Etiket: Önde

  • Kosova’da sandık çıkış anketlerine göre Vetevendosje seçimi önde götürüyor

    Kosova’da sandık çıkış anketlerine göre Vetevendosje seçimi önde götürüyor

    Kosova’da düzenlenen parlamento seçimlerinde sandıkların kapanmasının ardından sandık çıkış anketlerine göre Albin Kurti liderliğindeki Vetevendosje’ne seçimi önde götürüyor.

    Kosova’da savaşın sona erdiği 1999 yılından sonra 8’inci kez düzenlenen parlamento seçimleri için halk sandık başına gitmişti. Ülke genelinde 07.00’de başlayan oy verme işlemi 19.00’da sona erdi. Sandıkların kapanmasının ardından Kosova Merkez Seçim Komisyonu (KQZ) tarafından oy sayımına başlandı.

    KQZ Başkanı Valdete Daka, yerel saatle 15.30’a kadar kayıtlı seçmenlerde yüzde 32,32’sinin oy kullandığını, seçim süreci esnasında herhangi bir sorun oluşmadığını kaydetti. 1 milyon 794 bin 862 seçmenin bulunduğu Kosova’da, resmi olmayan bilgilere göre seçimlere katılım oranı yüzde 47’yi oldu.

    Seçimde aralarında Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) ve Yenilikçi Türk Hareket Partisinin (YTHP) de bulunduğu 28 siyasi oluşumdan bin 79 milletvekili adayı 120 sandalyeli meclise girebilmek için yarıştı. Kosova’daki seçimi ise 30 bine yakın gözlemcinin takip ettiği açıklandı.

    Sandık çıkış anketleri açıklandı

    Kosova’da oy verme işleminin sona ermesiyle birlikte sandık çıkış anketleri de açıklandı. Sandık çıkış anketlerine göre Albin Kurti liderliğindeki Vetevendosje seçimi önde götürürken, oyların yüzde 41 ile 53 arasında oy alacağı tahmin ediliyor. PDK’nın oyların yüzde 20’sini, LDK’nın oyların yüzde 17’sini ve AAK’nin ise oyların yüzde 7’sini alması, Nisma’nın ise yüzde 2 oy oranında meclis dışında kalması bekleniyor.

    Pipos Şirketi’nin sandık çıkış anketine göre ise Vetevendosje oyların yüzde 41’ini, PDK’nın oyların yüzde 16.5’ini, LDK’nın oyların yüzde 15.2’sini ve AAK de oyların yüzde 7.2’sini alması, Nisma’nı ise yüzde 2.6 oy oranı ile seçim barajını altında kalacağı tahmin ediliyor.

  • Bilim Kurulu Üyesi Ünal: “Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi”

    Bilim Kurulu Üyesi Ünal: “Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi”

    Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, Türkiye’de çalışmaları devam eden Covid-19 aşı adaylarının Faz-3 çalışmaları hakkında basın toplantısı düzenledi.

    Basın toplantısı Hacettepe Üniversitesi Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Dün gündeme düşen Çin’in geliştirdiği Covid-19 aşısının Faz-3 çalışmalarına gönüllü olarak katılan bir kişinin ölümü ile ilgili haberler hakkında konuşan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, “Dün ajanslara daha önce başka 2 aşıda olduğu gibi bir yan etki nedeniyle Brezilya’da çalışmanın durdurulduğu haberi geldi. Bu tabii beklenen bir şey, Faz-3 çalışmalarında yan etki olabilir. Daha önce de söylediğimiz gibi esas aradığımız, emniyetine bakıyoruz aşının. Önce zarar vermeyeceğiz, sonra etkinliğini değerlendireceğiz. Türkiye de bu olayı duyar duymaz önemli merkezlerden biri olarak ve biz araştırmacılar olarak önce kendi içimizde o çalışmayı, aşı yapmayı durdurduk. Dün için söylüyorum bunu. Bizim zaten bağımsız bir güvenlik komitemiz var. Yani 23 merkezin çalışmacıları var. Bunların dışında konu ile çalışan güvenlik komitesi var bizde yapılan çalışmanın da güvenliğini takip eden. Onlara haber verdik. Lokal etik komiteye ve Sağlık Bakanlığına bağlı etik komiteye haber verdik ve durumu takip etmeye başladık. Bu yan etkinin aşı ile ilgili olup olmamasının araştırılması meselesi var ve çok kısa sürede ortaya çıktı ki bu kişi 32 yaşında bir erkek hasta, ikinci doz yapıldıktan 24 gün sonra aşırı dozda ilaç kullanmak suretiyle intihar vakası. Yani aşı ile uzaktan yakından alakası olmayan bir şey” ifadelerini kullandı.

    “Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi”

    Covid-19’a karşı geliştirilen aşılarda önemli bir noktaya gelindiğini ama asıl önemli konunun yerli aşı olduğunu vurgulayan Bilim Kurulu Üyesi Ünal, “Hepimizin esas beklentisi, yurdumuzda, kendi topraklarımızda üretilmiş bir aşıya ulaşmak. Bunda da biliyorsunuz Sayın Bakan açıkladı, Faz-1 geçen hafta başladı. O aşı Sinovac aşısı ile aynı teknolojidir ve inaktive bir virüs aşısıdır. Uygun uygulamalara göre çalışmalarda kullanılacak miktarda aşı üretilmiştir. Şimdilik 2 gönüllü artacak sayılar ile de Faz-1 çalışmaları başladı. Onun hemen peşinden Faz-1’e yakın 2 aşı adayımız daha var. Onun peşinden de en az 10-11 aşı adayı var ki; onun bir tanesi Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştiriliyor. Dün itibarıyla biz de fareleri aşıladık bakalım, sonuçlarını göreceğiz. Biraz arkadan geliyoruz ama önemli olan kurallara uymak. Kimin önde gittiğinin hiçbir önemi yok, önemli olan Türkiye’nin kendi aşısını üretebilmesi. Bu erken geliştirilen aşılar ile başlayan program. İnşallah başarılı olacağından eminim. Yer aşılarımızla aşılanmaya devam edecek ve ülkemizi inşallah hep birlikte bu beladan kurtaracağız” diye konuştu.

    “Faz-3 çalışmaları devam ediyor”

    Türkiye’de devam eden ve Hacettepe Üniversitesi’nde de uygulanan Pfizer ve Sinovac aşılarının Faz-3 çalışmalarında şu ana kadar ciddi bir yan etki oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Akova, Sinovac aşısı için sağlık çalışanları alımının sonrasında gerçekleşecek olan normal gönüllü alımına da yakın zamanda başlandığını söyledi. Daha önce bin 200 sağlık çalışanının alınmasını hedeflediklerini söyleyen Akova, 600 sayısına ulaştıktan sonra etik genel kurulda yeniden değerlendirerek, normal gönüllü alınmasına da karar verdiklerini açıkladı. Ayrıca sağlık çalışanlarına bir normal bir boş aşı uyguladıklarını hatırlatan Akova, artık çalışma daha genişlediği için iki boş bir dolu aşı uygulayacaklarını belirtti.

  • Gıda sektörünün önde gelenleri 2. Uluslararası Gıda Kalite Zirvesi’nde toplandı

    Gıda sektörünün önde gelenleri 2. Uluslararası Gıda Kalite Zirvesi’nde toplandı

    Türk gıda sektöründen ülkenin önde gelen iş adamları, sanat, siyaset ve bilim ve akademi dünyasının temsilcileri 2. Uluslararası Gıda Kalite Zirvesinde bir araya geldi.

    Zirveyi düzenleyen LOB’IN (Leaders Of Branding Intelligence Summit) Turkey tarafından yapılan açıklamada, etkinlikte gıda sektöründe kalite bilincinin yerleştirilmesi ve gıda güvenilirliğinin öneminin vurgulanmasının amaçlandığının altı çizildi.

    İstanbul Sait Halim Paşa Yalısı’nda LOB’IN (Leaders Of Branding Intelligence Summit) Turkey tarafından yapılan zirvede, açılış konuşmasını LOB Türkiye başkanı Fahri Ustaoğlu yaptı. Siyasi temsilcilerin ve ilgili bakanlıkların temsilcilerinin konuşmasında sonra Prof. Dr. H. Hüsnü Gündüz moderatörlüğünde gıdada üretici sorumluluğu başlıklı program gerçekleştirildi.

    Zirveye Kırbıyık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Kırbıyık da katılarak deneyimlerini paylaştı. Kırbıyık “Biz etil alkol, kağıt grubu, detarjan ve kimya grubunda yer alan ürünleri üreten 5 adet fabrikamız ile sektörde önemli bir eksikliği gideren bir holdingiz. Bu zirve ülkemizde kalitenin ve gıda güvenliğinin önemini ortaya koyuyor. Bu günlerde çok ihtiyacı olduğumuz bu zirveye Kırbıyık Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak şahsımı davet etmeleri çok önemli işleri başardığımızı gösterir. Turizmin Başkenti Antalya’dan bir firmayı davet eden ’Leaders Of Branding Intelligence Summit’ e teşekkür ederim” dedi.

    Yapılan zirvede ’Gıda güvenilirliğinin Avrupa Birliği’ne uyum süreci kapsamında da en önemli gündem maddelerinin başında yer aldı.

  • Yaşar Üniversitesi topluma hizmet ve sosyal sorumlulukta önde

    Yaşar Üniversitesi topluma hizmet ve sosyal sorumlulukta önde

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporu 2019’u açıkladı. Yaşar Üniversitesi, ‘Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk’ kategorisindeki iki alanda, birinci ve ikinci sırada yer aldı.

    YÖK tarafından, 5 ana gösterge ve 45 alt göstergede Türkiye’deki 172 üniversitenin 2018 yılı verileri doğrultusunda üniversitelerin genel bir değerlendirilmesinin yapıldığı “Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporu 2019” açıklandı. Yaşar Üniversitesi, “Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk” kategorisinde iki alanda ilk sıralarda yer aldı. Bu kategoride, üniversiteler, faaliyetlerinin izlenmesi ve değerlendirilebilmesi amacıyla 5 göstergede incelendi. ‘Engelsiz üniversite ödülü’, ‘Engelsiz bayrak ödülü’, ‘Engelsiz program nişanı’ ve ‘Engelli dostu ödülü sayısı’ alanında Yaşar Üniversitesi 14 bayrak ile alınan ödül veya nişan sayısının en yüksek olduğu üniversite oldu.

    Bu kategorideki bir diğer alan olan sosyal sorumluluk projesi sayısında da 257 proje ile Yaşar Üniversitesi sosyal sorumluluk projesi sayısının en yüksek olduğu üniversiteler arasında ikinci sırada yer aldı. 2015 yılından bu yana ‘Kampüste iyilik var’ diyerek öğrencisinden mezununa, çalışanından akademisyenine bir araya gelerek kurduğu gönüllülük hareketini ‘İzmir’de iyilik var’ sloganıyla kente yayan, birçok kurum, dernek ve sivil toplum kuruluşu ile işbirliğine giden Yaşar Üniversitesi 257 proje ile 2018 yılında 145 üniversitede yürütülen 2 bin 793 sosyal sorumluluk projesinin yüzde 9,2’sine imza atmış oldu.

  • Okan Buruk: “Gol yemeden kazanıp ikinci maça önde başlamak istiyorduk”

    0 mağlup oldukları Balıkesir Baltok maçı sonrası, mücadeleyi kazanıp 2. maça avantajlı çıkmak istediklerini fakat umdukları gibi olmadığını söyledi.

    Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur ilk karşılaşmasında Çaykur Rizespor evinde Balıkesir Baltok’u ağırladı. Karşılaşma Balıkesir Baltok’un 2-0’lık üstünlüğü ile tamamlandı.

    Karşılaşmanın ardından açıklama yapan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Okan Buruk, maçı kazanıp 2. maça avantajlı çıkmak istediklerini fakat umdukları gibi olmadığını dile getirdi. Buruk, “Gol yemeden kazanıp ikinci maça önde başlamak istiyorduk. Maça kötü başlamadık aslında. Rakip kaleye gitmeye çalışırken, top bizdeyken rakibin ilk atağında golü yedik. Gol yeme bizi olumsuz yönde etkiliyor. Rakibimiz iyi savunma yapan, topun arkasına geçen bir takım. Topu bize verdi ama kazandığı toplarla da rakip kaleye gitmeye çalışan bir takımdı. Maçtan önce de bunun böyle olacağını biliyorduk. Maçtan sonra da aynı düşündüğümüz gibi oldu. Çıkarken kaptırdığımız top bize ikinci golü yedirdi. Girdiğimiz çok net gol pozisyonları vardı, bunları değerlendiremedik. İkinci golü yedikten sonra rakibimizin oyuna daha çok dirençli olduğunu, iç sahada olduğumuz ve o avantajı kaybettiğimizi gördüğümüz için düştük. Taraftarımız da düştü bizde düştük açıkçası. İkinci yarıya daha çok önde başlamaya çalıştık, daha çok topu rakip kaleye getirmek istedik. Oyuncularımızla devre arasında da konuştuk oyun içerisinde de konuştuk. Anlamayla ilgili oyuncularımızın biraz sıkıntıları oldu. Ayağımızdaki topları çok fazla geriye oynadık. Topu daha çok rakip kaleye, öne doğru taşısaydık gol bulma şansımız daha yüksek olacaktı. Balıkesir’i kutluyorum” ifadelerini kullandı.