Etiket: Omurga

  • Alanya’da omurga sağlığı taramaları devam ediyor

    Alanya Belediyesi lise düzeyindeki okullarda geçen yıl başlattığı omurga sağlığı taramaları ve eğitimlerine devam ediyor. Eğitimlerde özellikle dik, dinamik ve simetrik postürün önemi vurgulanıyor.

    Alanya Belediyesi tarafından 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılında başlatılan omurga sağlığı taramaları, yeni Eğitim Öğretim Yılında da devam ediyor. Alanya Belediyesi Uzman Fizyoterapisti Erdem Demir tarafından Rıfat Azakoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bu yılın ilk omurga sağlığı eğitimi ve taraması yapıldı. Yapılan taramalarda skolyoz veya herhangi başka bir omurga problemi tespit edilen öğrenciler, ileri tetkik ve tedavi için ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirildi.

    Okullardaki taramalarla ilgili bilgi veren Fizyoterapist Erdem Demir, “Taramaları, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansına sunulan proje kapsamında temin edilen Spinal Mouse adı verilen özel bir cihaz yardımı ile gerçekleştiriyoruz. Cihazın en önemli özelliği x ışını ve dolayısıyla radyasyon yaymadan omurga hakkında önemli bilgiler sağlaması. Elde edilen veriler bölgemizdeki ve hatta ülkemizdeki omurga sağlığı konusundaki veri eksikliği de göz önüne alındığında, sağlıklı nesillerin yetişmesi için gerekli sağlık ve eğitim uygulamalarına da yön vermesi açısından oldukça önemli. Taramalardan sonra öğrencilerimize, omurga sağlığı ve postür bozuklukları hakkında da bir eğitim vererek, skolyoz ve diğer omurga problemlerinden nasıl korunabilecekleri hakkında bilgilendiriyoruz. Özellikle dik, dinamik ve simetrik postürün önemini vurguluyoruz” dedi.

  • Omurga romatizmasının tanı ve tedavisi

    Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, “ankilozan spondilit (omurga romatizması)” hakkında bilgi verdi.

    Ankilozan spondilitin yani omurga romatizmasının, özellikle omurgadaki eklem ve kemiklerin köprüleşmesine yol açarak belde katılaşmaya neden olan iltihaplı bir romatizma hastalığı olarak tanımlandığını belirten Dr. Gürler, “Omurganın tümü köprüleşerek omurgada tam bir hareket kısıtlılığının oluşmasına neden olabilir. Sıklıkla hastanın bel ve kalça bölgesinde tutulum görülür. Ankilozan spondilit; kronik, ağrılı, ilerleyici ve vücudun diğer organlarını da tutabilen bir romatizmal hastalıktır. Omurga eklemlerinde ve bazı eklemlerde iltihaba neden olur. İltihabi durum sürüp giderken, eklemlerin iki yanında karşılıklı kemiksi çıkıntılar meydana gelir ve zamanla eklemler birbirine kaynaşır yani ‘ankiloz’ oluşur. Bunun sonucunda sertleşme meydana gelir ve bel hareketleri kısıtlanır. Tam ankiloz, hastaların hepsinde gelişmez ve başlangıçta hareket kısıtlılığından çok ağrı ön planda olabilir” dedi.

    Tipik bulgular

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, ankilozan spondilit hastalığının tipik bulgularını şöyle sıraladı:

    “Yavaş ve sinsi başlayan bel ağrısı ve buna eşlik eden uzun süren tutukluk. Gün içinde hafifleyen ve özellikle sabahları belirgin belde tutukluk ve ağrı. Egzersiz ile düzelen veya uzun süreli dinlenme sonrası artan bel tutukluğu. Geceleri uyandıran bel ağrısı. Şikayetlerin 3 aydan uzun süredir devam etmesi. Özellikle hastalık başlangıç döneminde olabilen halsizlik ve kilo kaybı. Hastalıkta eklem dışı bulgular da görülebilir. Bu bulgular ise şunlardır:

    İştah kaybı. Genel olarak kendini kötü hissetme. Gözlerde iltihaplanma (iritis). Nadiren kalp kapakçık iltihabı. Omuriliğe bası sonucunda oluşan güçsüzlük, uyuşma, idrar kaçırma ve iktidarsızlık.”

    Ankilozan spondilitin herkesi farklı bir biçimde etkileyebileceğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, “En sık görülen ortak yakınma genellikle geceleri ve sabahları daha belirgin olan bel ağrılarıdır. Kaburga kemikleriyle omurganın birleştiği eklemler de tutulmuş ise nefes alma güçleşebilir ve ağrılı olabilir. Romatoloji uzmanı hastayı muayene ettikten sonra iltihaplanma bulgusu olabilecek ipuçlarını saptamak için kan tahlillerini ve ağrılı eklemlerin röntgen filmlerini ister. Kan tahlillerinin ve omurgayı gösteren filmlerinin incelenmesi sonucunda teşhis konulur” diye konuştu.

    Ankilozan spondilit tedavisi

    Ankilozan spondilit tedavisi hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler. “Ankilozan spondilitin tedavisinde ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar, antiromatizmal ilaçlar ve egzersizler kullanılır. Gerekirse ameliyatlara başvurulabilir. Tedavi devamlı, düzenli ve uzun süreli olmalıdır. Ankilozan spondilit, zaman zaman alevlenme ve yatışmalarla seyreder. İlaçlar ağrının azalmasına, uykunuzun düzelmesine ve genel iyilik halinin sağlanmasına yardım eder. Fakat ilaçlar tedavinin sadece yarısıdır. Uygun egzersiz hastalığın tedavisinde kritik önem taşır. İlaçlar ağrıyı azaltarak bu egzersizlerin rahat yapılmasını sağlar” şeklinde konuştu.

    Dr. Oğuz Gürler şöyle devam etti:

    “Hastaların yüzde 80’inden fazlası katılığı ve ağrıyı azaltmak, inflamasyonu gidermek için ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar ve antiromatizmal ilaçlar kullanırlar. Ancak, bazı hastalarda bu ilaçların yan etkileri ortaya çıkabilir. Bundan dolayı basit bir ağrı kesici tercih edilebilir. İnatçı eklem yakınması olanlar antiromatizmal ilaçlara veya biyolojik tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyabilirler. Bazı ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar, ağrıyı gidererek daha rahat egzersiz yapılmasına olanak verirler. Kortizon ara sıra, özellikle ağrılı eklemlere enjekte edilebilir veya iltihaplı göze damlatılabilir. Kortizon gereken durumlarda kullanılırsa, zararlı bir ilaç değildir.”

    Ameliyatın çok hasar gören ve ağrı veren kalça veya diz eklemlerinin değiştirilmesi için yapıldığını söyleyen Dr. Oğuz Gürler, “Aşağı yukarı hastaların yüzde 6’sı kalça protezine ihtiyaç duyarlar. Bu protez ameliyatı hasarlı kalça ekleminin tekrar hareket edebilmesi ve ağrının giderilmesinde başarılıdır. Bazı vakalarda, şiddetli kamburu bulunanlarda, omurga ve boyunun postürünü düzeltmek için bir dizi ameliyat gerekebilir” ifadelerini kullandı.

    Fizyoterapi(egzersiz) oluşabilecek sakatlıkların önlenmesinde çok fazla önem taşıdığını belirten Dr. Gürler açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Eklem hareket açıklığının sürdürülmesi ve kas gücünün korunması çok önemlidir. Çünkü hareket eksikliği ve kötü duruş kasları zayıflatır ve kısaltır. Kısalmanın olduğu kasların nasıl esnetileceği hastaya çok iyi anlatılmalıdır.”

  • Ağır okul çantaları omurga sağlığını bozuyor

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Atiye Gündüz, ağır okul çantalarının çocukların omurga sağlığını bozduğunu söyledi.

    Çocukların okula sağlıklı ve mutlu bir başlangıç yapması, tüm hayatlarını olumlu yönde etkiliyor. Okul öncesi yapılacak genel taramalar, çocukların verimli bir okul dönemi geçirmesine katkıda bulunurken, erişkin dönemde karşılaşılabilecek pek çok hastalığın önlenmesini sağlıyor.

    Medicana International Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Uzm. Dr. Atiye Gündüz, okula başlamadan önce çocuklar için önemli olan sağlık kontrolleri hakkında bilgi verdi.

    “Eksik aşısı varsa okula başlamadan yaptırın”

    Dr. Atiye Gündüz, “Okul öncesi check-up çok önemlidir. İlk adım, doktor muayenesi ile başlar. Kilo ve boy ölçümü yapılarak çocuğun büyümesi değerlendirilir. Ayrıntılı sistemik muayene ve tansiyon ölçümü yapılır. Tam kan sayımı, demir düzeyi, tam idrar tahlili, kan kolesterol-lipid düzeyi, dışkıda parazit incelemesi, ailesel hikayeye göre açlık kan şekeri bakılır, Çocuğun aşı bilgileri veya aşı kartı doktorla paylaşılmalıdır. Eksik aşılar varsa okul öncesi dönemde mutlaka yapılmalıdır. Tiroit bezinin az çalışması durumunda çocukta şişmanlıkla birlikte yorgunluk, yavaşlık gibi belirtiler; çok çalışması durumda ise zayıflık ve sinirlilik hali gelişir. Az ya da çok çalışması, okul yaşantısına ciddi anlamda zarar vereceği için okul başlamadan tiroit fonksiyonlarının kontrol altına alınması gereklidir” dedi.

    “Bebeklikte yapılan işitme testini okul öncesi tekrarlayın”

    Dr. Atiye Gündüz, şu bilgileri verdi: “Doğumdan kısa bir süre sonra bebeklere yapılan işitme testinin, okul öncesi tekrar edilmesi gerekmektedir. Bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından çocuğun hangi sesleri nasıl işittiği kontrol etmelidir. Çocuklardaki işitme kaybının çoğu okul çağından önce gelişir ve hem konuşma hem de dil gelişiminde gecikmeye neden olur. Bu nedenle 4-5 yaşlarında ve okul çağında işitme fonksiyonunun değerlendirilmesi gerekir.”

    “Göz problemleri okul başarısını olumsuz etkiliyor”

    “Okula başlamadan önce yapılacak göz taramaları ile çocukta görme tembelliği, şaşılık ya da yüksek derece kırma kusurları olup olmadığı saptanmalıdır. Kırma kusuru olan veya kayma olan gözün iyi görebilmesi için erken yaşta gözlükle veya ameliyatla düzeltilmesi gereklidir. 9-10 yaşına kadar tedavi edilmeyen, kırma kusurları ve şaşılık sonucu gelişen göz tembelliğinin ileri yaşlarda tedavisi mümkün olmamaktadır. Göz sağlığı iyi olmayan çocukların huzursuz, hırçın ve derslerinde başarısız olduğu da unutulmamalıdır.”

    “Çocuğunuzu idrar yolu enfeksiyonlarından koruyun”

    “İlkokula ya da anaokuluna yeni başlayan çocuklar, el ve tuvalet temizliği konusunda zorluk yaşayabilirler. Bu durumda parazitler çoğalacağı için idrar yolu enfeksiyonları başta olmak üzere üst solunum yolu enfeksiyonları da çocuklarda çok sık görülür. Bu nedenle el ve tuvalet sonrası temizlik çocuklara çok iyi bir şekilde öğretilmelidir.”

    “Mutlaka diş doktorunu ziyarete edin”

    “Ağız ve diş bakımı, çocukların büyüme ve gelişimlerini etkilemektedir. Okul dönemindeki çocuklarda bu kontrollerin okullar açılmadan önce yapılması uygundur. Böylece okul sırasında dişlerle ilgili çıkabilecek problemlerin önüne geçilebilir ve diş hekimimin uygulaması gereken koruyucu işlemler için çocukların okuldan uzaklaşması gerekmez.”

    “Okula yeni başlayan çocuklarda alerji riskine dikkat”

    “Okula yeni başlayan küçük yaştaki çocuklarda yeni bir ortama girmenin yarattığı birtakım sıkıntılar olabilir. Çocuklar bu dönemden önceki hayatlarında karşılaştıklarından çok daha fazla uyaranla karşılaşabilmekte, bunlarla ilgili sağlık sorunları yaşayabilmektedir. Ancak bağışıklık sisteminde altta yatan bir rahatsızlığı olmayan çocuklarda ya da alerjen duyarlılığı gelişmeyenlerde bu sıkıntılar zamanla azalabilmekte ve herhangi bir komplikasyona neden olmamaktadır.”

    “Horlayan çocuklar okulda başarısız oluyor”

    “İyi uyku, çocukların derslerde başarılı olmasında, sağlıklı beslenme kadar önemlidir. Birçok bilimsel çalışma uyku apnelerinin, okul başarısında düşüşe ve davranışsal sorunlara yol açabileceğini göstermektedir. Eğer çocuğunuz hasta olmadığı zamanlarda horluyorsa, uykuda nefes almakta zorluk çekiyorsa, uykuda huzursuzca, geceleri terliyor ve altına kaçırıyorsa mutlaka uzman yardımı alınmalıdır.”

    “Ağır okul çantaları omurga sağlığını bozuyor”

    Ağır okul çantalarının omurga sağlığını bozduğuna dikkat çeken Gündüz, “Ağır okul çantaları çocuklarda skolyoz olarak adlandırılan omurga eğriliklerine neden olur. Bu nedenle okul çantası sırtta ve omuzlarda ağrıya neden olmayacak ağırlıkta olmalıdır. Eğer çocuğun okul çantasını yanında taşınması gerekiyorsa 12 yaşına kadar 4 kg’ı, 15 yaşına kadar da 5 kg’ı geçmemelidir. Çantanın uzun süre taşınmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca çocukların sınıfta ders dinlerken masaya dayanmamaları, arkalarına yaslanarak, dik oturmaları gerekmektedir. Teneffüslerde ise sırada oturmak yerine, kalkıp dolaşmalıdırlar” şeklinde konuştu.

    Okul çağı çocuklarında ayak ağrılarının nedenini okula başlarken yeni alınan ayakkabılara yormanın yanlış olduğunu vurgulayan Dr. Gündüz sözlerini şöyle tamamladı: “Ayakta ağrıya neden olabilecek ve çocuğun okulla olan dengesini etkileyecek, bir dizi doğuştan veya sonradan olma bozukluklar bulunmaktadır. Ağrılı bir ayakta çocuk ortopedistinin çektireceği basit bir röntgen sonucu konacak tanı ve buna göre yönlenecek tedavi ile alınacak bazı önlemler, çocukların okul performansını artıracaktır.”

  • Omurga eğriliği olanlar OMÜ’de şifa buluyor

    Skolyoz(omurga eğriliği) olan hastalar Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’nde şifa buluyor.

    Skolyozun genellikle çocuklarda görülen bir hastalık olduğunu ifade eden OMÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mesut Kılıç, omurga eğriliği olan hastaların OMÜ Tıp Fakültesi’nde rahatlıkla tedavi edildiğini söyledi. Skolyoz cerrahisinde modern tekniklerin kullanıldığını belirten Kılıç, nöromonitörizasyon uygulamasıyla felç riskini yüzde sıfıra kadar indirdiklerini söyledi.

    Kılıç: “Bazı hastalarda cerrahi tedavi gerektirmektedir”

    Skolyozun özellikle kız çocuklarda daha sık görülen bir durum olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Mesut Kılıç, “Skolyoz hastalığı özellikle çocuklarda ve gençlerde gerek kozmetik gerekse fonksiyonel açıdan şikayetlere sebep oluyor. Tedavide çoğunlukla cerrahi dışı yöntemler uygulanır. Korse, egzersiz gibi. Fakat bazı hastalarda cerrahi tedavi gerektirmektedir. Cerrahide günümüzde modern teknikler kullanılmaktadır. Halk arasında platin diye bilinen uygulamalarla düzeltme sağlanmaktadır. Ayrıca son dönemlerde teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan nöromonitörizasyon dediğimiz bir sistem uygulanıyor. Hasta uyutularak bilgisayara bağlanıyor. Ameliyat sırasında bir felç durumu var mı yok mu? Sinir yapılarında bir zedelenme var mı yok mu bunu bize bildiriyor. Halk arasında bu tür ameliyatlarda ’felç olursunuz’ korkusunu biz çok duyuyoruz. Fakat bu uygulama ile felç riskini yüzde sıfıra yakın indiriyoruz” dedi.

    Yavuz: “Artık dayanamıyordum”

    Skolyoz ameliyatı olan Sedef Yavuz(17), “Omurgam yavaş yavaş sağ tarafa doğru dönmeye başlamıştı. Ağrılarım oluyordu. Artık dayanamıyordum. Oturduğumda ve yürüdüğümde bunalmaya başlamıştım. Tedavimin nerede yapılabileceğini araştırdım ve OMÜ’de bu tedavinin yapıldığını öğrendim. Doktorumla konuştuk ve ameliyat olmaya karar verdim. Ameliyata gülerek girdim. Ameliyattan sonra biraz ağrılarım oldu ama şimdi çok iyiyim” diye konuştu.

  • İlçe Hastanesinde Omurga Ameliyatı

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, geçirdiği trafik kazası sonucu omurgası hasar gören bir hasta, Alaşehir Devlet Hastanesinde ilk kez yapılan bir ameliyatla sağlığına kavuştu.

    Geçen hafta kullandığı motosiklete bir aracın çarpması sonucu omurgası kırılan hasta, Alaşehir Devlet Hastanesinde görevli Ortopedi Uzmanı Ali Ertuğrul’un başarılı bel ameliyatı sayesinde sağlığına kavuştu. Bir süre gözlem altında tutulan hasta, daha sonra taburcu edildi. Ameliyatla ilgili bilgi veren Ortopedi Uzmanı Ali Ertuğrul, “Aslında torakal omurga kırıklı-çıkığı ameliyatı her yerde yapılabilmektedir. Ancak bu cihaz genellikle beyin cerrahisi uzman hekimleri tarafından yapılmaktadır. Ortopedi uzmanı hekimleri bu cihazı ameliyatta daha az tercih etmektedir. Biz hastamızın sağlığına kavuşmasında bu yöntemi uyguladık” dedi.

    Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Orhan Kırmalı ise hastanın trafik kazası geçirdiğini belirterek “Hastanemizde bulunan ancak, uzun zamandır kullanılmayan bel ameliyatı seti ilk kez ortopedi uzmanımız Opr. Dr. Ali Ertuğrul tarafından kullanılarak, hasta sağlığına kavuşturuldu. Bu tür hastalarımız bundan sonra komşu iller ve ilçelere tedavi amacıyla gitmek zorunda kalmayacaktır. Amacımız tüm vatandaşlarımız için hastanemizde her türlü sağlık hizmetini verebilmektir. Bunun için de her gün yeni teknik araçlar kullanılarak, vatandaşlarımıza ayağında hizmet vermeye çalışıyoruz” diye konuştu.