Etiket: Önce

  • Önce boşanma aşamasındaki eşini, sonra kendini vurdu

    Önce boşanma aşamasındaki eşini, sonra kendini vurdu

    Edirne’de bir şahıs, boşanma aşamasında olduğu eşini tüfekle öldürdükten sonra intihar girişiminde bulundu.

    Şükrüpaşa Mahallesi’nde bir markette çalışan boşanma aşamasındaki eşi N.K’nin yanına giden M.E.K., eşini tüfekle vurduktan sonra etrafa rastgele ateş açıp, ardından aynı tüfekle kendini vurdu. İhbar üzerine olay yerine polis ve 112 sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan M.E.K. hastaneye kaldırılırken, eşi N.K’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Hayatını kaybeden kadının mesai arkadaşları ise sinir krizi geçirdi.

    Çiftin ilerleyen günlerde boşanma davasının olduğu öğrenildi.

  • Önce tohum dağıttı sonra çiftçiyle birlikte dikti

    Önce tohum dağıttı sonra çiftçiyle birlikte dikti

    Şahinbey Belediyesi son dört yılda çiftçilere 9 bin 650 ton arpa-buğday tohumu dağıtımı gerçekleştirdi.

    Dağıtılan tohumların toprakla buluşması başlarken, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmzaoğlu’da çiftçileri yalnız bırakmadı.

    Üretimin artması ve çiftçinin desteklenmesi için dört yıldan bu yana çiftçilere 9 bin 650 ton arpa-buğday tohumu, 10 bin ton gübre, 14 bin ton hayvan yemi, 900 bin adet zeytin-fıstık fidanı, 243 aileye 184 büyükbaş, 2 bin 567 küçükbaş canlı hayvan, 278 ton mercimek, yonca ve İtalyan çimi dağıtımı gerçekleştirdi.

    Geçtiğimiz günler içerisinde çiftçilere buğday-arpa tohumu ve gübre dağıtımı yapan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, “Çiftçilerimize destek olmak ekilmeyen tarlaların ekilmesini sağlamak amacıyla Şahinbey Belediyesi olarak, dört yıldan bu yana buğday arpa mercimek tohumu dağıtıyoruz. Çiftçilerimizle birlikte arpa tohumu ekimi yaptık. Şimdiye kadar 9.650 ton buğday ve arpa tohumu dağıttık. 10.000 ton gübre dağıtımı gerçekleştirdik. İnşallah ekimlerimiz çok verimli olacak. Çiftçilerimiz büyük emek sarf ediyorlar. Yaz kış demeden hem kendi rızkını hem de vatandaşlarımızın gıda ihtiyacını karşılamak için çalışıyorlar. Biz de Şahinbey Belediyesi olarak kendilerine destek oluyoruz. Rabbim bol bereketli bir hasat mevsimi nasip etsin” dedi.

  • Fransız yazar Emile Zola’nın 122 yıl önce yazdığı mektup yine gündemde

    Fransız yazar Emile Zola’nın 122 yıl önce yazdığı mektup yine gündemde

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Fransız yazar Emile Zola’nın 122 yıl önce zamanın Fransız Cumhurbaşkanına yazdığı ve Fransa’nın “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” söylemindeki çifte standardı ortaya koyan “İtham ediyorum!” başlıklı meşhur mektubun günümüze uyarlanmış bir versiyonunu sosyal medya hesabından paylaşarak, Fransa’nın bugünkü ırkçı, İslamofobik ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı söylem ve adımlarına dikkati çekti.

    Fahrettin Altun’un paylaştığı “İtham Ediyorum!” başlıklı mektupta şu ifadelere yer verildi:

    “Saygıdeğer Fransız halkı, bu başlığı taşıyan mektup Dreyfus davası için bundan tam 122 yıl önce zamanın Fransız cumhurbaşkanına yazılmıştı. Ama bendeniz bu mektubu şimdi size yazıyorum. O tarihte tüm sonuçlarına katlanarak doğruyu, hakikati savunmak adına Fransız toplumundaki çürümeyi, yozlaşmayı ve Yahudi karşıtlığını eleştirmiştim. Fransız Devrimi’nin ardından biz değil miydik, avazımız çıktığı kadar özgürlük, eşitlik ve kardeşlik diye haykıran? O değerler için mücadele eden bizler değil miydik? Bu değerleri 1848 anayasamızın temel prensipleri haline bizler getirdik. Binaların üzerine, taşlara ve anıtlara kazıdık. Bizden sonraki nesiller anayasaya eşitlik, özgürlük ve kardeşlik yazdı. Bu üç kurucu değer Fransız ulusunun ortak mirası haline geldi.

    Bugün yine, 2020 yılında yöneticilerinizin ve basınımızın basiretini gitgide yitirdiğini üzülerek görüyorum. İçinden büyük yazarlar, hakikatin nice yılmaz savunucularını çıkarmış bir milletin vicdanına seslenmek kalan son çaredir. Hani nerede özgürlük, eşitlik ve kardeşlik? Fransız siyasetçiler, kendilerine ‘sanatçı’ diyenler sistematik olarak İslam’a ve Müslümanlara karşı tahkirde bulunan ifadeler kullanıyorlar. Nefretlerini kusarken aynı zamanda sistematikleştiriyorlar. Fransız ulusunun kurucu değeri, kardeşliği ayaklar altına alıyorlar. Bu, yüzyıllara dayanan ilişkilerimizde görmeyi hiç düşlemediğimiz, olmaması gereken bir durum. Fransa’da geri dönülmesi imkansız bir noktaya sürükleyen bu sorumsuzluğu paylaşmayan vicdanlı insanlar olduğunu bilmek istiyoruz. Fransız sömürgeciliğinin tüm dünyada sebep olduğu yaraları yeni yeni sarabiliyoruz. Hala Cezayir’e, Afrika’ya bir özür borcumuz var. Yaşanan acıların toplumsal hatırası tek, üstünkörü, itinasız bir özürle kapanabilecek türden bir yara değildir.

    Günümüzde ise hakareti ve dini inançlara dil uzatmayı ifade özgürlüğü kılıfıyla sunmanın inandırıcı bir yöntem olmadığı kabul edilmelidir. Dün Yahudilere karşı geliştirilen nefret söylemi ve ırkçılık bugün Müslümanlar üzerinde tekrarlanıyor. Tarihin hataları tekrar etmemeli. Tarih böyle tekerrür etmemeli. Fransa alnına sürülen bu kara lekenin ortağı olmadığını, yöneticilerinin nefret ve kin kokan ifadelerinin arkasında olmadığını yüksek sesle haykırmalıdır. Biz İslam’ı Macron’dan, Charlie Hebdo’dan öğrenecek değiliz. Fransa tarihinde İslam’ı bize layıkıyla öğretecek nice simalar vardır. Gelecekte de olacaktır.

    Maalesef özgürlük, eşitlik ve kardeşlik adına yine talihsiz bir gün yaşıyoruz. İnsan onuruna ve değerlerine yönelik hakarette sınır tanımayan Charlie Hebdo, köklü Fransız düşünce geleceğine yönelik büyük ve yıkıcı bir tehdittir. Türkiye’nin seçilmiş cumhurbaşkanını küçük düşürücü, yakışıksız ifadelere ve çizimlere yer verilmiştir. Mizahın birleştiriciliği siyasi gündemler uğruna heba edilmemelidir. Mizah silah gibi kullanılmamalıdır. Bu çirkin tavrı en başından beri açıkça kınıyor ve itham ediyoruz. Tarih önünde itham ediyoruz, insanlık önünde itham ediyoruz, vicdanlar önünde itham ediyoruz. Daha fazla nefretin yayılmasını sağlamaktan başka bir şey yapmayacak bu sorumsuzluğun dünya barışına yönelik büyük bir tehdit olduğunu da hatırlatmak istiyoruz. İyi niyetli tüm ikazları daha büyük hakaretlerle karşılayan Fransız yöneticileri ve bu saldırgan nefret söylemine ‘dur’ demeyerek doğrudan ve dolaylı rıza gösteren herkes ortaya çıkan vahim tablonun sorumlularıdır.

    Fransa, geçmişte olduğu gibi bugün de büyük leke almak istemiyorsa, benim 122 yıl önce gösterdiğim cesareti göstermeli, ırkçılık ve nefret üreten bu bataklığın daha fazla koku üretmesine mani olmalıdır.

    Basın özgürlüğü, inançları tahkir etmenin aracı olamaz. Dün Yahudilere, bugünse Müslümanlara yönelen bu nefret dalgasının Fransa’nın sahip olduğunu iddia ettiği değerleri yok etmesinden önce harekete geçmek zorundasınız. Recep Tayyip Erdoğan’a yöneltilen hakaretin asıl hedefinin kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Asıl hedef İslam’dır. Buna, çirkin nefret söylemine direnme sorumluluğu Fransa’nın hırstan gözü dönmüş siyasetçilerine bırakılmayacak kadar değerlidir. Bu sorumluluk insanlık onurunu ayaklar altına almayacak, insanları dini inançlarına göre sınıflandırmayacak, ayrımcılık gütmeyecek tüm Fransızların omuzlarında yükselmelidir.

    Bu tarihi günde sessiz kalan ve nefretin yayılmasına aracılık eden herkesi suçun ortağı olmakla itham ediyorum.”

  • Önce ayrıldığı nişanlısı ve annesini sonra kendini öldürdü

    Önce ayrıldığı nişanlısı ve annesini sonra kendini öldürdü

    Konya’da eski nişanlısı ve annesini arabanın içinde tabancayla vurarak öldüren şahıs, olayın ardından kendisini vurarak intihar etti.

    Olay, saat 17.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Elmalı Hamdi Hoca Caddesi Argunşah Sokak’ta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Büşra Gizem Güzelsoy (27) nişanlısı olan Ömer İ.’den ayrıldı. Güzelsoy, polise giderek Ömer İ.’den şikayetçi oldu ve koruma kararı aldırmak için başvuruda bulundu. Olayın meydana geldiği saatte Büşra Gizem Güzelsoy ile annesi Gülya Barutçu’nun (48) içinde bulunduğu 55 SE 617 plakalı otomobilin yanına gelen Ömer İ. anne ve kızına tabancayla ateş etti. Zanlı daha sonra araçla olay yerinden kaçtı. Polis ekipleri yaptığı incelemede Ömer İ.’nin Selahaddin Eyyübi Mahallesi Nurullah Sokak’ta bulunduğunu tespit etti. Olay yerine giden polis, tabancasıyla kendini öldürmek isteyen Ömer İ.’yi ikna etmek için çaba gösterdi. Polisin uzun uğraşlar sonucunda ikna etmek için arkadaşlarını çağırdığı Ömer İ. tabancasını ateşleyerek kendisini öldürdü. Ömer İ.’nin cesedi yapılan incelemenin ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

  • Kayak pistlerinden önce şelaleyi turladılar

    Kayak pistlerinden önce şelaleyi turladılar

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi, Erzurum TOHM sporcuları için şelale turu düzenlendi. Pandemi sürecinin ardından ilk kez TOHM’dan çıkan sporcular, Cittaslow City Uzundere’nin eşsiz manzarası karşısında stres attı.

    Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi, Erzurum TOHM Kayakçıları pistlerden önce Tortum Şelalesi’nde tur attı.

    Cittaslow City ödülü sahibi olan Uzundere’de bulanan Tortum Şelalesini ziyaret eden kayakçılar neşeli anlar yaşayarak stres attı.

    Alp disiplini kayakçıları Sıla Kara, Bünyamin Çelik, Yusuf Koç, Murat Dilik, Mahmut Kazanç, Ceren Yıldırım, Snowboardçular Hamza Polat, Uğur Koçak, Muhammet Polat ve Biathloncular Zeynep Elif Durlanık, Mine Kılıç, Gülşah Ağa, Cihat Demir ile Harun Şenaslan’ın da aralarında bulunduğu TOHM kayakçıları piknik keyfi ve şelale turu coşkusu yaşadı.

    TOHM Kayak Antrenörleri Koordinatörü Ömer Karslı, Alp Disiplini Antrenörü Demet Karslı, Serhat Aktaş, Snowboard Antrenörü Yusuf Tangüzel yönetimindeki kayakçılar Uzundere’de piknik yapmayı da ihmal etmedi.

    Diyetisyen Fatma Tanyeli, Yakutiye İlçe Genç ve Spor Müdürlüğünden İshak Alaserhat da milli kayakçıları Uzundere turunda yalnız bırakmadı.

    Şelalede Stres Atma Turu

    Koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi Erzurum TOHM’da da zor günler yaşayan Milli kayakçılar aylar sonra şehir dışına çıkma şansı buldu.

    TOHM kayakçıları, antrenörler nezaretinde Uzundere’de bulunan ve Erzurum Valisi Okay Memiş ile Uzundere Şelalesi Piknik Alanı işletmecisi Şaban Ata tarafından adeta çehresi değiştirilen Tortum Şelalesinin eşsiz manzarası karşısında büyülendiler.

    Şelalede piknik yapan milli kayakçılar, futbol ve voleybol oynamayı da ihmal etmediler.

    Uzundere’de keyifli bir gün geçiren ve neşeli bir şekilde Erzurum’a dönen milli kayakçılar, şelale ve Tortum Gölünün eşsiz güzelliği karşısında fotoğraflar çekilerek tarihi günü ölümsüzleştirdiler.

    Bizim İçin Müthiş Bir Moral Oldu

    Erzurum TOHM Kayak Antrenörleri Koordinatörü Ömer Karslı, Pandemi sürecinin ardından ilk kez sporcular için toplu halde bir sosyal etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Karslı, “İl Müdürümüz Fuat Taşkesenligil ve TOHM Müdürümüz Murat Tanas’ın destekleriyle kayakçılarımıza Uzundere turu yaptırdık. Gerçekleştirdiğimiz piknik sayesinde sporcularımız stres attılar. Yaklaşan kayak sezonu öncesinde moral depoladılar. İl Müdürümüz Fuat beye ve TOHM Müdürümüz Murat beye teşekkür ediyoruz” diye konuştu.