Etiket: Olunabilir”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “140 karaktere sığdırılmış aforizmalarla ancak yarım porsiyon aydın olunabilir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kitap fuarı açılışında yaptığı konuşmada Twitter kullanımına dikkat çekerek, “140 karaktere sığdırılmış aforizmalarla gerçek bilgiye ulaşılamaz, alim hiç olunmaz. Bu şekilde sadece malumatfuruş olunabilir. Yarım porsiyon aydın olunabilir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan CNR İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı açılına katıldı.

    “Batı zihin dünyalarında iz bıraka hadiseleri sürekli işleyerek, unutulmasına izin vermiyor”

    Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan fuarın bu yılki temasının 15 Temmuz olarak belirlenmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, “Bizler kendi tarihimizi kaydetmek, hikayelerimizi kendi kelimelerimizle anlatmak, bunları gelecek nesillere aktarmak konusunda ne yazık ki çok başarılı değiliz. Bu eksikliği sadece roman, hatıra, öykü gibi yazılı eserlerde değil tiyatro, sinema, dizi, belgesel gibi alanlarda da tecrübe ediyoruz. Destanlarla, kahramanlıklarla dolu bir geçmişe sahip olmamıza rağmen maalesef bu zengin birikimi ne beyaz perdeye, ne de sahneye yeterince aktarabiliyoruz. Elbette sözlü kültürün toplumsal hayatımızda önemli bir yer tutmasının bunda payı vardır, ancak şunu unutmamalıyız ki söz uçar yazı kalır. Nitekim diğer ülkelere baktığımızda bambaşka bir manzara ile karşılaşıyoruz. Fransız ihtilali ile, dünya savaşları ile, Pearl Harbor ile, Normandiya çıkarmasıyla, holokost ile ilgili binlerce romana, filme, belgesele rastlayabilirsiniz. Batı toplumları kendi zihin dünyalarına iz bırakan hadiseleri sürekli yeniden işleyerek, bunların unutulmasına izin vermiyor. Bizim yaşadıklarımızla mukayese edildiğine devede kulak kalacak kimi tarihi olaylar abartılarak hatta çarpıtılarak tekrar tekrar karşımıza çıkartılıyor” diye konuştu.

    “Biz kendi tarihimizi yazamayınca maalesef başkalarına esir oluyoruz”

    Türkiye tarihini inceleyen eserlerin önemli bir kısmının oryantalist bir bakış açısıyla ele alındığını vurgulayan Erdoğan, “Önyargılarla, tahrifata, saplantılarla dolu bu çalışmalar bırakın açıklamayı, tarihi hakikatlerle aramıza büyük bir perde çekiyor. Biz kendi tarihimizi yazmayınca maalesef başkalarına esir oluyoruz. Bu ülke on yıllar boyunca ‘Geceyarısı ekspresi’ gibi 3’üncü sınıf kara propaganda filmlerinin lekesini temizlemek ile uğraştı. Bu mücadele farklı şekilde bugün de devam ediyor” şeklinde konuştu.

    “Tiananmen Meydanı’ndaki fotoğrafa gıpta ile bakanlar, Boğaz Köprüsü’ndeki,cesaret abidelerini görmemişlerdir”

    Son yıllarda Türkiye’de yaşanan hadiselerin uluslararası medya kuruluşları tarafından çarpıtıldığını belirten Erdoğan, “Teröristleri kahramanlaştıran, gerçek mağdurları yok sayan, ülkemizi töhmet altında bırakan yayınları gerisinde art niyetli bir kurgu bulunuyor. Bu tavrın en çarpıcı örneği 15 Temmuz’dur. Bu aziz milletimizin o gece 248 şehit ve 2 bin 193 gazi pahasına ortaya koyduğu şanlı direniş görmeden gelinmiştir. Hatta açıkça ifade edilememiş olsa da yapılan yayınlarda darbenin başarıya ulaşması konusunda örtülü temennileri görmemek mümkün değildir. Çin’in meşhur Tiananmen Meydanı’ndaki fotoğraf karesine yılarca gıpta ile bakanlar, Boğaz Köprüsü’ndeki, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki cesaret abidelerini görmemişlerdir. Bu açıdan fuarın 15 Temmuz demokrasi destanını ana tema olarak belirlemesini önemli görüyoruz. O gece yaşananların farklı edebiyat ve sanat dalları aracılığı ile işlenmesi büyük önem arz ediyor. Bu konularda da başkalarının insafına bel bağlayamayız. Ödünç akılla, ödünç kavramlarla, sipariş çalışmalarla bir yere varamayacağımız kabul etmeliyiz. Kendi hikayemizi, kendi eserlerimizi ama nitelikli eserlerimizi önce kendimiz anlatmalıyız” ifadelerini kullandı.

    “Körfez ülkelerinde ‘Diriliş’ dizisini anlata anlata bitiremediler”

    Körfez ülkeleri seyahati sırasında birçok insanın kendisine ’Diriliş Ertuğrul’ dizisinden bahsettiğini söyleyen Erdoğan, “Kadını erkeği ‘Diriliş’ dizisini anlata anlata bitiremediler. Demek ki yapınca oluyor. Dedim ki ‘bunun gerisi gelecek.’ Her yerde övgüyle bunu dinledik” dedi.

    “Yılda kitap okumaya ayırdığımız saatin 10 saati bulmaması bize yakışmayan bir durum”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin gösterilen yoğun çabaya rağmen kitap okuma oranlarında istenilen seviyede olmadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Günde 3-5 saatini televizyona ve çok daha fazlasını internete ayıran insanımızın, kitap okumaya ayırdığı saatin yılda 10 saati bulmaması bize yakışmayan bir durum. 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefleyen bir ülkeni kitap okuma oranını da buna uygun olması gerekir. Türkiye’nin ekonomi ile birlikte kültür sanat konusunda da dünyada ilk 10’a girmesinin şart olduğuna inanıyorum.”

    “140 karaktere sığdırılmış aforizmalarla ancak yarım porsiyon aydın olunabilir”

    İnternet ve iletişim teknolojilerinin bilgiye ulaşım konusunda büyük kolaylıklar sağladığının altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Teknoloji fırsatlarına sırtını dönmek şüphesiz yel değirmeni ile savaşmak gibidir. Ancak burada şu gerçeğin de farkına varmamız gerekiyor. Arama motoru ile internetteki bilgi kırıntıları ile 140 karaktere sığdırılmış aforizmalarla gerçek bilgiye vakıf olunamaz, alim hiç olunamaz. Tabii ki arama motorları ile olan internetteki bilgi kırıntıları ile 140 karaktere sığdırılmış aforizmalarla gerçek bilgiye ulaşılamaz, alim hiç olunmaz. Bu şekilde sadece malumatfuruş olunabilir. Yarım porsiyon aydın olunabilir, başka bir şey olunamaz. Bilgi, ilim, idrak için fikir çilesi çekmek gerekir. Gün bitmeden değerini yitiren değil, zamana meydan okuyan, asırlar boyu ayakta kalan eserler bırakmak için zahmet de emek de şarttır. Ecdadımız böyle yapmıştır.”

    Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin güney kısmında Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi ile çok amaçlı sergi salonu inşasına başlandığını belirterek, “Matbu ve elektronik yayınların bulunacağı bu kütüphanede hedefimiz 5 milyon cilt basılı kitabı milletimizin hizmetine 24 saat sunmaktır. Burada zengin bir içerik bulunacaktır. 24 saat açık olacak kütüphanemizde genci yaşlısı ile tüm vatandaşlarımız kitaplarla haşır neşir olmanın tadına varacaktır” dedi.

  • Bakan Sarı: “Atık Toplayıcılarımıza Destek Olunabilir”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, atık toplayıcıların sağlıklarını ve uygun iş koşullarını önemsediklerini belirterek, “Atık toplayan kardeşlerimize, atıklarını teslim ettikleri firmalarca sahip çıkılması gerekiyor. En basitinden bu kişilere uygun kıyafet, eldiven, maske ve daha modernize edilmiş araçlarla destek olunabilir” dedi.

    AK Parti 74. İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Bakan Sarı, toplantı salonuna “Gençlik seninle gurur duyuyor” sloganları eşliğinde girdi. Burada konuşan Bakan Sarı, ilk olarak Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki patlamada şehit olan 5 askere Allah’tan rahmet diledi.

    Türkiye üzerindeki gizli veya açık emelleri olanların hesaplarının tutmayacağına dikkat çeken Sarı, “Bu ülke binlerce yıldır birçok medeniyete beşiklik etmiş bir ülkedir. Yüzyıllardır barış içinde yaşamayı sürdürdük, sürdürmeye de devam edeceğiz. Bütün dünya bilsin; hiçbir terör örgütü Türkiye’nin boynunu bükemez. Türkiye’yi eski Türkiye zannedenler yanılgılarının bedelini acı bir şekilde ödüyorlar. Ödemeye de devam edecekler” diye konuştu.

    Devlete “çatışmalar ve operasyonlar durdurulsun” çağrısı yapanların terör örgütüne silah bırakmaktan imtina ettiğini aktaran Bakan Sarı, “Devletimizin çağrısı çok açıktır. Kamu düzenini korumak için yaptığımız faaliyetlerle ilgili çağrı yapmaktan vazgeçsinler. Terör örgütüne ve onların bağlı olduğu gruplara silah bırakma çağrısı yapsınlar. Cumhurbaşkanımız kaymakamlarımıza; ‘gerekirse mevzuatı bir kenara koyun, milletimizin huzurunu koruyun’ talimatını verdi. Doğu ve Güneydoğu’da belli belediyelerin ne tür yasa dışı faaliyetler içinde olduğunu görüyoruz. Bu hendeklerin çukurların hangi makinelerle ne tür imkanlarla kazıldığı artık herkes tarafından biliniyor. Millete hizmet için kendilerine verilen makineleri, milleti mağdur etmek için kullandılar, kullanıyorlar. Dolayısıyla burada Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı doğrudan bununla ilgilidir. Yani devletin verdiği imkanları devlet aleyhine kullanmaya çalışanların önüne geçme çağrısıdır” ifadelerini kullandı.

    “BUNLAR ACEMİ MARANGOZ”

    Bakan Sarı, bakanlık olarak yaşadıkları sıkıntıyı ise şöyle anlattı:

    “Kendi bakanlığımı ilgilendiren bir örnek vermek istiyorum. Bildiğiniz gibi Van ilimiz büyük bir deprem faciası yaşadı. Devlet ve millet olarak hepimiz yardıma koştuk. Vanlı kardeşlerimizle el ele vererek, yaklaşık 1 buçuk yılda Van’ı ayağa kaldırdık. Yeni bir şehir kurduk. Ancak şu anki yerel yönetim, hazırladığımız projelerimize haksız dava açıyor imar uygulamalarında sorun çıkarıyor. Van’ın yararına olan çok önemli yatırımlara engel oluyor. Çünkü bunlar hizmetten anlamaz. Bunlar acemi marangoz. Bunların talaşı tahtalarından daha çok olur. İşleri güçleri israftır, milletin malını heba etmek, canına kastetmektir. Üretmekten, kalkınmadan, huzur ve refahtan anlamazlar, sevmezler. Tüketmekten, heba etmekten ve Türkiye’nin annelerini, Türkiye’nin babalarını üzmekten anlarlar.”

    “ARDINDA 100 KÖPEK HAVLAMAYAN KURT, KURT SAYILMAZ”

    Açıklamalarını birlik ve beraberlik vurgusu ile sürdüren Bakan Fatma Güldemet Sarı, “Atalarımızın çok özlü bir sözü var. Ardında 100 köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz. Bugün manzara budur. Hep beraber bakalım; her türlü terör örgütü Türkiye’nin karşısında saf tutmuş durumda. Kim erken kalkıyorsa, soluğu askerimize, polisimize, vatandaşımıza kurşun sıkacağı bir yerde alıyor. Her ne pahasına olursa olsun, millet ve devlet müdafaasını sürdüreceğiz. Çünkü biz tek milletiz. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Roman’ıyla tek milletiz. Arap’ı, Süryani’si, Sünni’si ve Alevi’siyle tek milletiz, tek vatanız. Dertleri, kendilerine bir vatan arayışında olanları, bölücü faaliyet güdenleri, Türkiye aleyhine lobi faaliyetleri güdenleri çok iyi biliyoruz. Üniversitelerde konuşlanmış, akademisyen görünümlü terör destekçilerini de tanıyoruz. Hukuk sistemimize, medyaya, emniyet teşkilatımıza sızan, tek bir noktadan aldıkları emirlerle ülkemizi kaosa sürükleme iştahında olan kirli elleri de biliyoruz. Bu ülkenin cumhurbaşkanının, başbakanının evini ve mahremini dinleyen simsarları, her türlü çirkin kumpasın arkasında olan uluslararası odakları çok iyi tanıyoruz. Birisi paralel devlet yapılanması olarak karşımıza çıkıyor, diğeri bir başka devlet yapılanması anlayışıyla ortada dolaşıyor. Bunlardan hiçbiri bu milletin sinesinde aradıklarını bulamayacaklar, bulamadılar” şeklinde konuştu.

    “SOKAKTA ATIK TOPLAYANLARIN ÇALIŞMA ORTAMLARI YETERSİZ”

    Bakan Sarı, son günlerde atık toplayıcıları ile ilgili denetimlerin medya organlarına farklı yansıtıldığının altını çizerek, “Biz 78 milyon insanı kucaklayan bir anlayışla yola çıktık. Bu anlayışla yola çıkan bir iktidarın bakanlığı olarak bizim, atık toplayıcılarımızı mağdur edecek herhangi bir çalışmanın veya yaptırımın içinde olmamız söz konusu değildir. Öncelikle alın teriyle, kar kış demeden ekmek parası peşinde koşan atık toplayıcılarımızın her zaman yanında olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum. Atık toplayıcılarımız, ekonomimize katkı sağlayan görünmez savaşçılardır ve biz her zaman onların yanında durmak isteyen bir iktidarız. Bu yüzden onları mağdur edecek bir çalışmanın altında kesinlikle imzamız olamaz. Son günlerde gündeme gelen yaptırımlar, atık toplayıcılarımızı birebir sokakta tespit edip ceza kesilen bir uygulama değildir. Tam tersi bunlar lisanslı veya lisanssız firmaların denetimleri sonucu ortaya çıkmış bir uygulamadır. Her işletmenin, her fabrikanın zaman zaman denetlendiği gibi bakanlığımızın sorumluluğu altında olan lisanslı firmaları eskiden olduğu gibi 2015 yılında da denetledik. Ama bu denetlemeler bir haftadan beri çok farklı bir şekilde basına yansıtılıyor. Özellikle sokakta atık toplayan vatandaşlarımızı suistimal eden, onları kullanan bir anlayış var. Sokakta atık toplayanların çalışma ortamları; hem iş hem de sağlık anlamında yetersizdir. Bu nedenle; atık toplayanlara kardeşlerimize, atıklarını teslim ettikleri firmalarca sahip çıkılması gerekiyor. En basitinden bu kişilere uygun kıyafet, eldiven, maske ve daha modernize edilmiş araçlarla destek olunabilir. Bu konularla ilgili olarak; bakanlıklarla, lisanslı firmalarla ve belediyelerle bir araya gelmeyi planlıyoruz. Atık toplayıcılarımızın sağlıklarını ve uygun iş koşullarını çok önemsiyoruz. Onlara çok değer veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz” dedi.

    AK Parti’ye katılan üyelere rozet takılması ile son bulan toplantıya, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Ömer Ünal, AK Parti Adana Milletvekilleri Necdet Ünüvar ve Mehmet Şükrü Erdinç, Manisa Milletvekili İsmail Bilen, ilçe başkan yardımcıları ve çok sayıda partili katıldı.