Etiket: Ölümlerinin

  • Bebek ölümlerinin yüzde 33’ü akraba evliliğinden

    Bingöl Halk Sağlığı Müdürü Vedat Söyiler, ölen bebeklerinin yüzde 33’ünün ailelerinde akraba evliliği olduğunu söyledi.

    Bingöl Halk Sağlığı Müdürü Söyiler, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2016 yılında 99 bebeğin yaşamını yitirdiğini belirtti.

    Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan bebek ölümleri istatistik bilgilerinde Bingöl’ün binde 18,2 ile ilk sırada yer aldığını anımsatan Söyiler, “2016 yılında TÜİK tarafından açıklanan veriler ışığında bizimde istemediğimiz bebek ölümleri gerçekleşmişti. Ölen bebeklerimizin annelerin yaş ortalamaları 28, annelerin yüzde 15’i gebelik açısından risk yaş grubunu taşımaktadır. Yani ya 18 yaşının altında ve yahut 35 yaşın üzerinde gebe kalmıştır. Yüzde 20’si de iki doğum arasında beklenen süre risk grubundadır. Yani bir anne adayı bir bebeği doğurmuşsa, ikinci bebeği doğurmak için iki yıl geçmesi gerekiyor ama bu gruptakiler genelde bir yıl sonra gebe kalmıştır. En önemli husus ölen bebeklerimizin yüzde 33’ünün ailelerinde akraba evliliği vardır. Bu çok büyük bir rakam ve bizdeki realite maalesef. Ölen bebeklerin yüzde 10’unda anne-baba kan uyuşmazlığı görüldü. Annelerimizin yüzde 56’sı ya ilkokul mezunu veyahut okuryazar değil” dedi.

    Bebeklerin tanılarına göre ölüm sebebiyetleri hakkında bilgi veren Söyiler, “2016 yılında yaşanan 99 ölümden 33’ü İmmatürite’ye bağlı olmuştur. Genetik-metabolik-konjenital ve kalformasyona bağlı 42 iki ölüm gerçekleşti. Burada akraba evliliği çok önemli bir faktördür. Hipoksik iskemik ensefalopatiye bağlı 5, nedeni bilinmeyen 7 olmak üzere toplamda 99 bebek ölümü gerçekleşmiştir. İmmatürite ve genetik-konjenital malformasyon-metabolik hastalıkların bebeklerde en sık görülen ölüm nedenleri oldukları görülmektedir. Bu ölümlerimizin yüzde 90’ı hastanelerde yüzde 10 ise evde gerçekleşmiştir. Bebeklerimizin yüzde 45’i ilk bir hafta içerisinde yüzde 57’si de ilk bir ay içerisinde kaybedilmiştir” ifadelerini kullandı.

    2017 yılının ilk 6 ayına ait veriler incelendiğinde iyi durumda olduklarını kaydeden Söyiler, 2017 yılında bebek ölümlerinin binde 10 ile 13 arasında beklediklerini kaydetti.

  • Balık ölümlerinin devam etmesi endişeyi arttırıyor

    Eskişehir’de Porsuk Çayı’nda balık ölümlerinin sürmesi ilçelerde endişeyi her geçen gün arttırıyor.

    Porsuk Çayı’nın geçtiği Beylikova ilçesi ile Mihalıççık ilçesine bağlı Yunus Emre Mahallesi arasında bulunan yaklaşık 30 kilometrelik alanda görülen ve nedeni henüz belirlenemeyen toplu balık ölümleri, ilçe halkında paniğe neden oldu. Çayın kıyısına farklı kilolarda sazan ve kefal türü balıkların vurması yetkileri de harekete geçirdi. Beylikova İlçe Tarım Müdürlüğü yetkililerinin incelemek üzere numune aldıkları öğrenildi. İncelemelerin ardından balıkların ölme nedenlerinin belli olacağı belirtildi. Ancak ilçe halkı balıkların yumurtlama döneminin yakın olduğuna dikkat çekti. İlçe halkı ölen balıklarla birlikte binlerce yumurtanın da yok olduğunu söyleyerek, sorumluların kesinlikle cezalandırılmasını istedi.

    Yıllardır Porsuk Çayı’ndan balık tuttuğunu belirten Beylikova ilçesi sakini Cevat Özcan, yaklaşık 10 gündür ölümlerin sürdüğünü söyledi.

    Balıkların ölmeden önce Porsuk Çayı’nın yüzeyine çıktıklarını ve ağızlarının açık olarak su üzerinde gittiğini ifade eden Özcan, “Her sene bu zamanlar oluyor bu olay. Her yıl şeker fabrikasının açılışında bu yüzde 100 oluyor. Beylikova Porsuk’ta bir kurbağa bile yaşamıyordu, canlandırdılar ama bunlar yine öldürüyorlar. Benim gördüğümde en az bin tane vardı. Bendin üstü böyle 15 metre balıktı. 9, 10 kilo, 200, 300 gram balıklar vardı. Benim gördüğüm zaman canlı mahluk kalmamıştı Porsuk’ta ama daha aşağılarda var mı bilmem. Ben de senenin 3 ayını balık tutarak geçiririm. Başka eğlence yerimiz yok bizim. Vatandaşın bir tek burada eğlence yeri var balık tutmak, onu da bitiriyorlar. Buna önlem alamıyorlar. Her dönem oluyor bu, her dönem bu zamanlar oluyor bu balık ölümleri. Şuan mesela bugün gördüğümüz balıkların en bitik zamanını gördük. Şimdi daha aşağılara gitsen, aşağılarda bent varsa, bentlerde yine yüzlerce ölü balık buluruz. Biz yetkililerden, bunun önlemini almasını istiyoruz. Bu çayın canlanmasını istiyoruz. Balıkçılığın, Porsuk’un canlanmasını istiyoruz. Milletin eğlence yerini öldürmesinler. Burada bizim Beylikova’da başka sağa-sola gidecek bir yerimiz yok. Bizim burada bir tek Porsuk çayımız var. Porsuk Çayı’nın bu kadar kirletilmesine karşıyız. Porsuk’u yaşatmaya uğraşmıyorlar, öldürmeye uğraşıyorlar. Bu dış memlekette olsa Porsuk kıyısı cennet olur, bizde pislikten geçilmiyor. Görüyorsunuz Porsuk’un halini” dedi.

    Beylikova ilçe sakini Ali Beker ise balık ölümleri hakkında şunları konuştu:

    “İnsanlar ailece geliyorlar buraya balık tutuyorlar. Kadın olsun, çoluk çocuk olsun herkes geliyor buraya, eğlenmeye geliyor. Biz böyle yapıldıktan sonra bu şeyin kıymeti yok yani, isterse komple götürsün. Binlerce balık ölüyor, ufağı da büyüğü de hepsi ölüyor. Porsuk’un temizlenmesini istiyorum. Balık ölümlerinin önlenmesini istiyorum.”

  • Yeni Doğan Bebek Ölümlerinin Önüne Geçme Çalışmaları

    Sağlık Bakanlığı tarafından yeni doğan bebek ölümlerinin önüne geçilmesi amacıyla uygulamaya geçirilen Yenidoğan Canlandırma Programı (NRP) eğitimi, Gaziantep’teki NCR İnternational Hastanesinde yapıldı.

    Gaziantep’teki NCR İnternational Hospital’de düzenlenen NRP eğitimine hastane ilgili sağlık çalışanlarının yanı sıra diğer özel ve kamu hastanelerinin kadın doğum uzmanları, çocuk hastalığı uzmanları ve 112 sağlık ekipleri katıldı. Yeni doğan uzmanı Uzm. Dr. Hüseyin Selim Asker, eğitimle ilgili olarak yaptığı değerlendirmesinde, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Neonatal Resusitayson Programının (Yenidoğan Canlandırma Programı) yeni doğan ölümlerinin önüne geçmek amacıyla uygulamaya konulduğunu söyledi. Yoğun katılımın olduğu seminerin oldukça faydalı geçtiğini anlatan Asker, “Doğum eyleminde görev alan yeni doğan bebeklerle direk ilgili personelin canlandırma eğitimi alması ve böylece doğum sonrası yeni doğan ölümlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Temel resüsitasyon uygulamalarının yerleştirilebilmesi için bu konuda eğitim almış ve standart uygulama yapacak personele ihtiyaç olduğu için NRP eğitimleri düzenleniyor. Toplumların gelişmişlik ölçütleri bebek ve anne ölüm olanlarındaki azalmayı esas almaktır. Neonatal ve perinatal ölümler sosyal ve ekonomik gelişmelere daha az duyarlıdır. Bu tür ölümler erken tanı ve tedavi gebelik ve doğum sırasında verilen bakımın iyileştirilmesi gibi sağlıkla doğrudan ilişkili önlemlerle en aza indirgenebilir” diye konuştu.

    Eğitim seminerinin ardından davetlilere katılımlarından dolayı sertifikaları verildi. NCR İnternational Hospital yönetimininden yapılan açıklamada ise benzer eğitim ve seminerlerin ilerleyen zamanlarda artarak, sürdürüleceği açıklandı.