Etiket: Ölüyor

  • Dünyada 3 Milyon İnsan Bu Hastalıktan Ölüyor

    Dünyada her yıl 3 milyon insanın KOAH’tan öldüğü, Türkiye’de ise 5 milyon kişinin bu hastalığın pençesinde olduğu bildirildi.

    KOAH’ın yeterince bilinmediğine dikkat çeken uzmanlar, sadece 10 hastadan birinin doktora başvurduğunu söyledi. Türkiye’de 5 milyon KOAH hastasından sadece 500 bininin tedavi olduğunu belirten Bursa Özel Hayat Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Fulya Gürkan, dünyada yılda 3 milyon insanın ölümüne sebep olan KOAH’ın ölüm sebepleri arasında 3. sırada yer aldığını söyledi. Toplumun KOAH hakkında fazla bilgi sahibi olmamasının hem teşhis, hem de tedaviyi geciktirdiğine dikkat çeken Gürkan, “Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) nefes yollarında mikrobik olmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşur. Hava yollarında tıkanma ve daralmanın olduğu, nefes darlığı, öksürük, ve balgamla karakterize ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. En büyük sebebi sigaradır. Tedavide de en etkili yol sigaranın bırakılmasıdır. Ayrıca evlerde odun ve tezek yakılmasıyla ortaya çıkan dumanlar, mesleki olarak kimyasal gaz ve tozlara maruz kalmak, ırsi faktörler de KOAH’a sebebiyet verir. KOAH yaklaşık 20 yıl boyunca günde bir paket sigara içenlerde gelişir. İçilen sigara miktarı arttıkça bu süre daha da kısalır” diye konuştu.

    Sigaraya bağlı öksürük ve balgam, daha sonra nefes darlığının KOAH’ın en büyük emaresi olduğunu belirten Gürkan, “40 yaş üstü sigara içmiş veya halen içen, mesleki olarak kimyasal gazlara maruz kalan veya tozlu ortamda bulunan kişilerin göğüs hastalıkları uzmanına başvurması ve hastalığın teşhisi için nefes ölçüm testi yaptırması gerekmektedir. KOAH, ilerleyici bir hastalık olmasına rağmen önlenebilir ve tedavi edilebilir. KOAH’ın erken teşhisi hem tedavinin başarısını artırmakta, hem de KOAH’a bağlı sakatlık ve ölümleri azaltmaktadır. KOAH’lı hastanın ilk yapması gereken sigarayı bırakmasıdır” dedi.

  • Kapısının Önünü Temizleyen Vatandaş Örnek Oluyor

    Sakarya’nın Karapürçek ilçesinde Salman Banmaz isimli vatandaş her gün kapısının önünü süpürerek çevresine ve görenlere örnek oluyor.

    Karapürçek ilçesinde ikamet eden ve berberlik mesleğini icra eden Salman Banmaz her gün kapısının önünü süpürerek çevresine ve görenlere örnek oluyor. Banmaz, “Her şeyi devletten, belediyeden beklemeyelim. Herkes kendi kapısının önünü temizlerse Karapürçek ilçemiz temiz kalır. Her insan evini temizlediği gibi kapısının önünü temizlerse o sokağın tamamı temiz kalır. O sokak temiz olursa mahallenin hepsi temiz olur. Halkımız da, ilçe yaşam bilinci yerleşmemiş. Belediye temizliyor, biz pisletiyoruz. İlçede yaşamanın bir bedeli olmalı. Ben her sabah dükkanımın önünü temizliyorum her esnaf kendi dükkanının önünü temizlemeli. Ne diyor bir Alman atasözünde; Herkes kapısının önünü süpürürse şehir tertemiz olur. Temiz bir çevre istiyorsan, önce kendi kapının önünü süpür” ifadelerini kullandı.

  • Bolu Dağında Sis Etkili Oluyor

    Düzce D-100 karayolunun Bolu Dağı kesiminde sis ulaşımı olumsuz etkiliyor. Sis nedeniyle görüş mesafesi yer yer 10 metreye kadar düşüyor.

    Bolu Dağı’nda hava sıcaklığının düşmesi ile birlikte D-100 karayolu Bolu Dağı geçişinde sis etkili oluyor. Görüş mesafesi 10 metreye kadar düşerken, yoğun sis ulaşımı da etkiliyor. Özellikle, D-100 karayolu Bolu Dağı geçişinin Karanlıkdere ve Seymenler mevkilerinde yoğunlaşan sis sürücülere zor anlar yaşatıyor. Yol kenarlarında bulunan sis lambaları yakılarak görüş mesafesi açılmaya çalışılırken, sürücüler araçlarıyla yavaş ilerlemek zorunda kaldı.

    Yetkililer sürücülerin dikkatli seyretmeleri yönünde uyarılarda bulunuyor.

  • Karşıyaka’nın Üniversite Hayali Gerçek Oluyor

    Karşıyaka Belediyesi, Ege Üniversitesi ile dev bir işbirliğine imza attı. Hayırsever Ayşe Necla Karadavut tarafından bağışlanan Dedebaşı’ndaki boş arazide Sağlık Bilimleri Fakültesi ve buna bağlı meslek yüksekokulu ile sağlık polikliniği ve diş polikliniği kurulması için imzalanan protokolde ’temel atma’ aşamasına gelindi. Üniversite binası ve spor salonu için ilk kazma 25 Kasım’da Çarşamba günü törenle vurulacak. İnşaat 18 ayda tamamlanacak.

    Karşıyaka’yı bir üniversite kenti yapmak için çıkılan yolda ilk adım geçtiğimiz aylarda atıldı. Madalyalı hayırsever Ayşe Necla Karadavut, Dedebaşı’nda uzun yıllar atıl kalan arazisini, üniversite yapımı için bağışlayabileceğini bildirdi. Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz ve hayırsever Karadavut adına Avukat Süleyman Okay bir araya gelerek ortak protokolü imzaladı.

    İNŞAAT 18 AYDA BİTECEK

    Protokolün ardından yasal süreç başladı. Alana yönelik imar düzenlemeleri Karşıyaka Belediyesi tarafından yapıldı, İzmir Büyükşehir Belediyesi onayladı. Proje için inşaat ruhsatı da alındı. Üniversite binasının temeli 25 Kasım Çarşamba günü, saat 11.00’de görkemli bir törenle atılacak. İnşaat çalışmaları 18 ay sürecek.

    PROJEDE NELER VAR?

    Protokole göre; Devlet Üstün Hizmet Madalyası’na sahip Ayşe Necla Karadavut tarafından bağışlanan Anadolu Caddesi üzerindeki araziye, aile tarafından yükseköğretim binası ve spor kompleksi inşa ettirilecek. Ege Üniversitesi burada Sağlık Bilimleri Fakültesi ve buna bağlı meslek yüksekokulu ile sağlık polikliniği ve diş polikliniği kuracak. Spor kompleksi ise Karşıyaka Belediyesi’ne tahsis edilecek; belediye ve üniversite tarafından ortaklaşa kullanılacak. Spor kompleksi ve üniversite binasına, “Suat Cemile Balcıoğlu” ismi verilecek.

    ÜNİVERSİTE KENTİ KARŞIYAKA

    Karşıyaka’ya üniversite kazandırmaktan büyük heyecan ve gurur duyduklarını belirten Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Eğitime çok önemli katkılarda bulunan değerli bağışçımız Ayşe Necla Karadavut’a ve Ege Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum. 30 Mart yerel seçimlerinin ardından, Karşıyakamızı kültür, sanat, turizm ve spor alanlarında marka kent haline getirme hedefi koymuştuk. Kısa sürede ‘Üniversite Kenti’ hedefimizi de gerçekleştirmiş olduk. Bu protokole imza atmaktan ve üniversiteyi kentimize kazandırmaktan onur duyuyorum. Umarım Karşıyakamız sağlık alanında da kalkınarak en önemli marka ilçelerden biri olacaktır” dedi.

    SÜREÇ SORUNSUZ İLERLİYOR

    Bağışçı Ayşe Necla Karadavut’un avukatı Süleyman Okay ise “Fikrin ortaya çıkmasından sonra süreç çok hızlı ve sorunsuz ilerledi. Bu noktada belediye başkanımıza teşekkür ediyorum. Temeli attıktan sonra da çalışmaları hız kesmeden sürdüreceğiz” diye konuştu.

  • Dar Burunlu Ayakkabılar, Kadınlarda Parmak Sorununa Neden Oluyor

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr.Burak Önvural, kadınları Halluks Valgus konusunda uyardı.

    Bir çok kadının ortak sorunu olan halluks valgus deformitesiyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Dr.Burak Önvural, “Ayağın baş parmağına Latince’de ‘halluks’ denir. ‘Valgus’ terimi ise baş parmağın ucunun diğer parmaklara yani dışa doğru dönmesini ifade eder. Halluks valgus daha çok ayak başparmağının tarak kemiği ile eklem yaptığı yerde ağrılı bir şişlik ve kızarıklık olarak(bunyon) şikayetlere sebep olsa da ilerlemiş halluks valgus deformitelerinde baş parmağın şekli o kadar bozulur ki ikinci parmağın altına girerek yanındaki parmaklarda da şekil bozukluklarına yol açar. Eklemlerde kireçlenme oluşur ve zamanla eklem yüzü uyumunu kaybeder. Burada esas problem uzun süre uygunsuz pozisyonda(dar burunlu ayakkabı içinde) duran baş parmak ekleminin iç kılıfında gevşeme oluşması ve zamanla bunun kalıcı hale gelmesidir. Daha sonra pozisyonu değişen parmağa yapışan kaslar bu durumu daha da arttıracak şekilde bozukluğun ilerlemesine sebep olurlar” dedi.

    Halluks valgusun bilinen en sık sebebinin dar burunlu ayakkabı giymek olduğunu söyleyen Dr.Burak Önvural, “Daha çok 30-40’lı yaşlardan itibaren ve sıklıkla kadınlarda görülür. Ülkemizde dar burunlu ayakkabı giyen erkek sayısı da çok olduğundan erkeklerde de sıkça görülebilmektedir. Ancak bu sonradan oluşan halluks valguslar için geçerlidir. Bir de deformitenin ergenlik döneminden itibaren geliştiği, ağırlıklı olarak yine kadınları tutan juvenil halluks valgus dediğimiz bir tür vardır. Burada problem hastanın eklemlerinin fazla hareketli olmasıdır. Bu iki tür arasında ayrımı iyi yapmak tedaviyi doğru bir şekilde planlamak için önemlidir” diye konuştu.

    NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    Dr.Burak Önvural, Halluks Valgus’un tedavisi konusunda ise şunları kaydetti; “Tedavi ağırlıklı olarak bunyonun ve parmaktaki şekil bozukluğunun yarattığı şikayete göre şekil alır. Şikayeti yeni başlayan bazı hastalara parmak arası gece ateli vermek yeterli iken şikayeti daha ciddi olan hastalarda bunyonun çıkartılması, şekil bozukluğuna sebep olan kasların kesilmesi ve hatta daha ileri vakalarda baş parmak kemiğinin kesilerek yeniden şekillendirilmesi yoluna gidilebilmektedir. Halluks valgus cerrahisi için tanımlanmış onlarca farklı ameliyat vardır. Her hekim kendi tecrübesine ve deformitenin boyutuna göre uygun olan yöntemi seçer. Deformite ilerlemeden parmak arası ateli kullanımı, ayak şekline göre uygun ayakkabı seçimi gibi önlemler alınması hastalara olası ciddi ameliyatlar öncesi bir şans vermek açısından önemlidir.”