Etiket: Onayı

  • AKUT BM Onayı Alan İlk Türk Ekip Oldu

    AKUT Arama Kurtarma Derneği, Temmuz 2011 tarihi itibari ile Birleşmiş Milletler’e bağlı International Search and Rescue Advisory Group/Uluslararası Arama ve Kurtarma Danışmanlık Grubu (INSARAG) tarafından yapılan sınıflandırma tatbikatını başarı ile tamamlayıp, Medium Class/Orta Sınıf ekip kategorisinde BM onayı alan ilk ve tek Türk ekibi oldu. Böylelikle AKUT, uluslararası arama-kurtarma operasyonlarında BM çatısı altında çalışmaya hak kazandı.

    INSARAG tarafından akredite edilmek, o ekibin tümüyle kendi imkân ve kaynakları ile tüm dünyada uluslararası standartlarda arama-kurtarma yapma yeterliliğine sahip olduğu anlamına geliyor. Bu ekiplerin yine her 5 yılda bir yeniden denetimden geçerek başarı grafiğinin devamlılığını ortaya koyması gerekiyor. AKUT Eskişehir ekibi de bu kapsamda ekim ayında girilecek denetime 8 gönüllüsüyle katılıyor.

    INSARAG kılavuzunda belirtilen metodolojiye uygun olarak, senaryo gereği Brezilya’da 7.5 şiddetinde bir deprem olduğunu kurgulayan AKUT, 15 Nisan Cuma akşamı saat 23.30’da AKUT Genel Merkez’de başlattığı sanal yurt dışı deprem ihbarı ile acil durum konumuna geçti. Aynı gece saat 03.00’a kadar insan gücü, bölgeye uçaklı ulaşım, kargo yüklemesi, malzeme kapasitesi gibi ön hazırlıkları tamamlayarak sabah 06.00 itibariyle çıkış konumuna hazır hale geldi. 3 tonluk teknik malzemesi ve ülke genelinden gelen 103 gönüllüsü ile Kocaeli’de buluşan AKUT, Kocaeli Üniversitesi yerleşkesinde ekibe ayrılmış enkaz alanında 48 saat süren tatbikat boyunca aralıksız olarak çalıştı. Koordinasyon ağırlıklı olarak gerçekleştirilen tatbikatta gönüllüler ana kamp kurulumu, pasaport kontrolü, malzeme transferi yaptıktan sonra ekip 4’e bölündü. Kazazedelerin yer tespiti ve kentsel arama kurtarma (enkaz) çalışmalarının da gerçekleştirildiği tatbikat toplam 48 saat sürdü ve 4 ekip toplamda 4 kazazedeyi sağ olarak kurtarma başarısına erişti. 1 kazazedeyi de ex olarak çıkartıp sağlık ekiplerine teslim eden gönüllüler, tatbikatı başarılı bir şekilde tamamladı.

  • Evde Kedi Beslemeye Mahkeme Onayı

    13 yıldır beslediği kedisinden ayrılmamak için yaşadığı şehirden ayrılmak zorunda bırakılan Ayşegül Yetiş, beslediği sokak kedilerine ve evdeki kedisine verilen tahliye kararını temyize taşıdı. Son görülen duruşmada mahkeme, Türkiye’de emsal teşkil edecek, “Sokak hayvanını beslemek insani bir zorunluluktur, kedinin ortak alanda yada evde beslenmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Kedi insanlara zarar verebilecek bir yapıya sahip değildir, kedi tahliye edilebilecek bir canlı değildir” kararını verdi.

    Bursa Hamitler TOKİ’de oturan hemşire 34 yaşındaki Ayşegül Yetiş, 2 yıl önce site yönetimi ile evinde ve site içinde beslediği kediler yüzünden mahkemelik oldu. Açılan dava üzerine evde keşif yapan Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, ’Toplu Yapı Temsilciler Kurulu izin vermediği müddetçe müstakil veya ortak yerlerde ticari maksatla dahi olsa kedi, köpek ve kümes hayvanları beslenemez’ şeklindeki hükmü esas alarak, davalı Yetiş’in evde ve site içinde kedi beslemesinden men edilmesine karar verdi. 10 yıldır birlikte yaşadığı kedisini sokağa atmaktansa yeni aldığı evini satan hemşire Yetiş, tayinini istediği Antalya’ya yerleşti.

    Avukatı Nilay Parlar Ateş aracılığıyla kararı temyize taşıyan Yetiş, Yargıtay, Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin evden tahliye yönünde karar vermesinin söz konusu olmadığını, bu alanda yetkili mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ifade ederek, kararı usulden bozdu. Son görülen davada ’Sokak hayvanını beslemek insani bir zorunluluktur, kedinin ortak alanda ya da evde beslenmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Kedi insanlara zarar verebilecek bir yapıya sahip değildir’ denildi ve kedinin tahliye edilebilecek bir canlı olmadığına karar verildi.

    Kararı değerlendiren Ayşegül Yetiş, kedi sevgisinin doğuştan geldiğini belirterek, kedilerin içinde büyüdüğünü belirtti.

    Meslek sahibi olmasıyla birlikte kendi hayvanlarını beslemeye başladığını aktaran Yetiş, kediler ile yaşamayı tercih ettiğini kaydetti. İran Şinşila cinsi kedisi Maviş’in arkadaşları tarafından kendisine hediye edildiğini dile getiren Yetiş, “İlk beslemeye başladığım kedi terastan düşüp ölünce çok üzüldüm. Mesai arkadaşlarım da bana destek olmak için 1 yaşındaki Maviş’i hediye ettiler. 13 yıldır benimle birlikte yaşıyor. Ve bugüne kadar hiç ayrılmayı düşünmedim” dedi.

    “SİTE YÖNETİMİ TEPKİ GÖSTERDİ”

    Bursa’ya ilk tayini çıktığında Hamitler TOKİ’de yaşamaya başladığını aktaran Yetiş, “Ablamlar da oradaydı. Oraya taşındığımda hayvanlarım vardı, Maviş de 7 yaşına gelmişti. Yeni yerimde sokak hayvanlarına da sokakta bakmaya başladım. Hayvanlara çok kötü davranan insanlar vardı. Evde kedime bakarken sokaktaki canlıyı aç bırakamazdım. Çevrede yaşayan kişiler, benim sokak hayvanlarına bakmamı istemedi. ’Hayvandır kendisi beslenir, kendisi bulur, biz hayvanların beslenmesini istemiyoruz’ diye beni dava ettiler” diye konuştu.

    “KEDİ BESLEDİĞİM İÇİN DAVA AÇILDI”

    Kedi beslemesinin kimseyi rahatsız etmediğinin altını çizen Yetiş, “Hayvanların yaşam alanı sokaktı ve mama ve su veriyordum. Kimseye rahatsızlık veren canlılar değildi. Bir iki kişi dışında rahatsız olan yoktu. Küçük bir hayvanın taşkınlığı ve saldırganlığı yoktu. Ama hayvanlar sevilmediği için dava açıldı. Sokak hayvanının beslenmesini istemiyoruz, site yönetimine göre ortak alanda ticari maksatla dahi olsa tavuk, keçi, evcil hayvan beslenemez şeklindeki bir maddeye güvenerek dava yoluna gittiler. İlk davada biz kaybettik ve evdeki beslediğim kediye de tahliye kararı verildi. Kedimi bırakamadığım için TOKİ’den aldığım evi ucuz bir şekilde geri iade ettim. Maddi manevi bütün zararları göze alarak Antalya’ya yerleştim” ifadelerine yer verdi.

    “EVİMDEKİ KEDİYE DAHİ TAHLİYE KARARI VERİLMİŞTİ”

    Davaya evde beslenen bir köpeğin emsal gösterildiğini belirten Yetiş, “Ben de duruşmada benim evimde beslediğim kedi ile ilgili bir durum yok. Ev köpeği ile sokak kedisi kıyaslanarak emsal gösterildi. Bunun üzerine evdeki kedinin de tahliyesi gündeme geldi. Site yönetimi bu yönde karar değiştirdi. Bunun üzerine evdeki kediye de sokaktaki kediye de tahliye kararı verildi. Bunun üzerine bende evimi şehrimi bırakım Antalya’ya geldim” dedi.

    “EMSAL BİR KARAR VERİLDİ”

    Tahliye kararı verildiğinde kedisi Maviş’i 10 yıldır beslediğini ifade eden Yetiş, “Bütün hayatımı paylaştım. Sokağa atamazdım. Bu kararın ardından Bursa’dan yakınlarımdan, iş ortamından ayrılmak çok zor oldu. Yeni bir hayat ve düzen kurmak zorunda bırakıldım. Biz ilk davanın tahliye kararını temyize götürdük. İlk kararda, Ayşegül Yetiş’in sokak hayvanını ve evdeki kediyi beslemesinin men edilmesine karar verildi. Bunun üzerine temyizde karar bozuldu. Yeniden dava asli hukukta görüldü. Biz kazandık. ’Sokak hayvanını beslemek insani bir zorunluluktur, kedinin ortak alanda yada evde beslenmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Kedi insanlara zarar verebilecek bir yapıya sahip değildir’ denildi. Kedinin tahliye edilebilecek bir canlı olmadığına karar verildi” ifadelerini kaydetti.

    “BÜYÜK MÜCADELE VERDİK”

    Kararın tüm Türkiye’de emsal olacağını vurgulayan Yetiş, “Diğer kediler aynı kaderi yaşamasın diye büyük mücadele verdik. Maviş için dünyanın öbür ucuna da giderdim. Ama benim gibi yapabilecek imkanı olmayan insanlar var. Onlar için haklarını savunmaya devam ettim. Ve sonuçta kazandık. İyi olan kazanacaktı. Adalet yerini buldu. Olması gereken buydu. İyilikten yanayız diyoruz ama küçücük bir canlının varlığına tahammül edemiyoruz. Böyle olmaması gerektiğini adalet de gösterdi. Davanın da devamını getirmeyi düşünüyorum. Çünkü hiçbir kötülük cezasız kalmamalıdır. İnsanlar yaptıklarıyla rahat rahat oturmamalıdır” dedi.

    “BURSA’YA DÖNMEYECEK”

    Karar ile başka kedilerin de evden atılmasının önüne geçildiğini kaydeden Yetiş, “Kararın sevincini yaşıyoruz. Maviş çok mutlu, bahçeli bir evde yaşıyor. Önemli olan maviş benim yanımda. Kazanmama rağmen eski yaşadığım yere geri dönmeyi düşünmüyorum” diye konuştu.

    “ARTIK KİMSE TEDİRGİN OLMASIN”

    Yetiş, “Sokak hayvanlarını unutmayın. Onların yaşam hakkına saygı göstersinler. Bunu insanı görev olarak yapalım. Bir kap yemek ve su bırakalım. Kimse sokak kedisini veya köpeğini kedisini evinde beslerken tedirgin olmasın. 3 yıldır maddi manevi beni yıpratan bir davayı kazandık. Biz bunun hukuk yönünden başardık. Adalet yerini buldu emsal bir karara imza attık” ifadelerini kullandı.

  • Aydın’ın Gıdada Markalaşma Projesine Bakanlık Onayı

    Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi programı kapsamında Aydın Sanayi Odası ortaklığı ve TOBB Aydın İl Kadın Girişimciler Kurulu destekleri ile Aydın Ticaret Borsası tarafından hazırlanıp başvurusu yapılan “Aydın İli Gıda Sektöründe Markalaşma, Tanıtım ve Uluslararasılaşma Odaklı İşbirlikleri İle Rekabetçiliğin Geliştirilmesi’’ projesi Ekonomi Bakanlığı tarafından desteklenmeye uygun görüldü.

    Aydın Ticaret Borsası Başkanı Adnan Bosnalı, yaptığı açıklamada; “Programın amacına yönelik olarak, Zeytin ve İncir sektöründe faaliyet gösteren Aydın Ticaret Borsası 17 üyesi, kümelenme anlayışı içerisinde kapasite ve güçlerini birleştirerek, aralarında iş birlikleri tesis ederek, yurtdışı pazarda rekabet güçlerini ve işletme kapasitelerini arttırmaları, hedeflenmektedir.

    36 ay sürecek olan projenin desteklenme oranı yüzde 75 olup toplam bütçe 1 milyon 570 bin dolardır. Proje ve kümelenme yaklaşımını esas alarak şirketlerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü arttırmaya yönelik eğitim, danışmanlık, alım heyetlerinin ilimize ziyareti, yurtdışı pazarlama programları giderlerinin desteklenmesi amacıyla 2015 yılında Borsamız başvurusu, Aydın Sanayi Odası ve Kadın Girişimciler Kurulu desteği ile Ekonomi Bakanlığına sunulan UR-GE projemiz desteklenmeye uygun görülmüştür. Aydın’da kuru incir ve zeytin sektöründe faaliyet gösteren 17 firmamızın; sürdürülebilir İhracat yapabilmelerini, şirket içi yapılanmanın ihracat stratejilerine uygun hale getirilmesini, şirketlere sistematik dış ticaret ve pazar araştırması yetkinliği kazandırılması, hedeflenen yeni pazarlarda ihracata başlamalarını sağlayarak uluslararası rekabet gücünü geliştirmelerini sağlamak amacı ile Ekonomi Bakanlığına sunulan URGE projemiz 2016 yılında başlayacaktır. Ayrıca Proje faaliyetleri kapsamında, eğitim ve/veya danışmanlık programına/ programlarına ve yurt dışı pazarlama veya alım heyeti programına/programlarına katılan şirketler, Bakanlıkça uygun görülen konularda proje bazlı bireysel danışmanlık hizmeti alabilecekler, proje bitimine müteakip, şirketlerin yıllık 50 bin ABD dolarına kadar 3 yıl alacakları bireysel danışmanlık hizmetlerine ilişkin giderleri yüzde 70 oranında karşılanacaktır. İlimize ve üyelerimize hayırlı olsun” diye konuştu

    Proje ortağı olan Aydın Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yunus Şahin de, “Zeytin ve İncir sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların Uluslararası Rekabetlerini Geliştirmek üzere açılan destek programına (UR-GE) Aydın Ticaret Borsası tarafından hazırlanarak sunulan Odamızın da ortak olduğu, TOBB Aydın İl Kadın Girişimcilerin desteklediği projenin Ekonomi Bakanlığınca kabul görmesi zeytin ve incir sektörleri için büyük bir kazanım olmuştur. Yüzde 5’ i hibe desteği olan bu proje kapsamında birçok tanıtım faaliyetin üç yıl boyunca sektörlerimiz için çok önemli bir itici güç olacağını düşünüyorum. Bu proje sayesinde, aynı zamanda AYSO üyesi firmaların da bulunduğu yerli üreticilerimizin bir araya gelerek güçlerini birleştirdiklerini, hem rekabet hem işbirliği içinde daha fazla katma değer ve ihracat gerçekleştireceklerine inanıyorum. İlimizde ilk defa gerçekleştirilecek UR-GE projesiyle yurtdışında alternatif pazarlara ulaşılacaktır. Üreticiler için önemli bir avantaj sunan, UR-GE projesinin diğer sektörlerde de yaygınlaşması ilimiz ihracatına önemli katkısı olacaktır. İlimizde üretilen Zeytin ve incir deki bilinirliğimiz bu sayede artacaktır. Bu sebeple ilk UR-GE çalışmasının bu sektörler kapsamında gerçekleşmesi önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı.

    Projeye destek sağlayan Aydın İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Esen Türker ise; Aydın Ticaret Borsası tarafından hazırlanarak başvurusu yapılan ’ydın İli Gıda Sektöründe Markalaşma, Tanıtım Ve Uluslararasılaşma Odaklı İşbirlikleri İle Rekabetçiliğin Geliştirilmesi’’ projesi firmaların hem ekonomisini hem de vizyonunu geliştireceğini ifade etti.

  • Taşova MYO’nun Raylı Sistemler İşletmeciliği Programına YÖK Onayı

    Amasya Üniversitesi Yüksel Akın Taşova Meslek Yüksekokulu’nda Raylı Sistemler İşletmeciliği Programı açılmasına yönelik Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onay verildiği açıklandı.

    “Otobüs Kaptanlığı” ve “Posta Hizmetleri” programları ile 2014-2015 akademik yılında ilk öğrencilerini alan okulda “Ulaştırma Hizmetleri Bölümü” altında “Raylı Sistemler İşletmeciliği” isimli yeni bir program açma teklifinin üniversite tarafından YÖK’e sunulduğunu ve programın açılması kabul edildiğini belirten Taşova MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. M. Burak Bilgin, “Yeni programımızın ülkemizde gittikçe artmaya başlayan hızlı tren hatlarına ve ulaşım ağlarına yönelik ara eleman ihtiyacını karşılayacağı değerlendirilmektedir. Mevcut olan programlarımızda hali hazırda 160 öğrencisi olan yüksekokulumuzun önümüzde yıl kontenjan artırımlarının da hesaba katılmasıyla 380 öğrenci sayısına ulaşacağı, bir sonraki yıl için ise 600 öğrencilik bir kapasiteye kadar ulaşılabileceği öngörülmektedir” dedi.

    Öğrencilerin yurt sıkıntısını çözmek amacıyla Kredi Yurtlar Kurumu ile görüşmeler yapıldığını anlatan Bilgin, “Kurum planına alınmış olmakla birlikte bu ihtiyacı karşılamak amacıyla özel teşebbüs girişimi teşvik edilmek suretiyle kız öğrencilerimiz için 30 kişilik, erkek öğrencilerimiz için ise 200 kişilik özel yurt binaları tamamlanarak ilçe merkezinde hizmete sunulmuştur. Taşova ilçemizde yüksekokulumuzun açılması için büyük gayret sarf eden kaymakam, belediye başkanı ile gönüllü platform üyeleri başta olmak üzere öğrencilerimizi ilçeye geldikleri günden itibaren bağrına basan saygıdeğer Taşova halkına şükranlarımı ifade ederken hep birlikte daha ileriye ulaşmak dileğiyle saygı ve esenlikler dilerim” diye konuştu.