatırlattı.

  • Dünya, Onlar İçin Türkiyede Bir Araya Gelecek

    50 ülkeden akademisyenler, STK temsilcileri ve Türkiye mezunu misafir öğrenciler, uluslararası öğrencileri ve öğrenci hareketliliğini konuşmak üzere İstanbul’da bir araya gelecek.

    Son 12 yılda uluslararası öğrenci sayısını 3 binden 80 bine çıkaran Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği 250 bin misafir öğrenci hedefi için çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu alanda büyük hizmetler veren UDEF, yapacağı Uluslararası Öğrenci Şûrası ile çatısı altında bulundurduğu 48 derneğin de desteğiyle uluslararası bir çalışmaya imza atıyor.

    ENSAR VE MUHACİR İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

    Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) tarafından düzenlenen Uluslararası Öğrenci Şurası 3-8 Kasım tarihlerinde Türkiye’den ve 50 ülkeden akademisyen, kanaat önderi, STK temsilcisi, Türkiye mezunu ve Türkiye’de öğrenim gören misafir öğrencilerin katılımıyla İstanbul’da gerçekleşecek.

    Şûra kapsamında 6-8 Kasım tarihlerinde UDEF ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilecek Uluslararası Öğrenci Sempozyumu dört farklı başlık altında işlenecek.Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezi’nde yapılacak sempozyumda, dünyanın farklı bölgelerinden gelen STK temsilcileri, kanaat önderleri ve uluslararası öğrenci temsilcileriyle; uluslararası öğrenci hareketliliği ve uluslararası öğrencilere yönelik yapılan örnek çalışmalar konuşulacak. Toplantıda katılımcıların kendi ülkelerinde yaptıkları örnek çalışmalar dinlenilerek uluslararası öğrenci çalışmalarında Türkiye örneği sunulacak ve dünyada uluslararası öğrenci hareketliliğinin geleceği konuşulacak.

    HEDEFTE 250 BİN MİSAFİRİ AĞIRLAMAK VAR

    Önümüzdeki yıllarda misafir öğrenci sayısını 250 bine çıkarmayı hedefleyen Türkiye için UDEF, diğer ülkeden gelen katılımcılarla ortak yapılacak çalışmalar üzerinde istişareler de gerçekleştirecek.

    3-6 Kasım tarihlerin de yurt dışından gelen konuklarla özel toplantılar yapılacak. 6 Kasım saat 10.00’da Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezi’nde sempozyum açılış programı yapılacak.