Etiket: OLUMSUZ

  • Korona pandemisi kahvehaneleri olumsuz etkiledi

    Korona pandemisi kahvehaneleri olumsuz etkiledi

    Edirne Kahveciler ve Gazinocular Odası Başkanı Hakan Gönay, pandemi sürecinin kahvehaneleri çok etkilediğini söyleyerek, “Süreç biraz daha uzarsa kahvehanelerin yarısı kapanır” dedi.

    Pandemi sürecinin en çok etkilediği sektörlerden biri de kahvehaneler oldu. İşyerleri üç ay kapalı kalan, daha sonra çalışmaya başlayan kahvehanelerde işler beklenildiği gibi olmadı. Kahveci esnafı endişeli. Sürecin biraz daha uzaması halinde çok sayıda kahvehanenin kapanacağı endişesi taşıyor. Edirne Kahveciler ve Gazinocular Odası Başkanı Hakan Gönay, esnafın durumunun günden güne kötüye gittiğini söyleyerek, “Bu kışın çok zor geçeceğini düşünüyoruz. Yavaş yavaş yok oluyoruz” dedi.

    “3 aydan sonra açtık ama bıraktığımız yerden başlayamadık”

    Gönay, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Biz 3 ay kapalı kaldık. Türkiye genelinde pandemiden etkilendik. 3 aydan sonra açtık ama bıraktığımız yerden başlayamadık. İnsanlardaki korku, çekince, bulaşır diye müşterinin gelmemesi, oyunların kısıtlanması etken oldu. Zaten Edirne’de kahve kültürü yavaş yavaş bitiyor. Biz ancak istirahat kısmını karşılayabiliyoruz. Eğlence kısmını şu anda karşılayamıyoruz. Çünkü oyunlar yasak. Tüm Türkiye’de yasak. Kısıtlı olduğumuz dönemlerde esnafımız işe başlamak için belli bir harcama yapmak zorunda kaldı. Sigortaları, faturaları birikti. Krediye yöneldi. Aldıkları kredilerin de geri ödemesi başladı. 3 aylık alanlar var. 6 aylık alanlar var. 6 aylık alanlar da bu ayın içinde ödemesi var. Biz şu anda 3’te 1 kapasiteyle çalışıyoruz. Çay satışları mevsim geçişi dolayısıyla biraz arttı. Meşrubat satışlarında azalma var. Ama 3 tane olan personeli ben 1’e düşürdüm. Şu anda benim işletmemde 1 personel var. Personelimizi mecburen çıkarmak zorunda kaldık. Bu da işsizliğin artması demek. Bu işlerin bir an önce rayına oturması için insanların psikolojik olarak rahatlaması gerekiyor” dedi.

    “Bizim mekanlarımızda bulaşı olayı olmadı”

    Oda Başkanı Hakan Gönay, bugüne kadar kahvehanelerde bulaşın söz konusu olmadığını ve hijyene çok dikkat edildiğini söyleyerek, “Biz hijyenimize dikkat ediyoruz. Çay bardaklarını bulaşık makinelerinde yıkıyoruz. Valiliğin verdiği dezenfektan pompalarını birebir dağıttık. Mekanları ziyaret ettik. Eksik olanları uyardık. Dezenfektan maddesinde herhangi bir sorun yok. İstediği kadar temizlik yapabilir. Bulaşı olayını önlemek için her şeyi yapabilir. Valiliğin dağıttığı dezenfektanlar virüse karşı yüzde yüz etkili. Bizim mekanlarımızda bulaşı olayı olmadı. Kahvehaneden herhangi bir bulaşı olmadı. Sadece kahvehane değil. Bizim çeşitli meslek gruplarından olay 550 tane üyemiz var. Bunların yaklaşık 350 tanesi kahve, kafeterya. Diğerleri pansiyon gibi değişik meslek grupları. Bizim mekanlarımızda herhangi bir bulaşı yok” dedi.

    “Pandemi süreci biraz daha uzarsa zaten kahvelerin yarısı kapanır”

    Gönay, “Esnafın durumu hiç iç açıcı değil. Hava değişimi dolayısıyla şimdi içeri girecekler. İçeride mesafe sorunu olacak. 40 metrekareye 10 kişi gibi bir hesaplama yapılıyor. Bizim o kadar büyük işletmelerimiz yok. Küçük olduğu için bu sıkıntı biraz daha fazlalaşacak. Bu kışın çok zor geçeceğini düşünüyoruz. Yavaş yavaş yok olma durumundayız. Pandemi süreci biraz daha uzarsa zaten kahvelerin yarısı kapanır. Biz olaya umutlu bakmıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Korona virüs Mardin’de emlak sektörünü de olumsuz etkiledi

    Korona virüs Mardin’de emlak sektörünü de olumsuz etkiledi

    Mardin’de emlak sektörü yeni tip korona virüsten etkilendi. Malzeme fiyatlarındaki artış nedeni ile yeni bina yapımı azalırken, mevcut binalardaki önlenemez fiyat yükselişi vatandaşları olumsuz etkiledi.

    Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılarak salgın haline dönüşen korona virüs, yaklaşık 7 aydır Türkiye’de farklı sektörleri olumsuz etkiledi. Virüsten olumsuz etkilenen sektörlerin başında da emlak sektörü geldi. Malzeme fiyatlarındaki artış nedeni ile yeni bina yapımı azalırken, mevcut binalarda da fiyat artışları iki katına çıktı. Bu durum kiralık ev bulmakta zorlanan vatandaşları olumsuz etkiledi.

    Mardin’de emlakçılık yapan Kadir Dündar, pandemi sürecinin emlak sektörünü olumsuz etkilediğini ve ev fiyatlarının iki katına çıktığını söyledi. Dündar, “Korona virüs bütün sektörleri etkilediği gibi emlak sektörünü de bariz bir şekilde olumsuz etkiledi. Hem maddi hem de manevi açıdan esnaf olarak hırpalandık. Son 2-3 aydır işler biraz olsun düzelmeye başladı, toparlamaya çalışıyoruz. Kiracılar bu süreçte ev bulmakta çok zorlanıyor. Son 5-6 aydır malzemelerin pahalılığından dolayı yeni binalar yapılmamakta ve bu nedenle mevcut yapılar nüfusu karşılayamıyor. Kiracılar zorluk çekiyor. Tabii biz de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Kira fiyatları yükseldiği için kiracılara ev temin etmekte güçlük çekiyoruz” dedi.

    “Ev fiyatları iki katına çıktı”

    Dündar, korona virüs sürecinde 150 bin lira olan ev fiyatının iki katına çıkarak 300 bin lirayı bulduğunu söyledi. Dündar, şöyle devam etti:

    “Bunun en büyük sebebi de devletin konut kredilerini indirip öteleme fırsatı getirmesi ama maalesef daire sahipleri, özür dileyerek söylüyorum bunu vicdansızlığa çevirdiler. Daire fiyatını iki katı ve daha fazlasına yükselttiler. Bu nedenle şu an daire fiyatları çok yüksek ve alım gücü düştüğü için insanlar daire alırken şu an çok zorlanıyorlar. Asgari ücretle çalışanların merkezi konumda kiralık daire bulmaları neredeyse imkansız. Yaşı 20 ve üzeri olan daireler bile şu an bin lira bandında. Mardin’de kayda değer bir öğrenci nüfusu var. Öğrenciler olmayınca dairelerde bir boşluk oluşuyor ve bir sirkülasyon olmuyor. Sadece emlakla ilgili değil öğrenci demek bir şehrin ticari can damarı demek, bu da her şeyi olumsuz etkiliyor. Covid-19 sürecinde ben de bütün esnaflar gibi olumsuz etkilendim. Tam 2 ay ofisimi açamadım, çünkü hastalıktan korkuyoruz. 60 gün boyunca hiçbir şey kazanamadık. Esnaf memur gibi olmuyor maalesef. Memurun bir şekilde maaşı yatıyor zorlansa da geçimini sağlıyor. Esnaflar 1-2 ay evde oturduklarında güçlük yaşıyorlar. Bende o güçlüğü fazlasıyla yaşadım. Son 2-3 ay toparlamaya başladık inşallah güzel günler gelecek.”

  • ETB Başkanı Oral: “Halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen taklit ve tağşiş ürünler ayrıca Erzurum’un markalaşmasındaki en büyük engel”

    ETB Başkanı Oral: “Halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen taklit ve tağşiş ürünler ayrıca Erzurum’un markalaşmasındaki en büyük engel”

    Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde ifşa ettiği hileli ürünler ile bu ürünlerde yapılan taklit ve tağşişler nedeniyle hem halkın sağlığının olumsuz yönde etkilendiğini hem de ülkemizin çeşitli bölgeleri ile ilimizdeki coğrafi işaretli ürünlerin markalaşma sürecinin sekteye uğradığını belirtti.

    Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde ifşa ettiği ürünlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Oral, insan sağlığının her şeyin üstünde olduğunu vurgulayarak , insanların hayatını, sağlığını hiçe sayarak, taklit ve tağşiş ürün satan firmaların daha ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Başkan Oral ayrıca taklit ve tağşiş ürünlere ilişkin titiz ve duyarlı çalışmalarından dolayı başta Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr.Bekir Pakdemirli ile Tarım ve Orman Bakanlığının tüm personeline teşekkürlerini sundu.

    “Taklit ve Tağşişli ürün sayısı artıyor”

    Gıda sahteciliğinin tehlikeli bir boyuta ulaştığını belirten ETB Başkanı Hakan Oral, “ Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı ifşa listesi yayınladı. 2012 yılından bu yana 3 bin 605 üründe taklit ve tağşişe rastlanmıştı. İki gün önce Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan listede 91 adet firmada 113 farklı ürün de taklit veya tağşişine rastladık. Taklit; ürünün özellikleri itibariyle sahip olmadığı bir durumu sahipmiş gibi göstermesidir. Tağşiş; ürün içerisindeki pahalı bir bileşeni çıkartıp yerine daha ucuz bir bileşen koymak yoluyla mevzuata aykırı üretimi ifade etmektedir. Gıdada en sık rastlanan bu taklit ve tağşiş Türkiye’de iki gün önce Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan denetim ile bir kez daha ortaya çıktı. Alkollü içeceklerden süt ürünlerine baharatlardan et ürünlerine, çikolataya, bitkisel yağlara ve gün içinde tükettiğimiz hemen hemen tüm ürünlere kadar gıda sahteciliği ve gıda hileleri önemli bir boyuta taşınmıştır” dedi.

    “Gıda ürünlerinin fiyatlarındaki artış taklit ve tağşiş oranlarının arttırıyor”

    Başkan Hakan Oral, gıda fiyatları ile tarım ürünlerinde maliyetler arttıkça taklit ve tağşişin, gıda hileleri ile sahtekarlığı arttığına dikkat çekerek, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı bu son çalışmada da görülüyor ki gıda hilelerinde bir artış söz konusu. İnsanların alım güçleri düşüyor ve gıda ürünlerinin maliyetleri giderek artıyor, hayat pahalılaşıyor. Bu pahalılığın yanında gıda sahtecileri de boş durmayacak, bir şekilde onlar da rekabet ortamında haksız rekabet sağlamak için halkın sağlığını, gıda güvenliğini ve can güvenliğini tehlikeye atmaktan maalesef geri durmuyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Denetimlerin arttırılması, cezaların caydırıcı olması lazım”

    İnsanların tüketim noktasında yeterince bilinçli olması ve tüketiciyi bilinçlendirmede en büyük rolün kamuoyuna, düştüğünü belirten Oral, “Bakanlığımızın kamu spotlarını, tüketiciyi bilinçlendirme çalışmalarını, gıda ile ilgili eğitimleri daha da artırması ve denetimlerin daha sıklaştırması lazım. 8 yılda sadece 3 bin 600 firma tespit edildi. Vatandaşların ‘Alo 174’ hattını etkin olarak kullanmaları, şüphelendiği her durumda alo gıda hattını aramaları konusunda uyarıyoruz. İyi bir tüketici, bilinçli bir tüketici ‘en iyi deneticidir’ diyoruz.

    “Coğrafi İşaretli ürünlerin markalaşmasını engelliyor”

    Başkan Oral,” Taklit ve tağşiş ürünler, halk sağlığını etkilediği gibi, illerin markalaşma ve gelişme oranlarını da azami seviyede etkilemekte. Türkiye genelinde yüzlerce coğrafi işaretli ürün olduğunu varsayar isek, bu oranda da taklit ve tağşiş ürün olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Bu anlamda Tarım ve Orman Bakanlığımızın gerekli yasal düzenlemelerde bulunarak gerekli değişikliklerin gecikmeksizin yapılması, insan sağlığını olumsuz etkileyecek gıda faaliyetinde bulunanlara daha caydırıcı cezai müeyyidelerin uygulanmasını istiyoruz” dedi.

  • Hayatı olumsuz etkileyen Korona virüs, Kuravizyer sektörünü de yaraladı

    Hayatı olumsuz etkileyen Korona virüs, Kuravizyer sektörünü de yaraladı

    Dünyada baş gösteren ve hızla yayılan Kovid 19 hastalığından sonra kruvaziyer sektörü büyük yara aldı. Birçok firma pandemi sürecinde radikal kararlar almak zorunda kaldı. Hayatın her alanında etkisini gösteren Korona virüs, su üstündeki yaşamı da olumsuz etkiledi. Virüs sonrası Aliağa Gemi Söküm Tesisleri adeta kruvaziyer limanına döndü.

    Merkezi Aydın’da bulunan Su Üstünde Bloğu yetkilisi Eren Budaklı, dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde de ölümlere neden olan Korona virüsün sadece karadaki hayatı değil su üstündeki yaşamı da olumsuz etkilediğini belirterek birçok firmanın geilerini söküme gönderdiğini söyledi.

    Pek çok dünya firmasının gidişatının üzüntü verici olduğunu belirten Budaklı açıklamasında “Royal Caribbean şirketinin yan kuruluşu olan İspanyol kruvaziyer şirketi Pullmantur Cruise şirketi kapatırken filosundaki iki gemiyi Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’ne söküme yolladı. Bunun yanı sıra dünyanın en büyük kruvaziyer şirketlerinden biri olan Carnival Cruise filosundaki en yaşlı iki gemiyi Aliağa’ya söküme yolladı. Geçtiğimiz ay içinde Aliağa Gemi Söküm tesisleri’ne gelen Monarch ve Sovereign gemilerinden sonra Carnival Fantasy ve Carnival Inspiration’da aynı akıbet ile Aliağa’ya geldi. Yıllarca Kuşadası ve İstanbul’da gördüğümüz gemilerin su üstündeki vazifesine son vererek yan yana Aliağa’da söküm tesislerinde görmek aslında üzüntü verici. Kruvaziyer sektörü birkaç ülkede tekrar seferleri başlatmaya denemesine rağmen, hastalık tekrar gemilerde boy gösterdi. Ve kruvaziyer seferleri tekrar iptal edildi. Ekonomik sebeplerden dolayı birçok firma gemilerine hurdaya çıkartmak zorunda kalıyor. Bu gidişatla daha çok gemi turistik limanlarımızdan çok söküm için Aliağa’ya geleceğe benziyor” ifadelerine yer verdi.

  • Denizli’de yağış hayatı olumsuz etkiledi

    Denizli’de yağış hayatı olumsuz etkiledi

    Denizli’de etkili olan sağanak yağış sonrası yollar çöktü. Kent genelinde sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken bazı noktalarda araçlar çöken yollarda kaldı.

    Denizli’de öğle saatlerinde etkisini arttıran sağanak yağış hayatı felç etti. Sağanak yağışın etkisi ile kent genelinde bir çok noktada trafik kazası meydana geldi. Trafik kazalarının yanı sıra yağışın etkisi ile kent genelinde farklı noktalarda yol çökmeleri meydana geldi. Merkezefendi ilçesi Merkezefendi Mahallesinde yağışın etkisi ile seyir halindeki araçlar yol çökmesi sebebiyle oldukları yerde kaldı. Osman Odabaş 20 BC 865 plakalı Ford marka minibüs ile sokağa girdiği ve durakladığı esnada yolun çökmesi ile aracıyla birlikte çukura düştü. Henüz sürücü ismi öğrenilemeyen 20 ZL 404 plakalı Mercedes marka otomobil sürücüsü, kendisine işaret eden Odabaş’ın tüm çabalarına rağmen fark etmeyerek ilerlediği yolda yol çökmesi ile yolda kaldı. O anları anlatan Odabaş, “Yolda ilerliyordum, durdum. Durmam ile birlikte aniden iki tekerlekte çöktü. Yarım saat sonra karşıdan bir başka araba geldi. El işareti ile uyarmama rağmen durunca oda düştü. Araçta muhtemelen hasar var. Alt takım komple gitmiş olabilir” dedi.

    Tarlalarda mahsuller zarar gördü

    Kent genelinde etkili olan sağanak yağış ilçelerde tarlalardaki ürünlere zarar verdi. Tarlalarda ekili olan ürünler sağanak yağışın etkisi ile akan yağmur suların getirdiği çöpler ve çamurla zarar gördü. Bazı tarlalarda ise sel suları ürünlerin zarar görmesine sebep oldu.