Etiket: önceki habersonraki haber

  • O alçak, Tekmanlı çıktı

    O alçak, Tekmanlı çıktı

    Muş Varto İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne 8 Temmuz 2010 tarihinde düzenlenen ve 4 polis memurunun yaralanmasına neden olan saldırıda yer alan teröristlerden biri yurt dışına kaçmak isterken sınırda yakalandı.

     

    “HİÇ DE PİŞMAN DEĞİLİM!”

     

    Erzurum’un Tekman ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirlenen ve üzerinden Almanya kimliği çıkan ‘Doktor Baran’ kod adlı C.S. yasa dışı yollardan Bulgaristan’a geçmeye çalışırken gözaltına alındı.Türkiye’nin Bulgaristan sınırına yakın Budakdoğanca köyüne gelen terörist, hudut askeri devriyeleri tarafından yakalandıktan sonra Edirne İl Jandarma Komutanlığı’na teslim edildi.

    Yapılan kimlik sorgusunda C.S.’nin, Varto Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ‘Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma’, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce ‘Yasadışı silahlı örgüt kurmak veya örgüte katılmak’, Diyabakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce ‘Silahlı terör örgütü’ne üye olmak’ suçlarından arandığı tespit edildi.

     

    Jandarmada verdiği ifadeye göre, terör örgütü üyelerine yataklık yapmak suçundan yattığı cezaevinden çıktıktan sonra sahte kimlikle Avrupa’ya kaçan C.S., çeşitli ülkelerde propaganda ve ideolojik eğitim aldı, daha sonra Kuzey Irak’a geçti. 2009 yılına kadar Kandil’deki terör örgütü kamplarında silahlı eğitim gören C.S. Türkiye’nin Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerine geçti. Burada Varto İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen silahlı saldırının yanı sırada, Bingöl’ün Karlıva ilçesindeki HES şantiyesinin basılması, şantiyenin yakılması ve 4 işçinin kaçırılması, ilçeye bağlı Elmadüzü köyünden A.T. isimli şahsın kaçırılması, 2 Ekim 2011 tarihinde Bingöl Havaalanıinşaatının basılması, 4 işçinin tehdit edilerek propagandaya maruz bırakılması, şantiye idare binası ile bir aracın ateşe verilmesi olaylarında yer alan C.S. bölgeden ayrılarak İstanbul‘a geldi. Burada insan kaçakçılarıyla para karşılığı anlaşan C.S. Avrupa ülkelerine geçmeye çalışırken askerler tarafından yakalandı.

     

    Jandarmadaki sorgusu tamamlanan şahıs, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Edirne Devlet Hastanesi Selimiye Ünitesi’ne getirildi. Hastane çıkışında gazetecilerin sorularına karşı “Vicdanım sızlamadı, hiç de pişman değilim.” cevabını veren C.K. adliyeye sevk edildi.

     

  • İşte gerçek kahraman

    İşte gerçek kahraman

    Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi kırsalında 29 Ekim’de mayına basarak sol bacağını kaybeden Komando Başçavuş Polat Katrancı, yaşadıklarını anlattı. Kopan bacağını eline alıp helikopter bekleyen Katrancı, operasyona gitmeden önce Tugay Komutanının söylediği, “İstemeyin benden makber, ağuşunu açmış bekliyor peygamber. Size ölmeyi emrediyorum” sözünü ömrü boyunca unutmayacağını söyledi.

     

    Bilecik‘te yaşayan Polat Katrancı, kendi isteğiyle terör örgütüyle mücadele etmeye gittiğini belirterek, “2012 yılı atamalarıyla komando olarak bölgeye giderek vazife yapmak amacıyla gönüllü olarak tayin istedim. Allah’ıma şükürler olsun ki, Bolu Tugay Komutanımın emri altında doğuya şan ve şerefle görev yapamaya gittik. Hakkıyla, hukukuyla ve layıkıyla terör bölgesindeki göreve kol komutanı olarak katıldım. Hayatımda görev yaptığım en iyi uzman personelle ve en iyi komuta kademesiyle iç güvenlik harekat bölgesinde terörle mücadele faaliyetine katıldım. 14 yaşında askeri okula girdiğimde almış olduğum ve bildiğim risk nihayetinde, 29 Ekim günü takribi olarak saat 12.23 civarında bu olay başımıza geldi ve sol ayağımı kaybettim. İlave olarak kolumda da bazı sakatlıklar oldu ama devletimizin imkanlarıyla şu an düzelme aşamasındayım ve moralim çok iyi, hiç üzülmüyorum” dedi.

     

     

    Katrancı, atalarının da birçok savaşa katıldığını ve bir parçasını vatan toprağında bıraktığı için gurur duyduğunu anlatarak, “Dedemin babasının ilk ağabeyi Çanakkale’de, ikinci ağabeyi Trablusgarp’ta ve üçüncü ağabeyi de Mekke’de savaşmış. Onlar nasıl kanlarını ve naaşlarını oralarda bıraktıysa ben de bir parçamı vatan toprağında bıraktım, bunun için de çok gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

      “HELİKOPTERİN KISA SÜREDE GELİŞİ HAYATIMI KURTARDI”

    Olayda kendisinden daha önemli kahramanların olduğunu aktaran Katrancı, şöyle devam ett:

    “Kahramanlığı, mayına basıp kendimi yerde bulduktan sonra etrafımdaki diğer personelin bizleri himaye etmesinde, kol komutanı kan revan içerisinde bacağı kucağında beklerken duygularını içeri atıp etraftan gelebilecek tehditlere karşı etrafı gözetleyen profesyonel uzman çavuşlarımıza, diğer metanetli davranan kol komutanlarına lanse etmek daha doğrudur. Ayrıca 20 dakika gibi kısa bir sürede herhangi bir pilotun inmeyi göze alamayacağı tepede, bir tekerini yumruğum kadar taşa, kuyruğunu da iki taşın arasına sokan helikopter pilotu kahramandır. Ben olaydasadece metanetli davranarak gözümü açtığımda etrafımı kontrol ettim. Baktım ki bacağım kucağımda, aklıma gelen ilk şu oldu: Ya bu bacak kesilir ya da ben bu bacakla ölürüm. Ama gördüğünüz gibi protez yardımıyla hayatımı en iyi şekilde devam ettirebileceğim şekilde bacağımı kurtardı. Hayatımı, Şırnak Askeri Hastanesi’ndeki askeri doktorlara, personellerine, ardından ameliyatları gerçekleştiren Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ndeki (GATA) doktorlara ve personellerine borçluyum. Asıl kahraman onlardır.”

     

     

     

      “MAYINA BASTIKTAN SONRA KOPAN SOL BACAĞIMI ELİME ALIP HELİKOPTERİN GELMESİNİ BEKLEDİM”

    Olay anını anlatan Gazi Başçavuş Katrancı, “Alınan bir istihbarat üzerine Beytüşşebap’ın 2-3 kilometre kadar batısında Sinekli Meydan düzü diye bir bölge var. Oranın üzerindeki kum tepede görüntü alındığını bildirip, bir komando birliğinin gidip bölgede arama tarama faaliyeti yapılmasını emrettiler. Almış olduğumuz emirle geceden hareket ettik ve sabah belirtilen bölgeye ulaştık. 4 komando kolu olarak mevzilerimizi aldık ve aramalar yaptık. Öğlene kadar orada durduk. Öğle civarı göremediğim makineli tüfek mevziini kontrol etmeye giderken ayağımın ucuyla mayına bastım. Ama terör örgütü mensubu mayını yerleştirmek için baya uğraşmış çünkü detektörlerle mayını bulamamıştık. Ben sadece bacağımı kucağıma aldım ve görev arkadaşlarıma, ‘Kendinize dikkat edin, size yaklaşmaya çalışıp keskin nişan tüfeğiyle vurabilirler, menzillerinize sahip olun ve etrafı gözetleyin’ dedim. Ardından da bacağımı kucağıma aldım, üzerine yaralı kolumu koydum ve helikopteri beklemeye başladım. Çok şükür ki uzun süre beklemedim. Bu kısa süreli bekleyiş hayatımı kurtardı. Kahramanlık, o anda beni orada bırakmayıp, çünkü patladığım yerde başka birmayın daha olabilirdi, o riski göze alıp beni o bölgeden 5 metre geriye taşıyan 3 uzman çavuşumun yaptığıdır. Kahramanlık, kanı görüp, kucaktaki bacağı görüp, ‘Komutanım iyisin, Allah’a şükürler olsun bizimlesin’ deyip bana ilk müdahaleyi yapan uzman çavuşlarındır. Kahramanlık, Beytüşşebap’ta metanetiyle görev yapan Beytüşşebap Kaymakamınındır ve kahramanlık, bölgedeki birçok olayı, hatta tamamını öngörüsüyle, taktik bilgisiyle ve zekasıyla daha önceden görüp bizi yönlendiren tugay komutanımızındır. Allah onlardan razı olsun. Allah onlara daha iyi yerlerde, daha iyi mertebelerde, daha iyi şekilde görev yapmayı nasip etsin” diye konuştu.

     

     

     

     

      “TUGAY KOMUTANININ SÖZLERİNİ UNUTMAYACAĞIM” 

    Katrancı, tugay komutanının operasyona gitmeden önce sarf ettiği, “İstemeyin benden makber, ağuşunu açmış bekliyor peygamber. Size ölmeyi emrediyorum’ sözlerinin hiç aklından çıkmayacağını kaydederek şöyle konuştu:

    “Komutanım bu lafı dediği zaman, biz komandolar, kendimizi gerçekten komando hissedip tırmanılmaz denen dağları tırmandık. O soğukları sanki Türk hamamında gibi sıcakta geçirdik. Almış olduğumuz tüm vazifeleri yerine getirdik. Kahraman olan tugay komutanıdır. Kahraman, o bölgede görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet personelidir. Devlet çalışanlarıdır. Ben sadece yapılması gerekeni yaptım. Bu bedel ödenebilecek bir bedeldir. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.”

    Katrancı, bu süreçte eşinin kendisine ve çocuklarına çok büyük destek olduğunu anlattı.

    2 çocuğu bulunan Komando Başçavuş Polat Katrancı’nın tedavisinin sürdüğü, kendisini birçok devlet yetkilisinin ziyaret ettiği bildirildi.

  • CHP’li Vekil Meclis’te biber gazı sıktı

    CHP’li Vekil Meclis’te biber gazı sıktı

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, CHP’li milletvekilleri, İçişleri Bakanlığı’nın bütçe görüşmesi başlaman önce, biber gazlı protestoda bulundu. CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, Başkanlık Divanı kürsüsüne doğru biber gazı sıktı. Gazdan, milletvekilleri ve gazeteciler etkilendi.

     

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, İçişleri Bakanlığı’nın 2013 yılı bütçesinin görüşmeleri, biber gazlı protestoyla başladı.

    CHP’li milletvekilleri, komisyon toplantısı başlamadan önce beraberlerinde getirdikleri biber gazları, gaz maskeleri, acı biber ve limonlarla yerlerini aldılar.

     

    CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi ve CHP İzmir Milletvekili Musa Çam ”Öğrencinin, öğretmenin, işçinin, memurun, emekçinin, emeklinin resmi içeceği: biber gazı. Limonlu tüketiniz” yazılı dövizler açtılar.

     

    Bu sırada bazı CHP’li milletvekilleri, gaz maskesi takan diğer milletvekillerine doğru ellerindeki biber gazlarını sıktı. Gazdan, maske takmayan milletvekilleri ve gazeteciler etkilendi.

     

    Salonun camları açılırken, içerde bulunanların öksürmesi devam etti.

    CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu da Başkanlık Divanı kürsüsüne doğru biber gazı sıktı.

    Bazı AK Parti’li milletvekilleri de CHP’ye ”Çocuğu geçtiniz” diyerek, tepki gösterdi. AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ulus’ta meydana gelen olaylarda, burnu kırılan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı’nın fotoğrafını göstererek, ”Burada bütçe görüşülüyor, biber gazının yeri değil” dedi.

     

    Bütçe görüşmeleri için daha sonra İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, komisyona geldi. Şahin, salonda tek tek milletvekilleriyle tokalaştı. Bu sırada, CHP İstanbul Milletvekili Çelebi, kendisiyle tokalaşan Şahin’e, ”Sizin gazınızdan etkilenmemek için tedbirimizi aldık” diye karşılık verdi.

     

    AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç, rahatsız olduğunu belirterek, ”Sıkmayın, alerjim var” diye tepki gösterdi. Aslanoğlu, elindeki gazı ayağa kalkarak yeniden sıktı.

    Şahin, daha sonra bütçesinin sunumuna başladı.