Etiket: Olumlu

  • Bakan Çavuşoğlu: “İyi niyet ve esneklik gösteriyoruz ancak karşı taraftan olumlu yaklaşım göremedik”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “İyi niyet ve esneklik gösteriyoruz ancak karşı taraftan olumlu yaklaşım göremedik” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs Konferansı’nda yaptığı basın açıklamasında, Türk tarafının Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin iyi niyet ve esneklik gösterdiğini ancak karşı taraftan bugüne kadar olumlu yaklaşım göremediklerini ifade etti. BM Genel Sekreteri’nin çizdiği çerçeve içinde çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Çavuşoğlu, iyi niyetlerinin karşı taraftan da görülmesini ve samimi yaklaşım gösterilmesini istedi. Çavuşoğlu, kendilerine güvendiklerini belirterek bu yönde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

    Rum tarafının “sıfır asker, sıfır garanti” söyleminin rüya bile olamayacağını belirten Mevlüt Çavuşoğlu, “Çok çaba sarf edildi. Artık çözüm olacaksa da olmayacaksa da burada bir karar verilmesi lazım” şeklinde konuştu.

    “Saygısızlık ve küstahça”

    Bakan Çavuşoğlu, Rum lider Nikos Anastasiadis’in “Türkiye hizaya gelmeli” şeklindeki sözlerine ilişkin, “Saygısızlık ve küstahça” dedi.

  • Didim’de ölümlü kaza..

    Aydının Didim İlçesinde meydana gelen kazada otomobil ile motosikletin çarpışması sonucunda 24 yaşındaki motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.

    Kaza, Didim-Söke Karayolu Akköy Mahallesi civarında meydana geldi. Akköy mahallesi girişindeki keskin virajda akşam saatlerinde meydana gelen kazada Söke’den Didim istikametine seyreden Serdar Atalay (24) yönetimindeki 09 YM 498 plakalı motosiklet ile karşı yönden gelen Serdar Bakır (25) idaresindeki 16 NCR 81 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı. Kazada, sürücüsü Serdar Atalay otomobilin üzerine sert bir şekilde düşerken, kafasında kask olmaması nedeniyle olay yerinde hayatını kaybetti. Kazayı görenlerin durumu Jandarma ve 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi. Sağlık ekipleri ilk incelemesinden motosiklet sürücüsü Atalay’ın olay yerinde hayatını tespit ederken, otomobil sürücüsü ise kazada şans eseri yaralanmadı.

    Cumhuriyet Savcısı ve jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından 24 yaşındaki gencin cansız bedeni Didim Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Ceviz, somon ve kanola yağı iştah hormonlarını olumlu etkiliyor

    Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre; ceviz, somon ve kanola yağı gibi çoklu doymamış yağlar (PUFA’lar) içeren gıdaları düzenli olarak tüketen Y kuşağı olarak tabir edilen 18-35 yaş arası bireylerin açlık ve doygunlukla ilişkili iştah hormonlarında olumlu yönde değişim olabileceğini açıklandı.

    Vücudumuzdaki belirli hormonlar iştahın kontrol altına alınmasını sağlıyor. Bazı hormonlar vücuda yeme sinyali gönderirken bazıları ise vücuda tok olduğunu veya doyduğunu söyleniyor. ABD’de konuyla ilgili yapılan araştırmada gıdaların bu hormonları etkileyerek açlık veya doygunluğu nasıl azaltabileceği veya artırabileceği incelendi. Bu türden hormonal değişiklikler nihayetinde optimal vücut ağırlığına ulaşılmasında rol oynayabildiği ifade edildi.

    Daha uzun süre tok hissedilebilir

    Çalışmada yer alan ve PUFA’lar açısından zengin bir diyetle beslenen katılımcılar, açlığı artıran açlık grelin düzeylerinde önemli bir düşüş yaşarken tokluk veya doygunluğu artıran peptit YY (PYY) hormonunda önemli bir artış yaşadıkları belirtildi. Katılımcılar açken ve yemek yedikten sonra PYY düzeyleri arttı. Bu türden hormon değişiklikleri, daha iyi bir iştah kontrolü sağlanabileceğinin göstergesi olduğu ifade edildi. PUFA’lar açısından zengin diyette veya kontrol diyetinde öznel puanlamalarda herhangi bir değişim gözlenmediği bildirildi.

    İştah hormonlarının yenilen miktarı düzenlemede önemli bir rol oynadığını belirten Georgia Üniversitesi Profesörü Jamie A. Cooper, “Çalışmanın bu bulguları, cevizde bulunanlar gibi PUFA’lar açısından zengin gıdaları yediğimizde iştah hormonlarımızın olumlu yönde değiştiğini, böylelikle daha uzun süre daha tok hissedebileceğimizi gösteriyor” dedi.

    Cevizin PUFA’lar açısından kuruyemişler arasında benzeri yok

    Ceviz, esas olarak PUFA’lardan oluştuğu için kabuklu kuruyemişler arasında bir benzeri olmadığı kaydedilen araştırmada, 30 gramlık porsiyonda toplam 19 gram yağın 13 gramı PUFA olduğu bunun sonucunda, ceviz, önemli miktarda bitki bazlı omega-3 alfa linolenik asit (ALA) içerek yegane kabuklu kuruyemiş (30 gramda 2.7 gram) olduğunun altı çizildi.

    Araştırmanın detaylarında şu bilgiler verildi: “Araştırmacılar çalışmaya 26 sağlıklı erkek ve kadın (18-35 yaş) dahil etti. Katılımcılar ölçüm için ve çalışma boyunca öğünlerini almak için laboratuvara geldiler. Çalışmanın başında, tüm katılımcılar ölçüme tabi tutuldu ve doymuş yağ içeriği yüksek test öğünleri aldılar. Araştırmacılar katılımcıları PUFA’lar açısından zengin yedi günlük diyet grubuna veya tipik Amerikan beslenme tarzındaki kontrol diyetine ayırdılar. PUFA’lar açısından zengin diyette, ceviz, Alaska somonu, ton balığı, keten tohumu yağı, üzüm çekirdeği yağı, kanola yağı ve balık yağı takviyeleri yer alıyordu. Tüm öğünler araştırmacılar tarafından verildi. Yedi günlük diyetin ardından, katılımcılar tekrar doymuş yağ açısından zengin test öğünlerini tüketti. İki diyette de, toplam kalori miktarı ve yağdan alınan kalori yüzdesi aynıydı ancak dahil edilen yağ türleri farklıydı. Kontrol diyetinde, yüzde 7 oranında çoklu doymamış yağ, yüzde 15 oranında tekli doymamış yağ ve 13 oranında doymuş yağ tüketilirken PUFA’lar açısından zengin diyette ise yüzde 21 oranında çoklu doymamış yağ, yüzde 9 oranında tekli doymamış yap ve yüzde 5 oranında doymuş yağ tüketildi”.

  • TÜMSİAD Genel Başkanı Doğan: “Gelen verilere bakıldığı zaman büyüme rakamları gayet olumlu”

    Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Yaşar Doğan, iş dünyasındaki gelişmelerin çok olumlu olduğunu belirterek, gelen verilere bakıldığı zaman büyüme rakamlarının da gayet olumlu olduğunu söyledi.

    TÜMSİAD Konya Şubesi’nin, üyeleri ve şehit aileleri onuruna düzenlediği iftar programı TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir düğün salonunda geçekleşen program Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı.

    Program da bir konuşma yapan TÜMSİAD Konya Şube Başkanı Berdan Aktan, üretim ve sektörel çeşitliliği ile Konya’nın önemli bir gücünü temsil etmekte olan TÜMSİAD üyelerinin alan el değil veren el olabilme düsturuyla, memleket sevgisi odaklı çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Vatan sevgisiyle ülke için çalıştıklarını ve ürettiklerini belirten Aktan, “Sizlerin desteğiyle buna her geçen gün daha iyi yapabildiğimizi görmek en büyük gurur kaynağımızdır. Bu aşama da hükümetimizin almış olduğu istihdam desteği, vergi kolaylıkları, yasal düzenlemeler, reform seviyedeki uygulamalar iş dünyası olarak bizleri son derece rahatlatmakta ve özel sektörün önünü açmaktadır. Üretim ve istihdamı artırmaya yönelik bu çalışmaların devam edeceğini umuyoruz” dedi.

    “Gelen verilere baktığımız zaman büyüme rakamları gayet olumlu”

    TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan ise iş dünyasındaki gelişmelerin çok olumlu olduğunu kaydederek, “Gelen verilere baktığımız zaman büyüme rakamları gayet olumlu. Sayın bakanımızla da yaptığımız toplantıda da gördük bunu. Önümüzdeki periyotlarda da hedeflerimiz tutturacağımızı gösteriyor. Bize o kurulan tuzaklar inşallah başlarına çalınır. O tuzaklar oluşmazsa tahmin ediyoruz ki önümüzde güzel bir süreç var. TÜMSİAD ailesi bu durumda çalışmalarını, organizasyonlarını yürütüyor. Her fırsatta biz üretmeye devam edeceğiz. Üreteceğiz, iş üreteceğiz, aş üreteceğiz. En son istihdam kampanyası olsun, çeşitli cazibe merkezlerindeki seferberlikler olsun bu manada üretime ve değerli ürünlerimizi yurt dışına satmaya önem gösteriyoruz. Birçok organizasyonlar, programlar yapıyor, proje ekipleri kuruyoruz. Dolasıyla iş üretmek, laf üretmemek gerekiyor. Mümkün olduğu kadar laf üretme yerine iş üretimine ve o ürettiklerimizi sahaya, topluma sunabilme gayreti içerisindeyiz” diye konuştu.

    “Şu an da hükümet çok ciddi şekilde teşvik politikalarıyla sahaya hareket sağlıyor”

    Toplumun artık kendi göbeğini kendisinin keseceğini de ifade eden Doğan, “Bunun tahsis edilmesi sürecinde önümüzde yapılacak işler içerisinde baktığımız zaman da birkaç husus var. Şu an da hükümet çok ciddi şekilde teşvik politikalarıyla sahaya hareket sağlıyor. Biz iş adamları olarak da birçok teşvik alanlarından yararlanılması ve üretilmesi anlamında da artık hareketlenmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu teşvikleri, bu işleri organize ederken hızlı bir şekilde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmemiz gerekiyor. İkinci bir husus da muhakkak bu birliğin ve beraberliğin tahsis edilmesi gerekiyor. Bu iki hususu çok önemsiyoruz. Ayrımcılık değil birlik ve beraberlik olmalı, laf üretmek değil iş üretmek lazım” şeklinde konuştu.

    Program, fotoğraf çekimiyle son buldu.

  • Olumlu küresel görünüm Türkiye ekonomisini destekliyor

    Deloitte Türkiye’nin yayımladığı ekonomik görünüm raporu, küresel ekonomideki toparlanmayı umut verici olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte kısa vadede hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde artan siyasi belirsizlikler önemli bir risk unsuru olarak görülüyor.

    Deloitte Türkiye Ekonomi Danışmanı Dr. Murat Üçer tarafından hazırlanan ‘Ekonomik Görünüm – Yeni Dönem, Eski Sorular Raporu’ yayımlandı. Rapor, küresel ekonominin siyasi risklere rağmen toparlanmaya işaret ettiğine dikkat çekiyor. Türkiye tarafında ise önümüzdeki dönemde dış finansman koşuları ile içeride ekonomi politikalarının seyri izlenmesi gereken konular arasında ilk sırada sayılıyor.

    Deloitte Türkiye Stratejik Planlama, İş Geliştirme ve Pazarlama Lideri Hasan Kılıç, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, ekonomisinin, Hükümetin aldığı önlemler sayesinde yılın ilk yarısında güçlü bir büyüme kaydettiğini göreceğiz. Ancak bu güçlü seyrin sürdürülebilir olması için yatırımlarda ve güven ortamında belirgin ve kalıcı bir iyileşme olması gerekiyor. Bu da büyük oranda reformlar konusunda atılacak adımlara bağlı olacak. 16 Nisan referandumunun ardından bunun için uygun bir fırsat yakalanmış oldu. Bu adımların atılmadığı bir ortamda küresel likidite koşullarının da daraldığı göz önüne alındığında, büyümenin yeniden yavaşlama göstermesi ve enflasyon ile cari açık, yabancı yatırımcı iştahındaki azalma gibi malum kırılganlıklarımızın yükselmesi olası görünüyor”.

    Küresel ekonomide toparlanma umut verici

    Rapor, küresel ekonomide özellikle son dönemde yaşanan toparlanmanın umut verici olduğunu iletiyor. Korku endeksi olarak bilinen VIX, tarihsel olarak en düşük seviyelerde; bu durum da risk algısının son derece olumlu olduğunu gösteriyor. Büyüme, beklenen seviyede olmasa da hızlanıyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ve emtia fiyatlarındaki görece istikrarın desteğiyle gelişmiş ekonomilerde enflasyon, hedeflenen seviyelere kalıcı bir yükseliş sergilemiyor fakat deflasyon riski şimdilik ortadan kalkmış görünüyor.

    Küresel ekonomide zayıf seyreden üretkenlik artışları, demografi ve yüksek borçluluk oranları en önemli yapısal sorunları oluşturuyor. Kısa vadede ise hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde artan siyasi belirsizlikler önemli bir risk unsuru.

    Türkiye ekonomisi

    Deloitte raporuna göre Türkiye ekonomisi, yılın ilk yarısında görece güçlü seyrettikten sonra, ikinci yarıda özellikle yılın sonuna doğru belirgin şekilde ivme kaybetme riski barındırıyor. Gelecek yıl ise yavaşlamanın bir miktar daha sürmesi bekleniyor. An itibariyle istihdam seferliğinin etkisi henüz rakamlara sınırlı yansımışken, önümüzdeki aylarda bir miktar toparlanma bekleniyor. Yine de seferberliğin tek başına sonuç getirmeyeceği, tek haneli işsizlik rakamı elde etmek için büyümede ve yatırımlarda gözle görülür ve kalıcı bir toparlanmanın olması gerekliliği öne çıkıyor.

    Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin TCMB’nin belirsizlik bandının da üzerinde seyretmesi ve temel enflasyon göstergelerindeki katılık, enflasyondaki yüksek seyrin dönemsel olmadığı, hatta son yıllarda alışılan ortalama yüzde 8 seviyesinin üzerine sıçradığını gösteriyor. Rapora göre enflasyon, yıl sonunda tek haneli seviyeye gerileyecek ancak yüzde 9’lar düzeyinde kalacak.

    Yaşanan gelişmeler ışığında, bütçe açığının GSYH’ya oranla yüzde 2,1 olacağına ilişkin resmi beklentinin aşarak yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşeceği değerlendiriliyor. Açığın, 2018 yılında ise yüzde 2 seviyesinde olması bekleniyor. 2019 yılının yeni bir seçim yılı olması nedeniyle 2018 bütçesinde belirgin bir sıkılaşma olmayacağı, hatta yeni teşviklerin devreye sokulabileceği öngörülüyor. Cari açık seviyesinin ise 2017 sonunda 35 milyar dolar seviyesine doğru bir artış kaydetmesi bekleniyor.

    Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye yönelik sermaye girişlerinde ani duruş riski gözlenmese de süreç esnasında finansman koşullarının zorlaşacağı ve dış finansman maliyetlerinin artacağı bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin yüksek finansman ihtiyacı, düşük rezerv miktarı ve global ortam göz önüne alındığında kurda nominal olarak değerlenme ve genelde lira üzerindeki baskının kırılmasını beklemek pek olası değil.

    Avrupa’da toparlanma devam, ancak siyasi riskler endişe oluşturuyor

    Euro Bölgesi’nde ekonomik toparlanma güçlü seyrini sürdürüyor. Riskler tarafında, Hollanda ve Fransa seçimlerinde popülist-Euro karşıtı adayların kaybetmesi belirgin bir rahatlama oluştursa da siyasi endişeler tam olarak ortadan kalkmadı. Fransa’da yapılacak Parlamento seçimleri, İtalya’da erken genel seçim riski, Almanya’da Eylül’de yapılacak genel seçimler bu siyasi endişelerin başında geliyor.

    Çin’de teşvik ve hızlı kredi büyümesi ile gelişen büyüme oranına rağmen, IMF gibi uluslararası kuruluşlar, büyümenin 2018’de aşağı yöne geçeceğini öngörüyor. Yılın sonuna doğru yapılacak Komünist Parti Kongresi’nin ülkede orta vadeli adımlar ve görünüm açısından kritik olacağı düşünülüyor.

    Rusya’da petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Brezilya’daki siyasi belirsizliğin azalması sonucu 2015 ve 2016’da daralan Brezilya ve Rusya ekonomilerinin ise bu yıl büyümeye dönebileceği ifade ediliyor.