Etiket: Ölümleri

  • Edirne’de Deredeki Balık Ölümleri Korkuttu

    Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Akardere köyünde derede yaşanan balık ölümleri vatandaşları tedirgin etti. Balık ölümlerinin hayvan çiftliğinden dereye akan zehirli atıklardan kaynaklandığını iddia eden köylüler, sağlıklarından endişe ettiklerini söylediler.

    Akardere köyünde derede yaşanan balık ölümleri köylüleri tedirgin ediyor. Sabah kalktıklarında deredeki balıkların öldüğünü gören köylüler, durumu köy muhtarına bildirdi. Kendi yaşamlarının da tehlikede olduğunu öne süren köylüler, ölen balıkları cep telefonları ile görüntüleyerek sosyal medya üzerinden paylaştılar. Paylaşımlar kısa sürede birçok yorum aldı.

    “BUGÜN BALIKLARIMIZ, YARIN BİZ”

    Geçtiğimiz yıl da aynı dönemde balık ölümleri yaşandığını belirten köy sakinlerinden Ahmet Çukuryurt, “İlla birinin ölmesi mi gerekiyor. Bizim köyümüzde akan derede balıkların ölmemesini istiyoruz. Yetkililere sesleniyoruz. Sağlığımız da tehlikede. Bağımızı, bahçemizi bu dereden suluyoruz. Köyümüze yakın bir yerde çiftlik kuruldu. Çiftlikten akan zehirli atıklar deremizi kirletiyor ve sağlığımızla oynuyor. Bugün balıklarımız, yarın biz” dedi.

  • Keneden Ölümleri Bitirecek İlk Milli Aşı Belgesel Oldu

    Türkiye’nin ilk milli aşısı, “Dünyanın Beklediği Aşı” adlı belgesel ile TRT Belgesel ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

    Türk Bilim adamları 5 yıllık çalışmanın sonunda dünyanın beklediği ve ilk milli olan aşıyı ürettiler. Aşının üretim aşamasının tüm aşamaları ise TRT Belgesel ekibi tarafından kayıtlara geçirildi. Dünyanın beklediği aşının belgeseli bu akşam TRT Belgesel ekranlarına gelecek

    İnsanlara kenelerden bulaşan KKKA virüsü, halen dünyada başta Ortadoğu ve Balkanlar olmak üzere 50 dolayında ülkede görülüyor. Hastalığa yakalananlarda ölüm oranı Ortadoğu ülkelerinde yüzde 40’larda görülürken, virüs ile yoğun bir mücadele veren Türkiye’de bu oran yüzde 8’in altında. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, başkanlığında aşı geliştirme ekibi, beş yıllık bir çalışmanın sonunda geliştirdikleri aşıyı 2015 yılı sonunda insanlarda deneyerek başarılı sonuca ulaştı. Faz -1 olarak adlandırılan çalışma sonunda Kırım Kongo kanamalı ateşi aşısı 60 deneğe vuruldu. Prof. Özdarendeli, aşıyı ilk olarak kendi vücudunda denedi.

    Kısa süre sonra Faz-2 ve Faz-3 olarak adlandırılan ve daha çok insan üzerinde uygulandıktan sonra aşı ticari olarak piyasaya sürülecek. Piyasaya çıktığında KKKA aşısı Türkiye’nin tamamen kendi imkanları ve kendi bilim insanlarıyla gerçekleştirdiği ilk milli aşı olarak tıp tarihine yazılacak. Aşının Avrupa patenti Türkiye adına tescil edildi. Sağlık Bakanlığı, Tübitak ve üniversiteler olarak üçlü bir yapıyla yürütülen çalışma TRT tarafından belgesel olarak hazırlandı. Yönetmenliğini Mustafa Metin’in yaptığı belgeselin ilk gösterimi bugün saat 22:10’da TRT Belgesel’de ekranlara gelecek. Belgeselin tekrarı ise 21 Şubat Pazar günü saat 19:40’ta TRT belgesel kanalında yayınlanacak.

  • Teknolojisini Geliştiren Ülkelerde Kanser Ölümleri Azalıyor

    ETPN (European Technology Platform for Nanomedicine) tarafından her sene düzenlenen Nano Kanser günü bu sene Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde gerçekleştirildi.

    ETPN tarafından 3 yıldır 4 Şubat öncesi gerçekleştirilen etkinlik bu yıl ilk kez Türkiye’de düzenlendi. Etkinliğe, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Haluk Görgün, GTÜ Kimya Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin ile Prof. Dr. Vefa Ahsen, Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Çulha, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğretim üyesi Serdar Özçelik, Uluslararası Kanser Kontrol Birliği Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, TÜBİTAK’ta görevli Mahmut Özer, akademisyenler ve davetliler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Haluk Görgün, “Nanoteknoloji o kadar ilerledi ki televizyon reklamlarında dahi sıklıkla görmeye başladık. Sağlık sektöründe de oldukça ilerledi. Dünyanın birçok yerinde çalışmalar yapılıyor. Bu tür etkinlikler ve farkındalık çalışmaları, kanseri görmek ve öğrenmek adına oldukça önemli oluyor. Nanoteknoloji alanında önemli ve sayılı üniversitelerden biriyiz. Biyoloji ve genetikte de bu iddiaya sahibiz. Önemli çalışmalarımız var. Nano Kanser Günü’nün ülkemizde ilk kez bizim üniversitemizde düzenlenmesi de bu anlamda manidardır. Bu organizasyonun üniversitemizde düzenlenmesi için uğraşan ve gerçekleştiren öğretim üyelerimize teşekkür ediyorum” dedi.

    Rektör Görgün’den sonra Nanotıp ve Nano Kanser hakkında bilgi içeren bir sunum gerçekleştiren GTÜ Kimya Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Vefa Ahsen, “Kanser günü etkinliği yapmaktaki amaç farkındalık uyandırmak ve bilim insanlarının bu konuya yönelmesini sağlamak. Nanotıp, ‘Nanoteknolojinin kontrollü bir şekilde tıp alanına uygulanması demektir.’ Tıp alanında teknolojiyi nasıl daha iyi kullanabiliriz bu amaçlanıyor. 1940’larda ilaçlar varken 1980’lerde işin içine biyoloji girdi. 2000’li yıllarda ise Doksil ismiyle çıkan ilaç mevcut moleküllerin Nano sistemlere hapsedip onunla salgılamaya örnek veriyor. Bugün ise tamamen fiziksel bazlı uygulamalar ön plana çıkıyor” şeklinde konuştu.

    “DÜNYADA KANSERE TEDAVİSİ İÇİN 1 NOKTA 2 TRİLYON DOLAR PARA HARCANIYOR”

    Uluslararası Kanser Kontrol Birliği Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, “4 Şubat Dünya Kanser Gününü farkındalığı arttırmak için Türkiye olarak 1953 yılından beri kutluyoruz. Dünyada kanserle ile ilgili bir şeyler yapılıyor. Yani herkes kanser konusunda şunu yapabilirim diyebilmeli. 2011 yılında kanser ölümleri diğer ölümleri geçerek 7 milyon 870 bin oldu. 2025 yılında kanser sayısı 14 milyondan 20 milyona çıkacak. Ölenlerin sayısı 11 milyon olacak. Her yıl 8 milyon ölümün 4 milyonunun 30 ile 69 yaş arasında ki ölümü önlenebilir. Dünyada kansere tedavisi için 1 nokta 2 trilyon dolar para harcanılıyor. Erişkin kanserlerde iyileşmesi yüzde 70, çocuk kanserlerinde iyileşme yüzde 85’lere ulaştı. Türkiye’de her yıl 165 bin 175 bin insan kanser oluyor” ifadelerini kullandı.

    “TEKNOLOJİSİ GELİŞEN ÜLKELERDE KANSER ÖLÜMLERİ AZALDI”

    “Teknoloji geliştiren ülkelerde kanser ölümlerinin azaldığını görüyoruz” ifadelerini kullanan Kutluk, “Korunmadan tedaviye kadar hatta tedaviden sonra da o insanların, yaşayanların veya hayatını kaybeden hastaların yakınlarının yaşamlarını nasıl sürdüreceğine varana kadar hepsini kapsayacak geniş bir alan. O nedenle Dünya Kanser Gününün çıkış amacı da herkesin bir köşede bir şey yapması ile bir şeyleri değiştiriyorsunuz ama bu değiştirme hızınız son derece yavaş oluyor. 2025’te kanser sayısı artacak dedik ama Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’nın gelişmiş ileri ülkelerinde parayı harcayabilen teknolojiyi geliştirebilen ülkelerde kanser sıklığının bile azaldığına dair rakamlar, kanser ölümlerinin azaldığını görüyoruz” dedi.

  • (Özel Haber) Porsuk Çayı’nda Toplu Balık Ölümleri

    Kütahya’da Porsuk Çayı’nda binlerce ölü balık bulundu.

    Kütahya 1. Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) yakınında yer alan Alayunt, Sinerköy, İkizhöyük ve Perli mahalleleri arasındaki yaklaşık 6 kilometrelik bölümünde, bir anda binlerce kefal, sarı balık, dargın, gümüş, kızıl kanat ve sazanın karaya vurması vatandaşları endişelendirdi.

    Yetkililerin balık ölümleriyle ilgili çayda inceleme yapmasını isteyen Abdurrahman Ataseven isimli vatandaş, “Daha birkaç saat öncesine kadar burada birçok insan balık tutup evine götürüyordu. Binlerce balık bir anda ters gelip su yüzüne çıktı. Kütahya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, balıkların ölüm nedenlerini araştırmalı. Bu çaydan hayvanların su ihtiyacı da karşılanıyor. Ayrıca, bu bölgedeki tarım alanlarının su ihtiyacı çaydan sağlanıyor” dedi.

    Ahmet Beytekin isimli vatandaş ise “Çaya kimyasal bir madde mi atıldı, balıklar neden bir anda öldü? Yetkililerin bunu araştırmasını istiyoruz. Halkın endişelerinin bir an önce giderilmeli” diye konuştu.

    Söz konusu Bölgenin, yıllardır olta balıkçılarının en önemli avlak alanlarının başında geldiği öğrenildi.

  • Antalya’da Balık Ölümleri

    Antalya’nın Kundu turizm bölgesindeki Acısu Çayı’nda toplu balık ölümü gerçekleşti.

    Antalya’nın Kundu turizm bölgesi Acısu Çayı’nın bir kolunda binlerce balığın öldüğü görüldü. İnşaatı devam eden bir otelin şantiyesinin içerisinde kalan kanalda gerçekleşen balık ölümleri, bölgede yaşayanları şoke etti. Otel inşaatında çalışan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir çalışan, inşaattan kanala kirli su aktığını iddia etti. Bunun yanında şantiyeden kanala köpüklü su aktığı görüldü. Kanalda oksijensiz kaldığı söylenen binlerce balık kurtarılmayı bekliyor.