Etiket: Ölüyor

  • Kent Konut, diğer belediyelere örnek oluyor

    Samsun Büyükşehir Belediyesinden gelen heyete, Kent Konut A.Ş.’nin kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgilendirme yapıldı.

    Samsun Büyükşehir Belediyesinden gelen heyet, Kent Konut’u ziyaret etti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sefer Arlı, İmar Ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ercan Uçarlı, Etüt Proje Dairesi Başkanı Cüneyt Yalçınkaya ve Kamulaştırma Şube Müdürü Mehmet Tansık’ın da aralarında bulunduğu heyeti Kent Konut A.Ş. Genel Müdürü Yalçın Özon misafir etti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kent Konut A.Ş’nin çalışmalarını tanıtan Genel Müdür Özon, Kocaeli’ndeki kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında da bilgiler verdi.

    Genel Müdür Yalçın Özon, Samsun’dan gelen heyete, Kocaeli’nde uygulanan kentsel dönüşüm projeleri hakkında brifing verdi. Kentsel dönüşümün, şehrin önemli bir bölümünde proje kapsamında sistematik bir şekilde yapılması ve mevcut yapı stoklarının kontrolü hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Olası deprem ve risklere karşı toprak zeminin ve üzerindeki yapının risk değerlemesi yapılarak, toprak zeminin yapısına uygun temelli yapıların yapılmasının önemi vurgulandı.

    Genel Müdür Yalçın Özon, zemine uygun yapılaşma sayesinde olası depremlerde yaşanılabilecek can ve mal kaybının en aza indirilmesinin önemine vurgu yaptı. Özon, daha sonra, çarpık şehirleşmeyi düzenlemek amacıyla Kocaeli ilinde yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili detaylı sunum çalışması ile bilgilendirmelerde bulundu. Kentsel dönüşüm çalışmalarının yanı sıra Kent Konut’un uygulamış olduğu kentsel dönüşüm projeleri ve hafriyat gezilerinde bulunan heyet, üç gün boyunca Kocaeli ilinde incelemelerde bulundu.

  • Op. Dr. Karaca: “Bel ağrısı iş gücü kaybına neden oluyor”

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, bel ağrılarının iş gücü kaybına neden olduğunu, bu ağrıların sakatlığa yol açabileceğini söyledi.

    Özel Konya Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, her insanın hayatının bir döneminde mutlaka karşılaştığı bel ağrılarının iş gücü kaybına neden olabileceğini kaydetti. Dr. Karaca, “12 Ekim Dünya Artrit Günü olup, bu kapsamda artritten kastettiğimiz özellikle kronik bel ağrısı gibi romatizmal hastalıkların farkındalığını arttırmak amacıyla kutlanan bir gün. Bel ağrısı bütün dünyada oldukça sık görülen ve her insanın yüzde 80 hayatının bir döneminde muhakkak karşılaştığı bir problem olarak görüyoruz. Bel ağrısı hem iş gücü kaybı hem ekonomik kayıplar bakımından bizim için tıp camiasında önem verilmesi gereken noktalardan bir tanesi. Artritle bel ağrısını birleştirdiğimiz zaman bizim ilk olarak aklımıza ankilozan spondilit dediğimiz kronik, ilerleyici, sebebi bilinmeyen, özellikle genetik yatkınlıkla birlikte gördüğümüz dejeneratif bir hastalık geliyor. Aslında bu genç yaşlarda başlayan bir hastalık olması hasebiyle insanların buna farkındalığını arttırmaya yönelik bir çalışma programı düzenleniyor. Bu Artrit Günü’nden kasıt aslında bu” diye konuştu.

    “Hastalığın en sık görüldüğü dönem 20’li yaşlar”

    Artrit hastalığının genç yaşlarda ortaya çıkmaya başladığını belirten Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, durdurulması mümkün olmayan bu hastalığın erken teşhisle birlikte ilerlemesini yavaşlatabildiklerini dile getirdi. Hastalığın ne kadar erken fark edilirse hastanın yaşam koşullarının o kadar iyi koşula geleceğini vurgulayan Karaca, “Ankilozan spondilit dediğimiz gibi 8 yaş ile 45 yaş arası görülebilen ama en yoğunlukla 24 yaşlarında pik yapan, görülme sıklığı artan bel ağrısı, sırt ağrısı, topuklarda, kalçalarda ağrı, hareket gibi kendini belli eden bir hastalık. Bu hastalık, misal 15 yaşında, 20 yaşında genç bir hastamız 3 aydır beli ağrıyor, ilaçlara rağmen geçmiyor. Bu gibi durumda muhakkak ailelerin, bireylerin farkında olması lazım, ’Acaba ankilozan spondilit miyim?’ diye. Yani bu çok basit bir iki muayene yöntemiyle ya da çekilecek grafilerle ortaya konabilecek, saptanabilecek bir durum. Hastalığı durdurabiliyor muyuz? Hayır, durduramıyoruz ama ilerlemesini yavaşlatabiliyoruz. İlaçlarla tedavi, özellikle fizik tedavi, erken teşhis konulup düzenli fiziksel aktivitelerde bulunan bu tip hastalarda hem tedavi maliyetini azaltıyoruz hem hastanın yaşam koşullarını oldukça iyi pozisyona getirmiş oluyoruz. Hem ekonomik açıdan hem sağlık açısından ufak tefek vereceğiniz tüyolarla hastaya kazandıracağınız hareketlerle kar etmiş oluyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    “Hastalık ilerlediği taktirde sakatlığa yol açabilir”

    Hastalığın ilerlediği takdirde sakatlığa yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunan Op. Dr. Karaca, “Bu bağlamda bizim insanlara tavsiyemiz, önerimiz basit bir bel ağrısı olarak ağrılarını geçiştirmemeleri, muhakkak bu işin uzmanından ya da doktordan, bu işle uğraşan kişilerden muhakkak istişare ederek bu konu hakkında bilgi almalarıdır. Yaygın görülen hastaları sakat bırakıcı bir hastalık olması nedeniyle de daha da dikkatli olunmasını tavsiye ediyoruz” dedi.

  • İstanbul’da sis etkili oluyor

    İstanbul’da gece saatlerinden itibaren sis aralıkla etkili olmaya başladı. Sis nedeniyle zaman zaman gökdelenler sis arasında kayboldu.

    İstanbul’da gece saatlerinden itibaren sis aralıkla etkili olmaya başladı. Sis nedeniyle zaman zaman gökdelenler sis arasında kayboldu. Bazı yerlerde sis yoğun olurken gökdelenlerin sis arasında kaybolması kartpostallık görüntüler oluşturdu.

  • Bakan Pakdemirli: “Ürün tarlada 1 lira ama tüketiciye ulaşana kadar 5 lira oluyor”

    Türkiye’nin tarımda Avrupa birincisi olduğunu belirten Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Ürün tarlada 1 lira ama tüketiciye ulaşana kadar 5 lira oluyor. Bu lojistik zincirdeki verimsizlikleri de ortadan kaldırmamız lazım. Hem üretici daha fazla kazanmalı hem de tüketici daha ucuza yemeli. Üreticinin elinde 2-3 lira geçmeli, tüketici de 3-4 liraya bunu almalı. Bizim bu aradaki seviyeleri mutlaka daha verimli hale getirme yolunda adımlar atıyor olmamız lazım” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli programları kapsamında Elazığ’a geldi. İlk olarak Valiliğe geçen Bakan Pakdemirli, Vali Çetin Oktay Kaldırım’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından AK Parti İl Başkanlığına geçen Pakdemirli, açıklamalarda bulundu.

    Çok yakında havzaların başına birer yönetici atayacaklarını vurgulayan Pakdemirli, “Bu yönetici havzanın başında olacak. DSİ, orman ve tarım buna bağlı olacak. Yani Tarım ve Orman Bakanlığındaki tüm birimler bu arkadaşın başkanlığında gidecek. Bunların çok teknik arkadaşlar olmasına da ihtiyaç yok. Sevk ve idare kabiliyeti yüksek arkadaşlarla çalışacağız. Sadece önünde hedefleri ve yetkileri olacak. Buradaki sorunları çözmenin yollarını arayacak. Biz sadece bu arkadaşları izliyor olacağız” diye konuştu.

    “Lojistik zincirdeki verimsizlikleri de ortadan kaldırmamız lazım”

    Türkiye’nin tarımda Avrupa’da 1 numara olduğunu aktaran Bakan Pakdemirli, “Ama bizim hâlâ planlama ile ilgili sıkıntılarımız var. Planlı bir şekilde tarım istiyoruz. Planlamayı iyi yapabilirsek, yarın ürünlerle ilgili bir eksiklik olmayacak. Ürün fiyatlarında spekülatif olmayacak. Birçok şey olmayacak. O yüzden planlamayı çok iyi yapmamız lazım. Bunun için baştan alfabeye yazar gibi tekrar çalışmaya başladık. Önümüzdeki aylarda da hem destekleri hem de üretimin planlamasını yapıp tek bir bütüncül yaklaşımla bu konulara yaklaşıyor olacağız. Miras kanunumuz ve diğer sebeplerden dolayı araziler küçüldü. Bu arazilerde tarım yapmak gitgide azalıyor. Bizim bu toplulaştırmaya hep birlikte önem vererek toplu bir şekilde iş yapmamız lazım. Ama devletin burada bir şey yapmasını beklemeden önce de sizler kooperatifleşin bu üretimlerin içerisinde mutlaka olun. Ürün tarlada bir lira ama tüketiciye ulaşana kadar 5 lira oluyor. Bu lojistik zincirdeki verimsizlikleri de ortadan kaldırmamız lazım. Hem üretici daha fazla kazanmalı hem de tüketici daha ucuza yemeli. Üreticinin elinde 2-3 lira geçmeli, tüketici de 3-4 liraya bunu almalı. Bizim bu aradaki seviyeleri mutlaka daha verimli hale getirme yolunda adımlar atıyor olmamız lazım” şeklinde konuştu.

    “Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli”

    Ülkede birlik ve kooperatiflerle ilgili kirlilik olduğunu dile getiren Pakdemirli, “Her köyde bir kooperatif var. Hepsinin de cebinde bir tane başkan yazan kart var. Biz bu işi bu şekilde yönetmemiz zor. 14 bin tane birlik ve kooperatif var. Her birine yarım saat randevu versem 2,5 sene geçiyor. Biz ilerleyen zamanlarda bunları bir araya getireceğiz. Bu işten bir verim doğmuyor. Üreticiyi kollayacak, tüketiciye de ucuz mamul ulaştırmamız gerekiyor. O zaman bu verimi doğuracak şekilde siz tekrar yapılanın diyeceğiz. Biz karışmayacağız. Kendilerinin çözüm bulması yönünde yönlendirici olacağız. Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli. Savunma sanayi eşittir tarım ve tarım eşittir savunma sanayidir. Hatta ilerleyen yıllarda da savunma sanayiden çok daha önemli olacak. Dünyayı doyuranın lideri olacak. Bugün Türkiye 190 ülkeye bin 700 tane ürün ihraç ediyor. Ama bugünün başarısı yarınların başarısının garantisi değil. O yüzden düne göre çok daha fazla çalışmamız lazım” ifadelerini kullandı.

    “Gübrede yüzde 15, yemde de yüzde 10 indirim aldık”

    Türkiye’nin son 5 yılda istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Pakdemirli, “Gezi olayları, yargı darbesi, darbe girişimi ve son olarak da bir ekonomik darbe girişimine maruz kaldık. Burada inşallah bunun da etkileri yavaş yavaş oradan kalkmaya başladı. Biz burada milletçe dik durursak, herhangi bir problemimiz olmadan önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü bir Türkiye ile karşılaşacağız. Zincir mağazaları ile konuştuk. 50 üründe yüzde 10’a varan indirimler yaptılar. Önümüzdeki günlerde bunu da enflasyona pozitif anlamda etkilerinin olmasını bekliyoruz. Tarım sektörü deyince dövizdeki hareketlikten en çok etkilenen sektör. O yüzden gübrede ve yemde bazı indirimler konusunda ilgili kuruluşlardan rica ettik. Onlarda bizi kırmadılar. Gübrede yüzde 15, yemde de yüzde 10 indirim aldık. Etin karkas fiyatlarını Et Süt Kurumu olarak 26 lira olan ithal karkas et kesim fiyatını 28 liraya çıkardık. Yerli ete de daha pozitif ayrımcılık yaparak 28 liradan 29 liraya çıkardık” diye kaydetti.

    “Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimine doğru gidiyoruz”

    Son olarak yapılacak olan seçimlere değinen Pakdemirli, “Bana göre hepimizin kalıcı tek bir şeyi var. O da AK Parti üyeliğidir. Bu kalıcı parti üyeliğinin dışındaki tüm üyeler geçicidir. Her nerede olursanız olun. Ben son seçimde aday adayıydım. Listede yoktum. Ama açın bakın sahalarda beni göreceksiniz. Önümüzde bir seçim var. Bana göre cumhuriyet tarihinin en önemli seçimine doğru gidiyoruz. Çünkü parlamenter sistemden başkanlık sitemine geçtik. Buradaki oy oranlarımızdaki en ufak zafiyet bu işi tekrar tartışmaya açacaktır. O yüzden ne oy aldıysak fazlasını hedefleyerek sahada mutlaka çalışıyor olmamız lazım” diyerek sözlerini tamamladı.

    Bakan Pakdemir daha sonra belediyeye geçerek Başkan Yanılmaz’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Pakdemir’e ziyaretlerinde, AK Parti Elazığ milletvekilleri Tolga Ağar, Metin Bulut ve Zülfü Demirbağ, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz ve kurum müdürleri eşlik etti.

  • İlkadım Belediyesi çevre duyarlılığında örnek oluyor

    İlkadım Belediyesi tarafından ilk kez halkın hizmetine sunulan “Bitkisel Atık Yağ ve Atık Pil Kutusu (AYPİKUT)” vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor.

    Uğur Mumcu Parkı’nda kısa bir süre önce İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok tarafından görkemli bir açılış töreni ile vatandaşların hizmetine sunulan AYPİKUT’un bitkisel atık yağ ve atık pil haznelerinin dolduğu tespit edildi. Başkan Tok, “Atık pilleri çöpe değil, AYPİKUT’a atalım. Çevreye duyarlı vatandaşlarımızı canı gönülden kutluyorum” dedi.

    AYPİKUT’un kullanıldığı ve bitkisel atık yağ ve atık pil haznelerinin dolduğunu ve projede önemli başarılar elde edildiğinin altını çizen Başkan Tok, “Artık vatandaşlarımız bitkisel atık yağlarını ve atık pillerini AYPİKUT’lara bırakarak bize ulaştırabiliyor, doğaya zarar vermesini önlüyor, geri kazanımı ile ekonomiye de katkıda bulunuyor. Kısa zamanda vatandaşlarımızın AYPİKUT’lara önem verip atık pillerini ya da atık yağlarını bu kutulara dökmeleri sistemin tuttuğunu ayrıca vatandaşlarımızın çevreye olan duyarlılığını gösteriyor. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendinin, ‘Çevre yönetimi tüm dünyanın en büyük sorunu haline gelmiştir. Sürdürülebilir kalkınma ancak atıkların kontrolüyle mümkündür’ sözü doğrultusunda bizlerde bu sistemi yaygınlaştıracağız. İlk etapta belediyemiz sınırları için 40 adet AYPİKUT’un montaj çalışmalarına devam edeceğiz. Ardından projenin ikinci aşamasına geçerek önceki yıllarda okullarımızda yürüttüğümüz atık pil ve bitkisel atık yağ toplama kampanyalarımız okullara yerleştireceğimiz AYPİKUT’lar ile süreklilik kazanacaktır. Projemize destek verip AYPİKUT’u kullanan hemşehrilerimize teşekkür ediyor, çocuklarımıza güzel bir dünya bırakmak için bu noktada herkesten bu duyarlılığı bekliyorum” diye konuştu.

    AYPİKUT nedir nasıl kullanılır?

    AYPİKUT’un bir tarafı pil, diğer tarafı da yağ tenekesi şeklinde. Bu şekilde bir tasarım ile vatandaşların konuya dikkatini çekmek amaçlandı. Pil tarafına üzerindeki deliklerden atık piller atılabilmekte, yağ tarafına ise pedal ile açılan bir kapaktan atık yağ dökülebilmekte. Bitkisel atık yağını dökmek istemeyenler için önünde sepeti de bulunuyor. AYPİKUT’un ilçe geneline yaygınlaştırma çalışmaları devam ediyor.