Etiket: “Onkolojide

  • Onkolojide multidisipliner yaklaşımın önemi

    Medicana International Samsun Hastanesi Onkoloji Konseyi her hafta düzenli olarak toplanarak tümör vakaları multidisipliner bir yaklaşımla karara bağlanıyor.

    Hastaneden konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Kanser tedavisinde başarılı olmanın ilk şartı ilgili bölümler arasındaki iş birliğidir. Bu iş birliği ve tedavi planlaması tüm tedavinin gelişimini etkiler. Hatalı ve eksik yaklaşımlar tedavinin başarısını olumsuz etkiler. Hastaların bir tedavi aşaması (ameliyat, radyoterapi veya kemoterapi) sonuçlandıktan sonra diğer tedavi aşaması için başka bir kliniğe veya hekime refere etmesi genelde tedavi ve takibin devamlılığı açısından eksiklik oluşturmaktadır. Bu nedenle kanser hastalarının tedavilerinin ilgili tüm branşların aynı çatı altında toplandığı merkezlerde yapılması çok daha iyi sonuçlar vermektedir. Tedavi ile ilgili farklı uzmanlık dallarının aynı çatı altında olmaları da yeterli değildir. Bu uzmanların hastayı ayrı ayrı değerlendirmeleri ve kendi başlarına karar vermeleri de çağdaş anlamda multidisipliner bir yaklaşım sayılmaz. Bazı kanser türlerinde cerrahi tedavi (ameliyat) ilk tercih edilen basamakken bazılarında cerrahi tedavi öncesi yapılan kemoterapi ve radyoterapi ile tümör küçültülebilmekte böylece tümör tamamen çıkarabilmekte veya ortadan kaldırılabilmektedir” denildi.

    Multidisipliner tümör konseylerinin önemi

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “İşte multidisipliner tümör konseyleri burada öne çıkmaktadır. Multidisipliner tümör konseylerinde tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji uzmanı ve radyologlar ile ilgili cerrahi branş hekimleri yer almaktadır. Multidisipliner tümör konseylerinde görüşülecek hastalarla ilgili ön hazırlıklar yapılmakta, olgu ile ilgili her uzman konseye davet edilmektedir. Olgu ile ilgili bilgi alışverişi, deneyimler ve güncel bilgiler paylaşılıp tedavi planlanmaktadır. Hastanemizde her salı günü düzenli olarak toplanan Onkoloji Konseyi dahili ve cerrahi birimlerden uzmanlar, radyoloji uzmanları, patoloji, radyasyon ve medikal onkoloji uzmanlarının katılımıyla gerçekleşmektedir. Konseyde ayrıca, farklı hastanelerde tedavi edilmiş veya tedavi başlangıçlarında olan hastaların dosyaları da konsültasyon için, kendi hekimlerince gönderildiklerinde konsey üyesi hekimler tarafından değerlendirilmektedir.”

  • Dr. Akçay: “Onkolojide Hastaya Özel Tedavi Planlanmalı”

    Ege Onkoloji Radyoterapi Merkezi doktorlarından Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Çimen Akçay, kanser tedavisinde hastaya standart değil hastaya özel tedavi planlanması gerektiğini söyledi.

    Kahramanlar’daki Ege Onkoloji Radyoterapi Merkezi doktorlarından Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Çimen Akçay, kanser tedavisinin planlanmasının önemli olduğunu belirterek, “Kanser son yıllarda gerek teşhis gerek tedavi olanaklarına karşın en çok ölüme yol açan hastalıklar arasında ikinci sırada yer almaktadır. Kanserle mücadelede 3 ana tedavi şekli bulunuyor; cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi. Bu üç tedavi şekli kişinin ve hastalığının özelliğine göre önem ve öncelik sırasına sokularak tedavi yapılmaktadır. Kimi hastalarda tek başına cerrahi, radyoterapi veya kemoterapi yeterli iken sıklıkla gereken kombine eş zamanlı iyi düzenlenmiş tedavilerdir. Kanser tedavisi konusunda öncelik verilmesi gereken hedef her hastaya standart tedavi verilmesi yerine her bireyin özelinde tedaviyi planlamaktır’’ dedi.

    “KANSER HÜCRELERİNİN DNA’LARINA ZARAR VERİRLER”

    “Radyoterapi hastalığın tedavi edilmesi için radyasyonun, genellikle X-ışınlarının kullanılması anlamına gelmektedir” diyen Dr. Akçay, X-ışınlarının 1895 yılında keşfedildiğini ve bu tarihten itibaren radyasyon teşhis ve tanı (röntgen) ve tedavi (radyoterapi) amacıyla tıpta kullanıldığını söyledi.

    Kansere sahip 10 hastanın yaklaşık 4’ünün tedavinin bir parçası olduğunu anlatan Akçay, şöyle konuştu:

    “Radyoterapi, tedavi alanındaki kanser hücrelerinin DNA’larına zarar vererek onları yok eder. Normal hücreler radyasyondan etkilenmelerine rağmen kanser hücrelerine nazaran kendilerini daha iyi onarmaktadır. Radyoterapiyi genellikle bir kaç gün ya da zarar görmüş olan sağlıklı hücreler genellikle vücudun tamir mekanizmalarının bir parçası olan yeni hücrelerle yer değiştirir. Bu durum hücrenin tipine ve radyasyonun dozuna bağlı olarak değişir.”