Etiket: Olumlu

  • Gayrimenkulde KDV düşüşünün mobilya sektörüne olumlu yansıması bekleniyor

    Gayrimenkul sektöründe yüzde 18 olan KDV oranının 31 Mart 2017’ye kadar yüzde 8’e düşürülmesinin mobilya sektörüne de olumlu yansıması bekleniyor.

    Mobilya sektöründe daha önce taksitli alışverişte uygulanan ek taksit fırsatının tüketicilere sunulması ve bu uygulamanın yürürlüğe koyulması tüketiciyi mobilya alışverişinde bir nebze de olsa rahatlatmıştı. Hükümetin inşaat sektöründe gerçekleştirdiği KDV indirimiyle beraber gözler bir kez daha mobilya sektörüne çevrildi. Modoko, yaşanan gelişmenin mobilya sektörünü de olumlu etkileyeceğini açıkladı. Modoko Yönetim Kurulu Başkanı İ. Etem Özçelik, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan ve gayrimenkul sektöründe yüzde 18 olan KDV oranının 31 Mart 2017’ye kadar yüzde 8’e düşürülmesini öngören düzenleme mobilya sektöründe de olumlu etki yaratacaktır. Tüketicinin yararına olan bu tarz çalışmaların mobilya sektöründe de yaşanacağı beklentisi içindeyiz. Modoko olarak taksitlendirmede yaşanan gelişmelerden olumlu etkilendik. Mobilya sektöründe KDV indirimi de gerçekleşirse mobilya severlerin yüzü gülecek. Özellikle yeni evlenen çiftler mevcut bütçelerinin yetersizliğinden dolayı ithal mobilyaları tercih ediyordu. KDV indirimi mobilya sektöründe gerçekleştiğinde yerli mobilya talebini de arttırır. Bizim beklentimiz KDV indiriminin yerli piyasayı hareketlendireceği yönünde” şeklinde konuştu.

  • Tunceli Üniversitesi’nin isminin Munzur olarak değiştirilmesi olumlu karşılandı

    Tunceli Üniversitesi’nin isminin “Munzur Üniversitesi” olarak değiştirilmesi kentte olumlu karşılandı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen torba yasayla Tunceli Üniversitesi’nin ismi Munzur Üniversitesi olarak değiştirildi. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 2014 yılında Tunceli’ye yaptığı ziyarette gündeme gelen isim değişikliğinin kabul edilmesi kent sakinleri tarafından olumlu karşılandı. Tunceli Üniversitesi mezunu olan Ozan Yıldırım, isim değişikliğinden mutlu olduğunu belirterek, “Munzur Nehri bizim için çok önemli ve kutsaldır. Uzun zamandır üniversitenin isminin Munzur olarak değiştirilmesi talebi vardı. İsim değişikliği beni çok mutlu etti” dedi.

    İsim değişikliği konusunda girişimlerde bulunduklarını ifade eden Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Cengiz de, isim değişikliğinden ötürü memnun olduklarını söyledi. Cengiz, değişikliğe ilişkin şunları dile getirdi:

    “Yıllardan beri bizim Tunceli Üniversitesi isminin Dersim ya da Munzur olması konusunda önerimiz vardı. Geçmiş dönemdeki Başbakan Sayın Davutoğlu’nun Dersim ziyaretinde de bu talepte bulunmuştuk. Munzur Üniversitesi olarak değiştirilmesinin bizim açımızdan büyük önemi var. Çünkü Munzur, Dersim Aleviliği açısından önemli. Munzur bir vadinin, suyun adıdır. Bu nedenle Munzur Üniversitesi olmasını olumlu buluyoruz. Umarım yıllardan beridir Dersim’de asimile edilen mahalle, köy isimleri de halkın taleplerine uygun şekilde değiştirilir. Bu ülkenin demokrasisi için önemli bir gelişmedir.”

  • “Türkiye-Rusya ilişkilerindeki düzelme ekonomiye olumlu yansıyacak”

    Uçak krizinin ardından normalleşme sürecine giren Türkiye-Rusya ilişkilerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya’ya yapacağı ziyareti değerlendiren Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, iki ülke arasında 2015 yılındaki 24 milyar dolarlık dış ticaret hacminin önümüzdeki yıldan itibaren daha da artmasının beklendiğini söyledi.

    Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, uçak krizinin ardından normalleşen Türkiye-Rusya ilişkilerini yorumladı. Rusya ile Türkiye’nin 2015 yılında üçüncü büyük ticaret ortağı konumunda olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin düşen ithalat, ihracat ve turizm gibi rakamları kısa süre içinde olumlu etkileyeceğini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Kahraman, “Rusya, 3 milyar 591 milyon dolar ihracat ve 20 milyar 400 milyon dolar ithalat hacmi ile Türkiye’nin üçüncü büyük ticaret ortağıydı. Her ne kadar ihracat hacmi az gibi gözükse de özellikle tarım ve tekstil ürünleri açısından Rusya önemli bir pazar konumunda. 2015 yılında Rusya ekonomisindeki yüzde 3.7’lik küçülmeye ilaveten, uçak kriziyle birlikte de ekonomik yaptırımlar yaşandı ve özellikle dış ticaret, istihdam kısıtlamaları, vize muafiyetlerini tek taraflı askıya alması sonucunda ticaret hacmi daha da daraldı. Geçen yılın 7 aylık ihracat sıralamasında 9. sırada bulunan Rusya, bu yılın aynı döneminde 20. sıraya geriledi. Gelişmeler, turizm sektörünü de etkiledi ve yılın ilk yarısında Rus turist sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 83 oranında azaldı. Sanayi, sağlık ve konut başta olmak üzere Türk müteahhitlik firmaları da etkilendi” diye konuştu.

    “Kademeli normalleşme beklentisi hakim”

    Normalleşme sürecine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Kahraman, “22 Temmuz tarihinde imzalanan, 2016-2019 yılları ticari, ekonomik, bilim ve teknik konularını kapsayan, orta vadeli kararname yürürlüğe girdi. Ayrıca her iki ülkedeki yatırım projelerinin finansmanına ilişkin ortak fon kurulmasına ilişkin işbirliğinin de yenilenmesine karar verildi. St. Petersburg’da iki ülke lideri arasında yapılacak zirveye istinaden, dış politikada olduğu gibi ekonomik ilişkilerde de kademeli normalleşme beklentisi hakim” dedi.

    Zirvenin ana gündeminin, ekonomi ve enerji olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Kahraman, “Her iki ülkenin de batıyla olan ilişkileri, dış politikada olduğu kadar ekonomi cephesinde de iki ülkeyi de ister istemez aynı yörüngeye itiyor. Ekonomik yaptırımlardan Rusya da zarar görmüş durumda. Ne var ki her iki ülkenin de ekonomik öncelikleri birbirinden farklı. Bu doğrultuda enerji sektöründe ülkemizde önemli yatırımları bulunan Moskova, batıya doğalgaz ihracı için Türk Akımı Projesini ve ayrıca Akkuyu Nükleer Santral Projesini ivedilikle uygulamaya koymak istiyor. Öte yandan Botaş ile Gaz Prom’un olası fiyat anlaşması da önemli. Türkiye’nin önceliklerinde ise turizm, ticaret ve müteahhitlik hizmetleri başı çekiyor. Bu anlamda tarihsel olarak da en büyük pazarımız Rusya. Her ne kadar kademeli normalleşme sürecine girilmiş olsa da bu sürecin ekonomik hacim bazında kalıcılığının yıl sonu itibariyle netleşeceği aşikar. Olumlu gelişmeler sonrası özellikle ithalat, ihracat ve turizmde iki ülke ticaret hacminin çok daha yüksek rakamlara ulaşabileceği olası. Bu etkileri 2017’den itibaren daha net görebiliriz” diye konuştu.

    “Ege ihracatına olumlu katkısı olur”

    İzmir’den Rusya’ya yapılan ihracatın 2015 yılının Ocak-Temmuz dönemine göre yüzde 50 civarında azaldığını ifade eden Serpil Kahraman, şöyle devam etti:

    “Bu yılın ilk 7 ayında İzmir’den Rusya’ya 57 milyon 633 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Ancak bu geçtiğimiz ayla birlikte yeniden bir yükseliş başladı. Özellikle, yaş sebze ve meyve, kuru meyve, hazır giyim, otomotiv yan sanayi gibi sektörler olumlu etkilenecektir. Turizmde de Güney Ege önümüzdeki yıldan itibaren eski rakamlara kavuşacaktır.”

  • Rusya ile ilişkiler Kapadokya’yı olumlu etkileyecek

    Türkiye ile Rusya’nın ilişkilerinin düzelmesi Kapadokya’da turizmcileri umutlandırdı.

    Kasım 2015 tarihinde Türkiye’nin Rus uçağının düşürmesinin ardından Rusya ile Türkiye arasında yaşanan kriz atılan siyasi adımlarla büyük ölçüde sona erdi. Kapadokya Turistik Otelcileri ve İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Yakup Dinler, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kapadokya’da çok sayıda Rus turist ağırlamıyoruz. Fakat bizim en çok ağırladığımız ülkelerden bir tanesi Çin Halk Cumhuriyeti halkı. Rusya ile aranın düzelmesi demek Çin Halk Cumhuriyeti ile de dolaylı olarak ilişkilerin düzelmesi demektir” dedi.

    Rusya ile ilişkilerin düzelmesinin domino etkisi sağlayarak Kapadokya turizmine olumlu yansıyacağını belirten Dinler, “Kapadokya’da çok sayıda Rus turist ağırlamıyoruz. Fakat bizim en çok ağırladığımız ülkelerden bir tanesi Çin Halk Cumhuriyeti halkı. Rusya ile aranın düzelmesi demek Çin Halk Cumhuriyeti ile de dolaylı olarak ilişkilerin düzelmesi demektir. Bu barışmanın o yüzden Kapadokya’ya çok büyük etkisi olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    KAPTİD Başkanı Yakup Dinler, İsrail ile diplomatik problemlerin sona ermesiyle de özelikle Musevi dinine mensup turistlerin Kapadokya bölgesini ziyaret etmesini beklediklerini söyledi. Dinler, “İsrail’den öyle ya da böyle ufak tefek rakamlarda olsa turistler geliyordu. Fakat İsrail geçen yıl Türkiye’ye seyahat uyarısı koydu. O seyahat uyarısını koyduğu gün ben çok iyi hatırlıyorum Amerika’dan iptaller almıştık. Kuzey Amerika ve Güney Amerika olmak üzere iptaller almıştık. Şimdi İsrail ile ilişkilerimiz tekrar normalleşiyor. Ve biz İsrail’i sadece İsrail ülkesinden gelecek olan turistler olarak düşünmemek lazım. Musevi dinine bağlı insanlar Kuzey Amerika’da, Güney Amerika’da bolca var. Onların da seyahat tercihine etki edecektir. Ben Kapadokya adına pozitif bir etki bekliyorum” ifadelerini kullandı.

  • İş Dünyası, İsrail Ve Rusya İle Yakınlaşmaya Olumlu Baktı

    İsrail ile mutakabat sağlanması ile ilişkilerin normalleşmesi ve Rusya ile Türkiye arasında atılan adımlar iş dünyasının yüzünü güldürdü.

    İtalya’nın başkenti Roma’da bir araya gelen Türk ve İsrail yetkililerin görüşmeleri sonrasında Başbakan Binali Yıldırım ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, eş zamanlı açıklama ile Türkiye İsrail ilişkilerinin normalleştiğini belirten açıklama yaptı. İlişkilerin normalleşmesi ile gerek İsrail gerek Türk yetkililer tarafından ekonomik gelişmelerin de yaşanacağı ifade edilirken, yaşanan süreç iş dünyasının da yüzünü güldürdü.

    “İHRACAT RAKAMLARI ÇOK DAHA ARTACAKTIR”

    İsrail ve Rusya ile yaşanan sıcak gelişmelerin mutlaka ihracat sektörüne yansımalarının olacağını kaydeden EİB Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, “Komşularımızla ilişkilerimiz iyileşmesi ihracatımızı doğrudan etkiliyor. Öte yandan geçen süreçte İsrail ile ikili ticaretimiz Rusya’da olduğu gibi çok kötüye gitmemişti. Ancak ilişkilerin normalleşmesi ve mutabakat sağlanmasıyla iki ülke ile arasındaki ihracat rakamları çok daha artacaktır. Rusya ile ilişkilerin kötüye gitmesi biliyorsunuz ki ihracat rakamlarına keskin bir şekilde yansıdı. İlişkilerin normalleşmesi ile de dış ticaret seviyesinin geri dönmesinin sağlamasını umuyoruz” diye konuştu.

    “İŞ DÜNYASININ YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK”

    İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi, Rusya ile atılan adımlar son dönemde dünya çapında yaşanan ekonomik durgunluk göz önüne alındığında çok hassas bir döneme geldiğine işaret eden Ümit Ülkü, “Ülkemizin İsrail ve Rusya ile yakınlaşması yönünde atılan adımlar sadece Türkiye’nin değil, bölgenin genel anlamda ekonomik olarak rahatlaması anlamına gelmektedir. Ayrıca aynı şekilde Rusya ile yeni bir dönemin başlangıcı aşamasındayız. Bu konuda atılan adımların önemi aslında gelecekte çok daha iyi anlaşılacaktır. Bölgemizde yaşanacak ekonomik canlanma bir yana atılan bu adımlar sayesinde KOBİ’lerden başlamak üzere tüm iş dünyasının yüzünü güldürecektir. Ekonomideki bu canlanmanın olumlu havası elbette tüm Türkiye’de kendini gösterecektir. Bu sayede istikrarlı büyümesini sürdüren Türk ekonomisi her alanda daha sağlam adımlar atma imkanına kavuşacaktır. Bu olumlu gelişmeler şimdiden iç piyasada olumlu hava estirmeye başladı” ifadelerini kullandı.

    “TURİZMDEKİ ETKİSİ GELECEK YIL HİSSEDİLECEK”

    “Ülkelerle turizmde her ülkeden gelen misafirin başımızın üstünde yeri vardır. Bugün Rusya ile olan ilişkilerimizin İsrail ile olan ilişkilerin düzelmesi son derece sevindiricidir. Rusya ile ilişkilerin tekrar eski haline dönmesi en büyük arzumuzdur. Kaybedilen her misafirin turistin ekonomimize zararı söz konusudur. O yüzden biz turizmciler hiçbir ülkeyle problem olmasını arzu etmeyiz. İsrail turizmi ile bu yıl çok fazla gelişme kaydedemeyiz. Daha önceden bağlantılar yapıldığı için bu yıl bir gelişme yaşanmaz. Ancak tur operatörleri vasıtasıyla önümüzdeki sene muhakkak olumlu olarak bize döneceği kesindir” dedi.