Etiket: Ölümünün

  • Efsanevi Güreşçi Ölümünün 27. Yıl Dönümünde Anıldı

    Efsanevi Dünya Güreş Şampiyonu Merhum Hüseyin Akbaş, 27. ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

    Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Çevreli beldesinde Merhum Hüseyin Akbaş’ın mezarı başında yapılan anma törenine Tokat Valisi Cevdet Can, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Almus Kaymakamı Fatih Çelikkaya, Çevreli Belediye Başkanı Ercan Gürer, Almus Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Arıkan, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Cemil Çağlar, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep Gökçe, merhum güreşçinin kızı Selma Güler Esen ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şampiyon güreşçinin mezarı başında yapılan törende dua okundu.

    Başkan Eroğlu, şampiyonlar şampiyonu Milli Güreşçi Hüseyin Akbaş’ı 27. ölüm yıl dönümünde rahmet ve minnetle yad ettiklerin ifade ederek, “Hüseyin Akbaş, sayısız defa Şanlı Bayrağımızı göndere çektirerek ülkemize büyük onur yaşattı. Onun izinden gelen sporcularımızın da bizlere aynı onuru yaşatacağına inancımız tamdır. Torunlarının onu örnek alarak güreş hayatını Çevreli Kasabasında devam ettirdiklerini görmek bizleri mutlu etti” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından Çevreli Hüseyin Akbaş Güreş Eğitim Merkezi’nde miniklerin serbest güreş müsabakası yapıldı. Geleceğe umut veren minik güreşçiler arasında yapılan müsabakalar ilgi gördü.

  • Özgecan, İzmir’de Ölümünün Birinci Yıldönümünde Anıldı

    Geçtiğimiz sene Mersin’in Tarsus ilçesinde hunharca öldürülen Özgecan Aslan, ölümünün birinci yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Kadın Kolları tarafından anıldı. CHP İzmir Kadın Kolları Başkanı Balcı, “Kadınların istedikleri saatte, istedikleri yerde bulunma haklarının bulunduğunun bilinmesi lazım” dedi.

    Basmane Fuar Montrö kapısı önünde gece saat 22.30’da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Kadın Kolları, geçtiğimiz sene hunharca öldürülen 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’nı ölümünün birinci yıl dönümünde andı.

    Gece saat 22.30’da toplanmamalarının asıl nedeninin kadınların istedikleri saatte, istedikleri yerde bulunma haklarının bulunduğunun bilinmesi için olduğunu söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı, aradan bir sene geçmesine rağmen değişen bir şeyin olmadığını ve tecavüzlerin devam ettiğini vurguladı.

    2015 yılında 303 kadının çeşitli nedenlerle katledildiğini aktaran Balcı, “Kadına şiddet ülkemizin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Özgecan Aslan 20 yaşında üniversite öğrencisi gencecik bir kızımızdı. Suçu okulundan evine dönmek için minibüse binmekti. Evine dönerken bindiği minibüste tecavüz girişimine direndiği için feci bir şekilde öldürülmüştür. Ancak bu geçen süreç içerisinde yargılanan kadın katillerinin en az yarısı, mahkemelerde iyi hal, takım elbise vs, ceza indirimleri almışlardır. Bizler kadınlarımıza karşı yapılan her türlü şiddeti kınıyoruz” dedi.

  • Uğur Mumcu, Ölümünün 23. Yılında Anıldı

    CHP Malatya Gençlik Kolları, Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’yu ölümünün 23. yılında andı.

    23 yıl önce arabasına konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Gazeteci ve Yazar Uğur Mumcu, Eski Belediye Meydanı önünde anıldı. CHP Malatya Gençlik Kolları tarafından organize edilen anma programında faili meçhul cinayetler kınandı. Yoğun kar yağışının altında yapılan anma programında konuşan CHP Malatya Gençlik Kolları Başkanı Murat Orçun Çalış, faili meçhul cinayetleri unutmadıklarını ve unutmayacaklarını ifade etti. Geçtiğimiz gün hayatını kaybeden Kamer Genç’i de unutmayan Çalış, “Partimizin acılı bir gününü daha yaşıyoruz. Tek kişilik muhalefet Atatürk ilkeleriyle bütünleşmiş, cumhuriyetin sadık bekçisi olarak bildiğimiz parti büyüğümüz ağabeyimiz Dersimli Kamer Genç’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kendisine Allah’tan rahmet ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Bugün burada bulunmamızın nedeni Uğur Mumcu ve diğer faili meçhul cinayetleri, aydınlarımızı, yaşanılan katliamları unutturmamak ve halen ayakta olduğumuzun bilinmesidir. Uğur Mumcu, ABD emperyalizmine boyun eğmeyen, her zaman kalemiyle güçlü olan, doğrulardan hiçbir zaman taviz vermeyeni haksızlıklara, yolsuzluklara ve yobazlığa karşı dik duruşuyla korkusuzca mücadele eden koca bir yürekti. 24 Ocak 1993 yılında evinin önünde bulunan aracına yerleştirilen bombalı saldırı sonucu hayatına son verildi. Sadece Uğur Mumcu ile kalmayıp Metin Göktepe, Muammer Aksoylar, Abdi İpekçiler, Onat Kutlar, Hrant Dinkler, Gaffar Okanlar, Tahir Elçiler ve Ahmet Taner Kışlalılar gibi birçok aydınlarımız, vatanseverlerimiz katledilmiştir. Sonu gelmeyen bu katliamlar Suruç, Diyarbakır, Ankara ve Sultanahmet Meydanı ile sürmektedir. Biz istiyoruz ki bu katliamlar son bulsun. Faili meçhul olarak adlandırılan cinayetlerin bir an önce aydınlatılması ve faillerin adaletin karşında diz çökmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Programda konuşan CHP Malatya İl Başkanı Enver Kiraz, faili meçhul cinayetlerin bir insanlık suçu olduğunu ifade etti. Kiraz, “23 yıl önce tam da böyle karlı bir gündü. 24 Ocak 1993 tarihinde karlı bir Ankara sabahında Uğur Mumcu’yu hain bir tuzak sonucu katlederek, aramızdan ayırdılar. İçimizdeki acısı halen taze. Ülkemiz tarihsel süreç boyunca pek çok karanlık süreç yaşadı, birçok aydınımızı, gazetecimizi, siyasetçimizi katlettiler. En önemli sorunlardan birisi de bu katliamların çoğunun faillerinin bulunamamasıdır. Eğer bu ülkede demokrasi olacaksa, hukukun üstlüğü sağlanacaksa katiller bulunup ortaya çıkarılmalıdır. Suçlular ortaya çıkarılmadığı için Uğur Mumcu ve Mumcuların davaları halkın vicdanında devam ediyor. Bu tür cinayetler insanlık suçudur. Bu insanlık suçlarının bir kez daha yaşanmaması için bu karlı günde Malatya’dan haykırıyoruz. Mumcu, ülkesini ve insanlarını seven, haksızlıklara karşı koyan bir mücadele insanıydı ve direnişin adıydı. Onun tek silahı vardı o da keskin kalemiydi. Bir karlı Pazar günü kalemini kırdılar. Ama unutmasınlar ki 23 yıl sonra bile bir aydının düşüncelerini halen birileri savunuyorsa o aydın yaşıyor demektir” şeklinde konuştu.

  • Uğur Mumcu Ölümünün 23. Yılında Anıldı

    Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 23. yılında Batıkent Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenene törenle anıldı.

    23 yıl önce arabasına konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, Başkent’te düzenlenen törenle anıldı. Törene Yenimahalle Belediye Başkanvekili Mehmet Kartal, Batıkent Birlikteliği üyeleri, Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri ve sivil toplum örgütleri katıldı. Törende saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okunarak, anıta çelenk bırakıldı. Uğur Mumcu anısına genç bir kız şiir okudu.

    Anma töreninde konuşan Yenimahalle Belediye Başkanvekili Mehmet Kartal, “Uğur Mumcu’yu anlamak, Uğur Mumcu’nun mücadele ettiği iki hedefi doğru kavramaktan geçiyor. Uğur Mumcu bölücülüğe de, gericiliğe de karşıydı” dedi.

    Açıklamaların ardından anma töreni Uğur Mumcu Sokak’ta devam etti.

  • Denktaş Ölümünün 4. Yıldönümünde Anıldı

    KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, ölümünün 4. yıldönümünde kabri başında düzenlenen devlet töreniyle saygı ve özlemle anıldı.

    Lefkoşa Cumhuriyet Parkı’ndaki kabri başında düzenlenen anma törenine, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Denktaş’ın eşi Aydın Denktaş, Meclis Başkanı Sibel Siber, Başbakan Ömer Kalyoncu, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Birinci Müsteşar Seyit Mehmet Parlak, KTBK Komutanı Korgeneral İlyas Bozkurt, GKK Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Ana Muhalefet DP UG Genel Başkanı Serdar Denktaş, LTB Başkanı Mehmet Harmancı, bakanlar, milletvekilleri, siyasi parti başkanları, muharip dernekler, kurum kuruluş ve okullar, üniversiteler ile ailesi ve sevenleri katıldı. Törende, protokolün yanı sıra öğrenciler de Denktaş’ın kabrine çiçekler sundu. Törende Denktaş’ın eşi Aydın Denktaş gözyaşlarına hakim olamadı. Protokolün çelenkleri anıta sunmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla sürdü. Tören, anıt özel defterinin imzalanması, Akıncı’nın konuşmasıyla tamamlandı.

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Tıpkı merhum Denktaş’ın kendi döneminde yaptığı gibi bizler de yaşadığımız dönemin ihtiyaçlarını hesaba katan, şimdiki zamanın ruhuna uygun bir yol aramaya mecburuz. Bu nedenledir ki; adil bir çözüm için tüm iyi niyetimizle çalışıyoruz. Kıbrıslı Türklerin eşitliğinden, özgürlüğünden ve güvenliğinden taviz vermeyecek bir anlaşma için çaba harcıyoruz” dedi.

    Akıncı, anlaşma çabasını ortaya koyarken toplumsal mücadelenin bir süreç işi olduğunu hiç akıldan çıkarmadıklarını, bu bakımdan tıpkı kendisinden sonra görev yapan cumhurbaşkanlarının sağladıklarını dikkate aldıkları gibi, Denktaş’ın da müzakerelerde elde ettiği uzlaşı ve kazanımlardan yararlandıklarını vurguladı. Akıncı, içinden geçilen tarihsel dönemin ruhunun toplumsal ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara bağlı olarak gelişen siyasal yönelimleri biçimlendirip yoğuran çok önemli bir unsur olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: “Bugün 4. ölüm yıl dönümünde saygıyla andığımız merhum Rauf Raif Denktaş çalkantılı bir konjonktürde adadan silinme tehdidiyle karşı karşıya bırakılan Kıbrıslı Türklere siyasal önderlik yapmış önemli bir kişilikti. Çocukluk anılarından bir kesit sunduğu ‘Karkot Deresi’ adlı kitabında Denktaş, düşüncelerine yön veren çok önemli bir ayrıntıdan söz eder: ’7 yaşına kadar beni o büyütmüştü’ dediği dedesi Şeherli Mehmed, Osmanlı Devleti’nin adayı İngilizlere terk edişine tanıklık etmiş birisi olarak, torununun kulağına sürekli ‘Gittiler ama yine gelecekler, ben görmeyeceğim ama sizler göreceksiniz’ diye fısıldıyordu. Bu telkinle büyüyen ve daha çocukluk yıllarında Aybifan Tepesi’nde toplanan köylüleri, okuduğu milliyetçi şiirlerle etkileyen merhum Denktaş, Kıbrıslı Türklerin adadaki varlığını koruyup geliştirme mücadelesinde içinde doğup büyüdüğü koşullarda olgunlaşan bir siyasetle rehberlik etti.”

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, zamanın hiç durmaksızın aktığını, bugün yeni bir dünya ve yeni koşulların bulunduğunu, fakat Kıbrıslı Türklerin ihtiyacının, özü itibariyle değişmediğini, dün olduğu gibi bugün de adada kökleşip kalıcılaşmanın yollarını bulmaya çalıştıklarına dikkat çekti. Akıncı, “Elbette tıpkı merhum Denktaş’ın kendi döneminde yaptığı gibi bizler de yaşadığımız dönemin ihtiyaçlarını hesaba katan, şimdiki zamanın ruhuna uygun bir yol aramaya mecburuz. Bu nedenledir ki; adil bir çözüm için tüm iyi niyetimizle çalışıyoruz. Kıbrıslı Türklerin eşitliğinden özgürlüğünden ve güvenliğinden taviz vermeyecek bir anlaşma için çaba harcıyoruz” dedi.

    Akıncı, küresel çağda, global ekonomik ağa dahil olmak ve uluslararası hukukun bir parçası haline dönüşmenin, Kıbrıs Türk halkının toplumsal varlığı bakımından son derece hayati bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti.

    Anlaşma çabasını ortaya koyarken toplumsal mücadelenin bir süreç işi olduğunu hiç akıldan çıkarmadıklarını, bu bakımdan tıpkı Denktaş’ın ardından görev yapan cumhurbaşkanlarının sağladıklarını dikkate aldıkları gibi, merhum Denktaş’ın da müzakerelerde elde ettiği uzlaşı ve kazanımlardan yararlandıklarını vurgulayan Akıncı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kıbrıslı Türkler, geçmişin birikimiyle bugünün dinamizmini harmanlamak sayesinde bu adada hak ettiği koşullarda yaşamayı başaracaktır. Zor bir tarihsel dönemeçte halkına kılavuzluk yapmış olan Rauf Raif Denktaş’ın Kıbrıslı Türklerin toplumsal mücadelesindeki yeri unutulmayacaktır. Onu saygı ve rahmetle anıyoruz.”