Etiket: Öncesine

  • Sağlık Bakanı Koca:” Başkan Böcek birkaç gün öncesine göre iyi ancak genel durumu ciddiyetini koruyor”

    Sağlık Bakanı Koca:” Başkan Böcek birkaç gün öncesine göre iyi ancak genel durumu ciddiyetini koruyor”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in birkaç gün öncesine göre iyi olduğunu ancak genel durumunun ciddiyetini sürdürdüğünü söyledi.

    Çeşitli inceleme ve temaslarda bulunmak üzere geldiği Adana’da basın toplantısı düzenleyen Bakan Koca halen Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde tedavisi devam eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sağlık durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    “Muhittin Böcek’in sağlık durumu kritik”

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in daha önce özel bir hastanede takipte olduğunu hatırlatan Bakan Koca ” Öncelikle kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde takibinin uygun olacağını düşünerek naklini yapmıştık. Rektörümüz ve bizim arkadaşlarımız takip ediyor. Durumunun birkaç gün öncesine göre iyi olduğunu ancak genel durumunun ciddiyetini sürdürdüğünü söylemek istiyorum. Umarım en yakın zamanda şifa bulur. Yakınlarına şimdiden geçmiş olsun diliyorum” diye konuştu.

    33 gündür yoğun bakımda

    CHP’li Böcek, 17 Ağustos tarihinde sosyal medya hesabından Covid-19 test sonucunun pozitif çıktığını duyurmuş, herkese maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uyması için uyarıda bulunmuştu. Özel hastanede takibi yapılan Başkan Böcek, durumu kötüleşince 7 Eylül’de yoğun bakım ünitesine alınmış, 24 Eylül’de Akdeniz Üniversitesi Hastanesine sevk edilmişti. Akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle solunum sıkıntısı yaşayan Böcek’e, daha iyi nefes alabilmesi için trakeostomi (nefes borusuna delik açılması) uygulanmıştı.

  • Op. Dr. Erdoğan: “Genital estetikte lazer uygulamalarıyla doğum öncesine dönüş mümkün”

    Op. Dr. Erdoğan: “Genital estetikte lazer uygulamalarıyla doğum öncesine dönüş mümkün”

    Kadınların sağlıklı ve genç görünümü, genital bölgeleri için de istemelerinin artık normal bir süreç olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nihal Erdoğan, “Lazer uygulamaları ile vajinoplasti ortalama 5-10 dakika sürer. Yan etkileri minimal olduğu için tedavi sonrası istirahat gerektirmez, hasta normal yaşantısına devam edebilir” dedi.

    VM Medical Park Mersin Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nihal Erdoğan, gebelik, normal doğum, kilo alıp verme, sigara, kronik öksürük, hormonal dengesizlikler, menopoz ve yaş alımı ile beraber kadınların cinsel organlarında vajinal kaslarda gevşeklik ve vajinal kanalda genişleme, şekil bozuklukları, idrar kaçırma gibi pek çok istenmeyen sonuçla karşılaşılabildiğini belirtti.

    Genital estetikte lazer tedavileri hakkında bilgi veren Op. Dr. Erdoğan, “Özelikle yaşlanma ve normal doğum travmasının sonucunda ortaya çıkan vajinal gevşeme ve sarkmalar, ilişki esnasında sürtünme hissinin azalması sonucunda cinsel doyumda azalmaya ve eşler arasında soğukluk oluşmasına neden olabilmektedir. Kadınların kendine verdiği önemin ve sosyoekonomik düzeyin artışı ile doğru orantılı olarak genital estetik uygulamaları; özellikle lazer teknolojisinin de günlük pratiğimize girmesiyle hız kazanmıştır” diye konuştu.

    “Tedavi süreci ortalama 5-10 dakika sürüyor”

    Lazer uygulamaları ile karbondioksit ve radyo frekansı beraber kullanılarak anestezisiz, ameliyatsız, dikişsiz, günübirlik bir işlem sonrasında normal hayata dönüldüğünü söyleyen Erdoğan, “Lazer uygulamaları ile vajinal kaslar eski kuvvet ve sıklığına kavuşur. Vajinanın iç ve dış çapı azalır. Gevşeklik, kuruluk, kaşıntı, sürtünme ve ilişki esnasında ağrı şikayetleri düzelir. Lazer uygulamaları ile vajinoplastinin ortalama uygulama süresi 5-10 dakika olup yan etkileri minimal olduğu için tedavi sonrası istirahat gerektirmez, hasta normal yaşantısına devam edebilir. Bu lazer uygulaması ile doğum yapmadan önceki vajinal sıkılığa geri dönüldüğü için cinsel aktivite ve çiftin cinsel doyuma ulaşması tekrar mümkün hale gelmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Cerrahi sonrası genital bölgede kan akımı azalıyor”

    Kadınlarda hem menopoz hem de kanser veya çeşitli nedenlerle yapılan cerrahi girişimler sonrasında östrojenin azalması nedeniyle genital bölgelerde kan akımının azaldığını ve buna bağlı vajinal atrofi ve kuruluk olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Menopoz sonrası kadınların büyük bir kısmında görülen atrofinin derecesi ile doğru orantılı olarak kaşıntı, kuruluk, kayganlıkta azalma, anormal akıntı, hatta ilişki sırasında ağrı, enfeksiyonlara eğilim hissedilebilir. Yine mesane bölgesinde kaslarda gevşeme ve atrofi sonucu gülme, hapşırma, öksürme, egzersiz gibi aktivitelerle ortaya çıkan istemsiz idrar kaçırma şikayetleri başlar. Fraksiyonel karbondioksit lazerle başarı ile bu hastalıkları tedavi edebilmekteyiz.”

    “Lazer uygulamaları sonrası normal hayata devam edilebilinir”

    Genital estetikte lazer uygulamalarında fraksiyonel karbondioksit lazerin vajinal mukoza dokusuna etki ederek kolajen üretimini ve kan akışını hızlandırdığını ifade eden Op. Dr. Erdoğan, işlemin detaylarını şöyle anlattı:

    “Karbondioksit lazer uygulaması ile cilt altı kolajen liflerinde hızlı bir yenilenme ve iyileşme izlenir. Bu nedenle fraksiyonel karbondioksit lazer vajina gençleştirmede altın standart olarak kabul edilir. Fraksiyonel karbondioksit lazer sonrası hemen normal hayata geçilip mümkün olan en kısa sürede yürüyüşlere başlanır. Sadece cinsel ilişkiye başlamak için 1 haftalık bir bekleme süreci mevcuttur. Lazer uygulama sıklığı 45 gün aralıklarla 3 seans olup, gereklilik halinde yılda bir kez tekrarlanabilir. Lazer uygulamaları ile öksürme ve hapşırma ile idrar kaçırma, normal doğum sonrası veya yaşla ortaya çıkan gevşeklik hissi, vajinadan ses çıkması, ilişki esnasında his azalması, menopoz sonrası kuruluk tedavisi, kronik dirençli vajina enfeksiyonları, vulva beyazlatma, doğum sonrası çatlak tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır.”

  • İTO Başkanı Avdagiç: ’’POS cihazları hızlı çalıştı, harcamalar pandemi öncesine döndü’’

    İTO Başkanı Avdagiç: ’’POS cihazları hızlı çalıştı, harcamalar pandemi öncesine döndü’’

    İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) incelemesine göre, 10 Temmuz haftasında 19 sektörün 12’si banka ve kredi kartları ile satışlarda koronavirüs etkisini geride bıraktı.

    İTO’nun incelemesine göre, 10 Temmuz haftasında 19 sektörün 12’si banka ve kredi kartları ile satışlarda koronavirüs etkisini geride bıraktı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı yazılı açıklama ile Mart ayında başlayan yeni tip koronavirüs salgınının kart harcamaları üzerindeki değişimi araştırmak için ’TCMB Banka Kartı ve Kredi Kartı Harcama Tutarları’ verisini değerlendirdi.

    13 Mart ve 10 Temmuz haftalarındaki kartlı harcamaları karşılaştırdıklarını belirten Avdagiç’in verdiği bilgiye göre, tüketicilerin kartla yaptıkları harcamalar elektronik eşya ve bilgisayarda yüzde 47 arttı. Müteahhit işlerinde artış yüzde 33, mobilya ve dekorasyon ile yapı malzemeleri, hırdavat, nalburiyede ise yüzde 27 oldu.

    Bu harcama kalemlerini yüzde 24 artışla araba kiralama, yüzde 22 artışla araç kiralama-satış/servis/yedek parça ve yüzde 14 artışla doğrudan pazarlama izledi.

    Öte yandan market ve alışveriş merkezleri, bireysel emeklilik, hizmet sektörleri, kuyumcular, yemek, sağlık-sağlık ürünleri-kozmetik, eğitim-kırtasiye-ofis malzemeleri harcamaları da pandemi öncesi seviyesine hızla yaklaşıyor.

    Araştırma salgınla geçen son 4 ayda, kartla harcama tutarlarında internet alışverişinin payının yüzde 24’ü geçtiğini de gösterdi.

    Tüketim davranışlarındaki sektörel talep değişimi

    İTO Başkanı Avdagiç, banka kartı ve kredi kartları ile yapılan harcama tutarlarının, tüketim davranışlarındaki sektörel talep değişimleri konusunda ipuçları verdiğini vurguladı.

    Avdagiç sözlerine şöyle devam etti: ’’Pandemi sürecinde gördük ki, artık hemen herkes bankadan nakit para çekmeden, adeta 5 lirayı bile kartla temassız olarak ödemek istiyor. 10 kişiden en az 7’si kasada cüzdanından para değil, banka ya da kredi kartını çıkarıyor. Bu sebeple kartla harcama tutarları piyasalar için çok önemli bir veri. Üyelerimizle yaptığımız görüşmelerde de kartla alışverişin giderek yaygınlaşmaya başladığı yönünde geri bildirimler alıyoruz’’.

    TCMB verilerinden yola çıkarak, sektörlerin koronavirüs etkisinden ne kadar çıktıklarını incelediklerini belirten Avdagiç,’’POS cihazları hızlı çalıştı, harcamalar pandemi öncesine döndü’’ ifadesini kullandı.

    İTO Başkanı Avdagiç, sözlerini şöyle tamamladı: ’’Salgının başladığı 13 Mart haftasında kartla yapılan her 100 liralık harcama tutarının 10 Temmuz haftasında kaç liraya indiğini ya da çıktığını inceledik. Birçok sektörümüzde kartla alışverişte pandemi öncesi seviyenin üzerine çıkıldığını memnuniyetle gördük. Bir başka deyişle ‘POS cihazları pandemi öncesine dönüş sinyali verdi’ diyebiliriz. Bununla birlikte bazı sektörlerimiz ise eski sevilerine yaklaşmaya çalışıyor. Normalleşme ile bu sektörlerde de eski seviyenin yakalanacağını, hatta aşılacağını düşünüyoruz’’.

  • Gölyazı’da 2600 yıl öncesine ait sağlık merkezi ortaya çıktı

    Bursa’nın turizm merkezleri arasında yer alan ve geçmişi 2 bin 600 yıl öncesine dayanan Gölyazı’da, Nilüfer Belediyesi tarafından yapılan kazılarda bölgenin sağlık merkezi olduğu bulgusuna ulaşıldı.

    Bursa’da 2016 yılında Nilüfer Belediyesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Müzeler Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirdiği kurtarma ve sondaj kazılarında, Gölyazı Mahallesi’nin 2 bin 600 yıl öncesinde sağlık merkezi olduğu ortaya çıktı. O dönem adı Apollonia ad Ryndacum olarak bilinen Gölyazı’da gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, tıbbi materyallere ulaşıldı. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarihe ışık tutacak yeni bilgiler elde edildiğini açıkladı. Bozbey, ekibin kazılarda ortaya çıkan eserleri temizlemesi ve güçlendirmesi aşamasında bazı metal eşyaların tıbbî alanda kullanıldığını belirlediğini söyledi.

    Başkan Bozbey, “Apollonia ad Ryndacum, aynı zamanda sağlık tanrısı Asklepios’un saygı gördüğü bir şehir. Kazı ekibimiz 2016 yılında bir hekim ve ailesine ait mezar grubunu daha önce ortaya çıkarmıştı. Bu yıl gerçekleştirilen kazılarda da bölge hakkında çok önemli verilere ulaşıldı. Daha önce bulunan mezar grubu ve hekim âletlerinin yer alması Gölyazı’nın o dönem sağlık merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Bu da önemli bir turizm merkezimiz olan Gölyazı’nın havasıyla, suyuyla insanlara huzur vermesinin yanı sıra sağlık alanında da önemli bir merkez olduğunu gösteriyor” dedi.

    Nilüfer Belediyesi’nin Gölyazı’da 2018 yılı kazı ve koruma çalışmaları Aralık ayında sona erdi. Yıl boyunca çalışmalar ağırlıklı olarak ’kutsal alan’ bölümünde kazı yapıldı. 2017 yılında kazılar büyük ölçüde tamamladı ve 2018 yılında da detay kazıları yapılarak alanın anlaşılmasına yönelik araştırmalara devam edildi. Bu arada defineciler ve doğal tahribat sebebiyle hayli zarar gören alanda restorasyon ve konservasyon çalışmalarına başlanmak üzere Gazi Üniversitesi’nden Prof Dr. Yaşar Selçuk Şener’den rapor alındı. Daha sonra kılcal çatlaklar tespit edilerek anıt üzerinde jeofizikik incelemeler yaptırıldı. Son olarak elde edilen veriler ışığında Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun bilgisi dahilinde alanda geçici koruma tedbirleri alındı. Çatlaklar dolduruldu ve sağlamlaştırmalar yapıldı. Anıt, çevre düzenlemesi yapılarak ziyarete açılacak duruma getirildi. Çalışmaların 2019 programında da çevre düzenleme projesi hazırlanarak alanın ziyarete açılması planlanıyor. Çalışmalar tamamlandığında Gölyazı’nın tamamı yakın bir gelecekte yaşayan arkeopark hâline gelecek.

  • Uluslararası III. Türk-Alman Sempozyumu 100 Yıl Öncesine Mercek Tuttu

    Almanya’nın Würzburg Şehrinde düzenlenen “Mondros ve Verysay’ın 100. yılında Türk-Alman İlişkileri Sempozyumu“ çeşitli ülkelerden çok sayıda akademisyenin katılımı ile gerçekleştirildi.

    Akdeniz Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Julius- Maximilians Üniversiteleri ile Almanya IKG Enstitüsü tarafından düzenlenen “Mondros ve Verysay’ın 100. yılında Türk-Alman İlişkileri Sempozyumu“ çeşitli ülkelerden çok sayıda akademisyenin katılımı ile gerçekleştirildi. Türkiye, Almanya, Azerbaycan, Avusturya, Hollanda ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden katılan akademisyenler iki gün boyunca ikili ilişkileri konu alan bilimsel çalışmalarını sözlü, görsel ve belgesel kaynaklara dayanarak sunumlarını yaptı. Würzburg Üniversitesi’nin 600 yıllık tarihi binasında gerçekleşen oturumlarda 85 bilim adamı bizzat katılarak 16 bilim insanı ise bildiri göndererek sempozyuma katkı sağladı.

    Uluslararası III. Türk-Alman Sempozyumu’na verdiği destek ile çok sayıda akademisyenin sempozyuma katılmasını sağlayan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, “Türk-Alman ilişkilerinin önemli bir dönemini işaret eden bu bilimsel etkinliğe en başından beri önemli destekler vererek eksiksiz hayata geçmesine özen gösterdik. Prof. Dr. Pache ve Dr. Çelik’i üniversitemizde misafir ederek sempozyumun teknik boyutlarını uzun uzun görüştük. Bu bilimsel etkinliğin, Türk ve Alman milletlerinin geçmişteki birlikteliğine dikkat çektiğini akademisyen camiaya duyurarak katkı sağlamalarına destek verdik. Türk-Alman ilişkilerine özellikle bilimsel alanda da çok iyi yerlerde olması için üniversitemiz özel bir gayret göstermektedir. Genç akademisyenler ve öğrencilerimizin iki ülke arasında sağlayacağı diyaloğa Akdeniz Üniversitesi olarak destek veriyor ve sempozyumun dördüncü ayağının bizim üniversitemizde yapılmasını teklif ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin de, “Almanya’ya geçmişte işçi olarak giden bir ailenin çocuğuyum. Almanya’ya karşı sevgi ve ilgim zaten özel olarak var. Yıllarca Türk milli takımının olmadığı uluslararası müsabakalarda bizler hep Almanları destekledik. Rektörü bulunduğum Selçuk Üniversitesi’nin geçmişine büyük saygı duyduğum Julius-Maxmimilians Ünivesitesi ile uluslararası alanda program gerçekleştirmesini sevinçle dile getirmek istiyorum. Onbinlerce öğrencisi ve geniş akademisyen kesimi ile Türkiye üniversiteleri arasında saygın bir yeri olan Selçuk Üniversitesi’nin gelecekte Türk-Alman ilişkilerine daha fazla katkı sağlayacak projelere imza atmak istediğini belirtirim” dedi.