Etiket: Onlar

  • Onlar “Engel Tanımaz Şampiyonlar”

    Vali Dr. Ahmet Altıparmak, Türkiye Şampiyonu olan engelli milli kayakçılar Aliye Zeynep ve Muhsin Murat Bingül’ü kabul etti.

    Tüm engellere karşı, şampiyonluk yolunda bütün engelleri aşan, azmin mimarları minik sporcular Aliye Zeynep ve Muhsin Murat Bingül, şampiyonluk sevincini Vali Dr. Ahmet Altıparmak’la yaşadılar.

    12 yaşındaki milli kayakçılar Zeynep, Minik Bayanlar Türkiye Şampiyonu, kardeşi Murat’ta Minik Erkekler Türkiye Şampiyonu oldu. Aynı zamanda jimnastikte de birçok Türkiye dereceleri ve birincilikleri bulunan bu engel tanımaz şampiyonlar, Polonya’da yapılacak olan Kayak Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edecekler.

    Zeynep ve Murat kardeşlerin başarılarının takdire şayan olduğunu söyleyen Vali Dr. Ahmet Altıparmak, bu başarın herkese örnek olması gerektiğini ifade etti.

    Öncelikle benzer durumdaki çocukların ailelerine çok önemli görevler düştüğünü belirten Vali Altıparmak, bu tür etkinliklerin çocukların cesaretlerini sergilemelerine, başarılarının mutluluğunu yaşamalarına, toplum ile ilişkilerini güçlendirmelerine yardımcı olduğunu ve sosyal hayata katılımlarını artırma yönünde etkili olduğunu söyledi.

    Vali Altıparmak ziyaret sonunda engel tanımaz şampiyonlar Zeynep ve Murat kardeşlere çeşitli hediyeler verdi.

  • Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanı Çelik: “Onlar Kan İçmekle Meşguller”

    GAZİANTEP (İHA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, çözüm sürecinde devletin üzerine düşen her şeyi yaptığını ifade ederek, “Ama huylu huyundan vazgeçer mi. Onların dünyaları belli, onlar kan içmekten meşguller. Vampirler gibi, yani ne yaparsanız yapın” dedi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, AK Parti Gaziantep İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Programa Gaziantep Büyükşehri Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Yüksel ve AK Parti Gaziantep İl Başkanı Eyüp Özkeçeci katıldı.

    “ALMANYA BİZDEN İŞÇİ İSTEDİ”

    Programda konuşan Bakan Çelik, 2002’den beridir milletle beraber kol kola yürüdüklerini söyledi. Bakan Çelik, “Bizim dava dediğimiz, yönetenlerle yöneticilerin, aynı hedefe koştuğu imkanı, Türkiye her zaman elde edemedi. Elde ettiği zamanda başına gelmedik bir şey kalmadı. Yani 1960 ihtilali çok anlamlı bir ihtilaldir. Tam devlet miller kaynaşması, birlikte yürüyüşün sergilendiği bir noktada, iş orada kesiliverdi. Kesildiği noktada Almanya bizden işçi istedi. Biz oraya iş gücünü gönderdik. Niye gönderdik? Onlar kalkınma peşindeydiler. Hem de taş üstüne taş kalmamış, ikinci dünya savaşından çıkmışlar. Onlar kalkınmak için işgücü talebinde bulunurken, bizim burada milletle devletin yolunu kestiler. 65’te yine bir istikrarlı yönetim vardı. Onunda millet aya giderken kestik. Millet 69’da aya gidiyor. Bizi yarıda bırakmak için orada da kestiler. 80’de tam Avrupa birliğine girme kozunu elde etmiştik, Yunanistan’la beraber girecektik. Onlar hem NATO’ya girdiler hem AB’ye girdiler. Biz yine başka işlerle uğraştık. 7-8 Şubat’ta milletin sermayesini ayırdılar. Anadolu’yu bir taraf ittiler. Başka sermaye türleri çıktı. Devletle milletin beraber yürüdüğü evreler Türkiye’de çok az ve kısa dönemlerdir. Bunlardan en önemlisi de AK Parti dönemidir. 2002’de başlayan bizim yolculuğumuzdur. Milletle beraber kol kola yürüyüşümüzü sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET ÜZERİNE DÜŞEN HER ŞEYİ YAPTI”

    Çözüm sürecinde devletin üzerine düşen her şeyi yaptığını belirten Bakan Çelik, bu bölgede Türkiye’nin çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Çelik, “Şimdi çözüm sürecindeki devletin şefkat eli, devletin samimi merhameti ve bu şefkati ortaya çıkmamış olsaydı. Bugün Güneydoğu’da devlete olan bakışlar çok farklı olurdu. Devlet üzerine düşen her şeyi yaptı. Ama huylu huyundan vazgeçer mi? Onların dünyaları belli, onlar kan içmekle meşguller. Vampirler gibi, yani ne yaparsanız yapın. Hani fakirlikten bahsediyordunuz, buyurun Güneydoğu kalkındı. Hani işsizlikten bahsediyorsunuz, sanayi Gaziantep, zaten sanayi bölgesi. Şanlıurfa’da üç tane sanayi bölgesi kuruldu. Hani haklardan bahsediyordun. Hangi hak ya. 10 yıl önceki Türkiye ile bugünkü Türkiye bir mi. Her türlü imkanlar tanınmış. Millet, doğusuyla, batısıyla, güneyiyle kuzeyiyle birlik beraberlik istiyor. Sen kimsin sen. Barış marıştan bahsediyorlar. Ben Şanlıurfa’da defalarca söyledim. Dille değil, gönülden barış olacak gönülden. Öyle laf cambazlığıyla barış olmaz. Daha bir tek cümle bile söyleyemeyenler, kalkmışlar demokrasiden, barıştan söz ediyorlar. Hepsinin palavra olduğunu, hepsinin bir maşalık görevini yapmayla meşgul olduğunu net bir şekilde ortadadır. Bunların hepsi gün gibi açık bunlar maşa, Türkiye’nin bu coğrafyada ayağa kalkmaması için bu bölgede maşa görevi görüyorlar. Dikkat edin Avrupa’da önemli gelişmeler var. Almanya işin patronu. Burada da bazı gelişmeler var. Rusya bir Ukrayna’ya giriyor. Bir Gürcistan’a giriyor bir Suriye’ye giriyor. Ortada, büyük coğrafyada büyük bir boşluk var. Burada varlığı hissettirecek güçlü devlet Türkiye’dir” ifadelerine yer verdi.

    Hiçbir davanın şiddetle ve silahla olmayacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ise, “Türkiye son 10 yılda muazzam bir mesafe kat etti. Bunu karşılığında ne beklerdiniz eğer öyle bir dertleri olsaydı. Silahların susmasını gömülmesini terörün sona ermesini beklerdiniz. Çünkü hiçbir dava hiçbir talep şiddeti silahı terörü meşhur gösteremez. Sebebi ne olursa olsun hak talebi bu terörle silahla şiddetle tabi ki ifade edilemez. Fakat maalesef Ortadoğu’da milletimiz gerçekten basiretli verasetli bu kaygılarımıza hak vermiş ki güçlü bir şekilde 1 Kasımda destek verdi. Türkiye böyle bir coğrafyada bu türden 100 yıl sonra yeniden büyük bir oyunun sahnelendiği bir dönemde güçlü bir hükümete sahip olmasaydı. Bir koalisyon süreci ile karşı karşıya kalsaydı. Bir kaç ay o süreç yaşandı biliyorsunuz. ama olay sadece bu yakın coğrafyadaki kaos şiddet sarmalarından kaynaklanmıyor. Aslında küresel ekonomi de çalkantılar devam ediyor. Sizler belki dikkatinize gelmiştir” şeklinde konuştu.

    “YILIN İLK AYINDA KÜRESEL PİYASALARDA ÇOK BÜYÜK ÇALKANTILAR YAŞANDI”

    Yılın ilk ayında dünyanın ekonomisinde çok büyük çalkantıların meydana geldiğini de belirten Şimşek, petrol zengini ülkelerin bile IMF’ye el açmak zorunda kaldıklarını söyledi. Şimşek, “Çin kaynaklı büyük kaygılar var küresel ekonomide yavaşlama var. Emtiya fiyatlarında çöküş var. hem petrol zengini ülkeler bile IMF’ye el açmak zorunda kalıyorlar. Zamanında hesaplarını iyi yapamadıkları için tabi petrol fiyatları çökünce şimdi sıkıntılar baş gösterdi. Allah’a şükürler olsun ki sizlerin sahada ki güzel çalışmalarının sayesinde milletimiz tekrar istikrardan yana AK Parti’den yana güçlü bir teveccüh gösterdi. Bugün hiç olmazsa sıkıntılı dönemde Türkiye’de siyasi istikrar var. Yarın sabah Mardin’e gideceğim saat 07.30’da çünkü Sayın Başbakanımız Mardin’de son gelişmelerden sonra bölgede sosyal ve ekonomik anlamda rehabilitasyon sürecini başlatmak üzere bir program açıklayacaklar. Toplumun bütün kesimlerini katkısı da alındı. Ve bundan birkaç hafta önce başbakan yardımcımızın uhdesinde bu çalışmalar yapıldı. Doğu-Güneydoğunun bir bütün olarak bu terörden en az etkilenmesi için ekonomik açıdan tekrar bölgenin ayağa kalkması için ön görülen tedbirler çalışmaları yarın başbakanımız açıklayacaklar” diye konuştu.

  • Başkan Altepe: “Ben Bursaspor’dan Elimi Çektim, Onlar Bana Geliyor”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa Atatürk Stadı’nın meydan olmasını istediklerini belirterek, “Projeyi Gençlik Spor Bakanlığı hazırlayacak. Meydan nasıl olacak o tartışılmalı ve hayata geçirilmeli” dedi. Başkan Altepe, “Bursaspor’dan elini çeksin” tartışmalaına ise, “Ben zaten elimi çektim. Kulüp bana geliyor” karşılığını verdi.

    Merinos’taki basın toplantısında yeni stad ve Atatürk Stadı ile ilgili gelişmeler de gündeme geldi. Başkan Altepe, yeni stadın UEFA standartlarına en uygun yapılan stad olduğunu belirterek, “Eski stad konusu tartışma konusu. Bursa’nın meydana ihtiyacı var. Bursa’ya meydan lazım. Dünya bizim stadımızı konuşuyor. Birkaç daha maç oynansa Bursa Büyükşehir Stadı ile ilgili problem kalmaz. Atatürk Stadı yerine meydan nasıl yapılmalı, bunun tartışılması lazım. Dokuyu koruyalım tribünden birisi kalsın. Artık o aşamaya yavaş yavaş geliyor. Burası bizim değil. Gençlik Spor Bakanlığı projeyi kendileri yapacak. Gençlerin spor yapabileceği bir alan, otoparkı olan, mümkünse bir tribüne de kalan bibr meydan hayata geçirilmeli. Bunları yaparak Bursa’ya lüzumsuz yere zaman kaybettirmeyelim. Bu konulara siyasi bakmamak gerekiyor” dedi.

    Başkan Altepe, “Bursaspor’dan elini çeksin” tartışmalarına ise şu sözlerle cevap verdi: “Bursaspor’a benim kadar destek veren olmadı. Dünyada ilk 10’a girecek stad yaptık. Herşey yapıldı. Vakıfköy de belediyenin elinde. Özlüce de otopark da bizim. Böyle bir şey olmazsa, belediye destek vermezse ne olur? Ben zaten elimi çektim. Kulüp bana geliyor. Yardımcı olun diyorlar, Orada işler iyi yürüsün istiyorum. Yerim var, locam, koltuğum var. Yeter ki Bursaspor iyi olsun. Sayın Bakan yaparsa Uludağ’ın da problemi yok. 1070 mahallede işimiz var. İstanbul, İzmirm yolu hizmet bekliyor. Kırsal bekliyor, sahiller bizi bekliyor. İznik ve termal yatırımlar bizi bekliyor. Uludağ’a 12 yılda otopark yapılacaktı da kimsenin elini mi tuttuk. Keşke yapılsa. İznik’te keşke bazilika kısa sürede ortaya çıkarılsa. 12 ay şimdi biz bazilika için çalışıyoruz. Bursa’ya bir stad yaptık. Bir maç oynandı Türkiye konuştu. Tüm Türkiye bekliyor. Bursa Stadı’nda bir sonraki maç nasıl olacak. Devam ederse dünya takip edecek. Tüm dünya spor otoriteleri çekecek”

    Başkan Altepe, yeni stadın ihalesine 45 firmanın girdiğini, en düşük veren 2 firmanın aldığını kaydederken, “Firma iflas için timsahın kafası yapılamadı. Timsahın kafasını kafaya takmayın dedik. Bu firmalarla bu kalitede bu şartlarda nasıl yaptınız diye ödül vermek lazım. Keşke en düşük teklifi veren 15.firma alsaydı. 15-20 milyon fazla verilirdi ama bu kadar sıkıntı yaşanmazdı” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Onlar Oynayacak

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatını konu alan, yönetmenliğini Hüdaverdi Yavuz’un yaptığı ve çekimleri önümüzdeki hafta Kıbrıs’ta başlayacak olan “Reis” filminin oyuncuları, düzenlenen basın toplantısında basına tanıtıldı.

    1930’lu yıllardan başlayarak 1997 yılına kadar geçen dönemi anlatacak olan filmde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı oynayacak oyuncu Reha Beyoğlu 200 oyuncu arasından seçildi. Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı ise oyuncu Özlem Balcı canlandıracak. Çekimlerinin yapılacağı platolar ve kostümler için ise şuana kadar 4 milyon dolar para harcandı.

    1965 Kasımpaşa çekimleri için Kıbrıs’ta dev platolar yapıldı. Film 1933’te yaşanan gerçek bir olayla başlayacak ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukluk dönemi ile belediye başkanlığına uzanan hayat hikâyesi beyaz perdeye yansıtılacak. Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 farklı döneminin anlatılacağı film için çok sayıda oyuncu ile görüşüldü. Filmde kullanılmak üzere yaklaşık 300 kostüm dikildi. Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukluğunu Batuhan Güler (6) ile Işık Yıldız (12) babası Ahmet Kaptan’ı ise Ercan Demirel canlandıracak.

    Filmin oyuncu kadrosunda ise Ufuk Bayraktar, Abidin Yerebakan, Orhan Aydın, Ali Yaylı, Alper Türedi, Aydan Çakır, İsmail Hakkı, Volkan Başaran, Yener Gürsoy ve Ercan Demirel yer alıyor.

  • Boruda Biriken Hava İSKİ Ekibine Zor Onlar Yaşattı

    Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri’nin bazı bölgelerinde yaşanan su kesintisi sorununu çözen İSKİ ekipleri, ana borularda oluşan sorunu giderdi. Ancak borularda biriken havayı almak ekiplere zor anlar yaşattı.

    Son günlerde Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri’nin bazı bölgelerinde yaşanan su kesintilerinin ana boruda oluşan sorunun sebep olduğunu belirleyen İSKİ ekipleri, borularda oluşan sorunu giderdi. Ancak tamir esnasında ana boru üzerinde oluşan havayı alma işi ekiplerin çalışmasını güçleştirdi. Silivri Küçük Sanayi Sitesi önünde bulunan havalandırma bacasından boş havayı almaya çalışan İSKİ çalışanları, yerden metrelerce yukarı fışkıran suyla karışık havayı aldıktan sonra başka bir havalandırma bacasından da hava almak üzere bölgeden ayrıldı.