Etiket: Ona

  • İnegölspor’un kalesi ona emanet!

    İnegölspor’un kalesi ona emanet!

    İnegölspor 2. Lig ekiplerinden Ergene Velimeşespor’dan kaleci Gökhan Siverek ile 2 yıllık anlaşma sağladı.

    Kulüp tesislerinde düzenlenen imza törenine Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Arıcı ile Federasyon Temsilcisi Cüneyt Öztürk katıldı. İmza töreni sonrası konuşan Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Arıcı, şunları söyledi: “Bugün ilk dış transferimizi gerçekleştiriyoruz. 2.Lig ekiplerinden Ergene Velimeşespor’un başarılı kalecisi Gökhan Siverek kardeşimiz ile 2 yıllık anlaşma sağladık. Gökhan kardeşimiz Eskişehirspor’da profesyonel oldu. Daha sonra 1 şampiyonluk ve 2 Play-Off oynama başarısı gösterdi. Geçtiğimiz sezonda 2.Lig ekiplerinden Ergene Velimeşespor’da başarılı bir sezon geçirdi. İnşallah bundan sonra da İnegölspor’umuzun başarısı için ter dökecek. Şuanda iç ve dış transferde görüşmelerimiz devam ediyor. Anlaşma sağladığımız oyuncularımızı kamuoyu duyurmaya devam edeceğiz.”

    Kaleci Gökhan Siverek ise, “İnegölspor’a geldiğim için çok mutluyum. Camianın büyüklüğünün farkındayım. Camia geçen sene iyi bir ivme yakaladı ve Play-Off oynadı. Bende buradaki takım arkadaşlarıma destek vermek için geldim. İnşallah hep birlikte İnegölspor’u layık olduğu yere taşıyacağız”ifadelerini kullandı.

  • Kendisine çarpıp kaçan aracı bulamadı, ona benzeyen arabaları ateşe verdi

    Bursa’da kendisine çarpıp kaçan arabayı bulamayan bir kişi, ona benzeyen araçları kundakladı. O anlar ise çevrede bulunan güvenlik kameralarına anbean yansıdı.

    Yaklaşık bir ay önce kendisine bir aracın çarpıp kaçtığını iddia eden 21 yaşındaki Adem B, kaçan aracı bulamayınca ona benzeyen otomobilleri kundaklamaya başladı. 155 hattına gelen ihbarlar üzerine polis harekete geçti. Gasp Büro Amirliği ekipleri, şüpheli Adem B.’nin kundakladığı araçlarda bulunan parmak izlerini ve delilleri olay yeri inceleme ekipleriyle beraber toplayarak Kriminal Şubeye gönderdi. Burada yapılan incelemelerde parmak izlerinin Adem B.’ye ait olduğunu tespit eden ekipler, zanlının gidebileceği güzergâhlardaki güvenlik kameralarını incelemeye başladı.

    Şüpheli Adem B.’nin Nilüfer’de yaşadığı eve giden ekipler, ailesinin kendileriyle oturmadığını belirtmesi üzerine çevreyi araştırmaya başladı. Zanlının evinin yakınlarında bulunan inşaat halindeki binada kaldığı tespit edildi. Ekipler Adem B.’yi gözaltına alarak emniyete getirdi. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Adem B.’nin park halindeki araçları kundaklayıp kaçtığı görüldü.

    Adem B’nin ifadesinde, ’’Bana bir ay önce bir araç çarpıp kaçtı. Kolum kırılmıştı. Adam arkasına bile bakmadan kaçtı gitti. Plakasını alamadım. Ona benzeyen araçları yakmaya başladım’’ dediği öğrenildi. Zanlı sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.

  • Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: “Nerede mağdur varsa ona el uzatmaya çalışıyoruz”

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Birçok kurumumuz gittikleri yere renk, dil, din ayırt etmeden, nerede bir mağdur varsa, ona bir şekilde el uzatmaya çalışıyor” dedi.

    Hayrat Vakfı’nın Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlediği ve 590 öğrencinin sertifika almaya hak kazandığı Osmanlıca Kursu sertifika törenine katılan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Bizim medeniyetimiz Osmanlı gittiği her noktaya şefkati, hoşgörüyü, vicdanı, asaleti, ilmi, adaleti, hakkı götürmüştür. Bugün de insani diplomasi adı altında sürdürdüğümüz faaliyetlerimiz esasen temelinde hiçbir şeyin istismar zeminine yaslanmıyor. Bunu niçin söylüyorum, TİKA, AFAD, Kızılay, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz ve burada adını sayamayacağım birçok kurumumuz gittikleri yere renk, dil, din ayırt etmeden nerede bir mağdur varsa, ona bir şekilde el uzatmaya çalışıyor. Çünkü niye? Bizim esasımız bu, bizim kodlarımız bunlardan ibaret. Bugün Myanmar’da hala TİKA’mız var. Haiti’de de var. Rengine, dinine bakmadan nerede mazlum, mağdur var orada biz varız. Bu bizim tarihten gelen özelliğimiz ve karakterimiz” dedi.

    Bir başka coğrafyada insan hakları, özgürlüklerin arkasına saklanan devletlere gönderme yapan Çavuşoğlu, “Sonra adeta kendi putunu yiyen durumuna düşmek bir acziyet göstergesidir. Bu devletler nereye demokrasi ile insan haklarıyla, özgürlükle ve bunun bayraklaştırarak gittiyse orada kaos olmuştur. Orada kan var, orada gözyaşı var. Farkımız bu. Biz yaşatan, biz ihya eden, biz inşa edeniz. Bunu yaparken de hiçbir emperyal düşüncesi olmaksızın sadece Allah’ın rızasını güderek bunu yapanlarız” diye konuştu.

    Ne zaman Arakan’da zulüm hadiseleri yaşanmaya başladığında çok sayıda telefon ve mesaj aldığını ifade eden Çavuşoğlu, “Sosyal medya üzerinden telefonla arayarak onlarca arkadaşımız ‘ne duruyorsunuz, ne yapmamız gerekiyorsa bizde varız” diyerek bizi bu yola şevk etti. Bu yola sevk eden insanımıza sahibiz biz” şeklinde konuştu.

    Öğrenilen Osmanlıca ile beraber işin köküne vakıf olmak gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, “Öğrenmiş olduğunuz Osmanlıca Türkçesi ile beraber, işin köküne vakıf olmak üzere nereye, ne zaman, ne şekilde, hangi çerçevede gidildiğini arşivler üzerinden okumalısınız. Ancak o zaman Osmanlıcayı öğrenmiş olmanız bir anlam ifade eder. Yoksa ‘Ben Osmanlıcayı öğrendim’ demek bir şey ifade etmez. Önemli olan öğrendiğinizi, bildiklerinizle amel etmelisiniz. İşte o zaman Osmanlı’nın, geçmişin arşivine giderek okuyarak ve bunları anlatarak kendinize ve çevrenizdekilere faydanız olur” dedi.

    Program sertifikaların takdimi ile sona erdi.

  • LYS sınavına alınmayan eşyalar ona emanet

    Üniversite öğrencisi Abdulbaki Taşdemir, İstanbul Üniversite Beyazıt Kampüsü’nde bekleyerek Lisans Yerleştirme Sınavı’na gelen adayların sınava alınmayan eşyalarını 3 TL karşılığında emanet alıyor.

    İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsünde Lisans Yerleştirme Sınavına tek başına gelen öğrenciler sınava girerken üzerindeki eşyalar dolayısıyla sorun yaşıyor. Burdur’da üniversite okuyan Abdulbaki Taşdemir bu sorunu fırsata çevirerek sınava alınmayan eşyaları 3 TL karşılığında emanet alıyor.

    “Ne bırakırsa bıraksın 3 TL”

    Ek iş olarak emanetçilik yaptığını ifade eden Taşdemir, “Senelerdir biz bu işi yapıyoruz. Ek iş olarak. Sınav günleri burada market, dükkan olmadığından sebep emanet olayı sıkıntı oluyor. Emanet işini biz yapıyoruz. Zaten burada emanetçi olarak tanındık. Bütün sınavlara gelenler güvenerek emanetlerini bize bırakıyor. Çıkışta da kimlik karşılığında alırlar. Genelde ismini soy ismini yazıp bize bırakıyor. Ücret karşılığında bizden alıyor.3 TL ücreti. Ne bırakırsa bıraksın 3 TL. Fazla bir ücret almıyoruz. Çantada getirse telefon da getirse 3 TL. Burdur’da öğrenciyim. Okulumuz yeni bitti. Ek olarak bu işleri kovalıyoruz. İzin almıyoruz. Bir sorun çoıkarmıyorlar. Zabıta biliyor. Görüyor bizi burada” dedi.

    Sınavdan çıkan öğrenciler kimlik karşılığında emanet ettikleri eşyaları geri alıyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Müslümanlar olarak maruz kaldığımız tüm sıkıntılar ona ve tebliğcisi olduğu dine yeter kadar sahip çıkmamamızdan kaynaklanıyor”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Hilye-i Şerif Yarışması ödül töreni ve Uluslararası Hüsn-i Hat ve Hilye-i Şerif Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Müslümanlar olarak maruz kaldığımız tüm sıkıntıların ona ve tebliğcisi olduğu dine yeteri kadar sahip çıkamamış olmamızdan kaynaklandığını çok iyi biliyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen Uluslararası Hilye-i Şerif Yarışması ödül töreni ve Uluslararası Hüsn-i Hat ve Hilye-i Şerif Sempozyumu’na katıldı. Ödül töreni ve sempozyuma Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal ve çok sayıda davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarışmada ödül alan sanatçıları kutlayarak, “Peygamber Efendimizin güzel cismini, davranışını, ahlakını anlatan hilyeler medeniyet coğrafyamızın en nadide eserleridir. Peygamber Efendimize olan muhabbetimizi, sevgimizi, aşkımızı hilyeler aracılığıyla ifade ediyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, hilyelerin sadece yazılmakla kalınmadığını söyleyerek, “Asırlar boyunca hilyeler, şiirlere, nakışlara döküldü. Onlardan alınan ilhamla ciltler dolusu eser vücuda getirildi. Müslümanların hem kendi aralarındaki çatışmalar hem de dış güçlerin saldırılarıyla zulme uğradığı, acı çektiği bir dönemde Peygamber Efendimize olan özlemimiz çok daha anlam kazanıyor. Müslümanlar olarak maruz kaldığımız tüm sıkıntıların ona ve tebliğcisi olduğu dine yeteri kadar sahip çıkamamış olmamızdan kaynaklandığını çok iyi biliyoruz. Müslümanlar olarak yaşadığımız zilletten kurtuluşumuz, dinimiz İslam ile aramızda olan rabıtayı güçlendirmemizden geçiyor. Sadece Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi’ndeki tavsiyelerini hakkıyla yerine getirmek dahi Müslümanları kurtuluşa götürmeye yeter. Bizim görevimiz sürekli onun yolundan gitmek ve sürekli onu tekrarlamak” dedi.

    Sanat dallarını geliştirmek mecburiyetinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanat dallarını ihya etmek ve geliştirmek mecburiyetindeyiz. Son yıllarda ülkemizde hat, hilye, tezhip gibi aynı amaca hizmet eden sanatlara ilginin artmış olmasından memnuniyet duyuyorum” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.