Etiket: Onkoloji

  • Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Gümüş, “Yaşlanan nüfus kanseri artırıyor”

    Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mahmut Gümüş, Türkiye’de yaşlanan nüfusun kanser oranını artırdığını söyledi. Erken tanıya dikkat çeken Gümüş, insanların kanser tarama testleri yaptırmasını gerektiğini belirtti.

    Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mahmut Gümüş, Türkiye’de kanserin artma nedenleri, kanseri önlemede yapılacak tarama testleri ve koruyucu önlemler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de kanserin Batı toplumlarına göre daha az görüldüğünü ancak nüfus yaşlanmasının kanseri artırdığını belirten Gümüş, yapılacak kanser taramalarıyla erken teşhisin ve kansere karşı alınacak koruyucu tedbirlerin önemine dikkat çekti. Gümüş ayrıca kadın ve erkeklerde en çok görülen kanser türlerinin akciğer ve meme kanseri olduğunu kaydetti.

    “Nüfus yaşlanması kanseri artırıyor”

    Türkiye’de Avrupa ülkelerine göre daha az kanser görüldüğünü ancak nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak kanser vakalarında artış olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Mahmut Gümüş, “Ülkemizde batı toplumlarına göre daha az görüyoruz kanseri. Bunun en önemli nedeni genç bir nüfusa sahip olmamız. Fakat yaşlanma süreci ve nüfusumuzun batı toplumlarındakine benzer şekilde yaşlanması kaçınılmaz bir durum gibi gözüküyor. Bu durum geliştikçe kanserde bir artış olmasını bekliyoruz. Sağlığa ulaşma konusunda iyileştirmeler nedeniyle bu konuda farkındalık oluştu. Bundan sonra istatistiksel olarak daha fazla kanser bekliyoruz ve buna göre tedbirlerimizi alalım istiyoruz. Şu kanser türünde artış olacak diye belirgin bir şey yok. Mide ve yemek borusu kanserleri doğu bölgelerimizde daha çok görünüyor ama özellikle bunlarda ekstra bir artış beklemiyoruz. Ama genelde yaşlanmaya bağlı bir artış olacak gibi gözüküyor” dedi.

    “Kadınlarda meme erkeklerde akciğer”

    Erkeklerde en sık akciğer kadınlarda ise meme kanserinin görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Mahmut Gümüş, “En sık rastlanan kanser türü erkeklerde akciğer kanseri. Kadınlarda meme kanseri daha sık görülüyor. Erkeklerde ölüme sebep olma ve rahatsızlık verme açısından akciğer kanseri daha ön planda. Kadınlarda birinci sırada meme kanseri ikinci sırada akciğer kanseri daha sonra da kalın bağırsak ve mide kanserleri bunu takip ediyor. Erkeklerde akciğer kanseri kalın bağırsak kanserleri mide kanserleri şeklinde devam ediyor. Prostat kanserleri de erkeklerde ciddi bir sorun ama genelde erken evrede yakalandığı için akciğer kanseri ve kalın bağırsak kanserleri gibi ciddi problemler oluşturmuyor” açıklamasında bulundu.

    “Tedavi etmek kanseri önlemekten zor”

    Kanserde erken tanının önemine dikkat çeken Gümüş, “Bizim genel bir düşüncemiz var; Her zaman için tedavi etmek önlemekten daha zordur şeklinde. Belirli kanser türleri var ve yapılan taramalarla erken tanı yöntemiyle bunu yakalamak ve tedavi etmek mümkün. Bununla ilgili olarak Sağlık Bakanlığının KETEM denilen kanser tarama merkezleri var. Hangi kanserlerde tarama yapabiliyoruz; bunlardan birincisi rahim ağzı kanseri. Özellikle hanımların evlendikten sonra yılda bir kez yaptırdıkları testle erken yakalamak mümkün. Yine kadınlarda mamografi erken tanı için yararlı. Ülkemizdeki şartlara göre 50 yaşından itibaren bir yılda veya iki yılda bir yapılacak mamografi yaptırarak meme kanserini önlemek mümkün. Yine kalın bağırsak kanserlerini 50 yaşından itibaren yapılacak gizli kan testleri 5 yılda bir yapılacak kolonoskopi dediğimiz bağırsakların içten ışıklı bir sistemle incelenmesi bu kanserlerin erken tanınmasını sağlıyor” ifadelerine yer verdi.

    “Sigara içme, dengeli beslen, kanser olma”

    Tarama yapılamayan kanser türlerinde koruyucu önlemlerle kanser riskinin azaltılabileceğini anlatan Prof. Dr. Gümüş, “Taranabilir ve erken tanımlanabilir kanser türleri dışında akciğer kanseri, mide kanseri, pankreas kanseri gibi kanser türlerinde çok yaralı görülmüş bir tarama metodu yok. Bunlarda daha çok diğer koruyucu metotlar ortaya çıkıyor. Bunlardan da en önemlisi sigara. Sigara özellikle akciğer kanseri başta olmak üzere sindirim sistemi, mesane pankreas kanserlerine neden olan bir etken. Biz özellikle bununla mücadele ederek kanserlerin büyük bir kısmını önleme imkanı elde edebiliriz. Alkolle mücadele beslenme konusunda yapılacak öneriler ki b unda en önemli faktör insanların obez olmaması. Şişmanlık kanserin sebebi gibi görünüyor. Dengeli beslenmek şişman olmamak egzersiz yapmak tarama yapılamayan kanserlerde bizim için oldukça koruyucu etkiye sahip” dedi.

  • YDÜ Onkoloji Hastanesi Kıbrıs’a hizmet veriyor

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi Onkoloji Merkezi kadrosu, iki tam zamanlı onkolog ile güçlendirilerek, Kuzey ve Güney Kıbrıs’ın en büyük onkoloji merkezlerinden biri haline geldi.

    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamada, her yıl artan vaka sayısı nedeniyle, onkolojinin kanser hastalığı ile mücadelede büyük ihtiyaç haline geldiği belirtildi. Açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Merkezinin, Prof. Dr. Ahmet Uğur Yılmaz’la birlikte, tam zamanlı olarak hizmet verecek Medikal Onkolog Yrd. Doç. Dr. Umut Dişel ve Dr. Ömer Diker’i kadrosuna katmasıyla güçlendiği kaydedildi. Böylece Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Merkezinin, KKTC’nin tümüne hizmet verecek hale geldiği vurgulandı.

    Onkoloji hastalarının YDÜ Hastanesinde hizmet alımının önü açılmış oldu

    KKTC Sağlık Bakanlığı, Kanser Hastalarına Yardım Derneği ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi arasında daha önce gerçekleştirilen işbirliği çerçevesinde ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesinin hekim kadrosunun genişletilmesi ile onkoloji hastalarının yurt dışına gitmek zorunda kalmadan, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesinde, alanında uzman hekimler tarafından tedavi hizmeti almasının önü açılmış olduğu belirtildi.

    Tam donanımlı nükleer tıp ve radyasyon onkolojisi merkezleri, onkoloji merkezinin tamamlayıcısı

    Tüm kanser ameliyatlarının da yapılabildiği Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesinde yer alan tam donanımlı Nükleer Tıp ve Radyasyon Onkolojisi Merkezleri, kanser hastalıklarının tanı ve tedavilerinde, Medikal Onkoloji Polikliniğinde sunulan sağlık hizmetlerinin tamamlayıcısı olarak da hizmet veriyor.

  • Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nden umut tacirliği uyarısı

    Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, sosyal medya ve bazı haberlerde kanser hastalığının bazı basit yöntemlerle tedavi edileceğine dair haberlere itibar edilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

    Türk Tıbbi Onkoloji Derneği yönetim kurulu son günlerde özellikle sosyal medyada ve basında yer alan bazı haber ve paylaşımların kamuoyunu yanlış bilgilendirebileceği kaygısı ile bir açıklamada bulundu. Kanserde ısıtarak tedavi ve insülinle tedavinin son günlerde kanser hastalarına alternatif tedavi olarak sosyal medyada sunulduğu belirtildi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özet iki uygulamanın da kanıtlanmış bir tedavi yöntemi olmadığına dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “Söz konusu her iki uygulama günümüzde etkinliği bilimsel yöntemlerle kanıtlanmış ve rutin olarak uygulanan kanser tedavi yöntemleri değildir. Kanserde tedavinin başarısı hastanın özellikleri (yaşı, cinsiyeti, yaşam ve beslenme koşulları) ve hastalığının özellikleri (türü, evresi, histopatolojik ve moleküler genetik özellikleri gibi) dikkate alınarak yapılan tedavilere bağlıdır. Çok sayıda kanser türü; hatta bu kanserlerin de alt türleri mevcuttur. Her kanserin seyri ve tedavisi farklıdır. Bu nedenle tek bir yöntemin tüm kanser çeşitleri ve evreleri için, sanki kansere mucize bir çözümmüş gibi kamuoyuna sunulması son derece tehlikeli ve yanlıştır. Yapılan bu tür gerçek dışı açıklamalar, haberler ve paylaşımlar kanser ile ilgili son derece yüz güldürücü, tedavi başarısını artıran bilimsel kanıta dayalı gerçek tedavilere hastalarımızın ulaşmasının gecikmesine ya da engellenmesine sebep olabilir. Hastalarımızın şunu bilmesini isteriz ki; her kanser türüne uygun tek tip tedavi söz konusu değildir. Bu konuda reklam amaçlı yapılan açıklamalara değil, kendilerini takip eden, tedavilerini sürdüren ve gelişmiş ülkeler düzeyinde bilimsel değerleri kanıtlanan tedavileri uygulayan hekimlere itibar etmelidirler” dedi.

  • AÜ Hastanesi’nde Onkoloji Hemşireliği Sempozyumu

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı ve Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğü tarafından Onkoloji Hemşireliği Sempozyumu düzenlendi.

    Hemşireler, araştırma görevlileri ve hemşirelik öğrencilerinin katıldığı sempozyumun açılışında AÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Aydınlı, kanserin son dönemdeki en yaygın hastalıklardan birisi olduğunu, onkoloji hemşirelerinin kanser hastalarının bakım ve tedavisinde önemli rol oynadıklarını söyledi.

    Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Şenol Coşkun ise “Kanser nedir? Nasıl tedavi edilir?” konularında katılımcılara bilgi verdi. Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Prof. Dr. Emine Efe de, “Hastanemizde onkoloji servisi dışında diğer servislerde de kanser hastaları tedavi alıyor. Bu nedenle hastanemizde çalışan hemşirelerin bilgilerini güncellemek amacıyla bu sempozyumu düzenledik” diye konuştu.

    Sempozyumda ayrıca; ‘Klinik araştırma nedir? Erken erişim nedir? Hastaya faydası nedir?, Etkin hasta eğitimi, Kemoterapi uygulama yolları ve dikkat edilecek noktalar, Onkolojide damar yolu ve santral venöz katater uygulamaları, Onkoloji hastalarında beslenmenin önemi, Onkolojide semptom yönetimi, Onkoloji hemşireliğinde etik konular ve terminal dönemdeki hastaya yaklaşım, Terminal dönemdeki hastanın bakımı’ başlıklı konular da ele alındı.

  • Şarkılar Lösemi Ve Onkoloji Hastası Olan Çocuklar İçin Söylendi

    Ege Lösemili Çocuklar ve Onkoloji Derneği (Ege ONKODER), Lösemi ve Onkoloji hastası olan çocuklar için güzel bir organizasyona daha imza attı.

    Yaklaşık 10 yıldır Lösemi ve Onkoloji hastası olan çocukların yararına faaliyet gösteren Ege Lösemili ve Onkoloji Derneği (Ege ONKODER), ‘Her Şey Çocuklarımız İçin’ sloganıyla Tepekule Kültür ve Kongre Merkezi’nde hem maddi hem de manevi destek sağlamak amaçlı bir organizasyon düzenledi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı organizasyonda sosyal sorumluluk projelerine verdikleri desteklerle tanınan İzmir Big Band grubu sahne aldı. Klasik müzikten Aryalara, Jazz’dan Rock’n Roll’a, Tango’dan Latin müziğine ve nostaljik şarkılardan günümüz popüler müziklerine kadar uzanan geniş bir repertuara sahip olan İzmir Big Band, gelen konuklara mükemmel bir müzik ziyafeti sundu. İzmir Big Band’ın ardından Dance Floor Dans Okulu, Ulusal ve Uluslararası yarışmalarda derece almış profesyonel dansçılarıyla muhteşem bir görsel şov sergiledi. Organizasyona katılan küçük çocuklar ise en ön sıradan gösterilen sahne performanslarını büyük bir ilgiyle izledi. Dernek Başkanı Prof. Dr. Nazan Çetingül düzenlenen organizasyon hakkında, “Öncelikle katılım sağlayıp, destek olduğunuz için teşekkür ederiz. Dernek olarak birincil amacımız kanser tanısı konan çocuklarımıza eğitimleri süresince burs vermek, onların tedavileri süresinde hayata bağlayıcı sosyal aktivasyonları organize ederek uyumlarını sağlamak ve ihtiyacı olan hasta ailelerine maddi yardım yapmak” diye konuştu. Ayrıca Çetingül, Lösemili Çocuklar ve Onkoloji Derneği (Ege ONKODER) olarak faaliyetlerine hız kesmeden devam edeceklerini kaydetti.