Etiket: ölümü

  • Öğretmenin ölümü ilçeyi yasa boğdu

    Öğretmenin ölümü ilçeyi yasa boğdu

    Kayseri’nin Develi ilçesinde bir süredir kanser tedavisi gören 37 yaşındaki öğretmen Ömer Böyükbaş hayatını kaybetti. Öğretmenin ölümü ilçeyi yasa boğdu.

    Develi ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulunda Türkçe öğretmenliği yapan ve yaklaşık 3 aydır tedavi gören Ömer Böyükbaş kansere yenik düştü. Öğretmenin vefat haberi ilçeyi yasa boğdu. İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Toprak, sosyal medya hesabından “Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu Türkçe öğretmenimiz Ömer Böyükbaş Rahmeti Rahman’a kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Kıymetli eşleri Rabia öğretmenimiz başta tüm yakınlarına başsağlığı dileriz” şeklinde açıklamada bulundu.

  • Düğüne giden anne ve kızın feci ölümü

    Düğüne giden anne ve kızın feci ölümü

    DÜZCE (İHA) – Düzce’de düğüne gitmeye çalışan anne ve kızı, otomobilin çarpması sonucu feci şekilde can verdi.

    Kaza saat 22.30 sıralarında D-100 karayolu Çerkeztaşköprü sapağında meydan geldi. Edinilen bilgilere göre, İstanbul istikametine gitmekte olan Samet Y.’nin kullandığı 81 AAU 462 plakalı otomobil, Çerkeztaşköprü Sapağı mevkiinde yolun karşısında bulunan düğün salonuna gitmek için karşıdan karşıya geçmeye çalışan anne Fatma Kartal ile kızı Özge Kartal’a çarptı. Çarpmanın etkisiyle vücutları parçalanan Özge Kartal olay yerinde hayatını kaybederken, anne Fatma Kartal ise ambulansla kaldırıldığı Atatürk Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.

    Kaza sonrası şoka giren otomobil sürücüsü Samet Y., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Hayatını kaybeden anne ve kızın cenazesi hastane morguna kaldırılırken kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ile ilgili GPS davası 8 Ocak’a ertelendi

    Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ile ilgili GPS davası 8 Ocak’a ertelendi

    BBP’nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin helikopterin düşmesiyle hayatını kaybettiği olayda GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili 10 sanığın yargılandığı dava,

    8 Ocak 2020 tarihine ertelendi.

    2009 yılında Kahramanmaraş’ta yaşanan helikopter kazası sonucu dönemin BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve İHA muhabiri İsmail Güneş’in de aralarında bulunduğu 6 kişinin hayatını kaybetmesiyle ilgili GPS hırsızlığı davası, Göksun Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer, oğlu Furkan, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, İHA muhabiri İsmail Güneş’in eşi Yasemin Güneş’in de katıldığı duruşmaya partilerin yoğun katılım göstermesi nedeniyle salonda adım atacak yer kalmadı. SEGBİS’te yaşanan kısa süreli arızanın giderilmesinin ardından başlayan duruşma, başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan sanıklar Davut Uçum, Aydın Özsıcak ve Yusuf Yiğit’in dinlenmesiyle başladı. Yazıcıoğlu ve diğer ailelerin avukatları, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmalarının ana dosyada birleştirilmesi ve sanıkların tutuklu yargılanmalarını talep ettiler.

    6 saat süren duruşma, eksik belgelerin giderilmesi için 8 Ocak 2020 tarihine ertelendi. Duruşma salonunu terk eden İHA muhabiri İsmail Güneş’in eşi Yasemin Güneş, adliye önünde yaptığı açıklamada, “Bugün yine sanıklar dinlendi Aydın Özsıcak ile Davut Uçum. Tabii bizim burada 10 yıldır bir çabamız var. Bu 10 yılın son 2 yılında iyi bir aşama kaydettik. Göksun ilçesindeki davaya ilk etapta bizleri müdahil etmemişlerdi. Müracaatlar sonrası aileleri de müdahil ettiler. Davada adı geçen Aydın Özsıcak ile Davut Uçum hakkında 2011 yılında bir tutuklama olmuştu. Özgürlük mahkemesi adıyla çıkan bir yasayla bu kişiler serbest kaldı ve daha sonra Cumhurbaşkanına suikast girişiminden aynı tim yeniden ortaya çıktı. Şimdi ağırlaştırılmış müebbetle FETÖ davasından yatıyorlar. Adalet istiyoruz diye basit bir cümle söylemek istemiyorum artık. Adaleti devlet bize teslim etmek zorunda, hepimizin çocukları var. Ölen şahitlerimiz için ahirette borcumuz var, dünyada da sadece çocuklarımıza borcumuz var. Babalarının, İsmail’in nasıl olduğunu onlara anlatmakla mükellefiz. İsmail öldürüldü bu artık kesin. Cinayete kurban gitti. Hamza T. diye bir komutanın, ‘X şahıs bekliyor, ölene kadar bekliyor’ cümlesi bile İsmail’in öldürüldüğüne şahittir. İsmail hiçbir şekilde aşağıya inmedi. Onu aşağıya attılar. Bu açık. Çenesi kırık bir insan konuşamaz zaten. Burada yaşayan bir insanın ölümünü seyretmelerini biliyoruz. Adalet Bakanımızdan ve gerekli mercilerden bize destek vermeliler. Bu işin artık sonlanması gerekiyor” dedi.

    Davanın muhatabı olarak diğer katılımcılardan saygı beklediklerini kaydeden Güneş, “Duruşma salonunu terk etmemin sebebi, içeriye seyirci olarak katılanlardan dolayı yer kalmamasından dolayı. Ben şehit ailesiyim, İsmail Güneş’in eşiyim. Davanın birinci dereceden müdahiliyim. Ama biz orada oturacak yer bulamıyoruz. Tamam insanlar merak ediyorlar, dava arkadaşlarıdır saygım sonsuz. Duruşmalar sırasında avukatlarımız bile yer bulamıyorlar. İnsanların biraz saygılı olması gerekiyor. Acıyı biz yaşıyoruz ama insanların oraya seyirci olarak geldiklerinde bizlere saygı göstermelerini istiyoruz. Bu bizim hakkımız. Saygının olmadığı yerde kimse de benden saygı bekleyemez. Bu konudan dolayı tepkimi dile getirdim” dedi.

    “Davaların birleştirilmesi gerekiyor”

    Davayı takip eden Uluslararası İnsan Hakları ve Demokrasi Derneği Genel Başkanı Remzi Çayır ise, “Bilindiği üzere 2009 yılından 2019 yılına kadar birçok yol katedildi ama sonuç hala alınamadı. Avukatlarımızın da ifade ettiği gibi dosyaların birleştirilmesi lazım. Yani Ankara’da ayrı, Sivas’ta ayrı bir dava, Kahramanmaraş’ta ayrı bir dava, Göksun’da ayrı bir dava olmaması lazım. Ortada şehit olmuş, katledilmiş insanlar var. Suikast olayı var. Dolayısıyla bu davaların toplatılması bir yerde görülmesi ve birleştirilmesi gerekir ki, sonuç alınabilsin. Aksi halde davalar bu şekilde bölünmeye devam ederse iş sulanır ve başkalaşır. Bu davanın sanıkları konumunda olan insanların birçoğu şuan darbeden dolayı içerideler. Dolayısıyla işin ciddiyeti ortada. Bu ciddiyete uygun yargının davaları mutlaka birleştirip, sonuca gitmesi gerekir” dedi.

  • Antalya’da bahçıvanın acı ölümü

    Antalya’da bahçıvanın acı ölümü

    Antalya’da akşam saatlerinde meydana gelen kazada EXPO 2016’da bahçıvan olarak çalışan bir kişi hayatını kaybetti.

    Kaza, akşam saat 19.00 sıralarında Antalya-Alanya D-400 karayolu üzerinde bulunan Aksu Çayı köprüsü üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, EXPO 2016’da bahçıvan olarak çalışan Şah Ali Demir (60), iş bitimi Boztepe Mahallesinde bulunan evine gitmek üzere bisikletine binerek yola çıktı. Demir’in kullandığı bisiklete Alanya istikametinden gelen ve plakası tespit edilemeyen bir kamyonet çarptı. Çarpmanın etkisiyle yol kenarında bulunan demir bariyerlere de çarpan Demir, ağır yaralandı.

    Yaşlı adamın yol kenarında hareketsiz şekilde yattığını gören yoldan geçen diğer sürücüler durumu hemen 112 ekiplerine haber verdi. 112 ekiplerinin kontrol ettiği Demir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerine ihbar üzerine polis ekipleri de gelerek yol üzerinde emniyet aldı. Kaza nedeniyle Alanya-Antalya yolu yaklaşık 3 saat tek şeritten verildi. Polis ekipleri ve nöbetçi savcı ise Demir’e çarpan aracın plakasını ve sürücüsünü tespit etmek üzere çalışma başlattı. Demir’in cenazesi Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından kesin ölüm sebebi belirlenmek üzere Antalya Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.

  • Anestezi teknikeri Gözde’nin şüpheli ölümü

    Anestezi teknikeri Gözde’nin şüpheli ölümü

    Erzurum’da anestezi teknikeri genç kız, evinde nişanlısı tarafından ölü bulundu.

    Alınan bilgilere göre, Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli anestezi teknikeri Gözde Çulhaoğlu (25), görev başında rahatsızlanınca evine gitti. İddiaya göre genç kız ağrılarını dindirmek için yüksek dozda anestezi aldı. Genç kızı nişanlısı V.A. yatakta hareketsiz yatarken buldu. Durumun bildirilmesi üzerine eve gelen polis ve 112 Acil Servis ekipleri, genç kızın hayatını kaybettiğini belirledi. Nişanlısı V.A. ifadesi alınmak üzere Erzurum Cumhuriyet Savcılığına götürüldü. Ölümü şüpheli bulunan anestezi teknikerinin cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.

    Gözde Çulhaoğlu’nun cenazesinin otopsinin ardından memleketi Kırıkkale’ye götürülmek üzere ailesine teslim edileceği bildirildi.