Etiket: Ölümleri

  • Küfi Çayı’nda toplu balık ölümleri

    Denizli’nin Çivril ilçesindeki Işıklı Gölü’nü besleyen önemli kaynaklardan biri olan Küfi Çayı’nda toplu balık ölümleri yaşanıyor.

    Denizli’nin Çivril ilçesindeki Işıklı Gölü’nü ve Menderes Nehri’ni besleyen tatlı su kaynaklarından biri Küfi Çayı’nda son günlerde henüz belirlenemeyen nedenle toplu balık ölümleri yaşanıyor. Çayın çevresinde tarım yapan vatandaşlar olayı tedirginlikle izlerken, yaşanan toplu balık ölümlerinin tarım alanlarını da tehdit ettiği belirtildi. Tuğlu, Emirhisar, Işıklı Bucak ve Karamanlı mahallelerinde çiftçilik yapan vatandaşlar, Küfi çayının sularıyla tarım alanlarını sularken artan kirlilik ve balık ölümleri çiftçileri tedirgin etti. Suların insan sağlığını tehdit ettiğini belirten çiftçiler, çok sayıda balığın can çekişerek öldüğünü belirtiyor. Köylüler, yaşanan bu duruma yetkililerin çözüm bulmasını istedi.

    Küfi Çayı’nda ilaç depolarının doldurulduğunu ve temizlendiğini ileri süren bazı çiftçiler ise, balık ölümlerinin dereye atılan ilaç atıklarından dolayı öldüğünü iddia etti. Dere içinde ve kenarında çok sayıda ilaç ambalajı ve atığı bulunuyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü yetkilileri ise balık ölümlerinin sulama sezonun açılması ile azalan su miktarından olabileceğini belirtti.

    Bazı çiftçiler, Küfi Çayı’na yakın yerde bulunan tarım arazilerini traktör yardımıyla suladığını söyledi. Çiftçiler, “Balıkları öldüren, canlının yaşayamadığı suda çiftçilerimiz, tarım arazilerini suluyor. Buralarda kullandığımız sular, belki insana da geçecek. Ölen balıklar, bir süre sonra suyun üzerine çıkıyor veya kenarlara birikiyor” diye konuştu.

  • Bursa’da korkutan balık ölümleri

    Bursa’nın Karacabey ilçesinde Manyas Kuş Gölü’nden, Marmara denizine dökülen Karaderedeki toplu balık ölümleri korkutuyor. Çevreye yakın bir fabrikanın saldığı iddia edilen kirli atıklar yüzünden derede iki gün içinde binlerce balık öldü. Balıkların yanı sıra kıyıda biriken balçık tabakası ise çiftçilerin korkulu rüyası haline geldi. Vatandaşlar ise ‘’kısa bir zaman önce su içilen dere şimdi yanına yaklaşılamayan bir bataklık oldu” diye konuştu.

    Fabrikanın her yıl özellikle bayram tatilinde atıklarını boşalttığını iddia eden mahalle halkı, ‘’Ne yazık ki fabrika arıtma tesisini çalıştırmak yerine cezayı ödemeyi tercih ediyor. Çünkü cezalar, arıtma tesisinden daha karlı’’ dedi.

    Karacabey İsmetpaşa köyü sakinleride yapılan çevre katliamına tepki gösterdi. Köyün yanından geçen derede kısa süre önceye kadar elle dahi balık yakalanabildiğini hatta tarlada çalışan işçilerin bu deredeki suyu içtiğini dile getiren köylüler, “Bugün gelinen nokta içler acısı. Geçmişte derenin kıyısında ince kumdan pırıl pırıl bir kumsal varken bugün bu kumsalın yerini balçık almış durumda. Önceden köy halkı serinlemek için bu dereyi kullanılırdı. Bugün dereye ulaşmak bile zor” diye konuştu.

    Özellikle atıklar yüzünden pis bir kokunun hakim olduğu derede, kıyılar yarım metrelik kara balçığa teslim olmuş durumda.

    Köy sakinlerinden Sebahattin Yağız yıllardır bu dere için mücadele verdiklerini ama bir yol kat edemediklerini ifade ederek birilerinin buna dur demesi gerektiğini söyledi. Yağız,” Fabrikanın atıklarını önceki gün dereye saldığını iddia ederek dün gece ve sabah itibariyle ölü balıkların kıyıya vurmaya başladığını, birkaç saat içinde derenin devamındaki köyler de de ölümlerin yaşanmaya başladığı dile getirildi.

    Sebahattin Yağız, “Her yıl bu çevre katliamını yaşıyoruz. Biz yıllar önce su içerdik bu dereden. Otlayan hayvanımız da bu dereyi kullanırdı, terleyen çocuklarımızda. Tarladaki Ürünlerimiz bu dere ile hayat bulurdu. Bugün ise bırakın su içmeyi balık yaşatamıyoruz bu derede. Buna sebep olan işletme yıllardır arıtmasını kullanmıyor. Ve bizlerde yıllardır mücadele veriyoruz. Ama nafile. İşletme cezayı göze alıyor ve arıtmayı çalıştırmanın maliyetiyle hiç uğraşmıyor. Bayram tatillerini özellikle fırsat biliyorlar. Atıkları hep böyle milletin meşgul olduğu ve daha az fark edileceği bir zamanda salıyorlar. Bu şekilde yaptıkları ayıbı örtmeye çalışıyorlar. Birileri artık buna dur desin” dedi.

    İsmetpaşa köyünden Cavit Buran ise ürünlerini hep bu dereden sulayan yüzlerce çiftçinin olduğunu ifade ederek ‘’İçinde canlı barındırmayan su, ürünlere hayat verebilir mi?’’ diye sitem etti. Buran yaptığı açıklamada “Çocukken dereye girer elle balık yakalardık. Şimdi balık göremez olduk. Deremiz artık pislikten kokmaya da başladı. Hanım tarladan gelince eve almıyor. Koku artık kıyafetlerimize sinmeye başladı” dedi.

    Salınan pisliğin tarlada su çektikleri boruların filtrelerini dahi tıkadığını belirten Buran ‘Balgam gibi ilginç bir madde, biz posa diyoruz. Dere kenarında önceden kumullarımız vardı. Yerini bu madde aldı. Artık yarım metre siyah balçık var. Yaz mevsimi geldi. Şimdi sulamaya en çok ihtiyaç duyduğumuz dönem. Bu sorun yüzünden 2 saatte bir tıkanan boruların filtresini temizlemeye gelmek zorunda kalıyoruz’’ dedi.

    Tüm canlılar etkileniyor

    Yaşanan faciadan etkilenen tek canlı ise balıklar değil. Bölgede balıkçıl kuşlarının üreme kolonileri mevcutken bu hayvanların birinci besin kaynağı olan balıklar ile balıkçıl kuşlarının yuvadaki yavrularını da riske atıyor. Özellikle sayıları giderek azalan ve koruma altında olan Su Samurlarının dahi görüldüğü bu derede bitkilerde en az balıklar kadar zarar görmekte. Kıyıya vuran ölü balıklar içerisinde en çok yayın, turna ve yerli sazanlar göze çarpıyor.

  • İznik Gölü’ndeki balık ölümleri korkutuyor

    İznik Gölü’nde balıkların kıyıya vurması vatandaşları tedirgin ederken, bir an önce geniş çapta araştırma yapılması istendi.

    İznik Gölü’ndeki balık ölümlerinin ardı arkası kesilmiyor. Geçtiğimiz günlerde balıkların kurulan tuzaklardan kaynaklı öldüğü açıklanırken, Çakırcalı vatandaşlar ise sosyal medyadan yaptığı paylaşımda çevrecilerden destek istedi. Sahile vuran İsrail sazanlarını görüntüleyen köylüler, ’çevreciler nerede gölde oksijen bitiyor’ diye çağrıda bulundu. Göldeki balık ölümlerinin bir an önce araştırılması gerektiğini belirten vatandaşlar, büyük tedirginlik yaşadıklarını dile getirdi.

  • İznik Belediye Başkanı Sargın: “İznik Gölü’ndeki balık ölümleri kirlilikten değil, konulan tuzaklardan kaynaklı”

    İznik Belediye Başkanı Osman Sargın, İznik Gölü’nde son zamanlarda görülen balık ölümlerinin kirlilikten değil, göle koyulan tuzaklardan kaynaklandığını söyledi.

    Son zamanlarda İznik Sahilinde görülen ölü balıklar ile ilgili birçok iddianın ortaya atılmasının ardından İznik Belediye Başkanı Osman Sargın’da İznik Sahil Kumbaşı mevkisinde incelemelerde bulundu. Sargın yapılan son analizlerde gölün kirli olmadığının ortaya çıktığını ve ölümlerin kirlilik ile bağlantısının olmadığını belirtti. Sargın, “Son zamanlarda basın ve medya da İznik Gölü’nün kirliliğinden kaynaklanan balık ölümlerinden bahsedilmekte. İznik Gölü’nde balıkları öldürecek kadar bir kirlilik olmadığı yapılan analiz ve incelemeler neticesinde ortaya çıkmıştır. Fakat bu balıkların ölüm nedeni nedir diye sorular soruluyor. Bu balıklar genelde bizim saka gibi ve diğer balık tutmak için konulan tuzak diye tabir ettiğimiz araçlar göle konularak günlerce ellenmiyor. Bunlara takılan balıklar da açlıktan ve ya diğer sebeplerden ölüyor. Bunları toplayan vatandaşlar ise ölü balıkları göle geri atıyor” diye konuştu.

    Ayrıca ölümü en zor gerçekleşen balığın İsrail sazanı olduğunu ifade eden Sargın, “Farkındaysanız başka bir türden ölü balık göremiyoruz. Eğer suda kirlilik olsaydı bizim kızılkanat diye tabir ettiğimiz balıklar, sarıbalıklar, akbalıklar, yayın balıkları da kıyılarda görürdük” dedi.

  • Şemdinli’de arı ölümleri

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde yaşanan arı ölümleri çiftçileri zor durumda bıraktı.

    Şemdinli’nin Derecik beldesinde bilinmeyen bir sebepten dolayı yüzlerce arı telef oldu. İlçenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan arıcılıkla uğraşan çiftçiler, arı ölümleriyle zor durumda kaldılar. Bahar aylarıyla arılarının kontrollerini yapmak isteyen Nurettin Eren, kovan kapaklarını açtıklarında arıların telef olduğunu gördü. 25-30 senedir arıcılık yaptığını ifade eden Eren, “Şimdiye kadar senede 10 ile 20 arı telef olurken, bu yıl yüzden fazla arım telef oldu. Bu arıların neden telef olduklarını bilmiyoruz. Boş kovanları eve götürdüm. Biz arıcılar, yetkililerden yardım istiyoruz. Uzun zamandır arıcılık yapıyorum. Benim geçim kaynağım arıcılıktır. Şemdinli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne başvurdum, ancak birçok vatandaşa ait arıların telef olduğunu öğrendim” dedi.

    Arıcıların yaklaşık yüzde 70 oranında arılarının öldüğünü dile getiren Hakkari Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkan Adayı Sait Erçin, “Bu sıkıntı bizim üreticilerimize ve bize yansımış durumdadır. Bu sene güzel bir mevsim bekliyorduk, maalesef şu anda birçok üreticinin yüzde 50-60’a yakın arılarının yok olduğu gündemdedir. Biz yetkililerden arıcılara yardım etmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.

    Arıcılardan Hüseyin Avcı ise, 1975 yılından beri arıcılık yaptığını belirterek, “Bilmediğimiz bir nedenden dolayı bu arılar öldü. İlk defa böyle bir olaya rastladık. Bu sıkıntıları yetkililere ulaştırmak istedik. Devletin bize destek vermesini bekliyoruz. 190 arım öldü” ifadelerini kullandı.

    Şemdinli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, ilçede 36 bin arı kovanı bulunduğu ve 330 kayıtlı arıcı olduğu belirtildi. Çeşitli nedenlerden dolayı arı ölümlerinin sürdüğünü ifade eden yetkililer, ölümlerin başlıca nedenlerinin arıcıların bilinçsizliği, ana arıların değiştirmemiş olması, sonbahar aylarında arılara yeterli miktarda beslenememesi ve bitle mücadele edilememiş olduğunu dile getirdiler.