Etiket: Öne

  • Çakıcı hakkında paylaşım yapan kişiye kendini vurdurduğu öne sürülen bir kişi daha tutuklandı

    İzmir’de, sosyal medyada suç örgütü liderlerinden Alaattin Çakıcı ve ailesi hakkında olumsuz paylaşımda bulunan bir kişiye etek giydirerek elindeki silahla kendini vurdurtan zanlı, polis tarafından kıskıvrak yakalandı. Tanınmamak için peruk taktığı tespit edilen zanlının evinde, 2 peruk, sahte kimlik, bir miktar esrar ve tabancaya ait 7 fişek ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre, İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 4 Eylül’de meydana gelen, bir kişiye etek giydirilip silahla yaralanması olayının sosyal medyada paylaşılması üzerine çalışma başlattı. Çalışma kapsamında, silahlı kişinin kimliğinin V.İ. olduğu tespit edildi.

    Polis ekipleri T.Z. isimli şahsa zorla etek vererek, silahla kendini vurdurtan V.İ.’nin adresini belirledi. Söz konusu adrese operasyon düzenleyen ekipler, tanınmamak için peruk takan zanlıyı gözaltına aldı. Ayrıca ekipler, V.İ.’nin evinde arama yaptı. Yapılan aramada, V.İ.’nin tanınmamak için kullandığı 2 peruk, sahte kimlik, bir miktar esrar ve tabancaya ait 7 fişek ele geçirildi.

    Öte yandan, V.İ.’nin 6 ayrı suçtan arandığı ve 18 yıl hakkında kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenildi. Gözaltına alınarak sorgulanmak üzere emniyete götürülen V.İ., emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi. Zanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Böylece soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 10’a yükseldi.

    Olay

    Suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı ve ailesi hakkında sosyal medyadan paylaşımda bulunan T.Z.’ye etek giydirilip kendini silahla yaralama görüntülerinin ortaya çıkması üzerine başlatılan soruşturmada, aralarında Çakıcı’nın yeğeni S.F.Ç.’nin de bulunduğu 9 zanlı tutuklanmıştı.

    Olay yeri ve T.Z.’nin yaralandıktan sonra kaldırıldığı hastane güzergahındaki kamera kayıtları ile sosyal medyada paylaşılan video kaydından otomobilin anlık görünen jantından yola çıkarak, aracın marka ve modelinin belirlenmesinin ardından zanlılara ulaşılmıştı.

    Operasyon kapsamında tutuklanan V.İ.’nin, işlediği cinayet yüzünden 18 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı, suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı’nın sözde İzmir temsilcisi olduğu iddia edildi.

  • Sahte estetikçi şiddet gördüğünü öne sürüp darp raporu almak istedi

    Adana’da kendisini doktor olarak tanıtarak, aralarında bir hemşirenin de bulunduğu 4 kişiye dudak dolgusu ile botoks yaptığı iddiasıyla yargılanan ve hırsızlıktan hükümlü olarak cezaevinde bulunan Soner Gülnaz, cezaevinde şiddet gördüğünü ileri sürerek darp raporu almaya başvurdu.

    Alınan bilgiye göre, kendisini doktor olarak tanıtan ve asıl mesleği kuaförlük olan Soner Gülnaz, aralarında hemşire Merve Keleş’in de bulunduğu 4 kişiye dudak dolgusu ve botoks yaptı. İşlem uyguladığı kişilerin yüzlerinin ve dudaklarının kullanılan maddeden dolayı kötü olmasından sonra Gülnaz hakkında Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a Muhalefet”, “Dolandırıcılık” ve “Yaralama” suçlarından dava açıldı.

    Tutuklu olarak yargılanan kuaför Soner Gülnaz, 1 Ağustos’taki duruşmada tahliye edildi. Gülnaz, başka bir suçtan hükümlü olduğu için serbest bırakılmadı.

    Hırsızlıktan hakkında kesinleşmiş 5 yıl 3 ay hapis cezası bulunan Soner Gülnaz, Denetimli Serbestlik Yasası’na göre cezasının kalan kısmını çekmesi için Adana Açık Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. 10 Ağustos akşamı cezaevi yoklamasında firar ettiği anlaşılan Gülnaz hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

    Mersin’den Yunanistan’a kaçacaktı

    Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliği tarafından Gülnaz’ın yakalanması için özel ekip kuruldu. Polis ekipleri, Gülnaz’ın 14 Ağustos akşamı Seyhan ilçesindeki Yeni Bey Mahallesi’nde bir evde saklandığını tespit etti. Evin etrafına pusu kuran polisler, 6 saat boyunca sahte estetikçiyi bekledi. Eve gelmek için sokağa giren Soner Gülnaz, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

    “İşkence onaylandı”

    Sorgusunun ardından Soner Gülnaz, cezaevine gönderildi. Cezaevinde ise darp edildiğini öne süren sahte estetikçi Gülnaz, öğlen saatlerinde askerlerle birlikte Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığı’na gelerek doktor kontrolünden geçirildi. Doktor kontrolünden sonra yoğun güvenlik önlemleri altında Adli Tıp Kurumu’ndan çıkartılan Gülnaz, kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, “Haberi bu defa lütfen düzgün verin. İşkence onaylandı. Yüzümden ve sırtımdan bakabilirsiniz. Raporları içeriden temin edebilirsiniz. Ne dedim bu adalete ben güveniyorum dedim. Sayın savcım ve devletim ilgilendi. İşkence yapan kişiler hakkında dava açıldı. Lütfen benim dediklerimi düzgün yazın” diye konuştu.

    Soner Gülnaz, daha sonra araca bindirilerek cezaevine gönderildi.

  • (Özel Haber) AK Parti’li Sorgun: “Yeni dönemde öne çıkacak iki şey tevazu ve daha fazla çalışma”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun, AK Parti’nin olağanüstü büyük kongresiyle birlikte başlayacak yeni dönemde işlerin sürüncemeye bırakılmayacağına dikkati çekerek, “Yeni dönemde öne çıkacak iki şey tevazu ve daha fazla çalışma” dedi. Sorgun, CHP’ye uyum yasalarının birlikte yapılması konusunda çağrıda bulundu.

    AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun, İhlas Haber Ajansı’na başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurucusu olduğu partiye tekrar üye olması, AK Parti’deki olağanüstü kongre ve referandum süreci olmak üzere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisine üye olduğu gün törene çok büyük heyecanın hakim olduğuna işaret eden Sorgun, “Çok büyük bir heyecan vardı ama büyük de bir tevazu vardı. Büyük bir coşku, heyecan ama bir o kadar da tevazu. Yeni dönemde öne çıkacak iki şey tevazu ve daha fazla çalışma, daha çok gayret olacak. Bunun ilk ışıklarını almış olduk. 18 maddelik değişikliğin hemen 15 gün sonra ilk maddesi yürürlüğe girmiş oldu. Artık bu yeni dönemde işleri sürüncemeye bırakmak yok. Yapılacak şeyleri bir an önce yapmak” ifadelerini kullandı.

    “Yeni dönemde işleri sürüncemeye bırakmak yok”

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine 3 Kasım 2019 seçimleriyle geçileceğini hatırlatan Sorgun, “Burada da 2,5 yıllık bir süre var. Gerekli olduğu zaman içinin doldurulması için uyum kanunlarının mevzuatının çıkarılması için hem bazı şeylerin olgunlaşması ve altı dolması gerekiyor. Altı dolmadan bazı şeyleri aceleye getirmek de yok ama bunu gerektirmeyen konularda da zamana yaymak, sürüncemeye bırakmak da yok. Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız partimize üye oldu, aşkına sevdasına kavuşmuş oldu. Bunun hemen arkasından ayın 2’si itibarıyla HSK başvuruları da TBMM’ye yapıldı. İkinci uygulamada 83 kişi hem Yargıtaydan, Danıştaydan, üniversiteden ve serbest hukuk camiasından avukatlar arasından toplamda 83 kişi başvurdu. İkinci uygulaması da bu alanda olmuş olacak. Artık yeni dönemde işleri sürüncemeye bırakmak yok” şeklinde konuştu.

    CHP’ye uyum yasaları konusunda çağrı

    Düne takılıp kalmanın hiçbir anlamı olmadığına dikkati çeken Sorgun, CHP’yi de bugünkü hale sürükleyen şeyin bu psikoloji olduğunu söyledi. Referandumdan çıkan sonuçlara işaret eden Sorgun, “Yüzde 51.41, AK Parti oyu diye, ki burada bir parti oyu söz konusu değil. Herhangi bir aday söz konusu değil ve bir parti seçime girmedi. Böyle olunca yüzde 48.59 da CHP’nin oyu değil, ’hayır’ diyenlerin oranıdır bu. Düne takılıp kalmanın hiçbir anlamı yok. Zaten CHP’yi de aslında bugünkü hale sürükleyen bu psikoloji, hep düne takılıp kalıyor. Halbuki düne takılıp kalmamalı, yeni şeyler söylemeli. Artık halk oylaması geçti. Bizim çağrımız şudur, gelin bu uyum kanunlarını hep birlikte yapalım. Daha demokratik, katılımcı ve özgürlükçü, nasıl olursa muasır medeniyete hep birlikte yürüyelim. Bunun çağrısını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sorgun, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Danıştay, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine itiraz. Artık, Anadolu deyimiyle kuru kavaktan düdük çıkmaz. Boşuna uğraşmayın. Su yokuşa akmaz. Suyu yokuşa akıtmaya çalışmak beyhude bir çabadır. Aslında kişilerin veya partilerin, yönetimlerin, değişim karşısında üç durumu vardır; değişimi yönetenler, değişime ayak uyduranlar ve değişime direnenler. Değişime direnler tasfiye olurlar. Asıl olan şey; değişimi, dönüşümü yönetmek. CHP’ye de buradan çağrımız; en azından değişimi yönetemiyorsanız, ki bugüne kadar yönetemediler, bari değişime ayak uydurun. Yoksa, millet tasfiye edecek. Orada hiç kimsenin yüzde 48.59’u CHP aldığı gibi bir zaafa kapılmaması gerekir.”

    Kılıçdaroğlu’nun ’Bütün evlere tekrar gideceksiniz’ talimatı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Yüzde 49’u sonraki seçimlerde nasıl 55, nasıl 60’a çıkarırım mücadelesini vermemiz lazım. Önümüzdeki iki ay içinde gittiğiniz bütün STK’lara, sendikalara, bütün evlere tekrar gideceksiniz talimatını verdim arkadaşlarıma” açıklamasına işaret eden Sorgun, “Tam da aslında bizim cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle getirmek istediğimiz şey budur, daha çok çalışsın, daha çok millete gidilsin. Milletin ne dediği önemli. Birilerinin, lobilerin değil milletin ne dediği önemlidir. Bu noktaya gelmiş olmalarını önemsiyorum ama kalıcı olmasını da istiyoruz. Tam bizim önerdiğimiz mekanizma da bu, millet ne diyor. Bunu fark etmiş olmalarına ancak seviniriz. Kalıcı olmasını da isteriz” şeklinde konuştu.

    Deniz Baykal’ın açıklamaları

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın “Kılıçdaroğlu’na aday olursan destekleriz, aday olmazsan çekil dedim” açıklamasının hatırlatılması üzerine Sorgun, “Deniz Baykal, 2,5 yıl sonrası için kurgular yapıyor. Onların kendi iç işlerine karışmak istemeyiz. Bundan sonra milletin değerlerine saygı duymayan, kulaklarını tıkayanlara millet asla prim vermeyecek. Bu bile onun işareti. Hep baktığınızda ’uzlaşma’ ifadelerini kullandılar. Kampanya sürecinde de uzlaşmaya yönelik bir dil kullandılar” dedi.

    AK Parti’nin olağanüstü kongresi

    AK Parti’nin 21 Mayıs’ta yapacağı olağanüstü kongresine ilişkin konuşan Sorgun, “Sayın Cumhurbaşkanımızın da 2014’te cumhurbaşkanı seçilince parti üyeliği düşmüş oldu ama o hiçbir zaman -mış gibi yapmadı. ’Benim gönül bağım devam ediyor’ dedi. İnsanın ve eşyanın tabiatına uygun düzenleme. Yapmak gerekiyordu, yapılan odur. Şimdi bunun ikinci adımı, olağanüstü 3. büyük kongredir” açıklamasında bulundu.

    Sorgun, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İnşallah 21 Mayıs’ta büyük bir heyecanla yine partimizin başına Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Cumhurbaşkanımızı oy birliğiyle geçireceğiz. Yeni bir heyecan, yeni bir dinamizm. Tabii bunların hepsi bir görev değişimidir. Bizler faniyiz, hiçbirimizin hangi görevde olacağı önemli olması değil. Önemli olan davalardır. Baki olan Allah’tır, davamızdır, milletimizdir. Bizlerin, kimin nerede olduğunun hiçbir önemi yok. En üstün makam hakkı verilmiş makamdır, en üstün görev hakkını verdiğimiz görevdir. Bunun da en güzel örneğini Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım fiilen göstermiş oldu. Ben bunu diğer partilere de, sürekli çekişen partilere de, enerjilerini kendilerine harcayan partilere de örnek olmasını diliyorum.”

    AK Parti’li bazı isimlerin Erdoğan’ın üyelik törenine katılmaması

    AK Parti’li bazı isimlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisine üye olduğu törene katılmamasına ilişkin açıklamada bulunan Sorgun, “İnsanların kalplerini, kimin niye gelmediğini sorgulamak bize düşmez ama orada dikkat edilirse Sayın Cumhurbaşkanımızın kullandığı bir ifade vardı, ’Kim bu davaya sırtını dönmüşse, kim bu dava ile yolunu ayırmışsa iflah olmamıştır’ diye. Şahıslarımız önemli değil. Eğer gerçekten bizler de nefislerimizi, şahıslarımızı, makamları, mevkileri ön plana çıkarırsak o zaman aynı durumla bizler de karşılaşırız. Bu ruhu koruduktan sonra önemli olan bu bir süreçtir. İnsanlar yorulurlar, değişebilirler ama bu davanın, millet, memleket sevdasının devam etmesi gerekiyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden partiye dönüşü ve genel başkan olmasıyla bunun tazelenmiş olacağını gördük ve bunun heyecanını gördünüz. Bir taraftan büyük bir heyecan ama bir taraftan da bir dinginlik. Bunu hep göreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız da bütün teşkilatı bu konuda uyardı. Herkese, hepimize de mesajlar var. Hiç kimseyi kendine mal etmeyen bir anlayış” ifadelerini kullandı.

    “Sonuç analiz ekibi ile sonuçları tartışacağız”

    Sonuçların analiz edileceğine işaret eden Sorgun, “Sonuç analiz ekibi kurup bunları enine boyuna il il, ilçe ilçe, bölge bölge,tartışacağız. Vatandaşımız ne mesaj vermek istedi, önümüzdeki sürece ışık tutacak hangi noktaları yakalayabiliriz bunun çabasındayız” dedi.

    Kongrede yeni slogan olacak mı?

    Sorgun, olağanüstü kongrede yeni slogan olup olmayacağına ilişkin, “Her kongrenin ve her seçimin teması olur. Bizim bütün kongrelerimiz ve seçimlerimiz temalı olmuştur. Yine öyle olacaktır. Bununla ilgili Tanıtım ve Medya Başkanlığı koordinasyonunda çalışmalar yürüyor” şeklinde konuştu.

  • Formula One Paddock Club’ın Türkiye’deki distribütörü ve iş ortağı PDI Group oldu

    Formula One Paddock Club’ın dünyadaki sayılı distribütörlerinden biri olmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını belirten PDI Group Yönetim Kurulu Başkanı Vekili Ünsal Abuşoğlu, “Bu işbirliği aynı zamanda Türkiye’nin global bir spor olan Formula 1’e duyduğu ilginin önemli bir göstergesidir” dedi.

    Dünyanın en çok izlenen spor organizasyonlarından Formula 1 etkinliklerinin danışmanlığını üstlenen PDI Group, Formula One Paddock Club’ın Türkiye’deki tek temsilcisi oldu. İşbirliği kapsamında Formula 1 etkinliklerinin bilet satışlarını da yapacak.

    “Bu işbirliği, Türkiye’nin Formula 1’e duyduğu ilginin de önemli bir göstergesidir”

    PDI Group Yönetim Kurulu Başkanı Vekili Ünsal Abuşoğlu, PDI Group olarak Formula 1 etkinliklerinin danışmanlığını üstlenmekten büyük bir mutluluk duyduklarını belirtti. Bu işbirliğinin aynı zamanda Türkiye’nin global bir spor olan Formula 1’e duyduğu ilginin de önemli bir göstergesi olduğunu kaydeden Ünsal Abuşoğlu, “30 yılı aşkın bir süredir Formula 1 takımlarına, sürücülerine, sponsorlarına ve iş dünyasının yüksek profilli liderlerine, tanınmış, ünlü kişilere ve VIP’lere ev sahipliği yapan Formula One Paddock Club, sadece bir etkinlik ağırlaması değil, yaşanılan bir deneyimdir” dedi.

    2017 Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimi

    24-26 Mart: Avustralya Grand Prix

    7-9 Nisan: Çin Grand Prix

    14-16 Nisan: Bahreyn Grand Prix

    28-30 Nisan: Rusya Grand Prix

    12-14 Mayıs: İspanya Grand Prix

    25-28 Mayıs: Monaco Grand Prix

    9-11 Haziran: Kanada Grand Prix

    23-25 Haziran: Azerbaycan Grand Prix

    7-9 Temmuz: Avusturya Grand Prix

    14-16 Temmuz: Büyük Britanya Grand Prix

    28-30 Temmuz: Macaristan Grand Prix

    25-27 Ağustos: Belçika Grand Prix

    1-3 Eylül: İtalya Grand Prix

    15-17 Eylül: Singapur Grand Prix

    29-1 Ekim: Malezya Grand Prix

    6-8 Ekim: Japonya Grand Prix

    20-22 Ekim: Amerika Grand Prix

    27-29 Ekim: Meksika Grand Prix

    10-12 Kasım: Brezilya Grand Prix

    24-26 Kasım: Abu Dabi Grand Prix

  • ‘Türkiye, yerel mutfaktaki zenginliğini öne çıkarmalı’

    Türkiye gastronomi alanının usta şefi Eyüp Kemal Sevinç, Türk mutfağının zenginliğini tüm dünyada ortaya koymak için yöresel mutfakları öne çıkaran coğrafi işaretli ürünlerin sayısını artırmamız gerektiğine dikkat çekti.

    İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Gastronomi Sanatları Bölümü, şef Eyüp Kemal Sevinç’i ‘Çağdaş Türk Mutfağı’ adlı etkinlikte konuk etti. İAÜ Florya Halit Aydın Yerleşkesi’nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’de gastronomi alanında yaptığı işlerle adından söz ettiren şef Eyüp Kemal Sevinç, gastronomi öğrencileriyle bir araya geldi ve geleceğin şef adayı öğrencilere mesleğin inceliklerine yönelik deneyimlerini aktardı. Türkiye’de diplomalı eğitim veren ilk aşçılık okulu olan EKS Mutfak Akademisi’nin kurucusu olan Eyüp Kemal Sevinç, mesleğe nasıl adım attığını, mesleki başarısına hangi yollardan geçerek ulaştığını gastronomi bölümü öğrencileriyle paylaştı.

    Dünyaya açılan kapı yöresel mutfaklardan mı geçiyor?

    Sevinç, öğrencilerle gerçekleştirdiği söyleşide, Türk mutfağının zenginliğinden ve bu zenginliğin dünya çapında daha tanınabilir olması için neler yapılması gerektiği konusundaki öngörülerini aktardı. Gastronominin usta şefi, Türk mutfağının zenginliğini tüm dünyada ortaya koymak için global düşünmek ve coğrafi işaretli ürünlerimizin sayısını artırmamız gerektiğine dikkat çeken gastronominin usta şefi Sevinç, yerel mutfakları ve yöresel ürünleri öne çıkaracak çalışmalar yapmak gerektiğinin altını çizdi ve “Şeflerin oluşturacakları reçetelerde yerel mutfaklara yer vermesi Türk mutfağının öne çıkmasında önemli” mesajı verdi.

    Daha sonra konuk şef, Türkiye’nin en donanımlı mutfağı olan İAÜ Gastronomi Bölümü’nün mutfağına geçti ve tarhana ve keşkek gibi tamamen yöresel ürünler kullanarak çağdaş Türk mutfağının birbirinden lezzetli özgün yemeklerini öğrencilerin de gözleri önünde gerçekleştirdi. Gastronomi öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, Sevinç’e verilen teşekkür plaketi ve ardından yapılan toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

    Türkiye’nin gastronomi temsilcisi

    Ülkemizde adından söz ettiren en kariyerli şeflerden birisi olan ve Türkiye Aşçılar Milli Takımı’nın da ilk üyesi olup uzun yıllar takım kaptanlığını ve başkanlığını üstlenen Eyüp Kemal Sevinç, Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde bulunan seçkin otellerin restoranlarında ‘Executive Chef’ olarak çalışıyor. Televizyonlarda gurme kanallarında yemek programı sunan ve gastronomi alanında yazılmış çok sayıda kitabı bulunan Sevinç’in uluslararası düzeyde yapılan yarışmalarda 100’ün üzerinde madalyası bulunuyor.