Etiket: Olumlu

  • Saç Ekimi Cinsel Hayatı Olumlu Etkiliyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Hayati Akbaş, saç problemi yaşayan hastaların evlenmeden önce saç ekimi yaptırdığını ve bu tedavi sayesinde hastaların cinsel hayatlarının da olumlu yönde ilerlediğini dile getirdi.

    Saç ekiminin özellikle erkek hastalar tarafından en sık tercih edilen estetik uygulama olduğunu belirten Özel FBM Tıp Merkezi Estetik Kliniği Sahibi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, “Günümüzde gençler özellikle evlenmeden önce saç ekimi yaptırma konusunda çok istekli oluyorlar. Saç ekimini evlenmeden önce yaptıran birçok hasta düğün fotoğraflarında arzu ettiği görünümü elde ediyor ve öz güvenleri yerine geliyor. Birçok kişi ile konuştuğumda ‘ben kızlarla konuşamıyorum, evlilik yapmak istiyorum, fakat kendimi çok eksik görüyorum. Saçlarımla ilgili problemlerim var bu konu beni endişelendiriyor. Bu sorun sebebi ile bir eş bulmakta ve iletişim kurmakta çok sıkıntı çekiyorum’ diyorlar. Bu nedenle çok sayıda erkek kliniğimize gelerek saç ektirmek istediğini söylüyor. Başarılı bir şekilde yapılan saç ekimi uygulamaları hastaların cinsel hayatlarını da olumlu yönde etkiler. Erkeklerde saç sorunları yalnızca saç kaybı ile sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda öz güven kayıplarına da neden oluyor. İmaj eksikliğine neden olan saç problemleri bazen hastaların öz güvenlerini tamamen kaybetmelerine neden olmakta. Birçok erkek bu sorun nedeninden dolayı evlilik yapamamaktan ve karşı cins ile iletişim kuramamaktan korkuyor. Evlenememelerinin nedenini saç problemleri ile bağdaştırıyorlar” dedi.

    Saç kayıplarının erkekleri olduğundan daha ileri yaşlarda gösterdiğinin altını çizen Akbaş, “Aynı yaşta 2 kişiden biri gür ve güzel saçlara sahip durumda, diğeri ise seyrek ya da tamamen saçlarını kaybetmiş bir durumda ise saçlarını kaybetmiş olan kişinin diğer kişiye oranla 3-10 yaş daha yaşlı görünüyor. Bu gibi durumlar da hastaların psikolojilerini olumsuz yönde etkiliyor. Günümüzde saç ekimi uygulamaları lokal anestezi altında, kolaylıkla, acısız ve ağrısız bir şekilde yapılıyor. Saç ekimi uygulamaları mutlaka bir klinikte yapılmalıdır. Uygun olmayan koşullarda yapılan saç ekimi uygulamalarında başarılı sonuçlar alınamaz. Saç ekimi uygulamalarında yüzde 98 oranlarında başarı sağlanıyor. Evlenme çağına gelmiş gençler evlenmeden önce mutlaka saç sorunlarından kurtulma isteğinde bulunuyorlar. Bu konuda da talep patlaması oluyor. Kendilerini ifade etmekte zorluk çeken birçok erkek saç ekimi uygulamasından sonra öz güvenli bir hayat sürdürüyor. Erkek hastalar tarafından sıklıkla tercih edilen saç ekimi uygulamalarında Samsun, Türkiye’nin en ileri şehirlerinden biri haline geldi. Dünyanın birçok ülkesinden saç ekimi uygulaması için Samsun’a gelen hastalarımız oldukça fazladır” diye konuştu.

  • Turizm Sektöründe Çalışanlara Sigorta Ve Maaş Desteği Olumlu Karşılandı

    Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, turizm sektöründe çalışanlara sigorta ve maaş desteği verilmesini, istihdama yönelik olumlu bir adım olarak bulduğunu söyledi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu tarafından açıklanan ’Turizm Sektörü İstihdam Destek Paketi’, Antalya’da olumlu karşılandı. AKTOB Başkanı Yusuf Hacısüleyman, istihdama yönelik adımın atılmasını olumlu bulduğunu söyledi. İstihdama yönelik bir destek paketinin açıklandığını, fakat detaylarının belli olmadığını kaydeden Hacısüleyman, “Paket kime uygulanacak, yılları mı kapsayacak belli değil. Bu yıl olacaksa dört ayı geride bıraktık, 9 ayımız kalmadı. Fakat istihdama yönelik adımın atılmasını olumlu buluyoruz” dedi.

    “KARARIN YÖNETMELİKLE DESTEKLENMESİ GEREKİR”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin de, kararı olumlu bulduğunu fakat yönetmelikle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    Paketle ilgili şu anda detayların bulunmadığını anımsatan Başkan Çetin, “Bu işçiler henüz işe başlamadılar ise 9 ay nasıl çalışıp da destek alacaklar. Karar olumlu, fakat yönetmelikle desteklenmesi gerekiyor. İstihdam desteği turizme verilecek en büyük desteklerden biri. Antalya’da turizm ve tarım sektörünün her türlü desteğe ihtiyacı var, bu tür destekler piyasayı rahatlatır” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Mensur Akgün: “Rusya’dan Olumlu Sinyaller Gelmeye Başladı”

    Türk jetlerinin Rus savaş uçağını düşürmesiyle gerginleşen Türkiye-Rusya ilişkileri gündemdeki yerini korurken, gözler krizden sonra ilk kez Türkiye’ye gelen Rus heyete döndü. İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mensur Akgün ziyareti, “Rusya’dan son günlerde olumlu sinyaller gelmeye başladı” şeklinde yorumladı.

    Suriye sınırında Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının Türk jetleri tarafından düşürülmesinin ardından iki ülke arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmişti. Aylardır süren krizin ardından, Rus askeri heyeti de uçak krizi sonrası Pazartesi günü ilk kez Türkiye’ye geldi. Rutin hamlelerin yeniden gerçekleşmeye başladığını ve Rusya’nın son günlerde olumlu sinyaller vermeye başladığını belirten İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mensur Akgün, “Türkiye eğer Suriye’nin geleceği üzerinde söz sahibi olmak ve Rusya’nın PKK ile ilişkilerinin derinleşmesine engel olmak istiyorsa Rusya ile olan ilişkilerini normalleştirmek zorunda. Görünen de o zaten, Rusya ile ilişkilerini normalleştirmek için belli bir siyasi irade gösteriyor ve belli ki karşı taraf da buna cevap veriyor” açıklamalarında bulundu.

    “İLİŞKİLERİN NORMALLEŞMESİ KONUSUNDA TÜRKİYE ISRARLI”

    İki ülke arasındaki ilişkilerin yavaş yavaş normalleşmeye başladığını belirten Prof. Dr. Mensur Akgün, “Açık Semalar Sözleşmesi çerçevesinde devletler AGİT sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri konusunda birbirlerini teftiş ediyorlar ve bu da rutin bir şey. Ama ilişkiler gergin olduğu için bu rutin prosedürler ertelenmişti. Rus heyetinin Türkiye’ye gelmesi şu iki sebepten dolayı önemli: Birincisi ilişkilerin normalleşeceğini gösterir. İkincisi ise Rusya kanadından yakın zamanda giderek artan olumlu sinyaller gelmeye başladı. 3 Aralık’ta Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Belgrad’ta söylediği, Lavrov’a komisyon kurulması önerisi vardı. Bu öneri daha sonra bizim Moskova Büyükelçimiz tarafından bu ayın başında, Sputnik web sayfasına verdiği uzun mülakatta tekrar dillendirildi. Bu da ilişkilerin normalleşmesi konusunda Türkiye’nin ısrarlı olduğu anlamına geliyordu. Söz konusu heyetin gelişini de bu sinyallerin bir parçası olarak okumak lazım” dedi.

    Yaşanan gelişmelerle iki ülke arasındaki buzların hemen erimeyeceğini de söyleyen Prof. Dr. Akgün, “Yaşananlar ilişkilerin hemen eski haline geleceği ve Ağustos ayında Türkiye sahillerinin Rus turistlerle dolacağı anlamına gelmiyor. Tüm ilişkilerin eski haline dönebilmesi için birkaç ay daha beklemek gerekiyor. Ama bu görüşmeler sırasında Türkiye’nin sorumluluğu komisyon görüşmeleri sırasında ortak bir kararla tespit edilecek olursa, özür olmasa da üst düzey birilerinin üzgün olduğunu ifade etmesi yani Rusya’yı tatmin edecek bir takım şeylerin bulunması mümkün olacak. Umuyorum ki oluşturulacak bu ikili komisyon ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlasın. Bu bir teftiş meselesi değil, karşılıklı olarak yapılan sembolik bir jest, bir rutin olarak görülmelidir. Bu komisyon rutin olarak toplanıyor fakat komisyon görüşmelerinin şu anda siyasi ilişkilerin gergin olduğu döneme denk gelmesi, doğal olarak önem arz ediyor.

  • Burun Estetiği Cinsel Hayatı Olumlu Etkiliyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, burun estetiği yaptıran bir kişinin okul, iş, evlilik hayatını etkilediği gibi o kişinin cinsel hayatını da olumlu yönde etkilediğini söyledi.

    Estetik cerrahların en çok burun estetiği operasyonları yaptığını belirten FBM Tıp Merkezi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayati Akbaş, “Burun estetiğini gelişimini tamamlamış 18 yaş ve üzeri kadın ya da erkeklere yapıyoruz. Burnunda şekil bozukluğu varsa, burnunun yüzüne uymadığını düşünen herkese yapılabilir. Bazen çok özel durumlarda gencin psikolojik ve ergenlik durumunu ciddi yönde etkiliyorsa ameliyat yaşı indirilebilir” dedi.

    Burun estetiği operasyonu olan kişinin 1 hafta sonra normal yaşantısına dönebileceğini ifade eden Akbaş, “Ameliyat kriterin de insanların solonum fonksiyonu yetersiz olabilir. Bir de burnunun şeklini beğenmiyordur. Bu da ciddi bir durumdur. Estetik kaygısı ile yaptırılan bütün burun ameliyatlarını mutlaka estetik plastik cerrahları tarafından yapılması gerekir. Operasyon zor bir operasyon değildir. Operasyon sonrası kişi 1 hafta sonra günlük yaşamına dönebilir. Fonksiyonel burun estetiği o insanın sağlıklı nefes alıp vermesini sağlar. Bu da hayatın kalitesini çok ciddi şekilde etkiler. Görsel olarak düzgün bir burun o insanın kendi ile olan psikolojik ilişkisini, özgüvenini çok olumlu yönde etkiler. Bu insanda kendini daha huzurlu, mutlu ve güçlü hisseder” diye konuştu.

    BURUN ESTETİĞİ CİNSEL HAYATI OLUMLU ETKİLİYOR

    Burun estetiği operasyonu olan kişinin cinsel hayatını da olumlu yönde etkilediğinin altını çizen Akbaş, “Özgüvenini kazanmış, rahat solunum yapabilen bir burun başarılı olmuş, hedefine ulaşmış demektir. O insanın okul, iş, sosyal, evlilik ve cinsel hayatını olumlu yönde etkiler. Onun için bir kişinin burnundan bir şikayeti varsa ameliyat konusunda tereddüt etmemesi gerekir. Hem sağlık yönünden hem de estetik yönden çok olumlu sonuçlar olan bir operasyon şeklidir. Başarılı bir şekilde yapılmış olan burun estetiği operasyonu o insanın cinsel hayatını da olumlu yönde etkiler. Çünkü özgüvenini kazanmış bir insan hayatının her alanında olduğu gibi cinsel alanda da kendini daha iyi, güçlü ve özgüvenli hissedir” şeklinde konuştu.

  • Yrd. Doç. Dr. Bakkaloğlu: “Unutkanlıkta Erken Tanı, Hastalık Seyrini Olumlu Yönde Etkiler”

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, unutkanlıkta erken tanının, hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini söyledi.

    Günümüzde her yaştan insanın yakınması olan unutkanlık konusunda, 14-20 Mart Beyin Farkındalık Haftası kapsamında açıklamalarda bulunana Yrd. Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, bu yıl ‘’Unutkanlığınız masum mu?’’ sloganıyla yola çıktıklarını ifade etti.

    Günümüzde her yaştan kişinin yakınması olan unutkanlık, bağlı olduğu nedenler ve erken tanının önemi konularında halkı bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla 14- 20 Mart Beyin Farkındalık Haftası kapsamında Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, ‘’Beyin Farkındalık Haftası’nda, her yaştan bireyi, vücudun bu en gizemli organının fonksiyonları ve hastalıkları ile ilgili bilinçlendirmek için çeşitli aktiviteler yapılmakta. Bizler de bu yıl ‘Unutkanlığınız masum mu?’ sloganı ile yola çıktık. Unutkanlık her yaştan kişinin sık bir yakınmasıdır. Bu yakınmaların büyük bir kısmını tedavi edilebilir vitamin eksiklikleri, hormonal bozukluklar ve depresyon gibi sebepler oluşturmaktadır’’ dedi.

    EN ÇOK ENDİŞE DUYDUĞUMUZ UNUTKANLIK KAYNAĞI ALZHEİMER

    Her toplumda olduğu gibi toplumumuzda da unutkanlıktan yakınan kişilerin en çok Alzheimer hastalığından endişe ettiğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, ‘’Alzheimer hastalığı en sık demans (halk arasında bunama) nedenidir ve sıklığı yaşlanan toplumlarla birlikte yıllar içinde artmakta. 65 yaş üstü her 8 kişiden birinde, 85 yaş üzerindeki kişilerde ise her iki kişiden birinde görülmekte. Tüm dünya genelinde şu anda 20 milyon Alzheimer hastası olduğu belirtilmekte. Her 20 yılda rakamın ikiye katlanarak 2050 yılında 80 milyona ulaşacağı düşünülmekte. Bugün ülkemizde 3000 Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmekte’’ diye konuştu.

    ERKEN TANI HASTALIK SEYRİNİ OLUMLU YÖNDE ETKİLER

    Tedavi edilebilir unutkanlık nedenlerinin saptanması ayrıca diğer demans nedenlerinin erken tanısının yapılmasının, hastalık seyrini olumlu yönde etkilediğini belirten Bakkaloğlu, ‘’Erken tanıya giden yol hastalıkların halk tarafından tanınması ile başlar. Demans, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan ve çoğu kez yavaşça ilerleyen, beynin bilgi, davranış ve gündelik yaşamı sürdürme konularında gösterdiği yetersizliktir. Kişinin günlük yaşamının etkilenmesi tanımız için önemlidir. Demans sadece hafıza problemi değildir. Hafıza kaybı yanında, örneğin giyinme, düzgün bir biçimde yemek yeme, alet kullanma gibi kazanılmış becerileri gerçekleştirmekte güçlük çekilmesi, kişilik-davranış değişiklikleri, dili kullanmada ve konuşulanları anlamada bozukluk, yol bulamama, aritmetik yapamama, içe kapanma, canlı hayaller görme gibi belirtiler demansın habercisi olabilir. Ancak akılda bulundurulmalıdır ki her unutkanlık demans değil. Ayrıca Alzheimer hastalığı dışında da demans nedenleri vardır. Tanı aşamasında hasta ile birlikte mutlaka onu iyi gözlemleyen yakını ile görüşme yapılmalı. Daha sonra hafızanın, işlem yeteneğinin, şekilleri kopyalama becerisinin ve daha birçok beyin işlevinin kontrol edildiği nöropsikolojik testler uygulanır. Unutkanlık testleri dediğimiz bu testler hastalarımızın tanısında ve takibinde oldukça değerli’’ diyerek sözlerini noktaladı.