Etiket: Ölüyor

  • Antalya’da Yağmur Ve Fırtına Etkili Oluyor

    Antalya’da sabah saatlerinden bu yana aralıklarla devam eden sağanak yağmur hayatı olumsuz etkiliyor.

    Turizm kenti Antalya’da kuvvetli sağanak nedeniyle yayalar ve sürücüler zor anlar yaşadı. Sabah saatlerinde etkisini arttıran yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklarda oluşan su baskınları yüzünden uzun araç kuyrukları oluştu. İşe gitmek için yola çıkanlar, otobüs duraklarına girerek yağmurdan korundu. Konyaaltı sahilinde ise fırtınayla birlikte dev dalgalar oluştu. Yağmurdan durağa gizlenen bir kedi ise ilginç görüntü oluşturdu. Fırtına ve yağmura rağmen bazı vatandaşlar yürüyüşlerine devam etti.

    METEOROLOJİ UYARMIŞTI

    Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü, dün geceden itibaren Antalya merkez ve Alanya, Manavgat Serik, İbradı, Akseki ve Gündoğmuş ilçelerinde kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında bulunmuştu. Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Antalya genelinde dün gece saatlerinde başlayacak sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, kuvvetli, Antalya merkez ve Serik, Manavgat, İbradı, Akseki, Gündoğmuş, ve Alanya ilçelerinde bu sabah saatlerinde metrekareye 51-100 kilogram arasında çok kuvvetli olması, rüzgarın ise Güneydoğu yönlerden kuvvetli yağış anında yer yer fırtına şeklinde esmesinin beklendiği bildirilmişti.

    Meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı (ani sel, su baskını, yıldırım, hortum, çatı uçması, ağaçların devrilmesi, baca gazı zehirlenmesi vb.) ilgililerin ve yetkililerin tedbirli olması konusunda da uyaran Meteoroloji yetkilileri, Antalya Körfezinde bugün Güneydoğu’dan 6 ila 8 (50-75km/saat) kuvvetinde fırtına uyarısında da bulundu. Fırtınanın bu gece geç saatlerde etkisini kaybedeceği bildirildi.

  • Hamile Ve Emziren Anneler Özel Bakım İle Mutlu Oluyor

    Este Sense Dermatoloji Kliniği Firma Sahibi Türkan Sezer, hamile ve emziren annelerin özel bakım ile mutlu olduğunu söyledi.

    Sezer, “Annelik şüphesiz dünya üzerindeki en kutsal duygu. Hamilelik ve emzirme sürecinde bebeğinin sağlığını ilk sırada tutan anneler, bu dönemde bebeğine zarar verme endişe ile hiçbir kişisel bakım sürecine girmeden geçiriyor. Gelişen teknoloji uygulamalar ile anne adayları ve emziren anneler artık kişisel bakımları ve güzellikleri için çeşitli yöntemleri uygulayabiliyor” diye konuştu.

    Este Sense kozmetik dermatoloji biriminden Türkan Sezer, anneler ve anne adayları için uygulanan yöntem hakkında şunları kaydetti; “Hamilelik ve doğum sonrası süreçte yaşan fiziksel ve hormonal değişimler bazı anne adaylarında beklenmedik olumsuz cilt sorunlarına neden olabiliyor. Bizler kliniğimizde geliştirdiğimiz ‘anne bakımı’ ile bu sorunların tedavisini yapıyoruz. Hiçbir risk ve yan etkisi olmayan bu bakım sonucunda anneler ve adaylarda mutlu oluyor.”

    ANNE BAKIMI NEDİR?

    Sezer Anne bakımın detayları hakkında ise “Anne bakımı nano-teknolojik ürünlerin kullanılarak yapıldığı özel bir bakımdır. Kana karışmadığı gibi cilt tarafından emilmesi bebek için her hangi bir tehlike oluşturmaz. Yapılan bakım sonucunda güzelleşen cilt ile lahusalık dönemini daha mutlu atlattığını söyleyen hastalarım oldukça fazla” diye konuştu.

  • Uykusuzluk, Kırışıklıklara Sebep Oluyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, uykusuzluğun, ciltte sorunlara neden olduğunu söyledi. Her gece kaç saat uyuduğunuzun genel sağlık ve sıhhatiniz üzerinde büyük bir etkisi olduğunu iade eden Op. Dr. Belma Şahin, “Eğer yeterince sağlıklı bir şekilde dinlenmiyorsanız uyandığınız saatlerde stresli olmanız kaçınılmazdır ki bu da cildinizde ciddi sorunlar anlamına gelir. Üstelik her gece aynı pozisyonda uyuyorsanız yüzünüzdeki bazı çizgilerin sebebi, gözleriniz kapalıyken yer çekiminin cildinizdeki etkisidir. Belki de yüzünüzdeki çizgiler size daha sık yüzüstü veya yanlara dönerek uyumanızı söylüyordur. Önce vücudunuzun dilini çözün, bakın ve dinleyin sizinle konuşuyor” dedi.

    Yoğun bir iş temponuz var ise her öğünü evde pişirmenin zor olabileceğini ama akşam yemeklerini evde yemenin sağlık üzerinde olumlu etki yapabileceğini söyleyen Op. Dr. Belma Şahin, “Dışarıdan yemek sipariş ettiğinizde seçenekler kısıtlıdır ve yemeğinizin hangi malzemelerle hazırlanacağından asla emin olamazsınız. Eğer evde daha sık yemek pişirirseniz, yemeğinizin malzemelerinin ne olduğunu bilirsiniz ki bu da kara lahana, ıspanak, yaban mersini, ceviz gibi cilde faydalı ürünleri yemeklerinize dâhil edebileceğiniz anlamına gelir.

    ÇANTANIZI YENİDEN DÜZENLEYİN

    Sahile gittiğinizde veya dış mekânlarda egzersiz yaptığınızda tabi ki bolca koruyucu güneş kremi kullanıyorsunuz, peki ya uzun bir araba yolculuğunda ne yapıyorsunuz? Her gün farkında olmadan güneşe maruz kaldığınız birçok ortam var. Çantanızda SPF katkılı nemlendirici bulundurursanız gün boyunca cildinizin tazelenmesini ve korunmasını sağlarken, kırışıkların oluşmasını da bu yolla engellemiş olursunuz” diye konuştu.

    DÜZENE GİRMENİN VE BOTOKSUN TAM ZAMANI

    Yüzünüzdeki kırışıklıkların sebebinin belki de yaşlanma ve genetik yapısı olabileceğini de vurgulayan Op. Dr. Belma Şahin, daha sonra şunları kaydetti; “Öyleyse, estetik düzenleme için plastik cerrahi diplomalı bir uzmanı ziyaret etmek en iyi seçenektir. Botoks iğneleri her geçen yıl daha da makul fiyatlara uygulanmaktadır ve yan etkileri de oldukça azdır, bu da iş yerinizden izin alma stresini ortadan kaldırır. Değişikliği en büyük oranda hissedeceğiniz ve yaşayacağınız küçük bir girişim ile yani botoks ile ilk adımı atmanızı öneriyorum. Eğer uzman bir plastik cerrahtan yardım alırsanız doğal botoks nasıl olurmuş yaşayarak anlayacaksınız.”

  • Büyük Göğüsler Pişik Problemine Sebep Oluyor

    Prof. Dr. Ufuk Bilkay, büyük göğüslerin pişik problemine sebep olduğunu söyledi.

    Normalden büyük olan memelerin (makromasti, gigantomasti) kişiye psikolojik bir takım rahatsızlıkların yanı sıra, büyük memelerin ağırlığına bağlı olarak; omuzlarda sütyen askısı izlerinden dolayı çöküklük, sırt ağrıları, sarkık memenin altında sürekli terlemeye bağlı kaşıntı, pişik ve kötü kokuya neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ufuk Bilkay, “Bu nedenle normalden büyük ve sarkmış memeleri daha küçük boyuta getirmek için yapılan meme küçültme estetiği (redüksiyon mammoplasti), estetik ameliyat olmasının yanında, hastaya fiziksel bir rahatlama sağlar, kişinin nefes alması düzene girer, hareket kabiliyetini arttırır, omuz ve sirt agrilari kaybolur. Bu durum dikkate alındığında meme küçültme estetiği aynı zamanda fonksiyonel bir ameliyattır” dedi.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME ESTETİĞİ KAÇ YAŞINDA YAPILABİLİR?

    Memelerin büyümesini 18-21 yaşları arasında tamamladığını kaydeden Prof. Dr. Ufuk Bilkay, “Bu nedenle tıbbi açıdan genellik 20 yaş civarında yapılabilir. Virjinal hipertrofi dediğimiz; çok erken yaşlarda memenin aşırı büyüklüğü durumlarında, memenin aşırı büyüklüğü kişinin fiziksel aktivitesini ve günlük yaşantısını belirgin bir şekilde engelliyorsa, 20 yaş altında meme küçültme ameliyatı yapılmak durumunda kalınabilir, 20 yas altında yapılırsa memelerinin ameliyattan sonra da bir miktar büyümeye devam edebileceği kişiye söylenmelidir” dedi.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATI SÜT VERMEYE ENGEL OLURMU?

    Meme dokusunun yağlardan ve süt bezlerinden oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Ufuk Bilkay, “Süt bezleri daha çok orta bölümde bulunmakla berbaber genellike yağ dokusu ve süt bezleri memenin içinde birbirine karışmış ve yaygın şekilde bulunurlar. Küçültme ameliyatı yapılırken de hem yağ dokusu hem de süt bezleri ve süt kanalları beraberce alınmaktadır. Orta bölgeyi daha çok koruyarak yapılan meme küçültmelerde süt salgısı daha fazla korunmakla birlikte, süt salgısının teorik olarak ortalama %50 oranında azaldığı kabul edilmektedir” dedi.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME ESTETİĞİNİN AMACI NEDİR?

    Prof. Dr. Ufuk Bilkay, Meme küçültme estetiğinin (redüksiyon mammoplasti) amacının normalden büyük ve sarkmış olan memeleri normal boyutlara getirmek ve dikleştirmek olduğunu bu sırada meme başının etrafındaki areola denilen renkli kısım da küçültülerek yeni oluşturulacak memeye uygun boyutlara getirildiğini anlattı.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME ESTETİĞİNDE İZ KALIRMI?

    Prof. Dr. Ufuk Bilkay, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Meme küçültme estetiği ameliyatında ( redüksiyon mammoplasti ) yeni oluşturulan memede, uygulanan değişik tekniklere bağlı olarak çeşitli şekilde kalıcı izler meydana gelmektedir. Başlangıçta bu izler kızarık ve belirgin olabilir, fakat zamanla solarak daha belirsiz hale gelecektir.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME HAMİLELİĞİ ETKİLERMİ?

    Meme küçültme estetiği, genellikle artık çocuk sahibi olmayı düşünmeyen bayanlarda yapılmaktadır. Ancak memeler genellikle genç kızlık çağında ve aşırı olarak büyümektedir. Yarattığı şikayetler bazen o kadar fazladır ki, ameliyat olmak için hamilelik sonrasını beklemek çok mümkün olmaz. Böyle durumlarda eğer hamilelik öncesi meme küçültme ameliyatı olmuşsanız, bu ameliyat hamilelik döneminde bir soruna neden olmaz. Bilinmesi gereken şey doğumdan sonra süt salgınızın azalmasına neden olacağıdır.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATI HANGİ TEKNİKLE YAPILMAKTADIR?

    Meme küçültme estetiğinde ( redüksiyon mammoplasti ) seçilecek teknik, memelerin büyüklüğüne, şekline, sarkma derecesine ve cerrahın tecrübesine bağlı olarak değişir. Ameliyat sırasında meme başının kan dolaşımı korunarak, seçilen tekniğe göre memenin yanlarından ve alt tarafından veya yanlarından ve üst bölgelerinden sut bezi ve yağ dokuları çıkartılarak memenin hacmi küçültülür. Meme başları normalde olması gereken meme altı çizgisi seviyesine taşınır. Ameliyat sonunda seçilen tekniğe göre; meme başı etrafında, meme başından aşağı doğru dik uzanan, bazen de bunlara ek olarak meme altı çizgisi boyunca yatay uzanan izler oluşacaktır.

    Son dönemlerde daha az iz bırakma amacı ile, meme altı çizgisi boyunca kesi yapmadan meme küçültme ameliyatı yapabilmeye olanak sağlayan ‘vertikal mammoplasti’ tekniği popüler hale gelmiştir. Vertikal mammoplasti de ters T şeklinde iz yerine meme başının etrafında ve meme başından aşağı inen dik bir iz oluşur. Ancak bu teknik çok büyük memelere uygulanamamaktadır. Genelde aşırı büyük olmayan, deri elastikiyeti iyi olan memelerde vertikal mammoplasti tekniğini tercih etmekteyiz.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATI ZOR BİR AMELİYATMIDIR?

    Göğüs küçültme ameliyatı genel anestezi ile yapılan seçilecek tekniğe ve memelerin büyüklüğüne göre yaklaşık 2-3 saat süren bir ameliyattır. Süresi uzun gibi görünmekle beraber, ameliyat sonrası genellikle rahat geçen bir ameliyattır. Çok şiddetli ağrılar olmaz. İlk 3-4 gün hafif şiddetle ağrılar olabilir ancak ağrı kesici ilaçla rahatlarsınız. Genellikle 4. Gün den sonra günlük aktivitelerinizi yapabilir hale gelirsiniz, ancak bu dönemde düzenli olarak pansuman pansuman yapılmaya devam edilir.”

  • (Özel Haber) Para Etmeyen Nar Ekşi Oluyor

    Türkiye’nin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescillenmiş tek sofralık narı olan ve Mersin’in Silifke ilçesinde yetiştirilen “Keben Narı”nın hasadı biterken, bu yıl fiyatın düşük olması nedeniyle üreticilerin yüzü gülmedi.

    Silifke Ziraat Odası Başkanı Mahire Can, yaptığı açıklamada, Göksu Vadisi köylerinde üretimi yapılan ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan “33 N16” olarak tescillenmiş Türkiye’nin tek sofralık narı olan Silifke aşısı “Keben Narı”nın hasadının tamamlandığını söyledi.

    Bu yıl bin 500 dönüm araziden 2 bin ton Hicaz narı hasadının yapıldığını anlatan Can, Keben narının hasadının tamamlandığını, bu türde geçen sene 3 bin dönüm araziden 5-6 bin ton arasında rekolte elde edildiğini bu yıl ise 2 bin dönüm araziden 3 bin ton hasat yapıldığını rekolte de düşüş olduğunu bildirdi.

    Keben Mahallesi Muhtarı Murat Temur, Keben narının adını Göksu Vadisi’ndeki Keben köyünden aldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

    “Keben narı aroması, görünüşü, tatlı mayhoş tadıyla diğer narlardan ayrılıyor. İnce kabuğu ve iri taneleriyle bu tür, genelde sofralık olarak tüketiliyor. Narımız tescilli markası ve kalitesiyle ilgi görüyor. Keben narının hemen hemen tamamı yurt içinde tüketiliyor. Yeni alanların tarıma açılmadığı gibi üretici her geçen yıl nar üretiminden vazgeçip erik üretimine yönelmektedir. Rekolte her yıl düşmektedir. Bu yıl narın kilosu 1 ila 2 TL arasında değişen fiyatlarla satıldı” dedi.

    ÇATLAYAN NARLAR NAR EKŞİSİ OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR

    Dalında çatlayan ve kilosu 10 kuruşa satılmayan narlar, nar ekşisi yapılarak değerlendiriliyor. Keben Mahallesi’nde nar ekşisi yapımına başlayan vatandaşlar, nar ekşisinin bir kısmını evlerinin ihtiyacında kullanmak üzere saklarken, kalan kısmını ise satarak aile bütçelerine katkı sağlamayı hedefliyor.

    Yapımı son derece zahmetli olan ve 15 kilo nardan çıkartılan 1 kilo nar ekşisi ise, kilosu 15 ila 20 TL’den satılıyor.

    Nar üreticisi ve Keben Köyü Muhtarı Murat Temur yaptığı açıklamada, dalında çatlayan ve kilosunu 10 kuruşa satamadıkları narları nar ekşisi yapıp kilosu 15 ila 20 TL’den satmayı hedeflediklerini kaydetti.

    Nar ekşisinin özellikle köylü kadınlar tarafından büyük emeklerle yapıldığını ifade eden Temur, nar ekşisinin sofraların vazgeçilmez yiyeceklerinden biri olduğunu belirtti.

    Nar ekşisi yapımı hakkında da bilgi veren Murat Temur, şunları söyledi:

    “Narlar ortadan kesilerek ikiye ayrılır. Yaş kesilmiş ağaç sopalarla, kesilen bu yarım narların kabuk kısmına vurularak taneleri kabuktan ayrılır. Ayrılmış olan taneler daha sonra temiz bir şeker çuvalının içine konarak, sert ve temiz bir zemin üzerinde, kuvvetlice biri tarafından çiğnenip suyu sıkılır. Sıkılan nar suyu büyük bir kaba konarak 3 saat kaynatılır. Kaynatılma sırasında, üzerinde oluşan köpük bir süzek yardımıyla alınarak dışarıya atılır. Narın suyu iyice kaynadıktan sonra rengi koyu siyah olup, yeterli kıvama gelince ateşten indirilir ve soğutma işlemi ile şişelenme yapıldıktan sonra işlem tamamlanır.”