Etiket: Onlar

  • Erdoğan: “Onlar Gibi Zalim Olmayacağız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu iktidarın terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir, olmamıştır. Bugün bize yöneltilen eleştirileri biz yarın onlara bilmiyoruz ama şurası bir gerçek ki içinde bulunduğumuz zor şartlarda insani ölçüleri kaybetmeyen bir millet olarak asla onlar gibi zalim olmayacağız” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Samsun Makine Sanayi A.Ş’nin yeni dev tesisinin ve yapımı tamamlanan diğer yatırımların açılışını yaptı. Açılış töreninde yaptığı konuşmada, şehit ve gazilere layık olabilmek için daha çok çalışacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapı ve terörün üstüne ısrarla gidecekleri mesajını verdi.

    Son yıllarda ülkeye yapılan yatırım hizmetlerinden de bahseden Erdoğan, konuşmasını Türkiye’deki PKK terörüne yönelik açıklamalarla sürdürdü. Erdoğan, “Ülkemize ve milletimize yöneltilmiş son silahı bu topraklardan çıkarana kadar bu mücadele bitmeyecek. Ülkemizin ve milletimizin değerlerine, tarihine, kültürüne kin kusan son çene kapatılana kadar bu mücadele bitmeyecek. Demokrasiye eyvallah. Hak ve özgürlüklere eyvallah. Hukukun üstünlüğüne eyvallah. İfade ve basın hürriyetine eyvallah. Siyasetçinin kendini güvende hissedeceğini sağlayacak dokunulmazlıklara eyvallah ama bunların hiçbirinin ülkemizin bütünlüğüne, devletimizin varlığına yönelik saldırılar için kalkan olarak kullanılmasına asla izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “DEMOKRASİ İLE HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDE ÖLÇÜNÜN FARKLI OLMASI ÇİFTE STANDART”

    Demokrasi ile hak ve özgürlüklerin ölçüsünün Türkiye’de farklı, diğer ülkelerde farklı olması durumunda bunun adının çifte standart olacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Dünyanın aklı başında hiçbir ülkesi, hiçbir milleti böyle bir şeye müsaade etmez. Şu an bize karşı takınılan tavır da tam olarak işte budur. Hiç kimse kusura bakmasın, biz bir yanağımıza tokat atana diğer yanağımızı dönmeyiz. Binlerce yıllık devlet geleneğine, dünyanın en kadim medeniyetine sahip bir millet olarak hangi durumda ne yapacağımızı gayet iyi biliyoruz. Bugün akıllarınca bizi tedip etmek için terör örgütlerinin sırtını sıvazlayanlar, yarın aynı kuyuya kendileri düşeceklerdir. Dün mecliste konuşma yapıyorlar siyasi partilerin başkanları. Bir tanesi iç savaştan bahsediyor. Terör örgütü arkasında. Çıkmış ikide bir Dolmabahçe Mutabakatı’ndan bahsediyor. Ne Dolmabahçe Mutabakatı ya? Nereden çıkmış böyle bir şey? Böyle bir mutabakat falan söz konusu değil. Bu iktidarın terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir, olmamıştır. Bugün bize yöneltilen eleştirileri biz yarın onlara bilmiyoruz ama şurası bir gerçek ki içinde bulunduğumuz zor şartlarda insani ölçüleri kaybetmeyen bir millet olarak asla onlar gibi zalim olmayacağız. Çünkü biz insanı, yaradılmışların en şereflisi olarak gören bir inancın mensuplarıyız.”

    Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından protokol üyeleriyle birlikte dev tesis ve tamamlanan diğer yatırımların açılış kurdelesini kesti.

  • Kurtulmuş: “Onlar Yakıp Yıkacak, Biz Daha İyisini Yapacağız”

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, terörle mücadelede üstlerine düşen görevin derlemek ve toparlamak olduğunu belirterek, “Onlar yakıp yıkacaklar, Allah’ın izni ile biz onların yakıp yıktıklarını çok daha iyisini yapacağız” dedi.

    Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Ordu’daki sivil toplu kuruluşlarının temsilcileri ile düzenlenen yemekte bir araya geldi. Bir otelde düzenlenen yemeğe Kurtulmuş’un yanı sıra Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, AK Parti Ordu milletvekilleri Oktay Çanak ve Ergün Taşçı, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, AK Parti Ordu İl Başkanı Uğur Çelenk, Altınordu İlçe Başkanı İbrahim Hekim, Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş ve STK temsilcileri katıldı. Programda konuşan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, terörün bütün şer odaklarının birleştiği nokta olduğunu söyledi. Terör ile halkın ümitsiz bir hale getirilmeye çalışıldığının altını çizen Kurtulmuş, “20 Temmuz 2015’ten bu yana Türkiye’de yaşananları görüyorsunuz. Terör bütün bu amaçların ortak noktası olarak, bütün şer cephelerini birleştiren ortak bir nokta olarak maalesef icrai faaliyet ediyor. Sistematik bir saldırı ile bütün terör örgütleri eş zamanlı olarak bu milletin karşısında Türkiye’yi ayaklarından prangalamak, Türkiye’yi bu yoldan alıkoymaya çalışıyorlar. Bir taraftan terör yolu ile bir taraftan algı operasyonları ile bir taraftan Türkiye’de halkı karamsar hale getirerek, halkı ümitsiz hale getirerek, Türkiye’de halkın, milletin, devletin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini engellemek istiyorlar” diye konuştu.

    “ONLAR YAKIP YIKACAK, BİZ DAHA İYİSİNİ YAPACAĞIZ”

    Terörle mücadelede üstlerine düşenin derlemek, toparlamak, birleştirmek ve büyütmek olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Biz de onlara inat, onlar Türkiye’de bu terör ile mücadele sadece güvenlik kuvvetlerimizin cansiperane bir şekilde sürdürdüğü bir mücadeleden ibaret değildir. Onlar yakıp yıkacaklar, Allah’ın izni ile biz onların yakıp yıktıklarını çok daha iyisini yapacağız. Onlar bu milletin arasına fitne sokmaya çalışacaklar biz bu milletin arasında birliği beraberliği ve dirliği sağlayacağız. Onlar bu memlekette insanlarımızı içe kapatmak isteyecekler, bizde çarşıda, pazarda anlımız açık bir şekilde yürüyeceğiz. Bu anlamda onlar iş dünyasını durdurmak isteyecekler, biz iş dünyasının daha güçlü olmasını temin edeceğiz. Onlar çarşının pazarın hareketsiz olmasını isteyecek, biz çarşıyı pazarı şenlendirme gayreti içerisinde olacağız. Onlar üniversitelerin bilim üretemez hale gelmesini isteyecekler, biz üniversitelerimizin bilim üreterek dünya ile mücadele etmesini sağlayacağız. Onlar Türkiye’nin yer yüzünde mal ve hizmet satamaz bir ülke olmasını isteyecek, biz yüksek teknoloji ürünlerimizle küresel rekabetin en önemli ülkelerinden bir tanesi olmaya gayret edeceğiz. Dolayısıyla dağıtmak, bozmak, yıkmak onlara, derlemek, toparlamak, birleştirmek ve büyütmek bize düşüyor” şeklinde konuştu.

    Program STK temsilcilerinin istek ve temennilerini belirtmesi ile son buldu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Onlar, Oralardaki Petrol İçin Müdahale Ediyor”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör olaylarında başkalarından yardım beklenmemesi gerektiğini belirterek, “Başkaları müdahale ediyor, onlar müdahale ederken oralardaki petrol için müdahale ediyorlar. Huzuru sağlamak için değil” dedi.

    56 ülkeden temsilcilerin katılacağı İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) 13. İslam Zirvesi İstanbul’da başladı. İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen program öncesi çekilen aile fotoğrafının ardından, program, Beştepe Camisi İmam Hatibi Adem Kemaneci’nin okuduğu Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al-Suud, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Katar Emiri Temim Bin Hamad Al Sani, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın da aralarında bulunduğu İslam ülkelerinin liderleri, sabah saatlerinden itibaren kongre merkezine gelmeye başladı. Bazı ülkelerin temsilcilerinin zirveye geleneksel kıyafetleriyle katıldıkları görüldü.

    “ ORALARDAKİ PETROL İÇİN MÜDAHALE EDİYORLAR”

    Teröre karşı ittifak oluşturulması gerektiğini kaydeden Erdoğan, “Suudi Arabistan’ın öncülüğünde kurulan teröre karşı İslam’ı da etkin bir yapı haline dönüştürmeliyiz. Teröre karşı İslam ittifakı aracılığıyla çözümü kendimiz üretmeliyiz. Niçin Müslümanlar olarak ihtilaflarda, bu terör olaylarında başkasından yardım bekliyoruz. Başkaları müdahale ediyor, onlar müdahale ederken oralardaki petrol için müdahale ediyorlar. Huzuru sağlamak için değil. Bugün Müslümanlar dünyanın birçok yerinde adaletsizliğe, çifte standarda maruz kaldığı duygusu içinde. Kendi ülkelerinde zulüm gören, baskı altında yaşayan Müslümanlar batı ülkelerine gitmenin yollarını arıyorlar” dedi.

    “BM’NİN REFORME EDİLMESİ ŞARTTIR”

    Dünyanın 5’ten büyük olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Güvenlik Konseyi’nin dünya nüfusunun 4’te 1’ini temsil eden Müslümanların tek bir daimi temsilcisi var mı, yok. Geçici üyeliğin anlamı var mı, yok. Karar 5 ülkeden biri olumsuz davranırsa iş bitti. Diyorum ki, dünya beşten büyüktür. BM’nin reforme edilmesi şarttır. Adil bir dünya istiyorsak değişiklik şarttır. BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının dünyanın coğrafi ve dini dağılımı göz önünde tutularak yeniden yapılandırılması çağrısını yeniliyorum. Bizde bir söz var. Süt ağlayan bebeğe verilir. Ağlamayana verilmez. Öyleyse bizler hakkımızı aramanın mücadelesini vereceğiz. İslam ülkeleri olarak güvenlik, adalet ve kalkınma konularına özel önem vermemiz gerekiyor. Çünkü her şeyin başı ve sonu adalettir. Kardeşliği, sadece sözde bırakmamalıyız. Tüm boyutlarıyla hayata geçirmeliyiz. İslam İşbirliği Teşkilatı bu Dayanışmayı en güzel şekilde ortaya koymalıdır” ifadesini kullandı.

    “BİR KADIN KONFERANSININ OLUŞTURULMASINI TEKLİF EDİYORUZ”

    “İslam İşbirliği Teşkilatı Bünyesi’nde bir teklifim var” diyen Erdoğan, “Bundan önceki Kahire toplantısında bu gündeme gelmiş, fakat o günden bu güne İslam İş Birliği Teşkilatı’nın bir kadın konseyi örgütlenmesi yapılmamıştır. Bir kadın konferansının oluşturulmasını teklif ediyoruz. Zira Müslümanların, kadın olan, kadınların dertlerini ortaya koyabileceği bir konseyin olması gerektiğini düşünüyorum. Kadınlarla ilgili konuları biz mi konuşacağız? Bırakalım sorunlarını da kendileri halletsinler. Sorunların çözümünde önemli görevler üstlenen bir Kızılay’ımız var. Kızılaylarımız etkin ve kapsamlı bir şekilde işbirliği içinde olmalı. Bütün afetlerde İslam ülkeleri arasında ortak Kızılayı oluşturulmalı. Tahkim sistemini kendi aramızda da oluşturmalıyız, kendi sıkıntılarımızı niye dış dünyaya havale ediyoruz. Bunu, kendi aramızda oluşturduğumuz Tahkim müessesinde halledelim, başka bir vilayette de kurulabilir, ama biz İstanbul’u teklif ediyoruz. Bugün artık kalkınma maddi boyutu yanında, insanların devletlerine ve toplumlarına sadakatlerini temin eden en güçlü unsurlardan biridir” ifadesini kullandı.

    “BÖLGEDE KALICI BARIŞIN SAĞLANMASININ YEGANE YOLU, BAŞKENTİ DOĞU KUDÜS OLAN BAĞIMSIZ BİR ÜLKENİN KURULMASIDIR”

    Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçtiğimiz yıl boyunca müzakereleri yürütülen ve İslam İşbirliği Teşkilatı Bünyesi’ndeki ülkelere eylem programı belgesini inşallah bu zirvede kabul edeceğiz. 2025 Eylem Programı Belgesi’nin hazırlıklarının tamamlanması önemlidir, asıl olan bu programın başarılı bir şekilde yürütülmesidir. SEDAK’ın 2012 yılında kabul edilen yeni stratejisini sağlamakta kararlıyız. Biliyorsunuz, İslam İşbirliği Teşkilatı 1969 yılında Kudüs’teki El-Aksa Camii’ne yönelik saldırı üzerine oluşturulmuş, Kudüs’ün kurtuluşuna kadar Cidde’de faaliyetlerini yürütmesi kararlaştırılmıştı. Aradan geçen yarım asra rağmen ne Kudüs kurtulabilmiş, ne de Filistin üzerindeki baskı azaltılabilmiştir. İsrail’in bu topraklar üzerindeki baskısı devam ediyor. Bölgede kalıcı barışın sağlanmasının yegane yolu, başkenti doğu Kudüs olan bağımsız bir ülkenin kurulmasıdır.

    “KKTC’DEKİ KARDEŞLERİMİZE KARŞI ON YILLARDIR UYGULANAN İZOLASYONU KIRMALIYIZ”

    Bu kesimler içinde yer alan KKTC’deki kardeşlerimize karşı on yıllardır uygulanan izolasyonu kırmalıyız. Yalnız olmadıkları mesajını bizler vermeyecekse kim verecek. Adada Türklerin aleyhine bozulan dengelerin giderilmesi, Tüm Müslümanların ortak sorunudur diye düşünüyorum. Hep birlikte oturup düşünmek zorundayız, bizim sadece Ege’de kurtardığımız insan sayısı 100 bine ulaştı, sahil güvenlik güçlerimiz bunları denizden toplayarak kurtardı. Bir zamanlar, benzer gerekçelerle Avrupa’dan bizim ülkemize yaşanan göçün tersine dönmesinin sebeplerini çok iyi analiz etmeliyiz. İnşallah hep birlikte çok daha fazla çalışacağız. Bu düşüncelerle İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

  • Herkes Çin’den Alırken Onlar Çin’e Radyatör Satıyor

    Elginkan Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Akçen, ECA şirketler topluluğu olarak her kriz döneminden büyüyerek çıktıklarını söyledi. Avrupa’da yaşanan sıkıntılardan dolayı Asya Pasifik ülkelerine yöneldiklerini kaydeden Akçen, Çin’e radyatör ve kombi sattıklarını açıkladı.

    Türkiye’nin en önemli kuruluşlarından biri olan ve Elginkan Vakfı tarafından yönetilen ECA firmasının bünyesinde bulunan Manisa’daki fabrikalardan biri olan Elba Basınçlı Döküm Sanayi A.Ş.’de düzenlenen basın toplantısında Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Akçen şirketlerin kriz dönemlerinden nasıl büyüyerek çıktığını anlattı.

    Sürekli olarak yatırıma devam ettiklerini kaydeden Akçen, “Biz burada yatırım yapıyoruz. Seramik fabrikamız var Vitrifiye, Serel. Yeni yerler var daha da büyüteceğiz. O zaman daha çok insan çalışacak. Daha yeni ürünler yapacağız. Musluk fabrikamızın, Valfsel’in yeni yatırımları var ona da yeni yer alıyoruz büyütüyoruz. Sığmıyoruz çünkü. Çok şükür bu sıkıntılı zaman da bile satışlarımız iyi. 2015 yılını gayet iyi rakamla kapattık. İhracatımız oldu. İç pazar, dış pazarda iyiyiz. Elba radyatör fabrikamız var. Onun yeni bir hattı var. 20 milyon dolarlık sadece bir hattır bu yeni bir fabrika değil onu yapıyoruz. Türkiye’de de radyatörde öncüyüz, birinci sıradayız” dedi.

    Küresel anlamda yaşanan ekonomik krizlerin kendilerini hiç etkilemediğini kaydeden Akçen, “Kriz bizi etkilemedi. Satışımızın yüzde 40’ı ihracat, yüzde 60’ı iç pazarda. 2015 yılında biz yüzde 15 büyüyerek yolumuza devam ettik. Bu yıl yüzde 15 yüzde 20 bir hedef koyduk kendimize. Geçen seneyi tutturduk. İhracatta da iyiyiz, iç pazarda da iyiyiz. Görüyoruz ki iç pazarda aç, dışarısı, ihracat da öyle. Onun içinde yeni yatırımlara başladık. Fabrikamız tabi belli bir metrekarede. Yenisi için yanındaki arsaları almaya başladık. Bize zaten kirli çıkı derler. Hep arsa alırız. Çünkü rahmetli başkanımız Ekrem Elginkan da hep onu yapardı. Artık sığmıyoruz onun için yeni yeni arsa alıyoruz. Belki bu ürün gamımıza yeni ürün ekleyebiliriz. Mutfak ve banyo dolapları düşünüyoruz” diye konuştu.

    ECA bünyesinde 20 firma olduğunu kaydeden Akçen, şunları söyledi: “Bünyemizde 20 firma var. 3 bin 500 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu rakam taşeronla birlikte 5 bin kişiyi buluyor. Yeni taşeron kanunu da çıkıyor. Devletimiz ne derse boynumuz kıldan incedir.”

    Elginkan Topluluğu olarak kurucu başkanları Ekrem Elginkan’ın vasiyeti doğrultusunda eğitime önem verdiklerini kaydeden Akçen, sözlerine şöyle devam etti:

    “İstanbul Maltepe’de yeni bir okul yaptıracağız. Ankara’dan bir fen lisesi yapımı için teklif geldi. 10 dönümlük bir yeri bize tahsis ediyorlar ama önce onu biz tapusuyla üstümüze alıyoruz, yapıyoruz ve tekrar devlete bağışlıyoruz. Arkasından da o binaların ne eksiği varsa onu da tamamlıyoruz. Sadece bina yapmıyoruz, laboratuvarı, bilgisayarı, sosyal tesisi ve spor salonu ile birlikte yapıyoruz. Bir duvar yapıp vermiyoruz. Masası sandalyesi, müdürün odasındaki telefonuna kadar dayayıp döşüyoruz devletimize öyle veriyoruz. Bizim amaçlarımızın içinde en önemli yerlerden birisi eğitimdir. Eğitim derken, eğitimi biz vermiyoruz. Sadece Vakıf okullarımız var orada da çırak yetiştiriyoruz. Çırak derken sanayi kesimine eleman yetiştiriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığından onaylı olarak.”

    TOTO’NUN KARŞISINDA FABRİKA AÇACAĞIM

    Krizde büyümelerinin sebebini nakit paralarının çok olmasına bağlayan Akçen, şunları söyledi: “Bizim nakit paramız çok. Cebimizde paramız var çok şükür. Birikimlerimiz, işlerimizin iyi gitmesinden kaynaklanıyor. Nakit parası oldu mu insan her türlü yatırımı yapar. Yatırımlarımızı düzgün yaparsak, geri dönüşümlerini iyi sağlarsak o zaman sorununuz olmaz. Bizim paramız var onun için yatırım yapıyoruz. Kriz dönemleri bizim için fırsattır. Avrupa’da da biraz sıkıntı var biliyorsunuz. Biz ne yaptık? Asya Pasifik ülkelerine açıldık. Kamboçya’da showroom açtık. Çin’e bile radyatör satıyoruz, kombi satıyoruz. Şimdi Asya Pasifik’te başladık. Tabiki sıcak yerlerde kombi ve radyatör değil, onun yerine musluk, vitrifiye, vana, armatür türlerini satıyoruz. Asya pazarında inşallah iyi bir hakimiyet kuracağız. Endonezya’da bir fabrika gezdirmek istediler Toto isminde dünyaca ünlü bir fabrika. ‘Neredeymiş bu Toto dedim’ ‘Sizi gezdirelim’ dediler. Toto’nun oradaki müdürü demiş ki ‘Bu gelenler kim?’ ECA demişler. ‘Aman, sokmayın. Onlar bizim Avrupa’daki rakiplerimiz’ demiş. Bu benim için çok büyük bir onur kaynağı oldu. Hepimizin gözleri doldu ve ben de dedim ki ‘Gidin Toto’nun karşısında bana bir yer bulun fabrika açacağım’ dedim ve açacağım göreceksiniz. Çünkü rakibin üzerine gidersen rakibi yenersin. Yeni ürünler ve maliyeti düşük tabii ki çünkü maliyeti yüksek ürünlerde para kazanamazsınız ama bu maliyeti düşük demek ürünün kalitesinin inmesi demek değildir. Güzel şeyler yapıyoruz. Yeni fabrikalarımızı da yapacağız.”

  • (Özel Haber) Cumhurbaşkanı “3 Çocuk Yapın” Dedi, Onlar 5 Bebek Dünyaya Getirdi

    Ağrı’dan Bursa’ya doğum için gelen çiftin, 15 kişilik sağlık ekibinin girdiği ameliyatla nur topu gibi beşizleri oldu. Sağlık durumları iyi olan 5 kız çocuğunu kucağına alan baba Fatih Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız 3 istedi, bizim beşizlerimiz oldu. Kızlarımdan birine Erdoğan’ın rahmetli annesinin ismi olan ‘Tenzile’ adını vereceğiz” dedi.

    Ağrı’da beşiz bekleyen Yılmaz çifti Bursa’ya doğum için geldi. Yaklaşık 3 aydır kayınpederinin evinde kalan çiftin yüzü bu sabah güldü. Rutin kontrollerinin ardından doğun sancısı başlayan Hatice Yılmaz, Doruk Özel Yıldırım Hastanesi’nde doğuma alındı. Çocukların beşiz olması sebebiyle 15 kişilik ekibin girdiği doğumhanede operasyon yaklaşık bir saat sürdü. Sağlıklı doğan bebeklerin kilogramları 800 ila bin 90 gram arasında değişirken, doktorlar tarafından kontrol edilen çocuklar yan yana 5 kuvöze alındı.

    “İLK KONTROLDE 6 ÇOCUK OLACAĞI SÖYLENDİ”

    Ağrı’da serbest meslek sahibi olan Fatih Yılmaz, 8 yıl önce evlendiği Hatice ile uzun süre çocuk sahibi olmak için tedavi gördü. 5 yıl çocukları olmayan Yılmaz çiftinin tedavi sonucu 3 yıl önce ‘Ecrin’ isimli kızı dünyaya geldi. Ecrin’e kardeş olması için bir çocuk sahibi daha olmak istediklerini belirten Fatih Yılmaz, “Çocuk sahibi olmaya karar verdikten sonra eşim kontrole gittiğinde 6’ız çocuğumuzun olacağını haber verdi. Koşarak hastaneye gittim. Yapılan daha ayrıntılı kontrolde 5 çocuk olduğuna kesin karar verildi. Cinsiyetlerini sorduğumuzda ise 2’sinin erkek, 3’ünün kız olduğu söylendi. Ama doğumdan sonra beşinin de kız olduğu ortaya çıktı. İlk kızımla beraber 6 tane kız çocuğum oldu. Erkek çocuk nasip olmadı, ama başka çocuk yapmayı düşünmüyoruz” dedi.

    “CUMHURBAŞKANIMIZ 3 İSTEDİ, BİZİM BEŞİZİMİZ OLDU”

    Sabırsızlıkla bekledikleri çocuklarına kavuşan Fatih Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘3 çocuk yapın’ diyordu. Allah bize beşiz verdi. Çocuklarımızı Bursa’da büyütmek istiyoruz. Kızlarımdan birine cumhurbaşkanımızın rahmetli annesinin ismi olan ‘Tenzile’ adını vereceğiz. Kızlarımı Bursa’da büyütmek burada yetiştirmek istiyorum. Cumhurbaşkanımızdan yardım bekliyorum. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun da bizleri ziyaret etmesini bekliyoruz” diye konuştu.

    Çocukların kuvözlerdeki sürelerini saniye saniye takip eden Özel Doruk Yıldırım Hastanesi Yeni Doğan Bakım Uzmanı Dr. Birgül Mutlu, “Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden takipli bir gebelikti. Bir hafta önce baba bize gelerek erken doğum olacağını ve Bursa’da yer sıkıntısı olduğunu iletti. 5 çocuğa aynı anda kuvöz açmak gerçekten kolay değil. Biz Doruk Sağlık Grubu olarak Bursa’daki en fazla yeni doğan yoğun bakım yatağına sahibiz. O yüzden aileye yardımcı olmak istedik. Çocuklarımız gayet sağlıklı. Her erken doğum gibi çocuklarımızın yakın takibi gerekiyor. En az 3 ay kuvözde kalmaları lazım. İnşallah hepsini buradan taburcu edeceğiz. Bu doğum için biz aileden hiçbir para talep etmedik” şeklinde konuştu.

    Doğumu gerçekleştiren Dr. Nuray Kuzukıran ise, “Beşiz çocukların dünyaya gelmesi literatür de oldukça nadir. Bu çocukların 28’inci haftaya kadar gelmeleri çok umut vaat etti. Yeni doğan bu bebekler için riskler tabii ki var. Ama ekip olarak oldukça donanımlıyız. Gelişecek risklerle ilgili mücadele etmeye hazırız” dedi.