Etiket: Ölümleri

  • Zara’da küçükbaş hayvan ölümleri

    Sivas’ın Zara ilçesi Aluçlubel köyünde 200 küçükbaş hayvanın telef olmasına neden olan veba salgınının ardından Zara ilçe merkezinde de hayvan ölümleri görüldü.

    Sivas’ın Zara ilçesi Aluçlubel köyünde bir ay önce baş gösteren koyun-keçi vebası salgına dönüşünce köy sınırları içerisinde beslenen 200’e yakın koyun ve keçi telef oldu. Köyde hayvan ölümleri sürerken, Zara ilçe merkezinde de ölümler görüldü. Sürüsünü bir süre önce Aluçlubel köyünden Zara ilçe merkezinde bulunan ahıra indirdiğini belirten Yaşar Çelik, “Yaklaşık bundan 2 ay önce bu hastalık başladı. Veterinere geldik çare aramak için. İlaç tedavisi uyguladık, geçerli olmadı. Sonucunda da veba hastalığı olduğu ortaya çıktı. Gereken yerlere de başvurduk, önlemini alamadık. Şu ana kadar 60’a yakın hayvanım telef oldu” dedi.

    Çelik, sürüsündeki birçok hayvanı banka kredisi kullanarak satın aldığını anlatarak, “Yüzde 7 faizle kredi aldım, faiz yüzde 30’a çıktı. 70-80 bin lira borcum var. Hayvanlarıma güvenerek aldım ve bu hayvanlar öldükten sonra benim bunu ödeme şansım yüzde sıfırın altına indi. Ödeme şansım yok. Krediyle aldım, ödeyemedim, ödeyemeyeceğim de zaten. Hayvanlarım zaten bitti, ben bunlara güvenerek aldım. Her şeyim ortada yani. Bu hayvanlarım da ölünce ben bu krediyi nasıl öderim ki? Asgari ücretle çalışsam, işin içinden çıkamıyorum. Evim kira, ahırım kira, iki tane çocuk okutuyorum, vaziyetim ortada” diye konuştu.

    Çelik, ölümlerin birkaç hayvandan sonra durmasını umut ettiğini ancak ölümlerin ardı arkasının kesilmediğini ifade ederek, “Bir tane, iki tane olur geçer dedik, geçmedi. Aldı başını gidiyor. Dün iki tane öldü, dışarı çöpe attım. Bu sabah geldim iki tane daha ölmüş. Doğum yapan, daha bir haftalık oğlak öldü. Günlük ölüyor, bir gün ölmese ertesi gün yüzde 100 ölüyor. Köydeki arkadaşlarımın da hayvanları telef oldu. Diyecek bir şey bulamıyorum. Şu an tedirginiz, vaziyet ortada hani. Büyüklerimizden yardım istiyoruz, hani ne yapabiliriz ki” şeklinde konuştu.

  • Türkiye’de arı ölümleri arttı

    Dünyanın en önemli bal üretim merkezlerinden birisi olan Türkiye’de bu yıl yaşanan arı ölümlerinin küresel iklim değişikliği ve zirai ilaçlamalardan kaynaklandığı açıklandı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birilik Başkanı Ziya Şahin, arı ölümleri ile ilgili saha çalışması yaptırdıklarını ve ortaya konulan raporları Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduklarını açıkladı.

    Adana, Urfa ve Trakya’daki arı ölümleri

    Son günlerde yaşanan arı ölümlerine değinen Şahin, arı ölümlerinin iki önemli faktörü bulunduğunu belirtti. Şahin, “Birincisi pestisit (ilaç kalıntısı) tehditlerden kaynaklanan arı ölümleri. Pestisitlerden kaynaklanan arı ölümleri artık laboratuvar analizleri artık belirlenmiş durumdadır. Bu özellikle Adana Çukurova’daki mısır ekim sahalarında, Trakya’daki ayçiçeği ekim sahalarında ve Urfa’daki pamuk ekim sahalarında pestisitlere dayalı çok ciddi arı ölümlerimiz var. Bütün dünyada pestisitlerin kullanımı yasaklanmıştır ama ülkemizde fütursuzca kullanılmaktadır. Bu konu ile ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımız ile ortaklaşa bir çalışmamız var. Bakanlığımıza müracaatlarımız ve bu konuda çalışmalarımız var. Türkiye arıcısı ümit ediyor 2019 yılında bu saydığım bölgelerde ekiliş alanlarında arılarımız ölmeyecek. Bu konuda Bakanlığımızın önlemler alacağına inancımız sonsuz” dedi.

    Bingöl, Malatya, Elazığ ve Tunceli’deki arı ölümleri

    Arı ölümlerinin ikincisinin ise küresel iklim değişikliğinden kaynaklandığını belirten Ziya Şahin, “Ağustos ayında özellikle Bingöl, Malatya, Elazığ ve Tunceli bölgesinde arı ölümleri oldu. Bu ölümler de küresel iklim değişikliğine bağladığımız iklimsel değişiklikler nedeniyle oldu. Çok yoğun yağmurlar nedeniyle bitkinin tam özümlenmeden, gelişmeden birden sıcakların bastırması sebebiyle sahalarımızda özellikle Orta ve Doğu Anadolu’da bitkisel bir döngü yaşandı. Buralarda yeterli polen ve bal üretilmemiştir. Dolayısıyla bırakın bal üretmeyi, arının yaşamını devam ettireceği gerek nektar kaynakları, gerekse polen kaynakları olmaması nedeniyle Ağustos ayında yavru düşümü rastlanmış, Eylül ayında da arı ölümleri ile karşı karşıya gelinmiştir” dedi.

    Raporlar Bakanlığa sunuldu

    Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birlik Başkanı Şahin, arı ölümlerine yönelik arı sağılığı konusunda uzman hocalara saha çalışması yaptırdıklarını belirterek, “Hem yetiştirici hocalarımızı, hem de arı sağlığı hocalarımızı saha çalışmaları nedeniyle bir rapor hazırlattırdık. Raporlarda çıkan sonuçlar, birincisi küresel iklim değişikliği nedeniyle arılarımızın dirençsiz oluşları, ikincisi aynı arılarımızın besleme yetersizliği nedeniyle veya yanlış besleme nedeniyle bu ölümlerin yoğun olduğu belirtilmektedir. Tabi ki burada ’Varroa’yu da unutmamak lazım. Arı ne zaman dirençten düştü o zaman da Varroa yükselecektir. Bu raporların hepsini toparlayarak 10 Eylül 2018 tarihinde Bakanlığımıza müracaatlarımızı yaptık. Bizim talebimiz arı sağılığı ile ilgili özellikle Varroa ile ilgili toplu mücadele etkinliklerinden arıcılarımıza toplu mücadele ilaçlarının desteklenmesini talep ettik. İkincisi de polen ikamesi yemlerin verilmesi konusunda da arıcılarımıza beslenme desteği talep ettik” dedi.

  • Uşak İl Sağlık Müdürü’nden bebek ölümleri açıklaması:

    Uşak İl Sağlık Müdürü Dr. Sedat Kavas, bebek ölümlerinin altında yatan gerçeğin ilgisizlik olduğunu belirterek, “Bebek ölümlerinin nedenine baktığımızda bir bilgisizlik, eğitimsizlik var. Ama asıl önemli şey ne biliyor musunuz arkadaşlar? İlgisizlik. Ya hekim arkadaşta ya yardımcı sağlık personelimizde ya da anne babadan kaynaklanan bir ilgisizlik. Bunların da ana nedeni cehalet” dedi.

    Uşak’ta ’Yenidoğan Canlandırma Eğitimi’nin (NRP) açılış töreni gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürlüğü binasında gerçekleştirilen törende konuşan Kavas, bebek ölümlerine değindi. Kayıpların en büyük nedeninin ilgisizlik ve dolayısıyla cahillik olduğunu vurgulayan Kavas, “Ülkemizde bebek ölümleri çok şükür bu sağlıkta dönüşümden önce başlatılan programlarla makul seviyelere geldi. Tabi bir bebek ölümünü bile makul bulmamız mümkün değil ama dünyanın diğer gelişmiş ülkeleriyle karşılaştırdığımız zaman çok şükür diyoruz ama bu yeterli değil. İşte komisyonlarımız var buralarda anne ölümü bebek ölümü değerlendiriliyor. Buralarda baktığımız zaman kimi bebek ölümlerinin önlenebilir çıkıyor o zaman bizim üzerimizden bir kaynar su dökülüyor. Nedenine baktığımızda ise bir bilgisizlik bir eğitimsizlik var ama asıl önemli şey ne biliyor musunuz arkadaşlar? İlgisizlik. Ya hekim arkadaşta ya yardımcı sağlık personelimizde ya da anne babadan kaynaklanan bir ilgisizlik. Bunların da ana nedeni cehalet. Uzman arkadaş nasıl cahil olur? Oluyor. İlgilenmezse istediği kadar allame-i cihan olsun ilgi olmadığı zaman göremiyor, bilemiyor, farkına varamıyor, maalesef böyle olumsuz şeyler yaşıyoruz. Tabi bu biraz tablonun hoş olmayan yüzü. Hoş olan yüzü ise son yıllarda bu yaptığımız programlarla anne bebek ölümlerimizin çok az noktalara gelmesi hatta Avrupa ülkelerinin bile gıpta ile baktığı bir noktaya geliyoruz” dedi.

    29 Kasım 2018 tarihinde katılımcılara sertifikaları verilerek eğitim sona erecek.

  • Suriyeli çocuklar Akdeniz’deki göçmen ölümleri için sahilde buluştu

    Antalya sahillerinde Suriyeli çocukların katılımıyla Akdeniz’de yaşanan göçmen çocuk ölümlerine dikkat çekmek için “Boğulmayan Umutlar” etkinliği düzenlendi.

    AK Parti Antalya Gençlik Kolları “20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü” nedeniyle Akdeniz’de yaşanan çocuk ölümlerine “Boğulmayan Umutlar” etkinliği ile farkındalık oluşturdu. Lara plajlarında düzenlenen etkinlikte, Suriyeli çocuklar uçurtma uçurdu denize balon bıraktı ve gönüllerince eğlendi.

    Etkinlik sonrası AK Parti Antalya İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Bayram Doğan, “Gençlik Kolları olarak Dünya Çocuk Hakları gününde Akdeniz sahillerinde göçmen çocuklarımız birlikteyiz. 2 Eylül 2015 tarihinde zulümden vahşetten ve hukuksuzluktan kaçan aylan bebek ve ailesinin cansız bedenleri Akdeniz sahillerine vurmuştur. O gün aylan bebek olarak bilinen 2 yaşındaki Aylan Kurdi’nin yanı sıra 3 yaşındaki kardeşi Galip Kurdi 9 aylık Hasa Zekeriya 1 yaşındaki ikiz kardeşler Abdullah ve Zeynep Cafer, 7 yaşındaki Ahmet Habi, 11 yaşındaki Tahara Cumhuriye ve Haydar Ahmet isimlerindeki çocuklar ve daha niceleri bu sahillerde ve kendi ülkelerinde ne yazık ki hayatlarını kaybetmişlerdir. Avrupa’nın orta yerinde Akdeniz, Saray Bosna’da Srebrenitsa katliamını bu dünya ne çabuk unuttu? Orada bir çocuğun annesine ’çocukları küçük kurşunlarla öldüler değil mi anne?’ sözlerini hatırlatmak isterim. Boşnak çocuklar gibi Suriye’li çocukların da tek suçu Müslüman olmaktı” dedi.

    Suriye’de devam eden savaşta şu ana kadar 511 bin kişinin hayatını kaybettiğini kaydeden Doğan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Suriyeli mültecilere 8.1 milyar dolar yardımda bulunduk. Bu konuda dünya sıralamasında birinciyiz. Devlet olarak zulüm görmüş insanların her zaman yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bu sahillere cesetleri vuran insanların, çocukların hayalleri sadece bir umuda yolculuktu. Ancak onların umutları bu sahillerde boğuldu. İşte bu kez bu sahillerde umutlar boğulmuyor, bu kez Akdeniz sahillerinde çocuklar ölmüyor, Akdeniz sahillerinde gözyaşı yok. Bu sahillerde artık annelerin feryatları değil çocukların cıvıltıları var. AK Gençler olarak bugün Suriyeli çocuklarımız ile beraberiz. Biz şuna inanıyoruz, bu çocukların bu savaşlar ile en ufak bir ilgisi yok. Savaşlardan en çok zarar görenler bu çocuklar oldu.”

    Öte yandan etkinlikte çocuklar gökyüzüne güvercin bıraktı.

  • Şanlıurfa’da yarış atı ölümleri sürüyor

    Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde ‘Batı Nil’ virüsünün bulaştığı öne sürülen bir yarış atı, saatlerce can çekiştikten sonra öldü.

    Kentte, son günlerde yarış atlarında çıkan ‘Batı Nil’ virüsü ile onlarca at öldü. Yaşanan at ölümleri, at yetiştiricilerini tedirgin etmeye devam ediyor. Son olarak Suruç’ta virüs kaptığı öne sürülen bir at saatlerce can çekiştikten sonra öldü. Sahibinin veteriner tarafından çeşitli iğnelerle iyileştirmeye çalıştığı at, yapılan çabalara karşın öldü.

    Suruç ilçesine bağlı Karadut Mahallesi’nde yarış atı yetiştiricisi Velit Bulut tedirgin olduklarını belirterek, yetkililerin konuya el atmasını istediklerini söyledi. At yetiştiricisi Bulut, “Dün akşamdan bu yana can çekişen atımıza çeşitli iğneler yaptık. Atımız herhangi bir cevap vermedi ve öldü. Benim diğer atlarım da var onlarda risk altında, onları nasıl koruyacağımız bilemiyoruz. Herhangi bir yetkiliye başvurmadık. Bize bir çare bulsunlar” diye konuştu.