Etiket: önemli

  • Başkan Yıldız’dan önemli açıklamalar

    Başkan Yıldız’dan önemli açıklamalar

    Samsun Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkanı ve Memur-Sen İl Temsilcisi Hamdi Yıldız, Eğitim-Bir-Sen Başkanlar Kurulu sonrası önemli açıklamalarda bulundu.

    Başkanlar Kurulu Toplantısı’nı, video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiklerini ifade eden Hamdi Yıldız, iki gün süren toplantıda Kovid-19 salgını gölgesinde devam eden eğitim-öğretim faaliyetleri, yaşanan sıkıntılar, sorunların çözümüne yönelik öneriler ve sendikal çalışmalar hakkında istişarelerde bulunduklarını ifade ederek alınan kararlar hakkında bilgi verdi.

    Başkan Yıldız, “Dünya genelinde sağlık başta olmak üzere ekonomiyi, çalışma hayatını, eğitimi, her türlü kültürel ve sanatsal faaliyetleri etkisini altına alan ve hayatımızı tehdit eden Kovid-19 salgınına karşı en büyük güç, alınacak olan bireysel ve kamusal tedbirlerdir. Salgının önlenmesi, başta eğitim faaliyetleri olmak üzere, normalleşmenin tek yolu tedbirlere harfiyen uymaktan geçmektedir. Salgın sürecinde öğrenciler ve eğitim çalışanları öncelenerek eğitim-öğretim ortamlarında gereken tedbirler alınmalı, eğitimin yüz yüze yapılması temel amaç olmalıdır. Salgının seyrine göre yüz yüze eğitimin mümkün olmadığı hâllerde uzaktan eğitimin eşit şartlarda erişilebilirliği ve sürekliliği sağlanmalıdır. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin başlaması nedeniyle ders planlaması, yüz yüze ve uzaktan eğitim icra etmeleri sebebiyle eğitim çalışanlarına filyasyon ve denetim görevinin verilmemesi eğitimin verimliliği ve devamlılığı açısından elzemdir” dedi.

    Başkan Yıldız, “Öğretmenlerin iradesine saygı duymayan, onları demokratik tercihleri üzerinden ayrıştıran, tahkir ederek ‘iradesini pazarlamakla’ itham eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu kınıyoruz. Kendisini kamuoyunun vicdanına havale ediyor, öğretmenlerimizden özür dilemeye çağırıyoruz. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun, aradan geçen yirmi yıllık sürede artık güncel ihtiyaçlara cevap vermediği görülmektedir. ILO standartları çerçevesinde kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak, daha işlevsel ve çözüm odaklı bir toplu sözleşme masasına imkân sağlayacak, kamu görevlilerinin çalışma şartlarını iyileştirecek, haklarını geliştirecek yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Aile birliğini bozan, aynı işi yapanlar arasında sosyal hiyerarşi üreten, hak ve ücretlerde haksızlığa ve adaletsizliğe yol açan sözleşmeli öğretmenliğin yanı sıra, eğitimcileri ucuz işçiliğe mecbur bırakan ücretli öğretmenlik uygulaması da kaldırılmalı; kadrolu öğretmenlik yegâne istihdam biçimi olmalıdır. 3600 ek gösterge sözü, 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer almasına, Cumhurbaşkanlığı eylem planlarına da dâhil edilmesine rağmen bu konuda beklentiler karşılanmamış, hiçbir somut adım atılmamıştır. 3600 ek gösterge tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde hayata geçirilmelidir” diye konuştu.

    Yıldız, “Eğitim kurumu yöneticiliği, ‘Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer’ raporumuzda tanımladığımız ve Bakanlığın 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nde de ifade edildiği şekliyle profesyonel meslek statüsüne kavuşturulmalıdır. Bu doğrultuda, eğitim kurumu yöneticilerinin müktesep hakları korunmalı, meslekî ilerlemelerini sağlayacak liyakat esaslı, kadro güvencesine dayalı bir sistem kurulmalıdır. Hizmetli, memur, şeflerimiz başta olmak üzere, tüm genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının mali ve özlük hakları iyileştirilmeli; kamu personel sisteminde ilerlemelerini sağlayacak görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları periyodik olarak yapılmalıdır. Yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları öğrenim durumları, fiilen yaptıkları görev ve hizmet süresi itibarıyla genel idare hizmetleri sınıfı kadrolarına herhangi bir sınava tabi tutulmadan geçirilmelidir. Kovid-19 salgın sürecinde çalışma hayatımızın normalleşmesi, ekonomide büyüme ivmesinin yeniden yakalanması, kamu görevlilerinin düşen alım gücünün iyileştirilmesi, eğitim faaliyetlerinin her şartta sürdürülebilmesi amacıyla gereken tedbirler alınmalı, bu bağlamda ihtiyaç duyulan kamu politikaları hızla hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.

    Başkan Hamdi Yıldız, Eğitim-Bir-Sen olarak alınan kararların takipçisi olduklarını ifade ederek açıklamasını sona erdirdi.

  • Çarpık Yüz’de erken teşhis önemli

    Çarpık Yüz’de erken teşhis önemli

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abuzer Gündüz, çarpık yüzde erken teşhisin önemine değindi.

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abuzer Gündüz, Çocuklarda anormal baş pozisyonlarının erken yaşta tespiti ve tedavisinin gerektiğini, erken teşhis için aile hekimlerine ulusal çapta eğitim vermenin faydalı olacağı ifade etti. Aileler bu konuda daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Gündüz, şüphe durumunda mutlaka bir göz hekimine çocuklarını muayene ettirmeleri önerdi.

    Prof. Dr. Gündüz, “Üniversitemiz bünyesinde Göz Hastalıkları bölümümüzün açılması bizim bilimsel çalışmalarımız açısında çok büyük önem arz etmekteydi. Bu süreçte desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Yaşanan Covid 19 pandemi sürecinde elimizden geldiğince uzaktan eğitim derslerimiz ile geleceğin doktor adayları, sevgili öğrencilerimizin yanında oluyoruz” dedi.

    Çarpık Yüz’e yol açan ve bu semptomlara neden olan Anormal Baş Pozisyonu hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Gündüz, ‘‘Çocuklarda anormal baş pozisyonu çarpık yüz’e yol açıyor’’ ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Gündüz, ‘’Anormal Baş Pozisyonu insanın normal anatomik duruşundaki başın gövde üzerinde duruşun bozulması, yani başın gövde üzerinde dik durmamasıdır. Bu anormal baş pozisyonu kendini üç şekilde gösterir. Yüzün sağa veya sola dönmesi şeklinde, Çenenin yukarı veya aşağı yönelmesi, başın sağ veya sol omuza doğru eğilmesi’’ ifadelerine yer verdi.

    Gündüz, “Bebekliğin 6. ayı civarında çocuk başını tutmaya, 8-9 aylarda da oturmaya başlar. Bu durum bu aylardan sonra anlaşıla bilinir. Çocuğun veya bebeğin karşısına oturduğumuzda başın gövdenin tam ortasında dik durması, her iki kulağın aynı şekilde görmemiz ve çenenin yer düzlemine paralel olması gerekir. Bunlar yok ise o zaman aileler Anormal Baş Pozisyonundan şüphelenmelidir” şeklinde bilgiler aktardı.

    “Bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahibiz” diyen Prof. Dr. Gündüz, “Yüzde 90 nedeni gözle ilgilidir. Göze bağlı nedenlerinde yüzde 90 şaşılık ile ilgilidir. Göz dışı nedenler oldukça azdır. Bunlar en başında psikolojik ve boyun kasının tortikolizi gelmektedir. Biz kliniğimizde bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahibiz. Hatta bu konuda ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde makaleler yayımladık. Böylece ülkemizdeki ve Dünyadaki göz hekimlerinin deneyimlerimizden yararlanmasını sağladık” şeklinde konuştu.

    Anormal Baş Pozisyonun önemi

    Prof. Dr. Gündüz, “Anormal bas pozisyonuna bağlı olarak sağ veya sol boyundaki kas ve kemik yapıları zarar görür. Bu yeni pozisyona göre gelişim gösterir. Ki buda boynun her iki tarafındaki kas ve kemik yapısının aynı olması ile sonuçlanır. Ayrıca daha önemlisi boynumuzun her iki tarafında yüzümüzün kan dolaşımını sağlayan karotis arter ve vene bası ile o tarafın kan dolaşımını bozar. Bu da yüzün o tarafının beslenmesinin bozulması anlamına gelir ki böylece “çarpık yüz” görünümü oluşur. Bu durum insan yüzünde çok ciddi estetik sorun oluşturur” ifadelerine yer verdi.

    Gündüz, “Çarpık yüz görünümü ve boyun asimetrisi gelişim yaşından sonra düzeltilmesi oldukça zor ve maliyetlidir. Bu nedenle bebeklik ve erken çocukluk döneminde Anormal Baş Pozisyonu’nun tespiti ve tedavisi çok önemlidir” sözlerine yer verdi. Prof. Dr. Gündüz özelikle içinden geçtiğimiz pandemi sürecinde bu çocukların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, bu konuda hem aileler hem de Göz Hekimlerinin gerekli özeni göstermesi gerektiğini belirtti. Gündüz, “Gerekiyorsa bu çocukların tedavileri salgın yönünden gerekli önlemleri alarak yapmak gerekir. Aşırı gecikmelere izin verilmemelidir” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Gündüz cümlelerine son verirken, “Anormal Baş Pozisyonlarının erken yaşta tespiti ve tedavisi gerekmektedir. Erken teşhis için aile hekimlerine ulusal çapta eğitim vermenin faydalı olacağını düşünmekteyim. Aileler bu konuda daha dikkatli olmalı, şüphe durumunda mutlaka bir göz hekimine çocuklarını muayene ettirmeliler” diye konuştu.

  • Vali Yazıcı: “Tropikal meyve yetiştiriciliği önemli bir kazanç “

    Vali Yazıcı: “Tropikal meyve yetiştiriciliği önemli bir kazanç “

    Antalya Valisi Ersin Yazıcı, son zamanlarda dünya pazarında önemini artıran tropikal meyveler konusunda, Alanya’da avokado üreticileri ile bir araya geldi. Avokado üreticiliği hakkında bilgi alan Yazıcı, ” Antalya turizmin olduğu kadar tarımın da başkenti. Tarımda çeşitlilik sağlayarak dünya pazarında yeni ürünlerle yer bulmalıyız. Bunların başında da son zamanlarda dünya pazarında önemini artıran tropik meyveler gelmekte. Tropikal meyveler kazanç bakımından daha karlı ve ülke ekonomisine daha çok katkı sunuyor. Bu sebeple gelişmiş seracılık tecrübelerimizle ticari değeri yüksek ürünlere yönelmeliyiz” dedi.

    Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Alanya Kaymakamlığı’nı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında ilk durağı Alanya Kaymakamlığı olan Vali Yazıcı, kaymakamlıkta gerçekleştirilen ve yeni pandemi tedbirlerinin değerlendirildiği toplantıya katıldı. Toplantı sonu basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Yazıcı; “Pandemi tedbirleriyle ilgili görüşmeler gerçekleştirdik. Pandemiyle mücadelede hep birlikte başarıya ulaşabiliriz. Bu virüsten birlikte vereceğimiz mücadele ile kurtulacağız. Basit kurallarımız var. Maske – Mesafe – Temizlik. Bu kurallara uyması için tüm kurum amirlerini tekrar uyardım. Arkadaşlarımız zaten gerekli desteği sağlıyor. Bundan sonra da sağlamaya da devam edecekler. Alanya’mızın genel durumunu konuştuk. İnşallah her alanda üretilen hizmetlerin daha iyi, kaliteli olması için arkadaşlarımızdan söz almış olduk. İnşallah bir dünya markası olan Alanya’mızı büyütmeye, yüceltmeye ve tanıtmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

    Tropikal Meyve Yetiştiriciliği Önemli Bir Kazanç

    Son zamanlarda dünya pazarında önemini artıran tropikal meyveler konusunda, avokado üreticileri ile öğle yemeğinde bir araya gelen Vali Yazıcı, avokado üreticiliği hakkında bilgi aldı. Antalya’da her türlü meyve ve sebzenin yetiştirebilmesinin çok önemli bir değer olduğunu belirten Vali Yazıcı; “Antalya turizmin olduğu kadar tarımın da başkenti. Tarımda çeşitlilik sağlayarak dünya pazarında yeni ürünlerle yer bulmalıyız. Bunların başında da son zamanlarda dünya pazarında önemini artıran tropik meyveler gelmekte. Tropikal meyveler kazanç bakımından daha karlı ve ülke ekonomisine daha çok katkı sunmakta. Bu sebeple gelişmiş seracılık tecrübelerimizle ticari değeri yüksek ürünlere yönelmeliyiz. Gazipaşa ve Alanya bu konuda Antalya da potansiyeli yüksek bölgeler. Bu potansiyelimizi üretime dökerek tarım ürünlerindeki gelirimizi arttırabiliriz.” dedi.

    Futbol Şehirlerin Marka Değerini Yükseltiyor

    Alanyaspor yönetimine iadeyi ziyarette bulunan Vali Yazıcı, ilk 8 haftası geride kalan Süper Lig’de turuncu yeşilli takımın aldığı başarılı sonuçlardan dolayı Başkan Hasan Çavuşoğlu’nu kutladı. Alanyaspor’a kalan maçlarında başarılar dileyen Vali Yazıcı; “Süper Lig lideri Alanyasporumuza başarılarının devamını diliyorum. Futbolun şehirlerin marka değerine büyük katkı sunduğunu düşünüyorum. Özellikle Süper Lig’de mücadele eden takımlar daha önemli. Bu konuda Alanyaspor da, Antalyaspor da şehrimize büyük katkı sunuyor. Her iki takımada gönülden başarılar diliyorum.” diye konuştu.

    Vatan Uğruna Canını Hiçe Sayan Kahramanlarımız Ölümsüzdür

    2018’de Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde meydana gelen patlamada Şehit olan Topçu Er Yusuf Önder’in Alanya’daki ailesini ziyaret eden Vali Yazıcı, şehidimize Allah’tan rahmet ailesine baş sağlığı diledi.

    Şehit ailesiyle sohbet edip hatırlarını soran Vali Yazıcı, her türlü sıkıntılarında yanlarında olacaklarını ifade ederek; “Vatan uğruna canını hiçe sayan kahraman şehitlerimiz ölümsüzdür. Kahramanlarımızın bizlere emaneti şehit ailelerimiz bizim için çok değerli. Devlet ve millet olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada şehit ailelerimizin daima yanında olacağız. Şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız. Sizlere sabırlar diliyorum.” dedi.

  • Koç: “Prim teşviki, pandemi sonrası işverenlere önemli bir destek oldu”

    Koç: “Prim teşviki, pandemi sonrası işverenlere önemli bir destek oldu”

    SGK Mersin İl Müdürü Ali Koç, ’Kısa çalışma ödeneği ve nakit ücret desteği’ uygulamalarından yararlanan işveren ve sigortalıların, normal çalışmaya dönülmesi halinde 7252 sayılı kanunla 3 ay boyunca sigorta prim teşviki sağlandığını, böylece yaşanılan pandemi sonrasında normalleşmeye çalışan işverenlere önemli bir destek sağlandığını söyledi.

    Koç, yaptığı yazılı açıklamada, ’5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2008 tarihi itibariyle, sosyal güvenlik uygulamalarına sigorta prim teşvik ve desteklerinin dahil edildiğini söyledi. Koç, söz konusu prim teşviklerinden yararlanmanın en önemli şartlarından birisinin de işyerinde çalışanların sigortalı olarak bildirilmesi geldiğini hatırlattı.

    Çalışanlarını kayıt altına alan işverenlerin bu teşvikle hem sigorta primlerini olması gerekenden daha az tutarda ödediklerini hem de sağladıkları istihdamla kendileri açısından katma değer oluşturulmasının sağladığını ifade eden Koç, “Dünyanın geçirmekte olduğu pandemi sürecinde de Sosyal Güvenlik Kurumu, işverenleriyle birlikte hareket etmekte ve mevcut istihdam seviyesinin korunabilmesi için çeşitli teşvik ve destek uygulamalarını hızlı bir şekilde yürürlüğe koymaktadır. Kısa çalışma ödeneği ve nakit ücret desteği uygulamalarından yararlanan işveren ve sigortalıların, normal çalışmaya dönülmesi halinde 7252 sayılı kanunla 3 ay boyunca sigorta prim teşviki sağlanmış, böylece yaşanılan pandemi sonrasında normalleşmeye çalışan işverenlere önemli bir destek sağlanmıştır” diye konuştu.

    2016 yılından itibaren her yıl yeniden belirlenen oranda işverenlere asgari ücret desteği verildiğini belirten Ali Koç, şöyle devam etti; “Çalışan her sigortalı için hesaplanan destek, işverenlerimizin ödemesi gerektiği prim borcundan düşülmüştür. Ancak bu destekten de yıllar bazında yararlanmanın temel şartı, hem çalışanların sigortalı olarak bildirilmesi hem de sigortalı olarak bildirilenlerin gerçek kazançları üzerinden bildirimlerinin sağlanması gerekmektedir. Aksine bir tespit yapılması halinde işyerlerimiz teşviklerden yasaklı hale gelebilecek, idari para cezalarına maruz kalacakları gibi sağlanan desteklerinde geri alınması söz konusu olabilecektir. Bu itibarla işverenlerimizin çalışanlarını sigortalı olarak gerçek kazançları olarak kayıt altına alması halinde, uygulanmakta olan tüm prim teşvik ve desteklerden yararlanabilecek, böylelikle daha düşük miktarda prim ödeyecekler ve öngörülen desteklerden de yararlanabileceklerdir.”

  • Bilim Kurulu Üyesi Ünal: “Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi”

    Bilim Kurulu Üyesi Ünal: “Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi”

    Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, Türkiye’de çalışmaları devam eden Covid-19 aşı adaylarının Faz-3 çalışmaları hakkında basın toplantısı düzenledi.

    Basın toplantısı Hacettepe Üniversitesi Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Dün gündeme düşen Çin’in geliştirdiği Covid-19 aşısının Faz-3 çalışmalarına gönüllü olarak katılan bir kişinin ölümü ile ilgili haberler hakkında konuşan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, “Dün ajanslara daha önce başka 2 aşıda olduğu gibi bir yan etki nedeniyle Brezilya’da çalışmanın durdurulduğu haberi geldi. Bu tabii beklenen bir şey, Faz-3 çalışmalarında yan etki olabilir. Daha önce de söylediğimiz gibi esas aradığımız, emniyetine bakıyoruz aşının. Önce zarar vermeyeceğiz, sonra etkinliğini değerlendireceğiz. Türkiye de bu olayı duyar duymaz önemli merkezlerden biri olarak ve biz araştırmacılar olarak önce kendi içimizde o çalışmayı, aşı yapmayı durdurduk. Dün için söylüyorum bunu. Bizim zaten bağımsız bir güvenlik komitemiz var. Yani 23 merkezin çalışmacıları var. Bunların dışında konu ile çalışan güvenlik komitesi var bizde yapılan çalışmanın da güvenliğini takip eden. Onlara haber verdik. Lokal etik komiteye ve Sağlık Bakanlığına bağlı etik komiteye haber verdik ve durumu takip etmeye başladık. Bu yan etkinin aşı ile ilgili olup olmamasının araştırılması meselesi var ve çok kısa sürede ortaya çıktı ki bu kişi 32 yaşında bir erkek hasta, ikinci doz yapıldıktan 24 gün sonra aşırı dozda ilaç kullanmak suretiyle intihar vakası. Yani aşı ile uzaktan yakından alakası olmayan bir şey” ifadelerini kullandı.

    “Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi”

    Covid-19’a karşı geliştirilen aşılarda önemli bir noktaya gelindiğini ama asıl önemli konunun yerli aşı olduğunu vurgulayan Bilim Kurulu Üyesi Ünal, “Hepimizin esas beklentisi, yurdumuzda, kendi topraklarımızda üretilmiş bir aşıya ulaşmak. Bunda da biliyorsunuz Sayın Bakan açıkladı, Faz-1 geçen hafta başladı. O aşı Sinovac aşısı ile aynı teknolojidir ve inaktive bir virüs aşısıdır. Uygun uygulamalara göre çalışmalarda kullanılacak miktarda aşı üretilmiştir. Şimdilik 2 gönüllü artacak sayılar ile de Faz-1 çalışmaları başladı. Onun hemen peşinden Faz-1’e yakın 2 aşı adayımız daha var. Onun peşinden de en az 10-11 aşı adayı var ki; onun bir tanesi Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştiriliyor. Dün itibarıyla biz de fareleri aşıladık bakalım, sonuçlarını göreceğiz. Biraz arkadan geliyoruz ama önemli olan kurallara uymak. Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi. Bu erken geliştirilen aşılar ile başlayan program. İnşallah başarılı olacağından eminim. Yer aşılarımızla aşılanmaya devam edecek ve ülkemizi inşallah hep birlikte bu beladan kurtaracağız” diye konuştu.

    “Faz-3 çalışmaları devam ediyor”

    Türkiye’de devam eden ve Hacettepe Üniversitesi’nde de uygulanan Pfizer ve Sinovac aşılarının Faz-3 çalışmalarında şu ana kadar ciddi bir yan etki oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Akova, Sinovac aşısı için sağlık çalışanları alımının sonrasında gerçekleşecek olan normal gönüllü alımına da yakın zamanda başlandığını söyledi. Daha önce bin 200 sağlık çalışanının alınmasını hedeflediklerini söyleyen Akova, 600 sayısına ulaştıktan sonra etik genel kurulda yeniden değerlendirerek, normal gönüllü alınmasına da karar verdiklerini açıkladı. Ayrıca sağlık çalışanlarına bir normal bir boş aşı uyguladıklarını hatırlatan Akova, artık çalışma daha genişlediği için iki boş bir dolu aşı uygulayacaklarını belirtti.