Etiket: Önemi

  • Pandemide dokusuz kumaşın önemi arttı

    Pandemide dokusuz kumaşın önemi arttı

    Kilis Organize Sanayi Bölgesi’nde “nonvowen” medikal kumaş üretimi yapan Gaziantepli iş adamı Hasan Gürkan Bayram’a ait tesisleri gezen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, pandemi sürecinde medikal kumaş üretiminin önemine dikkat çekerek, “Türkiye nonwoven teknolojisinde küresel oyuncu haline geldi” dedi.

    AK Parti İl Kongresi için Kilis’e gelen Bakan Varank, Kilis’te nonwoven ve dokusuz kumaş olarak da bilinen medikal kumaş üretimi yapan Haskan Şirketler Grubu’nun Baymed, Bayteks ve Baypoy tesislerini gezdi. Bölgede yaptığı üretim hamlesi ile Türkiye’nin takdirini kazanan iş adamı Hasan Gürkan Bayram’ı kutlayan Bakan Varank, Bayram ve ekibini Ankara’ya davet etti. Tesisler için “Adeta bir ilaç fabrikası gibi” diyen Bakan Varank, “Hasan Bayram beyin Bayteks firması çok çeşitli sektörlerde faaliyet gösteriyor ama bunlardan en önemlilerinden bir tanesi nonwoven kumaş dediğimiz dokumasız kumaştır. Biliyorsunuz bu kumaşlar salgın döneminde gerek tulum olsun, gerek maske olsun bunların ana hammaddesi konumunda. Tabii burada firmamızdan bilgileri aldık, arkamızda gördüğünüz makine bir yerli makine ve şu anda özellikle cerrahi örtülerle ilgili işlemi gerçekleştiriyor. Daha önce de özellikle nonwoven sektöründe faaliyet gösteren farklı firmalarımızın fabrikalarını açmıştık. Türkiye bu alanlarda çok önemli bir potansiyele sahip, kapasitesi gerçekten yüksek. Hem bölgesinde hem de uluslararası arenada nonwoven kumaş sektöründe önemli bir oyuncu haline gelmiş halde. Bayteks firmamız da özellikle medikal tekstil dediğimiz ameliyathaneler gibi çok hassas üretim gerektiren alanlarda üretim yapıyor. Biraz önce üretim tesislerini gezdik, adeta bir ilaç fabrikası gibi medikal tekstil üretimi gerçekleştiriliyor. Tabii Kilis gibi bir şehrimizde böyle orta yüksek teknoloji diyebileceğimiz üretimlerin olması bizi ziyadesiyle memnun ediyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Kilis’imizde hem yatırımlara çıkacağız hem de yüksek teknolojilerin buraya gelmesi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak elimizden gelen gayreti göstereceğiz” dedi.

    “Ülkemiz için üretmeye devam edeceğiz”

    İş adamı Bayram, Bakan Varank’a yapılan ve planlanan yatırımlar hakkında bilgi vererek, “Ülkemiz için üretmeye devam edeceğiz” dedi. Üç nesildir üretimin içinde olduklarını ifade eden Hasan Gürkan Bayram, “Bir aile olarak sektördeki tecrübemiz, birikimimiz, yetişmiş insan kaynağımız, ihracat ve inovatif sürdürebilirlik bakış açımız sayesinde ülke ekonomisine katkı sağlamaktayız. Teknik tekstil, medikal, geri dönüşüm, ambalaj, iplik ve halı gibi faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda inovatif sürdürebilirlik bakış açımız sayesinde her zaman yapılmayanı yapma, sektörde ilk olma, fark oluşturma çabası içindeyiz. İnovatif sürdürülebilirlik çalışmalarımıza örnek olarak Kilis yerleşkesinde yapımı devam eden Baypoy, dünyada yüzde 100 geri dönüşümden Poy üretimi yapan ilk tesis olacak. Tesiste yüzde 100 geri dönüşümden elde edilecek olan bin 800 ton/ay Poy hammaddesi, Bay İplik tesisinde terbiye edilerek polyester ipliğe dönüştürülecektir. Nihayetinde uluslararası piyasada ses getireceğine inandığımız yüzde 100 geri dönüşümden üretilmiş ilk halı, Bay Halı tarafından üretilmiş olacak. İnovasyon ve dijital dönüşüm yatırımları ile üretimimizi sürdürürken özellikle TIT İnovasyon Merkezimizin yenilikçi çalışmaları, dünya çapında benzersiz projeler üretmemize ve daha katma değerli projelere ve yapılamayanları yapmaya odaklanmamızı sağlıyor. Tüm faaliyet alanlarımızda öz kaynaklarımızla ve çok değer verdiğimiz insan kaynağımızdan aldığımız güçle üretiyoruz. Gelecekte de faaliyet gösterdiğimiz her alanda ülkemizin geleceğine ilham veren, benzersiz projeleri ile liderlik eden bir kurum olmak istiyoruz. Böylelikle enerji ile fark oluşturan daha büyük projelere imza atarak, ülke kalkınmasına değerli katkılar sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Haskan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gürkan Bayram’ın ev sahipliği yaptığı ziyarete Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın yanı sıra, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kilis Valisi Recep Soytürk, Kilis Milletvekilleri Mustafa Hilmi Dülger, Ahmet Salih Dal ve Kilis Belediye Başkanı Servet Ramazan katıldı.

  • Rektör Ünal: “OMÜ’nün tarım bakımından stratejik bir önemi var”

    Rektör Ünal: “OMÜ’nün tarım bakımından stratejik bir önemi var”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Aynı anda, aynı coğrafyada birbirinden farklı tatları ve özellikleri bulabilme zenginliğine sahibiz. Samsun ve dolayısıyla OMÜ’nün de tarım bakımından stratejik bir önemi var” dedi.

    Tarımsal eğitime başlamanın 175. Yıl dönümü nedeniyle, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özcan ve beraberindeki Ziraat Fakültesi yetkilileri, Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal’ı makamında ziyaret etti.

    Türkiye’nin ve Ziraat Fakültesi’nin, güçlü bir tarım geçmişine sahip olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Ülkemiz, bitki ve hayvan çeşitliliğinin en yüksek olduğu ülkelerden bir tanesi. Aynı anda, aynı coğrafyada birbirinden farklı tatları ve özellikleri bulabilme zenginliğine sahibiz. Samsun ve dolayısıyla OMÜ’nün de tarım bakımından stratejik bir önemi var. Ürün çeşitliliği ve ürün ıslahı açısından üreticinin sonuç alabileceği ikincil, üçüncül ürünler üreterek ürün kültürünü geliştirmek gerekiyor. Bu noktada Ziraat Fakültesine büyük sorumluluk düşüyor” diye konuştu.

    OMÜ’nün mevcut kampüslerinin Ziraat Fakültesi’nin kullanımına uygun yerlerinde deneme alanlarının oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Rektör Ünal, “Deneme alanlarında üretilen ürünlerin, üretiminden tezgâha kadar süreçlerinin takip edilmesi gerekiyor. OMÜ Ziraat Fakültesi’nde buna benzer uygulamalar olsa da iyi organize edilerek sistemleştirilmesi şart. Sonuçta Fakültemizin müthiş bir potansiyeli, bölgeyi ve sahayı domine edebileceği bir gücü var ve bunu değerlendirmemiz lazım. Bunun için de yapılması gereken, Ziraat Fakültesi’nin proje ve politikalarında sonuç almaya odaklanmasıdır. Yürütülen projelerle birçok kıymetli ürün çeşidi yetiştirildi ancak doğru yatırımcıyla bu ürünlerin sanayiye ve ekonomiye kazandırılması lazım. Bu noktada yönetim olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

    Çitçilerden gelen talepleri geri çevirmediklerini kaydeden Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özcan da ülkenin ve bölgenin sorunlarına yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Ziyaretin sonunda Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özcan, Rektör Prof. Yavuz Ünal’a çiçek takdim etti.

  • Kalp krizinde erken müdahalenin önemi

    Kalp krizinde erken müdahalenin önemi

    Göğüste aniden ortaya çıkan ağrı ve sıkışma hissiyle başlayan kalp krizinde erken müdahale çok önemli. Erken müdahale hem hayati riskin azaltılmasını hem de kalp kasının zarar görmeden kurtulabilmesini sağlayabiliyor.

    Diyabet, aşırı kilo, kötü beslenme ve hareketsizlik gibi kalp hastalıklarına yol açabilecek faktörlerde yapılacak olumlu değişiklikler, hastalığın ortaya çıkmasını geciktirebiliyor. Kalp damarındaki plakların aniden yırtılması ve üzerine pıhtı oturması ile kalp damarı aniden tıkanabilir, sonuçta kalp kası oksijensiz kalır. Oksijensiz kalan kalp kası hücreleri bir süre sonra ölmeye başlar. Bu sürece “kalp krizi=miyokart infarktüsü” adı verilir.

    Medicana Samsun Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Hacı Akar, kalp krizinde önemli adımlar konusunda bilgi verdi. Dr. Akar, “Kalbin fonksiyonlarının görebilmesi için yeterli miktarda oksijene ihtiyacı vardır. Damar sertliği sonucu ileri derecede daralan koroner damarların içinde pıhtı oluşup tıkanması sonucu o damarın beslediği kalp bölgesine yeterli oksijen gidemeyince 20 dakika içerisinde bu bölgedeki kalp adalesi ölmeye başlar. Bu duruma kalp krizi (myokartinfaktus ) adı verilir. Ani kalp damarı tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan kalp krizinde en önemli nokta, göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin tam donanımlı bir hastaneye başvurması ve sağlık yardımı almasıdır. Ölümlerin yarısı kalp krizi başladıktan sonraki ilk saat içinde ortaya çıkar. Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede kalp krizine müdahale edilecek düzeyde bir sağlık kuruluşuna başvurmak çok önemlidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, tıkanan damarı açıcı tedavi yöntemleri de en kısa sürede uygulanabilir ve kalbin hasar görmesinin önüne geçilmiş olur. Hastaya hastanede müdahalede önemli olan hızlı tanı konulması ve müdahalenin uygun bir şekilde yapılmasıdır. Sağlık deneyiminiz yoksa kalp krizi geçiren birine müdahale etmeyin, başka hastalara veya kendinize ait kalp ilaçlarını vermeyin. Hemen ambulans yardımı isteyerek hastayı en yakın tam donanımlı bir hastaneye ulaştırın. Bu esnada, kalp krizi geçiren kişiyi uygun bir yere yatırın. Ayaklarını kalp seviyesinin üzerine kaldırarak, kalbe daha çok kan akışının olmasını sağlamaya çalışın. Üzerindeki sıkı olan kıyafetleri gevşetmek, kravatı çözmek gibi yardımlarda bulunun. Önemli olan, hastayı tetkik ve tedavilerinin, yerinde ve uygun şekilde yapılabileceği bir hastaneye ulaştırmanızdır” dedi.

    İlk saatler altın değerinde

    İlk saatlerin altın değerinde olduğunu anlatan Dr. Öğretim Üyesi Hacı Akar, “Tecrübeler şunu göstermiştir ki hiç kimse kendine kalp hastalığını yakıştırmamakta ve şikayetleri başka şeylere yorumlamaktadırlar. Böylece doktora gitmeyen ve kalp krizi geçiren hastalar çok büyük ölüm riski almaktadırlar. Bu dönemi sağ olarak atlatan hastalar ise tedavi için altın değerindeki ilk saatleri tedavisiz geçirerek tedavisi mümkün olmayan ve ömür boyu bunun acısını çekeceği ciddi kalıcı kalp hasarlarına maruz kalırlar. Kalp krizi şüphesi olan bir kişide ilk yapılacak test kısaca EKG denilen elektrokardiyografidir. EKG’de teşhis koydurucu değişikler yoksa, kalp krizi olup olmadığını anlamak için kan tahlili yapmak gerekir. ‘Kalpte hücre ölümü var mı?’ sorusuna cevap vermek için kanda bazı özel maddelerin düzeyini saptamak gerekir. Kanda CK-MB düzeyinin yükselmesi, tıbbi adı ‘miyokard enfarktüsü’ olan, kalp krizinin teşhis edilmesini kolaylaştırdı. Ama kan düzeyinde yükselme, kriz başlar başlamaz ortaya çıkmaz, genellikle 4 saat sonra artmaya başlar. Bu nedenle hekimler ilk kan testi normal çıksa da, hastayı acil poliklinikte tutup kan tahlilini 6 ve 12 saat sonra tekrar etmek isterler. CK-MB dışında kalp krizinin 2-3 saat içinde teşhis edilmesini sağlayan troponin testi tüm dünyada yaygın olarak kullanılıyor. CK-MB veya troponin yükselmesi, kalp hücresinin öldüğünün kanıtıdır ama hücrelerin neden öldüğünü göstermez. Çoğunlukla kalpteki hücre ölümünün nedeni damar tıkanmasına bağlıdır. Ama ender de olsa başka nedenler de bu maddelerin kanda yükselmesine yol açabilir. Kalp krizi geçirdiği kesin olarak teşhis edilen hastalar koroner yoğun bakım ünitesine alınarak tedavilerin bu özel alanda devam etmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

    Koroner yoğun bakım ünitelerinin önemi

    Koroner yoğun bakım ünitelerinin önemine değinen Dr. Hacı Akar şu bilgileri verdi:

    “Kalp krizi geçiren hastalar mutlaka koroner bakım ünitelerinde takip ve tedavi edilmelidir. Burada sürekli kan basınçları, kalp atışları, EKG’si takip edilen hastada oluşabilecek en küçük bozulma anında tedavi edilebilir. Bu dönemde ölümlerin en büyük nedeni olan ölümcül ritim bozuklukları şok aleti ile kolayca tedavi edilebilir. Yetersiz kalp atışları veya kalbin durması halinde geçici kalp pili (pacemaker) takılarak hasta sağlığına kavuşturulabilir. Bu ünitede yapılan modern tedavilerle kalp hasarı azaltılabilir. İlk saatlerde kan pıhtısıyla tıkanmış damarın trombolitik tedavi (pıhtı erici tedavi) ile erkenden açılması sayesinde kalp hasarı en aza indirilebilir. Bu nedenle hastanın şikayetinin başlaması ile koroner bakım ünitesine yatması arasında geçen zaman çok önemlidir. Hasta ne kadar erken gelirse tıkalı kalp damarı o kadar erken açılır ve kalpteki kalıcı hasarda o kadar az olur. 6 saatten sonra gelen hastalarda kalpteki hasar en yüksek düzeydedir.”

  • Çocukların doktor gözetiminde olmasının önemi

    Çocukların doktor gözetiminde olmasının önemi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Nazlı Karakullukcu Çebi, “Çocukların yenidoğandan itibaren belirli periyotlarla doktor gözetiminde olmaları yaşanacak bir sağlık sorunun erken teşhisinde önemlidir” dedi.

    Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Nazlı Karakullukcu Çebi, özellikle pandemi döneminde ailelerin sıkça akıllarına geldiği çocuklarımızı sağlıklıyken de doktora götürmeli miyim sorusuna yanıt verdi. Çocukların yenidoğandan itibaren belirli periyotlarla doktor gözetiminde olmalarının yaşanacak bir sağlık sorunun erken teşhisinde önemli olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Nazlı Karakullukcu Çebi, “Özellikle pandemi döneminde ailelerin evde kalan çocuklarını iyi gözlemlemelidir. Çocukların iki yaşından itibaren özellikle büyüme ve gelişmesini değerlendiriyoruz. Bu dönemde beyinsel ve boy kilo olarak büyümesine ve gelişmesine değerlendirerek yaşanacak bir sağlık sorununda erken müdahale imkanı oluyor. Burada göz muayenesi, kalça çıkığı ve diğer sağlık sorunlarında yaşanacak problemler için doktora geç gelinmemesi çok önemlidir. Biz buradan ailelere evde kalan çocuklarını takip etmelerini oluşacak sağlık sorunlarında hiç beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını istiyoruz. Pandemi döneminde bizler sağlık çalışanları olarak hastanemizde her türlü güvenlik önlemlerimizi alıyoruz. Aileler güvenle gelebilirler. Çünkü sağlık ertelenmez” diye konuştu.

  • Okan Buruk: “Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi’ne aynı önemi veriyoruz”

    Okan Buruk: “Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi’ne aynı önemi veriyoruz”

    Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Okan Buruk, yoğun fikstüre alıştıklarını belirterek, “Ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde oynamak bizi mutlu ediyor. İki lige de aynı önemi veriyoruz. Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkmaya çalışıyoruz” dedi. Buruk, RB Leipzig karşısında kazanmak için her şeylerini vereceklerini de söyledi.

    Başakşehir, UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu beşinci maçında yarın sahasında Alman ekibi RB Leipzig ile karşılaşacak. Bu maç öncesinde Başakşehir Teknik Direktörü Okan Buruk ile futbolculardan Fredrik Gulbrandsen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

    Kazanmak için her şeylerini vereceklerini söyleyen Okan Buruk, “Rakibimizi daha yakından tanıdık. Bu maçın gruptaki durumumuzu belirleme açısından önemini biliyoruz. Rakibimizin ne kadar değerli bir takım olduğunu da biliyoruz. Oyuncularıma güveniyorum. Oyun güçlerine, taktik bilgilerine güveniyorum. Dört Şampiyonlar Ligi maçında bu gücü gördük, beşincisinde de hem kulübümüze hem de ülkemize yakışır şekilde elimizden gelenin en iyisini yapacağız” diye konuştu.

    “Ön taraftaki tüm oyuncuları çok kaliteli”

    Alman temsilcisinin önemli oyuncuları olduğunu ifade eden Buruk, “İlk maça baktığımızda özellikle Angelino’nun iki gol atması ve oyuna damga vurması etkileyiciydi ama rakibimizin çok önemli isimleri var. Özellikle hücum hattında iyi oyuncuları var. Ön taraftaki tüm oyuncuları çok kaliteli ve fark oluşturacak oyuncular. Birini ön plana çıkartamam, tüm oyuncularının iyi olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

    “Asıl zor gelen milli takım araları”

    Geçen sene de böyle bir periyot oynadıkları belirten başarılı teknik adam, “Bu süreç bize zor gelmiyor. Aksine çok heyecanlı ve mutlu ediyor. Asıl zor gelen milli takım araları. Aralar bize çok zarar veriyor. Bu tempoya alıştık, ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde oynamak bizi mutlu ediyor. İki lige de aynı önemi veriyoruz. Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkmaya çalışıyoruz. Ligdeki kötü gidişimizi iyiye çevirmeye çalışıyoruz. İkisi de bizim için çok önemli” ifadelerini kullandı.

    Gulbrandsen: “Çok güçlü bir takıma karşı oynayacağız”

    Fredrik Gulbrandsen ise, kendileri için çok heyecanlı bir karşılaşma olacağını söyleyerek, “Çok güçlü bir takıma karşı oynayacağız, bunun bilincindeyiz. Ofansif yönü çok güçlü bir takım. Amacımız 3 puan almak ve Şampiyonlar Ligi’nde yönümüzü daha iyi belirlemek. Şampiyonlar Ligi’nde en güçlü takımların olduğu gruba düştük yarın da bizi zorlu bir maç bekliyor” değerlendirmesinde bulundu.

    “Salzburg forması ile 2018 yılında RB Leipzig’e bir gol atmıştın ve o maçı kazanmıştınız? O maçla ilgili neler hatırlıyorsun?” sorusuna ise başarılı futbolcu, “Onlara karşı daha önce Salzburg ile iki maç oynadım, birinde galip geldik o maçta da gol attım. Onlara karşı gol atmak iyi bir his veriyor. Umarım yarın da böyle olur. Hocam oynattığı takdirde sahada mücadelemi bu düşünceyle sürdüreceğim. Gol atmak güzel, yarınki amacım da gol atmak ve zaferi getirecek mücadeleyi sergilemek” diye cevap verdi.

    “Bu sene gollerle takıma katkıda bulunduğum için mutluyum”

    Futbolda her zaman düşüncesinin ileriye gitmek olduğunu ifade eden Norveçli futbolcu, “Benim için bu sezon attığım gollerin yeterli olmadığını söyleyebilirim. Geçen sene Başakşehir olarak harika bir sezonu geride bıraktık, sezonu şampiyon olarak tamamladık. Bu sayede Şampiyonlar Ligi’nde bu takımlara karşı mücadele ediyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor. Geçen sene bireysel olarak çok iyi iş çıkarmadım, bu sene gollerle takıma katkıda bulunduğum için mutluyum. Başakşehir’in başarısı için mücadele ediyorum. Her zaman önüme bakıyorum” dedi.