Etiket: Önceliği

  • TTSO Başkanı Hacısalihoğlu: “Yatırım Adası Trabzon’un önceliği”

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, organize sanayi bölgelerinin tamamen dolduğunu, bu nedenle Yatırım Adası ve Endüstri Bölgesi’nin şehrin en önemli önceliklerinden biri haline geldiğini söyledi.

    TTSO tarafından basın mensuplarına verilen iftar yemeğine Meclis Başkanı M. Şadan Eren, TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, yönetim kurulu ve meclis üyeleriyle gazeteciler katıldı.

    Meclis Başkanı Şadan Eren, basın mensuplarına, ‘İftarımıza katıldığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

    “OSB’LER TAMAMEN DOLDU”

    TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu ise, odanın yaptığı bazı çalışmalarla ilgili basın mensuplarına bilgi verdi. Trabzon’un en önemli konularından birisinin istihdam ve yatırım olduğunu belirten Hacısalihoğlu, şunları söyledi:

    “Yatırım olması şehrimizin büyümesine ve gelişmesine katkı sağlıyor, ticareti geliştiriyor. OSB’ler çok önemli yatırım alanlarımız. Arsin OSB doldu ve gerçekten çok mükemmel bir bölge oldu. Arsin OSB’de 93 firma faaliyette, 1 firma proje aşamasında, 86 parsel var. 5 bin istihdama ulaşıldı ve 400 milyon dolara yaklaşan ihracat yapılıyor. Beşikdüzü OSB’de 37 parselde firmalarımız yatırıma başladı. 19 firma faaliyette, 10 firma inşaatını tamamlama aşamasında, 5 firma proje aşamasında. Birinci ve ikinci etap tamamen doldu. Firmalarımız dağlar, tepeler tıraşlanarak açılan alanlara yatırım yapıyor. Bu durum da yatırımcıya çok büyük maliyetler getiriyor. Şehrimizdeki yatırımcıların ne kadar takdir edilmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum. Akçaabat Şinik OSB’de de 31 parselin tümü doldu. İlave parseller yaratılmaya çalışılıyor. 5 firma faaliyette. 3 firma inşaat, 23 firma proje aşamasında. Vakfıkebir OSB’de ise kamulaştırma tamamlandı, altyapı çalışmalarına başlanacak.”

    YATIRIM ADASI GEREKLİ, 100 FİRMA ARSA BEKLİYOR

    Başkan Hacısalihoğlu, “Tüm bunları gördükten sonra Arsin OSB önünde kurulacak Yatırım Adası’nın neden bir an önce gerçekleşmesi gerektiğini anlıyoruz. Yatırım Adası şehrin en önemli ihtiyaçlarından biri haline geldi. Hazırlıklar devam ediyor ve bir an önce hayata geçmesini temenni ediyoruz. Trabzon’da organize sanayi bölgelerinde arsa tahsisi bekleyen yatırım planlayan 100 civarında firmanın talebi var. Önümüzdeki süreçte bu yatırım talebinin karşılanması gerekmektedir. Dağlarda planlanan organize sanayi bölgeleri büyük ölçekli yatırımlara parsel olarak uygun değil. Trabzon’un geleceğinde büyük ölçekli yatırım, üretim, istihdam, ihracat planlamaları ancak Trabzon Yatırım Adası ve Endüstri Bölgesi ile karşılanabilecektir” dedi.

    TRABZON YÜKSEK TEKNOLOJİ KENTİ OLACAK

    TTSO olarak ileri teknoloji konusunda da önemli hamleler yaptıklarını belirten Hacısalihoğlu, şunları söyledi:

    “Yüksek teknolojik ürünlerin Trabzon’da üretilmesi konusunda Teknokent’te yürüttüğümüz projeler var. Yaklaşık 9 milyon liralık yatırımla Biyoteknoloji ve İnovasyon Merkezi kurmayı planlıyoruz. TOBB’un bu projeler yarattığı maddi kaynak nedeniyle Rifat Hisarcıklıoğlu’na bir kez daha teşekkür ediyoruz. Tüm bu çalışmalar tamamlandığında bir ileri teknoloji üniversitesini mastır ve doktora düzeyinde kurarak şehrimizi tam bir merkez haline getirmeyi planlıyoruz.”

    Hacısalihoğlu, Trabzon’un tanıtımı konusunda da son olarak sosyal paylaşım sitesi Instagram üzerinden “onetrabzon” etiketiyle bir çalışma başlattıklarını vurgulayarak, “Onetrabzon kısa sürede bin 238 takipçiye ulaştı. Takipçiler tarafından onetrabzon etiketiyle 519 fotoğraf paylaşıldı. Bu fotoğraflar arasından seçilen fotoğrafların 80’i ana sayfada gösterildi” dedi.

  • Ebso Başkanı Yorgancılar: “Hükümetin Önceliği Ekonomiye Vermesi Memnuniyet Verici”

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, iş dünyası temsilcileri olarak 65. Hükümetin önceliği ekonomiye vermesinden memnuniyet duyduklarını açıkladı.

    Küresel piyasaların işleyişinin değiştiği, rekabet yarışının hız kazandığı bir dönemde iş dünyasının geçerliliği kalmayan yöntemlerle, geçmişe yönelik yasal düzenlemelerle yoluna sağlıklı bir şekilde devam etmesinin mümkün olmadığını kaydeden Yorgancılar, TBMM’ye sunulan ancak detaylarının henüz görülmediği pakette yer alan; özellikle damga vergisi, harçlar gibi iş dünyasının üzerindeki gereksiz yüklerden kurtulacakları için çok mutlu olduklarını ifade etti.

    Yorgancılar, “Sözleşmelerde sadece bir nüsha üzerinden damga vergisi ve noter harcı alınması uygulaması yerinde bir karar olup, damga vergisi oranlarının da düşürülmesi gerektiği inancındayız” dedi.

    Yatırımlar için tahsis edilen arazilere yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisi muafiyeti uygulamasının da süresiz yapılmasının daha etkili olacağını vurgulayan Yorgancılar, “Teşvikli yatırımlarda fabrika faaliyet gösterdiği sürece emlak vergisi alınmamalıdır. Tacirlerin veya şirketlerin kurucularının imzalarını gösteren sirkülerin noter yerine ticaret sicilinde yapabilmeleri zaman ve para tasarrufu sağlayacaktır. Bununla birlikte, ticaret sicil müdürlüklerinin daha etkin olması da ayrıca değerlendirilmelidir” diye konuştu.

    YABANCI YATIRIMLARIN ÖNEMİ

    Bürokrasinin, iş dünyasının en sıkıntılı konularından biri olduğunu, yeni paket ile bütün şirket kuruluşuna ilişkin vergi mükellefiyeti belgelerinin, elektronik ortamda ticaret sicil memurluğundan alınmasının şirket açma ve kapamanın önündeki engellerin azaltılacak olmasının olumlu adımlar olduğunu kaydeden Yorgancılar, doğrudan yabancı yatırımları teşvikin önemine de değindi.

    Paketin içinde yer alan, uluslararası şirketlere yönelik teşvikleri olumlu görmekle birlikte, haksız rekabet oluşturmayacak şekilde uygulanmasını ümit ettiklerini belirten Yorgancılar, “Bu açıdan, yönetim merkezi Türkiye’de olan uluslararası şirket haline gelmiş Türk şirketleri de dikkatle değerlendirilmelidir. Ülkemizde doğrudan yabancı yatırımların artması ekonomik büyümemiz ve kalkınmamız adına en önemsediğimiz konulardan biridir. Zira, yabancı yatırımlar istihdam sağlamakla birlikte, nitelikli iş gücü ve katma değer yaratıcı üretimi yükselterek, teknolojiyi geliştirerek; mikro ölçekte fabrikalarımız ile firmalarımıza, makro ölçekte ise iş dünyamıza ve ülkemize önemli kazanımlar sunmaktadır. O nedenledir ki, bizim uluslararası doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmemiz, Türkiye’yi alternatif ülkeler planına alan özellikle büyük markalara önemli kolaylıklar ve imkanlar sunmamız gerekmektedir” dedi.

    “KAYYIM KONUSU YENİDEN ELE ALINMALI”

    Doğrudan yabancı yatırımların önemi ortada iken, iş dünyasına birazcık nefes aldıracak söz konusu paketin konuşulduğu ortamda Adalet Komisyonu’nda görüşülmekte olan şirketlere kayyım atanmasına ve şirketlerin ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin de kayyıma devredilmesine ilişkin düzenlemelerin iş dünyasında yarattığı endişeye dikkat çeken Yorgancılar, bu hususun iş dünyasını tedirgin etmeyecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğine olan inancını dile getirdi. Yorgancılar, şunları söyledi:

    “Kayyım atanması, üreten ekonomi ile çelişmekle birlikte doğrudan yabancı yatırımcıyı kaçırtan bir uygulama niteliğindedir. Bu uygulama ile Türkiye cazibesini yitirirken, geleceğini de ipotek altına almış olacaktır. Çünkü tasarıyla, kayyım tedbirlerinin uygulanacağı suçların kapsamı oldukça genişletilmekte bu da şirketlerin hareket alanını daraltmaktadır. İş dünyası olarak aklımıza takılan şu sorulara cevap arıyoruz: Kayyım tarafından yetkilerin orantısız kullanılması sonrasında, geriye getirilmesi mümkün olmayan zararlar nasıl telafi edilecek? Bu durumun ticari hayat üzerindeki etkisi nasıl olacak? Bundan nasıl bir fayda beklenmektedir? Şirketlerin ticari yaşamdaki güvenceleri, özgürlükleri, ticari yaşamın istikrarı, rekabet koşulları tamamen farklı bir yöne gitmeyecek mi? Kayyımlara, görevleri nedeniyle tazminat davası açılamaması orantısız yetki kullanma konusundaki riskleri açıkça ortaya koymuyor mu? Hükümetimizin bir yandan yüzümüzü güldürürken, diğer yandan da tedirgin edici risklerle bizleri karşı karşıya getirmeyeceği inancıyla bu yanlıştan dönmesini, endişelerimizin giderilmesini, üretim ve yatırım odaklı politikaların devamının gelmesini diliyorum.”

  • Öztürk’ün Önceliği Turizm, Sit, Ecrimisil Ve 2b

    1 Kasım Milletvekili genel seçimlerinde AK Parti 2. sıra milletvekili adayı olan ve Milletvekili seçilen Nihat Öztürk, meclis yasama dönemi başladıktan sonra gündeme getireceği ve çözüm noktasında çalışacağı Muğla’nın öncelikli sorunları arasında turizm, SİT, ecrimisil, 2B sorunu ve yurt dışı charter uçuş yapabilen yerli bir firma kurulması olduğunu açıkladı.

    “ÖÇK VE SİT BÖLGELERİNDE PLANLAMA ŞART”

    İl Başkanlığı görevinde bulunması ve sahadan gelen birisi olarak Muğla’nın öncelikli problemlerini bildiğini belirten Öztürk, “4,5 yıl il başkanlığı yapmam sahadaki problemlerin neler olduğunu ve çözüm noktasında neler yapmam gerektiği konusunda faydalı olacak. Ben sahadan gelen birisiyim. Seydikemer’den Bodrum Turgutreis’e kadar neler yapılması gerektiğini daha önce de biliyorduk ama geçen 40 günlük seçim kampanyası döneminde nelerin öncelikli olması gerektiğini anladım. AK Parti’yi kurduğumuz 14 ağustos 2001 yılından bu yana belki de tüm bölgeyi 20 defa ziyaretlerde bulunmuşumdur. Her gittiğimde özellikle kırsal alanlardaki ÖÇK ve SİT ile ilgili planlama ve sıkıntılarını biliyorum. Bu sorunlara duyarsız kalma şansımız yok. Bu yörelerin bir an önce planlama noktasında planlamaya kavuşması gerekir. Bu insanlarımız kendi çocuklarına ev yapabilecek arsalar olmasına rağmen ev yapamaz durumdalar. Bu konuda ivedilikle planlama, ÖÇK ve SİT değerlendirme konusunu devreye sokmamız lazım. Bu vatandaşlarımızın ortaya çıkardığı bir sorun değil. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına Muğla’nın bu planlama probleminden kaynaklı sorunu çözüme kavuşturmak istiyoruz. Bu konuda geçmişte iyi niyetli çözüm arayışlarının olduğunu da biliyorum. Öyle yerler var ki, ahırlarını temizleyip çocuklarını evlendiriyorlar. Bu çağda bu doğru değil. Selimiye gibi Söğüt gibi kıyı kenardan kaynaklanan problemler var. Bunların acilen yasal düzenlemeler ile çözüme kavuşturulması gerekir” dedi.

    2B PROBLEMİ

    2B probleminin yıllardır çözüme kavuşturulamamış bir problem olduğunu belirten Öztürk, “AK Parti iktidarında Orman Bakanımızın ve Başbakanımızın katkıları ile bu çok ciddi probleme el atıldı. Fakat rayiç bedel konusunda bazı yerlerde devletin vatandaşa sağlamış olduğu yüzde 50 indirimi, ilgili kurumların memurları sanki bir hak gaspı olarak gördü. Fiyatlama noktasında bazı yerlerde sıkıntılı olduğunu gördüm. Bunların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazı bölgelerde yüksek fiyatlı rayiç bedellerinin olduğu alanlarda vatandaşlarımız taksitlerini ödeyemez duruma geldi. Bunların tekrar önlerinin açılması gerektiği inancındayım. Sayın Başbakanımız bu konularda müjdeyi verdiği için ben bunları tekrar gündeme getiriyorum çünkü bu konuda en büyük problem Antalya’dan sonra Muğla’da yaşanıyor. Bunun da bir an önce devreye sokulması lazım” dedi.

    ECRİMİSİL SORUNU

    Muğla’nın en önemli problemlerinden birisinin de Ecrimisil olduğunun altını çizen Öztürk, “Turizm bölgelerimizde otelcilerimizin ve işletme sahiplerinin ödediği rakamlar var. Artık bu ecrimisil olmaktan çıkıp kiraya veya kiranın üzerinde rakamlar ödenmeye başlandı. Turizmcilerimiz sahil kenarında 100 metre alanı kullanıyor, 1,5-2 milyon yıllık ecrimisil kesilen yerler var. Bu rakamlar doğru rakamlar değil. Bir şekilde bunlara yasal bir düzenleme getirmemiz lazım. Sonuçta Türk turizmini olumsuz etkiliyor. Turizm, Türkiye’nin bacasız sanayisi ve bölgemize en büyük katkıyı veren sektör. Ecrimisil konusunu bir an önce çözüme kavuşturup, oradaki turizmcilerimizin rahatlamasını sağlamak ve sahillerin daha doğru kullanılması noktasında bizim destek olmamız lazım” dedi.

    “TÜRK TURİZMİNİN DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTULMASI LAZIM”

    Kendisinin de yıllardır turizmin içinde yer alan birisi olarak Türk turizminin dışa bağımlılıktan kurtulması gerektiğini işaret eden Öztürk, “Bölge turizmine destek vermek adına elimden gelen desteği sağlamak istiyorum. Muğla demek, turizm demek. Türk turizminin biraz daha dışa bağımlılıktan kurtulması lazım. Marka olmuş bir Türk Hava Yollarımız var. Türk Hava Yolları, Anadolu Jet gibi içeride yurt dışı firmalar üzerinde kendi firmasını kurup nasıl yurt dışı trafiğini rahatlattıysa bizim de artık Charter seferi yapan yerli bir firmaya ihtiyacımız var. Bu firma THY kanalı ile kurulabilir. Ülkemizde veya turizm bölgelerinde olası bir olumsuzlukta uçağın rotasını başka ülkelere çevirmeyecek yerli bir Charter firmaya ihtiyacımız var. Bir an önce kendi charter uçak firmasına ve yurt dışından Türkiye’ye sefer yapabilen, koltuk fiyatlarını düşüren noktaya getirmemiz lazım” dedi.

    “SEZON DEĞERLENDİRMELERİNİ TURİZM BAKANI İLE YAPMAK İSTİYORUZ”

    Turizmin çok kırılgan bir sektör olduğunu belirten Öztürk, turizm sezonlarının başında ve sonunda yapılacak değerlendirme toplantılarının önemli olduğunu belirterek, “Biz sezon başlarında ve sezon sonlarında Bakanımızı bölgede sektör ile buluşturup, sektörün problemlerini değerlendirmemiz lazım. Turizmin değerlendirmesini Bodrum,’da, Marmaris’te ve Fethiye’de yapmayacağız de nerede yapacağız? Yeni kabinede oluşacak Turizm Bakanımız ile beraber bölgemize ivedilikle destek olmamız lazım. Turizmden gelen 40 milyar dolara yakın bir para var ve bu para bizim dış ticaretimizi dengeliyor. Bu da ülkemizin en önemli kaynaklarından birisi ve biz petrol ülkesi değiliz. Muğla’nın 1480 km kıyısı var. İspanya’dan daha büyük bir kıyıya sahibiz ama İspanya’nın kazandığı paranın üçte birini kazanamıyoruz. Biz şanslıyız. Çünkü turizmin içinden gelen bir milletvekilimiz daha var. İnşallah turizm konusu bizim öncelikli konumuz olacak. Turizmi desteklediğimiz zaman en az 50 sektörü daha desteklemiş oluyoruz” dedi.