Etiket: Öncesi

  • Afyonkarahisar’da Yılbaşı Öncesi Kaçak Alkol Operasyonu

    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü İbrahim Özel, yaklaşan yılbaşı öncesi kentte gümrük kaçağı alkol satılabileceği düşüncesi hareketi ile yapılan bir operasyonda 22 şişe kaçak viski ele geçirildiğini belirtti.

    Operasyonla ilgili yazılı bir açıklama yapan Özel, operasyonun Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü görevlilerince yapıldığını söyledi. Özel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Yaklaşan yılbaşı dolayısıyla ilimiz merkezi ve ilçelerinde gümrük kaçağı alkol satışları olabileceği değerlendirilerek yapılan çalışmalar neticesinde, durumundan şüphelenilen bir araç durdurulmuş ve araçta arama yapılmıştır. Araçta yapılan arama neticesinde gümrük kaçağı 22 şişe viski ele geçirilmiştir. Konuyla ilgili olarak 1 şahıs hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan tahkikat başlatılmıştır.”

  • Yoksul Aile Kış Öncesi Yardım Bekliyor

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaşayan ve maddi durumları iyi olmayan Atalay ailesi, evlerini onarabilmek için hayırseverlerden yardım bekliyor.

    Kdz. Ereğli ilçesine bağlı Topçalı köyünde yaşayan Atalay ailesi, zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. 4 kişilik aile, Mustafa Atalay’ın (51) aldığı asgari ücret ve 86 yaşındaki Hüseyin Atalay’ın üç ayda bir aldığı yaşlılık maaşı ile geçinmeye çalışıyor. Mustafa ve Şerife Atalay’ın (50) 18 yaşındaki kızları Semra Atalay ise Bülent Ecevit Üniversitesi’nde hayırseverlerin yardımları ile okumaya çalışıyor.

    Çatısından su akan ve her tarafından soğuk giren evde kışı geçirmenin çok zor olduğunu belirten Şerife Atalay, hayırseverlerden evlerine bakım yapabilmeleri için yardım beklediğini söyledi. Eşinin işe yeni girdiğini ve mevcut gelirleri ile 40 yıl önce inşa edilen evlerine bakım yaptırmalarının mümkün olmadığını dile getiren Atalay, “Bu evde soğuktan duramıyoruz. Çatımız damlıyor. Bu evde 4 kişi yaşıyoruz. Bir tek odada duruyoruz hepimiz. Başka odada duramıyoruz. Bu evde böyle nasıl duracağız? Soğuk oluyor. Doğrudürüst ev muhafazalı değil. Köşelerden fareler de çıkıyor. Eşim de köyde bir fabrikada yeni işe girdi, asgari ücretle çalışıyor. Evi yaptıracak durumumuz yok. Kızım Zonguldak’ta üniversitede, oradan buradan gelen yardımlarla okuyor. Ben bu eve geleli 25 sene oldu, bu ev yapılalı 40 sene vardır. 40 yıldır bu eve bakım yapılmıyor” dedi.

    Evin tavanına ve tabanına farelerin girmemesi için beton dökülmesini, çatının, pencere ve kapıların tamir edilmesini isteyen Şerife Atalay, hayırseverlerin soğuk kış günleri öncesi kendilerine yardım eli uzatmalarını bekliyor.

  • Galatasaray’da Derbi Öncesi Kart Alarmı

    Süper Lig’in 14. haftasında bugün sahasında Bursaspor ile karşılaşacak olan Galatasaray’da, 3 oyuncu kart sınırında bulunuyor. Hakan Balta, Selçuk İnan ve Sabri Sarıoğlu, bu müsabakada kart görmesi halinde 15. haftadaki Beşiktaş derbisinde forma giyemeyecek.

    Spor Toto Süper Lig’in 14. haftasında sarı-kırmızılı takım, bu akşam Türk Telekom Arena Stadyumu’nda Bursaspor ile karşılaşacak. Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam ile yollarını ayıran ve Yardımcı Antrenör Ersel Uzgur yönetiminde sahaya çıkacak olan yeşil-beyazlı rakibini mağlup ederek kötü gidişatını durdurmak isteyen Galatasaray’da, ceza sınırında bulunan oyuncular teknik heyeti düşündürüyor.

    3 OYUNCU SINIRDA

    Sarı-kırmızılılarda kaptan Selçuk İnan’ın yanı sıra tecrübeli oyuncular Hakan Balta ve Sabri Sarıoğlu, Bursaspor karşılaşması öncesi kart sınırında bulunuyor. Bu oyuncular, bu akşam oynanacak olan karşılaşmada sarı kart görmeleri halinde ligin 15. haftasında deplasmanda oynanacak Beşiktaş derbisinde forma giyemeyecek.

  • Bolu’da Kupa Maçı Öncesi Kar Sürprizi

    Ziraat Türkiye Kupası’nda Boluspor ile Ümraniyespor arasında oynanacak maç öncesi stadyum karla kaplandı. Sahanın temizlenmesi için görevliler çalışma başlattı.

    Bolu’da sabah saatlerinde yoğun kar yağışı nedeniyle kent beyaza büründü. Yoğun kar yağışı futbolu da vurdu. Boluspor’un Ziraat Türkiye Kupası’nda Ümraniyespor ile karşılaşacağı maç öncesi Bolu Atatürk Stadyumu zemini karla kaplandı. Saha temizleme ekipleri sabah saatlerinde stadyumda kar kürüme çalışmalarına başladı. Saat 13.00’te başlayacak maç için çalışmalar yoğun kar yağışı altında sürüyor.

  • Tekirdağ 50. Yıl Ortaokulu’ndan TEOG Öncesi Seminer

    Tekirdağ Süleymanpaşa 50. Yıl Ortaokulu, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) öncesi öğrenci ve velilere ’Sınav Kaygısı ve Baş Etme Yöntemleri’ konulu seminer düzenledi.

    Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen seminer, 8. sınıflardan sorumlu Uzm. Psk. Danışman ve Rehberlik Öğretmeni Ebru Kapçak tarafından verildi. Katılımın yüksek olduğu seminerde sınav kaygısının normal düzeyde olması gerektiği, sınav kaygısının baş edilebilir bir duygu olduğu, sınavların öğrencilerin kişiliğini değerlendiren bir ölçü olmadığı, kazanmak kadar kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğu vurgulandı. Uzmanlar, TEOG sınavlarına bir gün kala büyük bir kaygı içerisinde olan veli ve öğrencilere sınav kaygısının giderilmesi konusunda çeşitli önerilerde bulundu.

    Seminerde, Tekirdağ Süleymanpaşa 50. Yıl Ortaokulu Müdürü Hulusi Tatar, 8. Sınıflardan Sorumlu Müdür Yardımcısı Sıla Özer ve 8. Sınıflardan Sorumlu Psikolojik Danışman ve Rehberlik Öğretmeni Ebru Kapçak, öğrenci ve velileri sınav kaygısını aşmaları konusunda bilgilendirdi.

    Okul Müdürü Hulusi Tatar, sınavların, çocukların kişilik özelliklerini, zekasını, ailenin başarılı olup olmadığını belirleyen bir araç olmadığını söyledi. Sınavların geleceğin tek belirleyicisi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Tatar, “Sınavlar sadece birer fırsattır. Bu fırsatların bir şekilde telafisi vardır. Aile, öğrenciye sınavın bir ölüm-kalım meselesi olmadığını, yararlanılması gereken bir fırsat olduğunu, bu fırsat kaçırılsa bile hayatta başka fırsatların onu beklediğini anlatmalıdır” dedi.

    Okul Müdürü Tatar, sınavın çocukların öğrenme yaşantılarını değerlendiren ve onların bir üst eğitim kurumuna yerleşmesini sağlayacak bir araç olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Her duygu gibi kaygının da kişinin yaşamında önem taşıdığını ve gerekli olduğunu dile getiren Tatar, “Orta düzeyde bir kaygı kişiye enerji verir, onu motive eder. Amaç, kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, yapıcı bir düzeyde tutabilmektir” ifadelerini kaydetti.

    8. Sınıflardan Sorumlu Müdür Yardımcısı Sıla Özer, “Sınava giren bizler değil çocuklarımızdır. Her çocuk, aynı düzeyde sınav kaygısı yaşamaz. Çocuklar farklı durumlara, farklı kaygı tepkileri verirler. Anne ve babaların yüksek düzeyde sınav kaygısı yaşamaları, çocuklarına yönelik yüksek beklenti duymalarına neden olur. Çocuğun var olan sınav kaygısına, anne ve babanın sınav kaygısı da eklenince çocukların kaygı düzeyleri daha da artar ve bu durum çocuk ile anne-baba ilişkisinin bozulmasına neden olabilir. Eğer çocuğumuzun sınav kaygısı onun günlük yaşantısını olumsuz etkiliyor ve günlük yaşam etkinliklerini yerine getirmesine engel oluyorsa bu konuda psikolojik destek de alabilirsiniz” dedi.

    Okul Rehber Öğretmeni Ebru Kapçak ise velilere çeşitli önerilerde bulundu. Velilerin, zor dönemde çocuklara anlayışlı ve destekleyici davranması gerektiğine dikkat çeken Kapçak, “Sınav yaklaştıkça çocuklarımız daha yoğun bir kaygı duyacaklardır. Eğer mümkünse TEOG sınavındaki başarıları hakkında konuşmamaya özen gösterin. Örneğin matematikten şu kadar net yapmalısın, İngilizceden ful yapmalısın gibi zorunluluk ifadeleri kaygı düzeyinin artmasına sebep olur. Çocuğunuzu hiçbir zaman başka çocuklarla kıyaslamayın. Sizin sınıftan şu öğrenci sınavdan ful çekmiş, senin ne eksiğin var gibi. Her zaman çocuklarınızın yanında olduğunuzu hissettirin. Çocuğunuzun geçmiş başarısızlıklarından ziyade başarılarının üzerine vurgu yapın ki kendisine olumlu bakması kolaylaşsın. ’Eğer kazanamazsan, falan okula gidersin.’ gibi sözler onun gideceği okulu, yapacağı işi sevmesine imkan bırakmaz. ’Sen bizim evladımızsın. Seni seviyoruz ve hep seveceğiz.’ şeklinde açıklamalar yaparak çocuğunuzu rahatlatabilirsiniz. Bu durumda çocuğunuz sizin sevginizi kazanmak için özel bir gayret sarf etmek zorunda olmadığını anlayacaktır. Bu rahatlama, çocuğunuzun sınavda daha iyi performans göstermesini sağlayacaktır. Velilerin sınav günlerinde çocuklarına her zamanki gibi davranmaları gerektiği, rahatlatmak için çabalarken ekstra kaygı oluşturmamaları, her zamanki gibi davranmaları ve eğer öğrenci sınav günü ailesinin de yanında olmasını istiyor ise sınav yerinde onu beklemeleri de uygun olabilir. Sorumluluklar yerine getirildikten sonra, sonuç ne olursa olsun ’Hayırlısı buymuş’ şeklinde düşünülmesi, en uygun olan davranış biçimidir” diye konuştu.