Etiket: Oluş

  • “Bu seçim varoluş ve yok oluş mücadelesi için dönüm noktasıdır”

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, 24 Haziran seçimlerinin Ortadoğu coğrafyasında varoluş ve yok oluş mücadelesini veren ülkemizin ayaklarındaki prangalardan kurtulması ve şahlanışının en önemli dönüm noktası olduğunu söyledi.

    24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak milletvekili erken genel seçimi ve cumhurbaşkanlığı seçiminin ülke ve millet açısından son derece önem arz ettiğini belirten Ziya Sözen, bu seçimin varoluş veya yok oluş için dönüm noktası olduğunu belirtti. Sözen, “Bu seçim Cumhuriyet tarihimizde yapılmış ve yapılacak en önemli seçimdir. Bu seçim Ortadoğu coğrafyasında varoluş ve yok oluş mücadelesi veren ülkemizin ayaklarındaki prangalardan kurtulması ve şahlanışının en önemli dönüm noktasıdır. Bunu bilen dış güçler ve içerideki işbirlikçileri, maşaları topyekün olarak hükümetimize karşı ve cumhurbaşkanımıza karşı birleşmişlerdir. Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmemesi için bütün kaos plan ve projelerini devreye sokmuş ve sokacaklardır. Çünkü biliyorlar ki; cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bütün dünya mazlum ve mağdurlarının umudu ve sahibidir. Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi sadece Türkiye için önem arz etmemekte, bütün Ortadoğu coğrafyasının kaderini etkileyecektir. Bundan dolayı ülke olarak şahlanmamız için ayağa kalkmamız için ayaklarımızdaki prangalardan kurtulmamız için tam bağımsız bir ülke olarak Ortadoğu coğrafyasında varlığımızı sürdürebilmemiz için mutlak suretle cumhurbaşkanımızı başkan olarak seçtirmemiz lazım. Cumhurbaşkanımızı yeniden seçtirmediğimiz taktirde ülke olarak, Ortadoğu coğrafyası olarak dünyadaki mazlum ve mağdurları olarak bizleri zor günler bekleyecektir. Cumhurbaşkanımızı seçtiremediğimiz zaman Türkiye yeniden darbecilerin, vesayetçilerin cirit attığı, istediklerini yaptırdıkları bir ülke haline gelecektir. Cumhurbaşkanımızı yeniden seçtirmediğimiz takdirde ekonomik anlamda başka ülkelerin boyunduru altına girecek IMF’nin kapısında para dilenen bir ülke konuma geleceğiz. Cumhurbaşkanımızı seçtiremediğimiz takdirde eski Türkiye özlemi ile yanıp tutuşanlar amaçlarına, emellerine yeniden ulaşacaklardır” dedi.

    “Kimsenin boyunduruğu altına girmeden yaşamak isteyen cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vermeli”

    Ziya Sözen, kimsenin boyunduruğu altına girmeden yaşamak isteyen herkesin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vermesi gerektiğini söyledi. Sözen, “Fikri, dünya görüşü siyasi düşüncesi ne olursa olsun Türkiye’yi seven, ayyıldızlı bayrağına aşık olan, kimsenin boyunduruğa altında olmadan yaşamak isteyen her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı cumhurbaşkanımıza oy vererek destek olmalıdır, destek olmak zorundadır. Bu tercih siyasi bir görüşten öte ülkesine milletine karşı bir sorumluluğun gereğidir. Biz şehit aileleri gaziler ve güvenlik korucuları olarak şehitlerimizin canlarını feda ettikleri ayyıldızlı bayrak uğruna, mukaddes değerler uğruna, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın yarınları uğruna, tam bağımsız bir Türkiye hayali uğruna dün olduğu gibi bugün de yarın da cumhurbaşkanımıza sonuna kadar sahip çıkacağız. Bu ülkede terörün bir daha hortlamaması için bir daha 15 Temmuz darbelerinin yaşanmaması için bir daha e-muhtıralarının yayınlanmaması için üniversite kapılarında okuyan genç kızlarımızın başörtülerinin bir daha başlarından zorla çıkartılmaması için minarelerde ezanımızın susmaması için herkesin dinini rahat yaşayabilmesi, dilini rahat konuşabilmesi için insanlarımızın huzur ve refah içerisinde yaşayabilmesi için dış ülkelere bağımlı yaşamamamız için cumhurbaşkanımıza sahip çıkmalıyız ve sahip çıkacağız. Cumhurbaşkanımıza sahip çıkmak bir siyasi partiye veya bir siyasi kişiliğe sahip çıkmanın çok ötesinde ülkesine milletine devletine ayyıldızlı bayrağına sahip çıkmakla eşdeğerdir. Bundan dolayı 24 Haziran seçimleri tarihi bir öneme sahiptir. 24 Haziran tarihinde cumhurbaşkanımız ülkemizin başına başkan olarak geçtiğinde eski Türkiye hayalleri olanların hayalleri boşa çıkacak ülkemizde çıkarmak istedikleri iç kargaşa kaos hevesleri kursaklarında kalacaktır. Gün birlik günüdür gün beraberlik günüdür gün kardeşlik günüdür gün cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlenme günüdür gün ta Çanakkale’den bu yana biz Müslümanlarla uğraşan haçlı zihniyetine Osmanlı tokatı atma günüdür. Bu ülkede yaşayan her vatandaşımız bu sorumluluk bilinci içerisinde hareket etmeli ülkemiz için çok büyük bir şans olan cumhurbaşkanımıza tam destek sunmalıdır. Biliyoruz ve inanıyoruz ki zafer ancak inananlarındır. Allah ülkemizi zalimlerin şerrinden korusun ülkemizi bölmeye parçalamaya çalışanlara fırsat vermesin çıkmış olduğu bu haklı dava da cumhurbaşkanımızı ve onun dava arkadaşlarını muzaffer eylesin” diye konuştu.

  • Aydın: “İncir Ağaç Katliamları Ve Yok Oluş Süreci Devam Ediyor”

    Aydın Tabip Odası Yönetim Kurulu Dr.Metin Aydın, “İncir ağaç katliamları ve yok oluş süreci devam ediyor” diyerek, İncir Koruma Yasası çıkartılmasını talep etti.

    Türkiye’de üretilen incirin yüzde 63’ünün Aydın’da yetiştirildiğine işaret eden Dr. Metin Aydın, “Aydın’da 30 bin aile geçimini incirden sağlamakta ve incirin Aydın’a yıllık getirisi 200 milyon dolar civarında. Son yıllarda Aydın’da enerji üretimi adına jeotermal santraller çığ gibi artmaktadır. Bu jeotermal santraller maalesef kurulurken birinci sınıf tarım arazilerine kurulmakta, Aydın halkının yüzde 80’nin geçimini tarımdan sağladığı göz ardı edilmekte. Aydın’da şu anda faaliyette olan jeotermal santrallerin yüzde 70’i Germencik yöresinde yer almaktadır. Jeotermal santraller kurulurken Germencik ve diğer bölgelerde zeytin kanunu,toprak koruma kanununu dikkate almayarak incir ve zeytin ağaçlarını kesmekte,toprakları betonlarla kaplayarak bir daha kullanılamayacak hele getirmektedir. Toprakların kontrolsüz ve denetimsiz bir şekilde kötüye kullanılması sonucu şu anda Aydın’da tarım yapılan toprakların yüzde 0’u tarım yapılamayacak duruma gelmiştir. Bu jeotermal santrallerin kurulum ve faaliyetleri sırasında içinde pek çok zehirli ve kanserojen maddeler içeren akışkanları ve buharları sulara, topraklara, havaya salmaları sonucu insan sağlığı ve çevreye verdikleri zararlar yanında Aydın’da yetişen tarımsal ürünlerin miktar ve kalitesinde de azalmaya sebep olmaktadır” dedi.

    ÜÇ İLÇEDE BÜYÜK ZARAR VAR

    Tarımsal ürünlerin en fazla zarar gördüğü yerlerde en fazla jeotermal santrallerin yer aldığı bölgelerin Germencik, Köşk, Buharkent ve Pamukören olduğuna işaret eden Aydın, “TÜİK 2013 raporunda ‘Toplam incir ağacı sayısı arasında meyve vermeyen incir ağaç sayısına baktığımızda Germencik ve Köşk ilçeleri 11 ile en fazla meyve vermeyen incir ağaç sayısına sahip’ ilçeler. Tüm bu olumsuz uygulamalar sonucu Aydın’da her geçen yıl incir rekoltesi, kalitesi azalmakta. Nitekim 2013 yılında Aydın’da kuru incir üretimi 80 bin ton civarında iken 2014 yılında 40 bin tona kadar düşmüştür. Azalan incir rekolte ve kalitesi sonucu ise geçimini incirden sağlayan Aydın halkı yoksullaşmaktadır. İncir, Aydın için marka değeri olan tarım ürünüdür.Nitekim Aydın Ticaret Odası bu doğrultuda Avrupa Birliğine başvurmuş Aydın incirinin ‘Coğrafi İşaret Belgesi’ almasını başarmıştır.Fakat unutulmaması gereken şey bizim Aydın’da incir yetiştirebilmemiz için tarım yapılabilecek ve incir ekebilecek toprağa,inciri sulayabilecek temiz suya,incirin yetişmesi için gerekli bağıl nem oranının artmadığı ve içinde Radon,hidrojen sülfür olmayan temiz havaya ihtiyacımız olduğudur. Aydın incir varlığında tüm bu gerçeklikler ortada iken 18 Şubat 2016 tarihinde Germencik ilçesinde Hayıtlık mevkii, Çakaloğlu benzin istasyonu otoban girişi yanında 60 dönüm toprak arazisinde yer alan 1000’e yakın incir ağacı Germencik Belediyesi tarafından kesilmiş,bu alan incir ağaç mezarlığına döndürülmüştür.Bu arazi 15 yıl kadar önce eski Hıdırbeyli Belediye Başkan’ı Halil Kocabaş tarafından belediyeye kazandırılmış ve incir bahçesi haline getirilmiştir.Germencik Belediyesinin incir ağaçlarını kesme gerekçesi ise tam bir Aziz Nesin’lik olay.Germencik içinde yer alan incir depolarını ve satış bürolarını buraya taşımak.Aydın’da ve Germencik’te incir rekoltesi ve kalitesi,ürün veren incir ağaç sayısı giderek azalırken,yok olmaya yüz tutmuş inciri satmak için incir ağaçlarını keserek depo ve satış alanı yaratmayı anlamak mümkün değildir” diye konuştu.

    İNCİR YASAYLA KORUMA ALTINA ALINSIN

    İncirin koruma altına alınması gerektiğine işaret eden Aydın, şöyle konuştu: “Bu incir katliamının kendiside ziraatçı ve Ziraat Odası Başkan’ı olan Germencik Belediye Başkanı tarafından yapılması, bizler tarafından olayın kabul edilebilirliğini daha da anlaşılmaz kılmaktadır. Bu şehrin giriş tabelasındaysa ‘İncirin Anavatanı’ yazmakta. Hiç bir gerekçe yapılan bu incir katliamının haklı çıkaramaz. Diğer bir anlaşılmaz durum Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün, Tarım ve Köy işleri Müdürlüklerinin bu olaya izin vermesi veya görmezden gelmesi. Bize göre kim hangi makamda olursa olsun bir ürün Aydın’ın markası ve Türkiye’nin başka yerinde yetişmez iken, bu bölge florası koruma altıda iken bu kadar incir ağacını keserek yok edemez, buna izin verilemez, bu katliama sessiz kalınamaz. Aydın Tabip Odası olarak tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Aydın’ının en önemli tarım ürünü olan, halkın yüzde 80’inin geçimini sağlayan, gözümüz ve evladımız gibi bakmamız gereken fakat izlenen yanlış politikalar ve uygulamalar sonucu giderek artan incir katliamlarına sessiz kalmayın, izin vermeyin. TBMM’de Aydın’ı temsil eden sayın milletvekillerimize sesleniyoruz. Acil olarak ‘İnciri Koruma Yasası’ çıkarın”