Etiket: Ölümünün

  • Abdullah Çatlı ölümünün 20’nci yılında anıldı

    Abdullah Çatlı ölümünün 20’nci yılında memleketi Nevşehir’deki mezarı başında anıldı. Anma etkinliğine Çatlı’nın annesi, kardeşi, eşi ve kızları ile Haluk Kırcı da katıldı.

    3 Kasım 1996 tarihinde Susurluk’ta meydana gelen kazada hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın ölüm yıl dönümünde memleketi Nevşehir’de anma programı düzenlendi. Anma programı kapsamında ilk olarak Kurşunlu Camisi’nde Mevlid-i Şerif okunurken program Çatlı’nın Kaldırım Mezarlığı’nda bulunan kabri başında devam etti. Programa Çatlının annesi Remziye Çatlı, kardeşi Zeki Çatlı, eşi Meral Çatlı ve kızları ile Haluk Kırcı, aile yakınları ve sevenleri katıldı.

    Üzeri Türk bayrağı ile örtülü Çatlı’nın kabri başında Hafız Mahmut Kemikkıran tarafından Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından dua edildi. Dua sırasında hoca Kemikkıran, Abdullah Çatlı’yı, “Nevşehir’in yetiştirdiği güzide insanlardan yiğitler yiğidi, kahraman insan” ifadeleriyle anlattı.

  • “Karaoğlan” ölümünün 10. yılında anıldı

    Çankaya Belediyesi, ölümünün 10’uncu yıldönümünde “Karaoğlan” Bülent Ecevit’i bir dizi etkinlikle andı.

    Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da “Yaralı Güvercin” karma fotoğraf sergisi ile başlayan etkinlikler, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Çankaya Belediyesi ile Rahşan ve Bülent Ecevit Bilim Kültür ve Sanat Vakfı’nın birlikte düzenlediği anma paneli ile sürdü.

    Açılışa eski milletvekillerin yanı sıra Ecevit’in başbakanlığı döneminde bakanlığını yapan, MHP eski Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici de katıldı. 9 Kasım’a kadar ziyaretçilere açık olacak sergide, Ecevit’in tüm yaşamı fotoğrafların penceresinden, Çankayalılara anlatılacak.

    Türkiye tarihine iz bırakan Ecevit’i anlattılar

    Sergi açılışının ardından anma programı, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde (ÇSM) düzenlenen panelle devam etti. Rahşan ve Bülent Ecevit Bilim Kültür ve Sanat Vakfı’nın Çankaya Belediyesi ile ortaklaşa düzenlediği etkinlik, Rahşan Ecevit’in açılış konuşmasıyla başladı. Ecevit, konuşmasında, vakfa ve anma törenine desteği için Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e teşekkür etti. Bilim Kültür ve Sanat Vakfı’nın kuruluşu ve yaptığı çalışmalar ile ilgili katılımcılara bilgi veren Rahşan Ecevit, vakfın Ecevit’in en önemli miraslarından biri olduğunu söyledi.

    Açılış konuşması sonrası başlayan panele, CHP eski Genel Başkanı, gazeteci Altan Öymen, İzmir Milletvekili gazeteci ve yazar Mustafa Balbay, Türk Zeka Vakfı Kurucu Başkanı ve siyasetçi Emrehan Halıcı, Rahşan ve Bülent Ecevit Bilim Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Nejdet Derici ve Büyükelçi Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar, siyasetçi, devlet adamı, şair ve gazeteci Bülent Ecevit’i anlattı.

  • Bülent Ecevit, ölümünün 10. yılında mezarı başında anıldı

    Eski Başbakan Bülent Ecevit, ölümünün 10’uncu yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

    CHP heyeti eski başbakanlardan Bülent Ecevit’i, vefatının 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla mezarı başında düzenlenen törenle andı. Devlet Mezarlığı’nda düzenlenen törene CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, CHP milletvekilleri Levent Gök, CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, CHP Ankara İl Başkanı Adnan Keskin ve çok sayıda partili katıldı. Ecevit’in kabrine çelenk ve karanfil bırakılmasının ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    Ecevit’in kabri başında anma konuşması yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, “Bülent Ecevit gazeteci, yazar, şair kimliğinin yanında geç yaşta atıldığı siyaset hayatında 20. Yüzyılın en önemli siyasi figürlerden birisi olmuştur. Genç yaşta siyasete atılmıştır ama dürüstlüğüyle, çalışkanlığıyla, üretkenliğiyle, hitabetiyle kısa sürede çok önemli mesafeler almıştır. Parti yöneticiliği yapmıştır, genel başkanlık yapmıştır, bakanlıklar yapmıştır, 5 kez Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bu ülkeye çok önemli hizmetlerde bulunmuştur. 2000 yılında cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında üniversite mezunu olmaması nedeniyle aday olmayışı koalisyon ortakları tarafından bu hükmü değiştirip, ‘Sizi aday yapalım’ önerisini o, nezaketi içerisinde teşekkür ederek reddetmiştir” diye konuştu.

    “Hep emekçiden, halktan, yoksuldan yana olmuştur”

    Ecevit’in siyasi yaşamı boyunca çok zorluklar çektiğini hatırlatan Bingöl, “Birçok suikasta maruz kalmış, partisi kapatılmış, gözaltına alınmış, 10 yıl siyasi yasaklı olmasına rağmen duruşundan ve ilkelerinden asla taviz vermemiştir. Ecevit, hep halktan yana olmuştur, hep barıştan yana olmuştur. Kıbrıs Barış Hareketi sırasında ‘Biz adaya savaşa değil, barışı getirmeye gidiyoruz’ sözleri hala hafızalarımızdadır. Seçim çalışmaları sırasında eşi Sayın Rahşan Ecevit ile birlikte bir mola sırasında Anadolu’nun bir ücra köşesinde bir ağacın altında o mütevazı duruşlarıyla; karınlarını ekmekle doyururken çekilen fotoğraf da hepimizin hafızalarında hep taze durmaktadır. Ecevit, Çalışma Bakanlı sırasında toplu iş sözleşmesi ve grev hakkını yasallaştırarak, işçi dostu olduğunu göstermiştir. Emekten yana olduğunu göstermiştir. ‘Toprak işleyenin su kullanan ‘ diyerek haşhaş yasağına koyduğu tavırla Ecevit, hep köylünün yanında olmuştur. Hep çiftçi dostu olmuştur. Nerede bir sorun varsa hep emekçiden, halktan, yoksuldan yana olmuştur. Onun için Ecevit’e ‘Halkçı Ecevit’ denmiştir. Cumhuriyet tarihinin dürüst siyasetçi imajının en önemli isimlerinden birisi olmuştur Ecevit. Bugünlerde ülkemizin içinde bulunduğu bu zor koşullarda Atatürk’ün İnönü’nün, Ecevit’in ve diğer birçok siyasi liderlerimizin yol göstericiliği, onların bıraktıkları o ilkelerin ne kadar önemli olduğunu anlamakta fayda vardır. Bülent Ecevit’i 10. ölüm yıl dönümünde rahmetle yâd ediyoruz ve anısı önünde bir kez daha saygı ile anıyoruz“ ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Levent Kırca ölümünün 1. yılında anıldı

    Ünlü sanatçı Levent Kırca, ölümünün 1’inci yılında sevenleri ve dostları tarafından Zincirlikuyu’daki mezarı başında anıldı. Levent Kırca’nın oğlu, Oğulcan Kırca, usta sanatçının mezarı ile ilgili yapılan haberlere “Söylenenler o kadar komik ve rezil” diyerek tepki gösterdi.

    Yakalandığı karaciğer kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden ünlü sanatçı Levent Kırca, Zincirlikuyu’daki mezarının başında anıldı. Anmaya katılan Kırca’nın oğlu Oğulcan Kırca, oyuncular Murat Gören ve Cengiz Güleryüz, söz yazarı Sezen Cumhur Önal, sevenleri ve dostları Kırca için dua etti.

    “Onunla sakin ve baş başa 5 dakika için ömrümden 5 yılımı verirdim”

    Anmanın ardından açıklamalarda bulunan Kırca’nın oğlu Oğulcan Kırca, bir yılın bir ömür gibi geçtiğini belirterek, “Onunla sakin ve baş başa 5 dakika için ömrümden 5 yılımı verirdim. Geçen 1 yıl boyunca sürekli olarak tiyatrodaydım. Tiyatrodaki fotoğraflar, onun ruhuyla beraberdim ama görüntülere hiç bakmadım. Ne Olacak O Kadar skeçlerine, ne onunla çektiğimiz filme, ne de yapımı olsun hiçbirine bakmadım. Şuanda sevenleri ve yakın dostlarıyla birlikteyiz ama ben daha çok orada onun görüntüsünü görerek onunla beraberdim. Ona olan özlemi artırmaktan ziyade onu daha çok içsel olarak yaşamayı, sanki benim bir parçammış gibi burada olsa ne yapardı nasıl reaksiyon verirdi gibi düşünmeyi, yani kendi kapasitemden daha üst bir şekilde davranabilmeyi özlemeye tercih ederim” dedi.

    “Söylenenler o kadar komik ve rezil”

    Kırca’nın mezarının yapılmadığı yönünde çıkan haberlere de tepki gösteren Oğulcan Kırca, “Dün arşivdeki videolara bakarken onun dışında internetten elimde ne yok diye baktım. Gezerken mezarı neden yapılmadı diye abuk subuk başlıklar ve videolar gördüm. Bu da neymiş diye bakıyorsunuz. Kanalın adını söylemiyorum ama 3 kişi konuşuyor, o kadar komik, rezil yani söylüyorsunuz söylediğiniz şeyi bilimsel şeyi bu 1 günde yapılacak bir şey değil. Toprağın çökmesi, mimarla konuşmak ve ebediyen kalan bir şeyin tasarımını yapmak var, bunlar zaman alıyor. Zaman aldıktan sonra uygulamaya geçiyorsunuz ve yerine yerleştiriyorsunuz. Toprak çöktü ve şimdi mezar yapıldı. Bu mezara baktığınız zaman böyle bir şeyin 1 günde olmadığını görürsünüz. Bu arada bu haber mezar yapıldıktan 1 gün sonra yapıldı. Yani buraya baktığınız zaman biz bu haberi yaptık da, biz dedikodusunu çıkarttık da ‘eyvah’ dediler de birden koydular böyle bir şeyin 1 günde olmayacağını da görürsünüz. Ayrıca bunu yapan zanaatçı arkadaş da burada ve 3’üncü katı koymamış. Dedi ki, ‘Burası bir lahit, 3’üncü katı koyunca daha şık olacak. Onu henüz koymadım ağabey, onun için 1 buçuk ay daha var’ dedi. Çünkü onu koyduğu an şuan ki hali bile aşağıya çöküyormuş. İnsanlar bildiğiniz gibi polemiği çok seviyorlar. Mezarı yapıldığı zaman haber olmuyor ama ilgilenilmediği zaman haber oluyor. Böyle şeyler yıpratıyor ama biz de yaşadığımız yeri bileceğiz, Türkiye’de yaşıyoruz. Böyle şeyler dünyanın her yerinde olur, biraz da dikkat etmek lazım bu kültür meselesidir. O yüzden onları kaile almıyorsunuz mümkünse de bakmamak lazım. Bizi bilen bilir kim ne diyor diye canımızı sıkacak değiliz” ifadelerini kullandı.

  • Che, ölümünün 49’uncu yılında Konak’ta anıldı

    Küba sosyalist devriminde yer alan Ernesto Che Guevera, ölümünün 49’uncu yılında İzmir Konak’ta düzenlenen panelle anıldı. Küba Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Alberto Gonzales Casals, “Destek mesajları bizi çok etkiledi. Bu sadece Che karşı değil, Küba’ya karşı olan bir sevgiydi” dedi.

    Konak Belediyesi’nin ev sahipliğinde Konak Kent Konseyi, İlerici Kadınlar Meclisi, Bornova Nazım Hikmet Kültürevi ile Fikir Kulüpleri Federasyonunun (FKF) işbirliğinde Kültürpark İzmir Sanat Merkezinde gerçekleştirilen anma etkinliğine İzmirliler yoğun ilgi gösterdi. Panelinin moderatörlüğünü Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş üstelenirken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Küba Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Alberto Gonzales Casals ile 68 Kuşağı Fikir Kulüpleri Federasyonundan Tuncay Çelen konuşmacı olarak katıldı.

    “Che’yi yeniden anlamamız gerekiyor”

    Küba devrimine önderlik eden isimlerden biri olan ve 9 Ekim 1967’de öldürülen Che’nin anıldığı panelin açılış konuşmasını yapan Başkan Pekdaş, “Dünyada özgürlüklerin, bağımsızlığın ve eşitliğin simgesi haline gelmiş Che’yi anmak çok önemli. Che’yi birlikte analım istedik. Che, Türkiye’de nasıl anlaşılıyor, 68 kuşağında nasıl bir ruh oluşturdu, hangi etkileri oluşturdu? Bu etkilerin sürmesini nasıl sağladı? Bugün ‘Küba’ dendiğinde ilk akla gelen şeylerden birisi insan hayatı ve sağlık. Sağlığın kar amacı olarak kullanılmaması ve Küba’da sağlığa yapılan yatırımların önemi nedeniyle bugün Che’yi tartışmamız ve yeniden anlamamız gerekiyor. Bugün Che’nin karşılığı nedir onu tartışacağız” diye konuştu.

    “Katlederek ölümsüzleştirdiler”

    Tuncay Çelen de, Che’nin 39 yıllık ömrüne koca bir insanlığı, başkaldırıyı, özveriyi, isyanı ve devrimi sığdırdığını belirterek, “Ernesto Che Guevera’nın katledilişinin 49’uncu yılı. Onu katlettiler ama öldüremediler, ölümsüzleştirdiler. Tıpkı, Denizler, Ulaşlar gibi ölümsüzleşti. 68’liler için Che; insanlık onuru, devrim, devrime inanç, insanlığa saygı demektir, sosyalizm demektir. Che’nin yolu yolumuzdur” açıklamasında bulundu.

    “Küba sağlıkta dünyaya örnek oldu”

    CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ise Küba’nın sağlık alanında insana verdiği öneme dikkat çekti. Kendisi de eczacı olan Özel, Kübalı bilim adamlarının dünyadaki dev ilaç firmalarına karşı vermiş oldukları mücadeleyi de anlattı. Dünya Sağlık Örgütü’nün erişilebilir, herkes için sağlık ütopyasının sadece Küba’da hayata geçirilebildiğinin altını çizen Özel, şöyle konuştu:

    “11 milyonluk ülkede 71 bin doktor var. Ölüm nedenleri dünyanın en gelişmiş ülkedekilerle aynı nedenden. AIDS diye bir sorunları yok. Türkiye’de 3 bin 400 kişiye bir diş hekimi düşerken Küba’da bin kişiye bir diş hekimi düşüyor.” Özel, Kübalı Dr. Camille Rodrigues’in kanser aşısını geliştirip ilaç lobisine karşı durduğunu da hatırlatarak, bunun önemli bir başarı olduğunu söyledi.

    “Türk halkı Che’ye sahip çıktı”

    Panelde konuşan Küba Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Alberto Gonzales Casals ise Che’nin hayatı ve öldürülüşüne dair bilgileri paylaştı. Büyükelçi Casals, TBMM Başkanı Kahraman’ın Che hakkında söylediği sözlerle ilgili olarak da, “Che hakkında kötü yorumda bulunan Meclis Başkanı kişisel olarak bizden özür dileyerek talihsiz bir yorum olduğunu kabul etti. Ancak Türk halkından buna karşı gösterdiği tepki önemliydi. Destek mesajları bizi çok etkiledi. Bu sadece Che karşı değil, Küba’ya karşı olan bir sevgiydi” diyerek teşekkürlerini dile getirdi.

    Panel sonunda Başkan Pekdaş, “Dünyanın tüm ezilen uluslarının yan yana gelmesiyle bir birlik oluşturmak ve ciddi bir mücadele ve dayanışma hattı oluşturmak zorundayız. Ernestolara selam söyleme zamanı” dedi. Panele katılanlara Che’nin fotoğrafının yer aldığı afişler armağan edildi.