Etiket: Oluyorum”

  • Annesine “beni kurtar, ölüyorum” dedi, 18 gündür haber alınamıyor

    Tokat’ta annesini arayarak “beni kurtar, ölüyorum” dedikten sonra telefonu kapanan 34 yaşındaki Feridun Cebe’den 18 gündür haber alamayan annesi oğlunun hayatından endişe ediyor.

    Edinilen bilgiye göre; Almus ilçesine bağlı Çevreli Beldesinde ikamet eden 3 çocuk annesi Elif Mut’un ilk eşinden olan oğlu Feridun Cebe Tokat’ta inşaatlarda bekçi olarak çalışıyordu. 18 gün önce oğlundan gelen bir telefon sonrasında bir daha haber alamayan anne Mut, olayı güvenlik güçlerine bildirdi. Oğlunun hayatından endişe eden anne Mut, “Çökelikli açıyordum telefon geldi. İlk telefona cevap vermedi. Bir daha aradı “Anne beni kurtar, ben ölüyorum” dedi kapandı. Daha sonra kendisinden haber alamadım. Bugün 18 gün oldu. Hayatından endişe ediyorum” dedi.

    Oğlunun Tokat’a çalışmaya gittiğini ve bir daha haber alamadıklarını ifade eden anne Mut, “Oğluma ne oldu çok merak ediyorum. Şeker hastasıyım, gören duyan varsa arasın” diye konuştu.

    Feridun Cebe’nin üvey ağabeyi Celal Mut ise kardeşinin hayatından endişe duyduklarını belirterek, “Kaybolmasından, evden gitmesinden bir sebep bulamıyoruz. İnşaatlarda bekçilik yapıyordu. Çevresindeki insanların karanlık işlerine alet etmesinden endişe ediyoruz. Yetkilerden ricamız biran önce kardeşimin bulunması” diye konuştu.

  • Taha Akgül: “Şampiyon olduğumda seyirciyle İstiklal Marşı’mızı söylediğimde dünyanın en mutlu insanı oluyorum”

    Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu milli güreşçi Taha Akgül Adana’nın Kozan ilçesinde liseli öğrenciler ile bir araya geldi. Akgül, “Şampiyon olduğum zaman, o seyirciyle İstiklal Marşı´mızı söylediğim zaman dünyanın en mutlu insanı oluyorum” dedi.

    Kozan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonu´nda gerçekleştirilen söyleşiye katılan Taha Akgül, “Önümüzde 2020 Olimpiyatları var, eğer onu kazanır olimpiyat şampiyonu olursam 2024 hedefim var. Hem spor üzerine yüksek lisans yapan bir öğrenci olarak hem de sporun içerisinden gelmiş, bütün zorluklarını görmüş bir insan olarak sporun içerisinde olacağım.” diye konuştu.

    Her türlü şampiyonluğu yaşamış bir sporcu olarak öğrencilere çok çalışma tavsiyesinde bulunan Taha Akgül, bazı sporcuların sadece olimpiyatlara katılmak için bile büyük mücadele verdiğini dile getirdi.

    Olimpiyat şampiyonluğunun tüm sporcuların hayali olduğunu söyleyen Akgül, “İnsanlar olimpiyatlarda o müsabakayı takip ediyor. 2017 yılında tekrardan Avrupa şampiyonu oldum. Güreşte 5 Avrupa şampiyonluğum var, bu bir ilk. Olimpiyat şampiyonu olup tekrar sıfırdan başlayıp bir şampiyonaya hazırlanmak çok zordur, ben bunu yaşadım. Benim bir unvanım var, o yüzden çalışmayı hiç bırakmıyorum.” dedi.

    Akgül, açıklamasına şöyle devam etti: “Olimpiyatlarda tüm tribünlerin Türk Bayrağı göndere çekilirken ayağa kalkıp saygı duruşuna geçiyor olması tarif edilemez bir duygu. Ülkenin tanıtımı açısından spor çok önemli, şampiyon olduğum zaman, o seyirciyle İstiklal Marşı´mızı söylediğim zaman dünyanın en mutlu insanı oluyorum. Başımı yastığa koyduğumda ülkem için ne kadar büyük bir iş yaptığımı o zaman anlıyorum.”

  • Tan: “Sahnede rehabilite oluyorum”

    Şarkıcı Tan Taşçı, uzun süreli ilişkisine son verdikten sonra sahnede rehabilite olduğunu söyledi.

    Uzun süreli beraberliğine geçtiğimiz günlerde noktayı koyan Tan Taşçı, bayram tatili süresince Bodrum, Kuşadası, Çeşme ve Ayvalık ‘ta sahne aldı. Tan, sahnede yeniden doğduğunu söyledi. Bayramı çalışarak geçiren ve “Benim rehabilitasyonum sahne. Ruhumu bir tek sahnede dinlendirebiliyorum. Sahneye çıktığımda bütün acılarımı bırakıyorum. Aşk acısı da yaşama dair bütün sıkıntıları da sahnede unutuyorum. Aşk acısı çektiğim de 24 saat sahnede kalabilirim’ diyen Tan Taşçı önümüzdeki ay yeni bir albüm çıkaracağını da açıkladı.

  • Vali Bektaş: “Eleştirilmekten Mutlu Oluyorum”

    Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, katıldığı bir radyo programında yaptığı konuşmada, “Eleştirilmekten mutlu oluyorum çünkü kendimi tamir etme, yaptığım işi düzeltme imkanı buluyorum. Ama hakaret, küfür olmadan eleştirelim, bu şehirdeki herkes herkesi eleştirsin bunda hiçbir sorun yok” dedi.

    Manisa’da yayın yapan Radyo Hiraş’ın, “Manisa’da Yaşam” adlı canlı yayın programında, Hiraş Medya Grup Başkanı Rıfat Emin Uygur ile köşe yazarı Mustafa Pala’nın sorularını yanıtlayan Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, samimi açıklamalarda bulundu. Çözmek istediği işin bütününü çözmek istediğini, parça iş, eksik iş yapmayı bilmediğini kaydeden Vali Bektaş, “Zaten devletin bunu yapması lazım, sistematik çalışmak zorunda. Günlük değil, mevsimlik değil, sistemi kurmalı ve herkese ulaşmamız lazım. Çaba gösteriyoruz, bu çabamızın muhataplarımızda algılanma süresi uzuyor. Bir süre sonra fark ediliyor bizim çabamız ve niyetimiz. Ama biraz daha anlayış istiyorum. Eleştirilmekten mutlu oluyorum çünkü kendimi tamir etme, yaptığım işi düzeltme imkanı buluyorum. Ama hakaret, küfür olmadan eleştirelim, bu şehirdeki herkes herkesi eleştirsin bunda hiçbir sorun yok. Sadece beynin arkasında başka hesaplar olmasın. Birbirimizi anlayalım. Ben burada oturup belediye başkanını da eleştirmeliyim, milletvekillerimizi de eleştirmeliyim, onlar da beni eleştirmeli, bunda bir sorun yok. Bu eksikliklerimizi birbirimize gösterme sanatıdır. Basın da bizi eleştirmeli, ben de basını eleştirdim, yanlış yazdılar dedim. O da kendisini düzeltecek, ben de kendimi düzelteceğim, o da doğru anlayacak, doğru yazacak. Çünkü benim vatandaşla aramda başka malzeme yok” dedi.

    “FUTBOLUN BİR SPOR OLDUĞU TARTIŞILIR”

    Programda bir dinleyicinin spora bakışı ve maçlara fazla gelmemesi ile ilgili sorusunu yanıtlayan Vali Bektaş, “Bana göre futbolun spor olduğu tartışılır. Futbol bir sektördür, her şeydir. Ama bir spor mudur, futbol seyirciliği sporun bir türü müdür? Değildir. Spor olimpiyatçılardır, olimpiyatlarda temsil edilmektir, derece almaktır. Futbol ekonominin konusudur. Orada 10 binlerce insan gidip maç seyrederken spor yapmıyor” diye konuştu.

    Manisa’da turizm potansiyelini harekete geçirmek için başlattıkları çalışmalarda 400 maddenin ortaya çıktığını ve 35 adet turizm odağı olabilecek varlık tespit edildiğini söyleyen Vali Bektaş, bu 35 projenin her birini proje haline getirerek ve çeşitli kurumların imecesiyle bir kaç yıl içinde Manisa’ya kazandırmak istediklerini ifade etti. Projeli hayatın yeni bir kavram olarak ortaya çıktığını belirten Vali Bektaş, “Projesi olana devlet kaynak hazırlıyor. Yeter ki düzgün proje hazırlansın. Ödenek sorunu yok” diye konuştu.

    “BİZ BİR ATEŞ ÇEMBERİNDE YAŞIYORUZ”

    Manisa’da sanayi kalıpçılığı kümelenmesi için çalışma sürdürdüklerini kaydeden Vali Bektaş, “Manisa’da ciddi bir sanayi var. Bu sene ihracatımız 4 milyar 311 milyon dolardan 3 milyar 916 milyon dolara düştü. Yaklaşık 400 milyon dolarlık bir gerileme var Manisa ihracatında. Bu ihracatımızın önemli kısmı sanayi ürünü ve Türkiye’nin genel ihracatından çok daha az bir gerileme. Neden gerilediğini de herkes biliyor. Biz bir ateş çemberinde yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

    Manisa’da sanayinin ihmal edilemez önemli bir gelir kaynağı olduğunu, doğası gereği genişlemek istediğini ifade eden Vali Bektaş şunları söyledi: “Sanayiyi tarımın aleyhine genişletmek zorunda değiliz. Sanayiyi ihmal ederek tarım yapalım. Hayır, tarımı ihmal ederek sanayi yapalım, o da değil. Potansiyelimiz neyse. Bize her gün birçok yatırımcı geliyor sanayi arsası verin diye. Sanayi bölgelerimizin tamamı tıkanmış durumda. Burada bir sanayi cazibesi var. Ben bunu karşılamak zorundayım, sadece ben değil Manisa’da yönetimde olan valisi, kaymakamı, belediyesi herkes bu talebi karşılamak zorunda. Dolayısıyla sanayi alanlarımızı çeşitlendirmemiz, genişletmemiz, belli kümelenmeleri sağlamamız gerekiyor.

    “KİMSENİN GELECEK NESİLLERİMİZİN SAĞLIĞIYLA OYNAMAYA HAKKI YOK”

    Gediz Nehri’nin kirliliği ve organik tarımın bir bütün olduğunu, Gediz’in sulama için gerekli olduğunu ve temizliği için ciddi bir başlangıç yapıldığını belirten Vali Bektaş, şöyle konuştu: “Geçen gün bir yerde konuştum yanlış yorumlandı. ‘Gediz 30 yılda kirlendiyse 30 yılda temizlenir’ dedim. Bu bizim projemiz 30 yıl alacak demek değil. Biz 2 yıllık bir projeksiyon yaptık. Niye 2 yıl. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Manisa il merkezinde ve Turgutlu’da inşaatına başladığı 2 büyük arıtma tesisi var. Bunların tamamlanma süresi 2 yıl. Yani siz ne yaparsanız yapın 2 yıl boyunca Manisa merkez ve Turgutlu atık sularımızı Gediz’e arıtmadan veriyoruz. Dolayısıyla ‘Gediz’i 2 yıldan önce temizleyeceğim’ diyen yalan söyler. Biz 2 yılda ne yapalım. Bir taraftan bütün atık sistemini bir bütün sisteme bağlayarak arıtıyoruz. Şu anda çözüm yoluna girmemiş hiçbir toplu atık üretim yerimiz yok. Kim bizi oyalıyorsa, zaten bir sürü ceza uyguluyoruz, artacak. Kimsenin gelecek nesillerimizin sağlığıyla oynamaya hakkı yok. Herkes para kazanabilir. Ama herkes kurallarına göre oynayacak. Kimse para kazanacağım derken bir başkasının sağlığını tehlikeye atmasın. ‘30 yılda kirlendiyse 30 yılda temizlenir’ dedim ama, çalışmalarımız 30 yıl sürecek demiyorum. Bir iki yıl içinde bu işi toparlamamız lazım. “

    “ORGANİK TARIM BİR MECBURİYET”

    Organik tarım projesine başlarken bunun gerekliliğine bu kadar inanmadıklarını ifade eden Vali Bektaş “Manisa tarımına bir renk gelsin, katma değerli bir üretim ortaya çıksın, bir farklılık oluşsun, biraz daha hassasiyet gelişsin diye girdiğimiz bir işti. Ama girince gördük ki bu bir mecburiyet. Çünkü bizim yeraltı sularımızı, göllerimizi en çok kirleten o fabrikalar değil, o dericiler de değil. Bizim yıllar yılı tarlalara attığımız zirai gübreler ve ilaçlar. Bunlar yağmurla yeraltına ve göllere gidiyor ve geri dönülemez hale geliyoruz. Organik tarım, yüzde 100 temiz demek değil. Böyle bir şey dünyada kalmadı artık. Siz dağın başında da yaşasanız teknolojinin getirdiği kirlilik unsurlarından kendinizi kurtaramazsınız. Organik tarımın belli kriterleri var. ‘Biz organik tarım yapmayalım iyi tarım yapalım’ diyorlar. İyi tarım, Tarım Bakanlığımızın Türkiye için öngördüğü bir konsept. Doğru ama Türkiye’nin tamamı için düşünülmüş bir şey. Aslında iyi tarım, asgari tarım. Zaten iyi tarım şartlarını taşımayan bir ürünü zaten yememeliyiz, o zararlı. İyi tarım, olması gereken dünyanın kabul edebildiği. Organik tarım bunun ilerisi. Yüzde yüz çözemezsiniz. Kimseyi hayal dünyasında yaşatmamalıyız. Ama organik olmayan, iyi tarım olmayan ne yiyorsanız bir bakın” şeklinde konuştu.

    “MESLEKİ LİSE 1. SINIFLARDA YÜZDE 70 ORANINI YAKALADIK”

    Geçen yıl Anadolu liselerinde kontenjanı sınırlayarak mesleki eğitimde lise 1. sınıflarda yüzde 70-30 oranının yakalandığını ifade eden Vali Bektaş, “Bu Türkiye’nin hayalidir. 4 sene sonra liseden mezun ettiğimiz her 100 çocuktan 30 tanesi gerçekten sınırlandırılmış, rekabetle girilen bir Anadolu lisesi mezun olarak istediği üniversiteye girecek. 70 tanesi de meslek lisesi mezunu olacak. Ki Manisa’da meslek lisesi mezun olmak ne demek bunu herkes çok iyi algılayabiliyor” diye konuştu.