Etiket: Öncülüğünde

  • Erdoğan: “Suriye halkının öncülüğünde yürütülecek özgür, adil, şeffaf bir sürecin hayata geçirilmesine yardımcı olmak hususunda görüş birliğine vardık”

    SOÇİ (İHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi’deki üçlü zirvenin ardından yaptığı açıklamada, “Suriye halkının öncülüğünde ve sahipliğinde yürütülecek kapsayıcı özgür adil ve şeffaf bir siyasi sürecin hayata geçirilmesine yardımcı olmak hususunda görüş birliğine varmış bulunuyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani tarafından Rusya’nın Soçi kentinde gerçekleştirilen üçlü zirve sona erdi. Liderler üçlü zirvenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, Rusya ile ilişkilerin ikili ve bölgesel konularda devam ettiğini söyledi. Erdoğan, “Ham olsun bunun meyvelerini her alanda topluyoruz. Özellikle yakalığımız bu ivmenin artarak sürmesi konusunda Sayın Putin ile hemfikiriz. Sayın Ruhani ile gerçekleştirdiğimiz ikili görüşmemizde ülkelerimiz arasındaki ilişkileri her alanda daha da geliştirme hususunda mutabık kaldık” dedi.

    “Kritik görüşmeler yaptık”

    Zirvede Putin ve Ruhani ile kritik görüşmeler yapıldığını belirten Erdoğan, “Gündemimizdeki meseleleri samimiyetle ele aldık. Suriye’de ateşkes tesis edilmesi amacıyla attığımız adımları tekrar gözden geçirdik. Gerginliği azaltma bölgelerinin sahada şiddetin azaltılmasın temel rol oynadığını memnuniyetle tespit ettik. Görüşmelerimizde Astana’da kaydettiğimiz ilkeler temelinde ihtilafa kalıcı çözüm noktasında Cenevre sürecine sağlayabileceğimiz katkıları istişare ettik. Bu bağlamda 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararında tanımlandığı üzere, Suriye halkının öncülüğünde ve sahipliğinde yürütülecek kapsayıcı özgür adil ve şeffaf bir siyasi sürecin hayata geçirilmesine yardımcı olmak hususunda görüş birliğine varmış bulunuyoruz. Rusya Federasyonunun inisiyatifiyle Soçi’de düzenlenmesi öngörülen Suriye Ulusal Diyalog Kongresinin bu ülkeler temelinde siyasi sürece anlamlı katma değer sağlaması için eşgüdüm içinde çalışmaya karar verdik” şeklinde konuştu.

    “Bir terör örgütüyle aynı çatı altında olmamızı kimse beklememelidir”

    “Bugünkü ortak açıklamamız, işbirliğimizin esaslarını yansıtan ilk adımdır” ifadelerini kullanan Erdoğan,“Bu çabanın başarısı başta rejim ve muhalefet olmak üzere tarafların tutumuna bağlıdır. Bu süreçte ayrıca üç garantör ülkenin bugüne kadar ortaya koydukları karşılıklı hassasiyetlere saygı ve uzlaşı anlayışını sürdürmeleri kritik rol oynayacaktır. Bu bağlamda Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne ülkemizin milli güvenliğine kasteden terörist unsurların süreçten dışlanması Türkiye olarak önceliklerimiz arasında yer almaya devam edecektir. Milli Güvenliğimize kasteden bir terör örgütüyle aynı çatı altında olmamızı aynı platformda yer almamızı bizden kimse beklememelidir. Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine bağlılığımızı ifade ediyorsak, bu ülkeyi bölmeye çalışan eli bir kanlı çeteyi meşhur bir aktör olarak göremeyiz” diye konuştu.

    “Suriye’de güven arttırıcı önlemlerin hayata geçirilmesinin önemini vurguladık”

    Bugün gerçekleştirilen zirvede, Suriye’de güven arttırıcı önlemlerin hayata geçirilmesinin önemini vurguladıklarını söyleyen Erdoğan, “Bugün gerçekleştirdiğimiz istişarede Suriye’de güven arttırıcı önlemlerin hayata geçirilmesinin önemini vurguladık. Bu önlemlerin kademeli olarak devreye sokulması amacıyla insani yardımların ihtiyaç sahiplerine engelsiz ve kesintisiz ulaştırılması ayrıca tutukların karşılıklı salıverilmesi dahil atılabilecek her türlü adımı gözden geçirdik” dedi.

    “Bugün vardığımız noktanın özellikle Suriye’nin barış ve istikrara yeniden kavuşması ve halkın acılarının dindirilmesi için bir umut ışığı teşkil edeceğine inanıyorum” diyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

    “İdlib sorunun çözülmesi, Afrin’deki olumsuzlukların giderilmesi inanıyorum ki Suriye sürecindeki bu olumlu gelişmelerin önemli atlama taşları olacaktır. Ülkelerimiz arasındaki bu verimli işbirliğinin tüm bölgeye olumlu etki yapmasını, bölgedeki gerginlikleri ve mezhebi ayrışma riskini azaltmasını ümit ediyorum. Uluslararası toplumun tüm sorumlu üyelerini çabalarımızı desteklemeye davet ediyorum” diye konuştu.

  • BTK öncülüğünde dijital oyunlar tüm yönleri ile tartışıldı

    Uluslararası Çocuk ve Bilgi Güvenliği Etkinlikleri kapsamında düzenlenen eğitimler, Çalıştay ve Dijital Oyunlar Sempozyumu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Merkez Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

    Bilgi ve iletişim teknolojilerinin her geçen gün hızlanarak ilerlemesi, şehirleşme ve oyun alanlarının yetersizliği gibi nedenler çocukların oyun oynama ve sosyalleşme alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirdi. Geleneksel oyun anlayışına karşın teknolojinin getirilerini sonuna kadar kullanan dijital oyunlar yaşantımızın önemli bir parçası haline geldi. Günümüzde artık dijital oyunlar çok farklı alanları ile bir sektör halini almış durumda. E-spor ve sanal gerçeklik gibi yeni alanların doğuşu ile sektör günden güne büyümekte. Bu büyüme başta güvenlik olmak üzere toplumsal, ekonomi ve psikoloji alanlarında birçok meseleyi de beraberinde getiriyor. Dijital oyunların çocuk gelişimi üzerine etkileri ve eğitim amaçlı kullanılması, dijital oyunlardaki kalıp yargılar, şiddet ve diğer zararlı içerikler ile oyunların derecelendirilmesi gibi birçok alt kırılma sahip oldukça geniş yelpazede incelenmesi gereken konular ile karşımızda duruyor. Özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın gelişimini göz önünde bulundurarak “Dijital Oyunlar” teması ile hazırlanan Uluslararası Çocuk ve Bilgi Güvenliği Etkinlikleri 9-11 Ekim 2017 tarihlerinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu öncülüğünde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği koordinasyonunda gerçekleştirildi.

    9 Ekim günü çocuklar için kodlama ve bilgi toplumunda aile eğitimi ile başlayacak olan etkinlikler üç gün boyunca devam etti. Eğitimler esnasında öğrenciler oyun geliştirme yolu ile kodlama programına katılırken, aileleri ise internetin güvenli kullanımına yönelik farkındalık eğitimleri aldı. Eğitimin ardından öğrencilere katılım sertifikası ve güvenli internet kullanım sözleşmesi verildi.

    Etkinliklerin ikinci gününde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile oyun sektörü koordinasyonunda çeşitli çalıştaylar gerçekleştirildi. Dijital oyunların eğitimde kullanılması, dijital oyunlarda koruma ve rehberlik, e-spor ve dijital oyun sektörünün ele alınacağı çalıştayların sonucu olarak Bakanlıklar ve sektör dijital oyunlar ile ilgili bir yol haritası ve strateji belirleyecek.

    11 Ekim Günü ise uluslararası konuşmacıların da yer alacağı Uluslararası Dijital Oyunlar Sempozyumu gerçekleştirildi. Öncelikli olarak eğitim günü etkinlikleri ve çalıştay sonuç raporlarının sunulacağı sempozyumda dijital oyunlar konusunda uzman konuşmacılar tarafından konunun farklı boyutları çeşitli konferans ve panellerle ele aldı.

    Çalıştay ve sempozyum çıktıları 11-13 Nisan 2018 tarihlerinde düzenlenecek olan ve konu ile ilgili çeşitli bildirilerin kabul edileceği Uluslararası Dijital Oyunlar Kongresi’nde de değerlendirilecek.

  • ÇEKÜD ve Atikder öncülüğünde 10 bin fidan dikildi

    8’inci İstanbul Geleneksel Fidan Dikim Şenliğinde 10 bin fidan dikildi.

    Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKÜD) ve ATİK Sosyal Gelişim Gençlik ve Spor Kulübü (ATİKDER) tarafından düzenlenen‘8’inci İstanbul Geleneksel Fidan Dikim Şenliği’ geçtiğimiz Pazar günü Durusu Park Orman fidan dikim alanında yapıldığını duyurdu. Etkinlikte gün boyu 10 bin fidan dikildiği belirtildi. ‘Her şey Bugünden Geleceğe Miras Kalacak’, ‘Bir Fidan Bin Hayat’, ‘Benimle birlikte sevdiklerimin de dikili bir ağacı olsun’ sloganları ile gerçekleştirilen fidan dikim programında her yaştan insanın yanı sıra dernekler, okullar ve özel firmalardan binin üzerinde kişi katıldığı aktarıldı.

    Fidan diken bir katılımcı, “Ben bugüne kadar fidan dikmeye koşarak gelen böyle bir kalabalık görmedim. Çocukların tebessümü ve tatlı yorgunluğu bile her şeye değer” dedi.

  • Gazi Üniversitesi öncülüğünde Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi kuruluyor

    Gazi Üniversitesi Rektörü İbrahim Uslan, “Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda üniversitemiz ‘teknoloji ve inovasyon’ konusuna büyük önem vermektedir” dedi.

    Geleceğin imalat teknolojisinin yerli hedefler doğrultusunda geliştirilmesi için çalışmalar yapan Gazi Üniversitesi, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek “Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kurulması için harekete geçti. Konuyla ilgili Gazi Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, “Geleceğin fabrikaları olarak adlandırılan 4. Sanayi devriminde önemli yer tutan eklemeli/katmanlı imalat alanı ülkemizin teknoloji haritasında devlet politikası olarak ele alınırken merkezin 3 yıl içinde hayata geçmesi bekleniyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın yönlendirmesi ile bu alanda birikimi olan kurum/kuruluşların bir araya getirilmesi sonucunda Gazi Üniversitesi’nin öncülüğünde kurulacak olan merkezde başta üniversiteler olmak üzere savunma sanayi ve diğer sektörlerin merkezde aktif rol alması sağlanacak” denildi.

    “Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda üniversitemiz ‘teknoloji ve inovasyon’ konusuna büyük önem vermektedir”

    Ülkenin hedefleri doğrultusunda çalışma yaptıklarını ifade eden Gazi Üniversitesi Rektörü İbrahim Uslan, geleceğin teknolojisi olarak tanımlanan eklemeli imalat teknolojisinin yerli ve milli üretim için vazgeçilmez önemde olduğunu belirtti. Eklemeli İmalat için “imkansızı üreten teknoloji” tanımlamasını yapan Uslan, “Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda üniversitemiz ‘teknoloji ve inovasyon’ konusuna büyük önem vermektedir” şeklinde konuştu.

    Açıklamada, kamu-üniversite-sanayi işbirliğinin “Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi” aracılığıyla çıktılara dönüşmesi hedeflenirken projenin ülke hedefleri ile uyumlu şekilde sürdürülebilmesi amacıyla araştırma merkezinin kurulumunda ve altyapıyı oluşturacak ekipman seçiminde, başta Türkiye havacılık ve savunma sanayiinin ihtiyaçları olmak üzere merkezin kurulacağı bölgedeki organize sanayi bölgelerindeki kuruluşların üretim/ekipman beklentilerinin dikkate alınacağı, araştırma merkezi kurulduktan sonra, projeyi destekleyen kuruluşların beklentileri ve bölgedeki makina imalat sektöründeki firmaların potansiyelleri de dikkate alınarak, havacılık ve savunma sektörü ile makina imalat sektörüne yönelik özgün tasarımların geliştirilmesinin ve parça üretimlerinin yapılabilir hale gelmesinin sağlanabilmesinin hedeflendiği belirtildi.

    Yeni nesil imalat teknolojilerinden olan eklemeli imalat birçok ince tabakanın üst üste serilerek malzeme eklenmesiyle parça üretiminin yapıldığı bir grup teknolojisi olarak sunulurken, Gazi Üniversitesi öncülüğünde Kalkınma Bakanlığı’na önerilen altyapı projesi ile geleceğin imalat teknolojisi olarak nitelendirilen bu alanda Türkiye’nin rekabet gücünü artırması, ilgili teknolojik gelişmeleri sağlaması ve katma değeri yüksek özgün teknolojik ürün ve bilgi üretilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

    “Eklemeli İmalat Teknolojileri Araştırma Ve Uygulama Merkezi”nde yurt dışı akademik işbirlikleri sayesinde, Avrupa Birliği çerçeve programlarına ve ikili işbirliği programlarına özellikle bu konuda ortak araştırma projelerinin hazırlanması ve ortak doktora derecesi verilebilmesini sağlayacak eğitim-araştırma alt yapısının oluşturulmasının da hedeflendiği belirtildi.

    Araştırma merkezi çalışmalarının ülke hedefleri ile uyumlu şekilde sürdürülebilmesi amacıyla tüm faaliyetler geniş bir paydaşlar kurulu ile planlanacağı ve Gazi Üniversitesi yürütücülüğünde oluşturulan paydaşlar kurulunda; T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Yıldız Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş., TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş., ROKETSAN A.Ş. ve FNSS Savunma Sistemleri A.Ş. yer alacağı bilgisi verildi.

  • TURMEPA öncülüğünde Urla kıyıları temizlendi

    Deniz Temiz Derneği,”Turkish Marine Environment Protection Association” (TURMEPA) desteği ile Uluslararası kıyı temizleme kapsamında Urla deniz kıyıları çevreci örgütler eşliğinde temizlendi.

    Sabah saat 10.00 da Urla Karantina Adası yolunda toplanan ekipler kıyı temizliğine başladı. Toplanan çöpler poşetlere doldurulup toplama bölgesine getirildi. Ayrıca Urla Altınköy sahilinde de temizlik yapıldı. 7 den 70’e herkesim katıldığı etkinlik neşe içerisinde devam etti. Toplanan çöpler kayıt altına alındı.

    Uluslararası kıyı temizliği kapsamında toplanan ve kayıt altına alınan çöplerin nevi ve çeşitleri bir rapor ile katılan uluslara bildiriliyor.