Etiket: Olumlu

  • “Genelgeyi Olumlu Buluyoruz”

    Tabip Odası Edirne Şubesi Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, sağlık çalışanlarına yönelik yapılan şiddet olaylarının önüne geçmek için yeni tedbirler için genelgeyi olumlu karşıladıklarını söyledi.

    Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun sağlık çalışanları için iki önemli konuyu vurguladığını belirten Tabip Odası Edirne Şubesi Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “Bakanımız bize iki müjde verdi. Verilen ilk müjdenin sağlıkta şiddet uygulamasında alınan cezalar 2 yıldan az ise erteleniyordu; fakat Bakanımızın sunduğu tasarı ile sağlıkta şiddet olduğu zaman, ceza ertelenmeyecek ve cezanın çekilmesi sağlanacak. İkincisi ise özlük hakları konusunda yıpranmayı ile ilgili bizimde sağlıkta çok arzu ettiğimiz konu hakkında çalışma yapılacak. İnsanlığı hizmet eden bütün sektörlerin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu ülkede yaşayan çalışan emek sarf eden herkes hak ettiğin karşılığını alsın istiyoruz. Biz sadece kendimiz için bir şey istemiyoruz. Biz iş güvenliği istiyoruz iyi bir emeklilik istiyoruz” dedi.

    Bazı ilaç firmalarının yeni ilaçların denenmesi için maaşlı denek araması konusunda da açıklama yapan Tabip Odası Başkanı Tanrıkulu, “Bu tip haberlerin basındaki yansımalarının bazı yönleri eksik. Basında popüler olmasının nedeni ‘ilaç deneyeceksiniz, para alacaksınız’ gibi verildiği içindir. Aslında olay öyle değil. Bir ilacın keşfinden sonra 3 faz deneyler yapılır” dedi.

  • TİM Başkanı Büyükekşi Faizleri Artırmayan Ppk’nın Kararını Olumlu Buldu

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Para Politikası Kurulu’nun faizleri sabit tutmasını olumlu bulduklarını belirterek, “Enflasyonun sebebi yüksek talep değilken, mevcut talebi daha da kısacak bir faiz artışının enflasyonla mücadelede doğru bir adım olmadığını düşünüyoruz” dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ı ağırlayarak 60 ihracatçı birlik başkanı ve başkan yardımcıları ile buluşturdu. Toplantıda Para Politikası Kurulu’nun faiz kararına değinen TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Faizlerin sabit tutulması kararını iki sebeple olumlu buluyoruz: Birincisi, yüksek faizlerin yatırımı ve büyümeyi olumsuz etkileyeceğini düşünüyoruz. İkincisi, enflasyon artışındaki iki ana faktörün gıda fiyatlarındaki artış ve döviz kurundaki yükseliş olduğunu biliyoruz. Her ikisi de yüksek talepten kaynaklanmıyor. Yani enflasyonun sebebi yüksek talep değilken, mevcut talebi daha da kısacak bir faiz artışının enflasyonla mücadelede doğru bir adım olmadığını düşünüyoruz” dedi.

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, toplantıda ihracatın kısa bir dönemde kalıcı bir şekilde katma değerinin artırılması için Bakan Elitaş’a biri ihracatçının sorunlarını içeren ve 200 maddelik, diğeri de önerilerden oluşan 22 maddelik iki dosya paylaştı. Büyükekşi, Türkiye’nin ihracatını artırabilmek için çalışmalarını sürdürdüklerini ve Ekonomi Bakanlığı ile ayrıca ‘İhracat Destek Paketi Önerileri’ni paylaştıklarını da hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Niye bir ihracat destek paketine ihtiyacımız var? Çünkü geçtiğimiz yıl ihracatımızda gerçekleşen düşüşün arkasındaki sebeplerden biri, sürekli söylediğimiz gibi paritedeki gerileme. Bu, ihracatçılardan kaynaklanan bir sebep değil. İkincisi, ham madde fiyatlarındaki gerileme. Bu da ihracatçılardan kaynaklanan bir sebep değil. Üçüncüsü, çevre ülkelerde yaşanan sorunlar. Bu da ihracatçılardan kaynaklanan bir sorun değil. Ama biz, ihracatımızın artmasını, net ihracatın büyümeye sürekli pozitif katkı vermesini, ihracatımızdaki katma değerin artmasını ve bunlara ilaveten, sürekli ihracat yapan firma sayımızın artmasını istiyoruz”.

    İhracatçılar olarak haklı bulmadıkları bir değerlendirmeyi de Bakan Elitaş ile paylaşan Büyükekşi, üretime verilen desteklerin aynı zamanda ihracatçıya verilen destekler gibi algılanmasının yanlışlığına değindi. “Halbuki, iç pazara üretim yapan işletmeler parite, hammadde fiyatlarındaki gerileme ve dış ülkelerde yaşanan istikrarsızlıktan ihracatçılarımız kadar etkilenmiyor. Diğer taraftan,asgari ücrete yapılan artış iç talebi artırmak suretiyle firmalara bu ücret artışını yansıtma esnekliği verirken, dış talepte bir değişiklik yaratmadığı için ihracatçılarımıza bu esnekliği vermiyor” diyen Büyükekşi, bundan dolayı tüm sektörler için makro önerilerin yer aldığı ve ihracatın kısa bir sürede hızlı bir şekilde artmasını sağlayacak söz konusu paketin Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanmasını heyecanla beklediklerini dile getirdi.

    Dünya ticaretinde yaşanan daralmadan düşen emtia fiyatlarına kadar olası sıkıntıları da hatırlatan Büyükekşi, “Düşen emtia fiyatları nedeniyle ihracat pazarlarımızdaki büyüme yavaşlıyor, bize doğrudan yatırım yapan ülkeler olumsuz etkileniyor ve turizm gelirlerimiz azalıyor. Biz Türkiye olarak, yakın çevremizde de siyasi sorunların yoğun yaşandığı bir yılı geride bıraktık. 2015 ihracatımızda sırf bu yüzden 4,5 milyar dolar kayıp yaşadık. Çevremizdeki ülkelerde kalıcı bir iyileşme ve refah artışı yaşandığında, en büyük faydasının bize olacağını biliyoruz. En iyi buğday yetiştiren çiftçiye başarısının sırrı sorulduğunda, sırrının en iyi tohumlarını komşularıyla paylaşmak olduğunu söylemiş. Biz de aynı düsturdayız” diye konuştu.

    Toplantının esas amacının 2016 hedeflerine ulaşmak için ihracatçıların yaşadığı zorlukları görmek ve yaşanan uluslararası engellerin kaldırılmasını sağlamak olduğunu dile getiren Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, “Sorunları kafa kafaya vererek çözmeye gayret göstereceğiz” dedi. Elitaş, Türkiye’nin ihracat tarihinde bugüne kadar 175 bine yakın ihracatçının yer aldığına değinerek, “Ama bunu sürekli sürdürebilen olamamış. Bugünkü mevcut ihracatçı sayımızı 200 bine ulaştırmalıyız. Daha önce ihracat kültürü alan ama bugün ihracat gerçekleştirmeyen bu firmaları yeniden kazanabilmeliyiz. Bunun için arama konferansları düzenleyeceğiz. İhracatçılarımızı artıracağız” diye konuştu.

  • Ölümlü Kazanın Sürücüsüne Adli Kontrol

    Samsun’da otomobiliyle yayaya çarparak ölümüne sebep olan sürücü çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    Kaza, İlkadım ilçesi Samsun-Ankara karayolu Toybelen mevkisinde dün saat 19.15’te meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hüseyin C. (25) idaresindeki 34 PG 9622 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmekte olan yaya Süleyman Mahak’a (64) çarptı. Kazada otomobilin yaklaşık 75 metre savurduğu yaya Süleyman Mahak olay yerinde feci şekilde hayatını kaybederken, araç sürücüsü Hüseyin C. ile yanında bulunan Ayşe Deniz ve Ayten Gündoğdu (41) yaralandı.

    Hastanede tedavisinin ardından İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alınan otomobil sürücüsü Hüseyin C., bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren Hüseyin C., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

  • Vatandaşlar ET Fiyatına Getirilen Sınırlamayı Olumlu Karşıladı

    Hükümetin rekor seviyelere ulaşan et fiyatlarının sınırlama getirmesi Gaziantepli üretici ve vatandaşlar tarafından olumlu karşılandı.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Ulusal Kırmızı Et Konseyi, Kırmızı Et Üreticileri Derneği, Türkiye Kasaplar Federasyonu ile yaptığı toplantıda yağsız et tavan fiyatını 23.3 TL, yağlı et fiyatını ise 21.8 TL olarak açıklamıştı. Bakan Çelik, “Kıyma fiyatı 32 TL ve kuşbaşı fiyatı 34 TL olmasıyla ilgili fikir birliğine vardık. Et ithalatı meselelerini yoğun değerlendirmesini gerçekleştirdik” diyerek, aldıkları kararın üreticiyi, besiciyi koruma yönünde alınmış bir karar olduğunu söylemesi üzerine, Gaziantepli vatandaşlarda bunu olumlu karşılayarak, vatandaşların bundan sonra daha uygun bir fiyata et yiyeceklerini söyledi.

    “ET FİYATLARI ALMIŞ BAŞINI, GİDİYORDU”

    Gaziantepli vatandaşlardan Bilal Bakırel, bu fiyatla vatandaşın daha çok et yiyebilceğini ifade ederek, Bakan Faruk Çelik’e teşekkür etti. Bakırel, “Bakan tarafından et fiyatları konusunda yapılan açıklama çok güzel oldu. Vatandaşlar, hiç olmazsa ayda evine iki defa et götürebilir. 40-45 aşırı bir fiyat yani. Bu arada üreticinin de desteklenmesi lazım. Et fiyatları almış başını, gidiyordu yani karar alanlar güzel bir karar almış. Buna dur diyen yoktu” diye konuştu.

    “HAFTADA BİR YARIM KİLO ET ALIYORDUM”

    Et fiyatlarının düşmesinden memnun kaldığını ifade eden bir diğer vatandaş Aliye Özyar da daha önce 2-3 kilo et aldığını ve et fiyatlarının artmasının ardından bir kilo et almak zorunda kaldığını söyledi. Özyar, “Çok güzel oldu. Böyle bir karar alındığı için teşekkür ederiz. Yani fakir fukarayı düşündükleri için iyi oldu. Tabi her insan et alıp yiyemiyor. Daha da düşse daha iyi olur. Haftada bir yarım kilo et alıyordum. Bundan sonra hafta 2-3 kilo alacağım” ifadelerini kullandı.

    Et fiyatı ucuzlarsa daha fazla satış yapacaklarını belirten kasap Oktay Yanç ise “İnşallah ucuzlar biz de satış yaparız karımız olur, vatandaş et yer. Biz şu anda gram gram et satıyoruz. Fiyat düştüğünde ise vatandaş kiloyla et alır. Yani fiyatın 40 liradan 32 düşmesi herkes için iyi olur ama hayvan fiyatlarının düşmesi gerekir” ifadelerine yer verdi.

    Kebapçı Kazım Polat da Hükümetin et fiyatlarıyla ilgili aldığı kararın kendileri için olumlu sonuçlar vereceğini vurgulayarak, “Gayet iyi oldu. Bunun müşterilere yansıması, çok güzel olur. Vatandaş tavuk eti yemekten sıkıldı. Tavuk satışımız biraz daha aşağı düşer. Millet daha çok et yemeye başlar. Yani et satışlarının düşmesi, t satışlarımızı yükseltir. Çok yerinde bir karar oldu. İnşallah ilerdeki günler için daha güzel olur. Yani dediğimi gibi, gelen müşteriler, tavuk yemekten sıkıldı bıktı artık. Bunun haricinde, biz artık yoğunluk olarak kıyma çeşitleri et satmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Engin: “Tasarının İçeriği Olumlu Fakat Yetersiz”

    CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek olan AR-GE Kanun Tasarısı’nın içeriğinin olumlu fakat yetersiz olduğunu söyledi.

    TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan ve Genel Kurul’a gelecek olan AR-GE Kanun Tasarısı’nın içeriğinin olumlu fakat yetersiz olduğunu belirten CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, “Bize günü kurtaran geçici çözümler değil, ülkemizi AR-GE, teknoloji ve yenilikçilikte küresel rekabette ön plana çıkartacak devrim niteliğinde reformlar gerekiyor” dedi.

    Hükümetin AR-GE reform paketi olarak lanse ettiği tasarının hayal kırıklığı yarattığını, tasarının yapısal reformlar içeren vizyoner bir yaklaşım içermediğini söyleyen Engin, ülkenin geleceği için son derece önem arz eden bu konuların detaylıca tartışılabilmesi ve konunun paydaşlarının görüşlerinin alınabilmesi için Meclis komisyonunda yeterli sürenin kendilerine tanınmadığını belirtti. Ülke gündeminin başkanlık sistemi ile meşgul edildiğini kaydeden Engin, “Aylarca ülkemizin enerjisini başkanlık sistemi tartışmalarına harcayacağımıza keşke aylarca AR-GE’yi, teknolojiyi, inovasyonu tartışabilsek ve ülkemizi küresel rekabette daha güçlü bir konuma getirebilmek için ortak akılla yol alabilsek” diye konuştu.

    Tasarıdaki düzenlemelerin önemli ama yetersiz olduğunu vurgulayan Engin, bilgi toplumu temelli kalkınma için gündelik sorunları çözmeye yönelik bir yaklaşımdan ziyade radikal bir bakış açısıyla bütüncül ve kapsamlı bir vizyonla yapısal reformları içeren, devrim niteliğinde stratejik adımların atılmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.

    “TASARININ EĞİTİM AYAĞI EKSİK”

    Tasarının eğitim ayağının eksik ve yüzeysel kaldığını söyleyen Didem Engin, “Eğitim konusundaki eksiklerimizi YÖK Kanunu’nda birkaç değişiklik yaparak düzeltemeyiz. Bizim okul öncesi dönemden başlayarak yaratıcı, sorgulayan, araştıran, sınırları zorlayan nesiller yetiştirebilmemiz gerekli. AR-GE ve yenilikçiliğin önündeki en büyük engel yaratıcılığın olmamasıdır. En önemli zenginliğimiz olan genç nüfusumuza ne yazık ki iyi bir eğitim veremiyoruz. Eğitim sistemimizde çok sık değişiklik yapılması sebebiyle süreklilik ve istikrar yok. Gençlerimiz üniversiteden mezun olurken ‘acaba iş bulabilecek miyim’ kaygıları ve ümitsizliği içinde mezun oluyor. Diğer taraftan işverenler kalifiye personel bulamamaktan şikayet ediyor” şeklinde konuştu.

    AK Parti’nin 2023 hedeflerine de değinen Engin, 60. Hükümet Programı’nda AK Parti’nin AR-GE harcamalarının milli gelir içindeki payının 2013 yılına kadar yüzde 2’ye yükseltilmesini hedeflediğini hatırlatarak, “Bırakın 2013’ü, 2015 yılında bile bu oran yüzde 1.02’de kaldı” dedi.

    AK Parti’nin koyduğu hedefleri kararlılıkla uygulamak için gerekli yapısal reformları gerçekleştirmede yetersiz kaldığını söyleyen Engin, hedeflerin neden tutturulamadığı konusunda detaylı analiz yapılmadan AK Parti’nin hedef yükselterek başarısızlığını kapatmaya çalıştığını savundu. Yüzeysel düzenlemelerde AR-GE, teknoloji ve inovasyonda ve dolayısıyla yüksek teknolojili sektörlerde beklenen sıçramanın gerçekleştirilemeyeceği konusunda hükümeti uyaran Didem Engin, bugünden yeterli önlemler alınmazsa 2023 hedeflerinin tutturulamayacağını belirtti.

    “TÜRKİYE ORTA TEKNOLOJİ TUZAĞINDAN KURTULMALI”

    Dünya Bankası’nın verilerine göre Türkiye’nin ihracatında yüksek teknolojili ürünler payının yalnızca yüzde 2 olduğunu söyleyen Didem Engin, ülkenin orta teknoloji tuzağından çıkması için sadece ihracatın arttırılmasının yeterli olmadığını, yüksek teknoloji ürün ve hizmet ihracatında artış yakalanması gerektiğini, ancak AR-GE tasarısının bu artışı sağlamakta yetersiz kalacağını belirtti.

    Meclis komisyonunda yaptığı konuşmasında 2015 yılı Avrupa Birliği Türkiye İlerleme Raporu’na da değinen Didem Engin, raporda yer alan “2015 Birlik İnovasyon Skorbordu’na göre Türkiye neredeyse tüm göstergelerde AB ortalamasının oldukça altında kalarak ‘mütevazı seviyede yenilikçi’ olarak sınıflandırılmaya devam etmiştir” vurgusunu Meclis komisyon üyelerine hatırlattı.