Etiket: ölüm

  • Keneden yılın ilk ölümü

    Keneden yılın ilk ölümü

    Tokat’ta, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı şüphesi ile tedavi gören yaşlı adam hayatını kaybetti.

     

    Edinilen bilgiye göre, Tokat’ın Pazar ilçesine bağlı Dereköy beldesinde hayvancılıkla geçimini sağlayan Gazi Kalıner’in (60) koltuk altınkene yapıştı. Koltuk altını kaşırken keneyi fark edemeyen Kalıner, yaklaşık 9 gün sonra rahatsızlanınca Turhal Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradan GaziosmanpaşaÜniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Tıp Fakültesi’ne sevk edilen yaşlı adama yaklaşık 30 ünite kan verildi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Kalıner, gece yarısı hayatını kaybetti. Yaşlı adamın cenazesi sabahım erken saatlerinde hastane morgundan alınarak görevlilerin gözetiminde tabutla birlikte toprağa verildi.

     

     

    Dereköy beldesinde tek başına yaşadığı öğrenilen tek çocuk babası Kalıner’in keçi besleyerek geçimini sağladığı bildirildi. Dereköy Beldesi Mahalle Muhtarı Hasan Yarıcı, vücuduna kene yapışan vatandaşların tüm uyarılarına rağmen keneyi kendilerinin çıkarttığını söyledi.

  • F.Bahçe’yi yasa boğan ölüm haberi

    F.Bahçe’yi yasa boğan ölüm haberi

    Fenerbahçe’nin eski milli futbolcusu ve kulüp genel müdürü Serkan Acar, 65 yaşında İstanbul’da öldü.

     
    Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, “Derin bir üzüntü yaşıyoruz. Serkan ağabeyimize Allah’tan rahmet, Acar Ailesi, sevenleri ve tüm Fenerbahçe camiasına baş sağlığı dileriz” denildi.

     

    Bir süredir kanser tedavisi gören Serkan Acar’ın cenazesinin yarın Ataşehir’deki Mimar Sinan Camisi’nde ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği bildirildi.

     

    Adı Fenerbahçe Kulübü ile özdeşleşti

    Serkan Acar, 31 Ağustos 1948’de Ankara’da doğdu. Fenerbahçe’nin futbol altyapısından yetişen ve henüz 17 yaşında A takım formasını giyen, kaptanlığını, bir dönem de menajerliğini yapan Acar, sarı-lacivertli formayla 295 maça çıktı, 13 gol attı.

     

    14 yılı faal futbolculuk olmak üzere yaklaşık 47 yıl Fenerbahçe Kulübü’nde görev alan Serkan Acar, 1967-68, 1969-70, 1973-74, 1974-75 ve 1977-78 sezonlarında lig şampiyonluğunu kazanan Fenerbahçe’nin kadrolarında yer aldı.

     

    1979 yılına kadar Fenerbahçe’de oynayan Serkan Acar, 1979-80 sezonundan bu yana da menajerlik, kulüp müdürlüğü ve idari koordinatörlük görevleriyle camianın içinde yer aldı, bu süreçte 9 ayrı kulüp başkanıyla çalıştı.

     

    Son olarak Fenerbahçe Kulübü’nün genel müdürü olarak görev yapan, Türk sinemasının çocuk yıldızlarından Zeynep Değirmencioğlu (Ayşecik) ile evli Serkan Acar, Erkan ve Volkan isimli iki çocuk babasıydı.

  • ‘Bu damlanın ardından kadın…’

    ‘Bu damlanın ardından kadın…’

    Çayına, suyuna 7-8 damla atın, kadınlarda cinsel arzuyu artırıyor’ spotuyla internet ve televizyonda pazarlanan karışımı, Sağlık Bakanlığı’nın “Ölüm riski var” uyarılarına rağmen günde 10 bin kişi satın alıyor. Ruhsatsız şurup cezalar yetersiz olduğu için yasaklanamıyor

     

    Habertürk gazetesinin haberine göre; kadınlarda cinsel arzu, erkeklerde performansı artırdığı öne sürülen bir ürün, ‘Ölüm riski var’ uyarılarına rağmen, günde 10 binin üzerinde satılıyor. Radyo, televizyon ve internet reklamlarında, “Çayına, meyve suyuna, suyuna 7-8 damla damlatın, 20 dakika bekleyin. Göreceksin o kadın bunu içtikten sonra sabit bir yerde otursun. Ben bu işi bırakırım” sözleriyle pazarlandığı için “tecavüz ilacı” denilen karışımla ilgili şikâyetler de hızla artıyor.

     

    ‘YASAK İLGİ ÇEKİYOR’

    Tüketici Şikâyetleri Endeksi hazırlayan sikayetvar.com adlı sitenin Genel Yönetmeni Ömer Deveci’nin verdiği bilgilere göre, bu ürünü alıp kandırıldığını söyleyenlerin sayısı yüksek. Bu konuda yetkili kurumlara çağrı yaptıklarını belirten Develi, “Bizim yaptığımız araştırma sonucu bu üründen günde yaklaşık 10 bin tane satılıyor. Yetkili kurumların çok kısa süre içinde, bu ürünün ‘halkı yanılttığını’ açıklaması, toplatması ve cezai yaptırım uygulaması gerekiyor. Ancak cezalar bazen işe yaramıyor. Kısacası yasaklı ürün daha çok ilgi çekiyor” diye konuştu.

     

    İNCELENİYOR

    Şikâyetlerin artması üzerine Sağlık ve Tarım bakanlıkları da harekete geçti. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı şu açıklamayı yaptı: “Bakanlığımız, kilo verdirici, kilo aldırıcı, boy uzatıcı, cinsel performansı artırıcı, sigara bıraktırıcı ve hastalıkları iyileştirici niteliklerde hiçbir ürünün üretimine ve ithaline izin vermemektedir. Söz konusu üründen numune alınmış, afrodizyak etkili etken maddeler yönünden analizi için laboratuvara gönderilmiştir. Analiz süreci devam etmektedir.” Bakanlık, içeriğinde olumsuzluk tespit edilmesi halinde idari para cezası ve suç duyurusu prosedürünün işletileceğini duyurdu. Ceza verilmesi halinde, ürünlerin piyasadan toplatılacağı, firmanın adı, markası gibi bilgilerin ifşa edilerek Bakanlık resmi internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunulacağı da hatırlatıldı.

     

    ‘ANİ ÖLÜM RİSKİ VAR’

    Sağlık Bakanlığı yetkilileri şu bilgileri verdi: “Yasadaki açıklardan faydalanıyorlar. Kimi zaman noter onaylı kimi zaman Tarım Bakanlığı’ndan aldığı izni ‘onay’ gibi gösteriyorlar. Bazen kozmetik olarak bildirdikleri bir ürünü Sağlık Bakanlığı izinli imajı ile pazarlıyorlar. Bu ürünlere herhangi bir izin, ruhsat veya belge verilmemektedir. Vatandaşlarımız, ruhsatsız ‘tedavi edici, iyileştirici, zayıflatıcı, cinsel gücü artırıcı, boy uzatıcı, sigara bıraktırıcı, kolesterol düşürücü’ iddiasıyla mucizevi etkisi olduğu ileri sürülen ürünlere ilgi göstermesin. Ani ölümler, kalp problemleri gibi sıkıntılar yaşayabilirler.”

     

    CEZALAR ÇOK DÜŞÜK

    Ürünün reklamının yayınlandığı bir televizyon kanalına RTÜK tarafından, ‘halkı yanıltıcı, aldatıcı ve aynı zamanda hileli bir yöntemle’ ve limiti aşacak bir sürede reklamının yayınlandığı gerekçesiyle 11 bin 26 lira idari para cezası kesildiği ortaya çıktı. Ancak kazancın yanında çok düşük kalan ceza caydırıcı olmadı.

     

    ‘BU DAMLANIN ARDINDAN KADIN YERİNDE DURAMAZ’ 

    Bir kutusu 59 liradan satılan ürünün reklam filminde şu ifadeler yer alıyor: “Ben bu ürünü 3 yıllık bir çalışma sonrasında ürettim. Bizim parayla pulla işimiz yok. Beni bilen bilir. Bana, ‘Allah razı olsun’ desin yeter. Bazı kadınların eşleriyle problem oluyor. İstek artırıcı damla. Bu damlayı kadınlarımız için de yaptık. Kadınlarımızı da düşündük. Çayına, meyve suyuna, suyuna 7-8 damla damlatın, 20 dakika bekleyin. Göreceksin o kadın bunu içtikten sonra sabit bir yerde otursun. Ben bu işi bırakırım. Bu damlanın ardından kadın yerinde duramaz, inan bana.” Şurubun, gergedan boynuzundan yapıldığı ileri sürülüyor

  • Koruma altındaki kadına 7 kurşun

    Bugün Dünya Kadınlar Günü ama Türkiye’nin dört bir yanında yine kadınlara karşı şiddet olayları yaşandı. Onlardan biri de 1 çocuk annesi Nazlı Aydın’dı. İddialara göre koruma altındaki 27 yaşındaki kadın, otomobilinde 7 kurşunla vurularak öldürüldü.

     

    Evinin önüne gelen Nazlı Aydın, otomobilini park etmeye çalışırken, araca tabancayla ateş açılmaya başlandı. Vücuduna 7 kurşun isabet eden Aydın, çevrede bulunanlar tarafından hastaneye kaldırılırken yolda yaşamını yitirdi.

     

     

    Daha önce başından bir evlilik geçen ve 1 çocuğu bulunan Nazlı Aydın, iddiaya göre bir süre birlikte olduğu M.A.’dan ayrıldı. Ayrılığı hazmedemeyen M.A., genç kadınla tekrar birlikte olmak isteyip, tehdit etmesi üzerine Nazlı Aydın, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına giderek suç duyurusunda bulundu. Savcılık Nazlı Aydın’a koruma verilmesi yönünde karar verdi.

     

     

    AYRILDIĞI SEVGİLİSİ ARANIYOR

    Polis, yaptığı araştırmada Aydın’ı vuran kişinin market işletmecisi M.A. olduğunu belirledi. M.A.’nın olay yerine bir araçla geldiğini saptayan polis, kentte bir çok noktayı abluka altına aldı. Araç gece yarısı Dokuz Çeltik Köyü yakınlarında terk edilmiş olarak bulundu. Kiralandığı belirtilen otomobil incelenmek üzere Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Polis, kayıp olan M.A.’yı yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.

  • Günde 300 Kişi Sigaradan Ölüyor

    Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Leyla Sağlam, “Türkiye’de yılda 12 bin ölüm, ayda 100 bin ölüm, günde ise 300 ölüm var. Bu her gün bir uçağın düşüp, hiçbirinin kurtulamaması demek. 5 yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanıp, yolculardan hiçbirinin kurtulamaması demek” dedi.

     

    Prof. Dr. Leyla Sağlam, Erzurum Sağlık Müdürlüğü Çok Amaçlı Salon’da verdiği konferansta, sigaranın gizli bir ölüm olduğunu anımsatarak, gelişmemiş ülkelerde sigaradan kaynaklanan ölümlerin arttığını, gelişmiş ülkelerde ise daha az seyrettiğini söyledi.

    Gelişmiş ülkelerin sigara konusunda önlemlerini aldığını ancak gelişmemiş veya düşük gelirli ülkelerdeki bu sorunun hala devam ettiğini vurgulayan Sağlam,”Yıllar öncesinde gelişmekte olan ülkeler tütün üretirlerdi, gelişmiş ülkelere satarlardı. Ama artık bu tersine döndü. Gelişmemiş ülkelerde tütün üretimi azılırken, tütün kullanımı artıyor” dedi.

     

     

    Sigarayla ilgili bilinen gerçeklerin olduğunu vurgulayan Sağlam, şunları kaydetti:

    “Sigara bugüne kadar dünyanın karşılaştığı en büyük halk sağlığı tehdididir. 6 saniyede bir kişi sigaranın neden olduğu hastalıktan hayatını kaybetmekte. Kullanıcıların yarısını erken öldürmekte. Her yıl sigara nedeniyle dünyada yaklaşık 6 milyon ölüm görülmekte. Bu 6 milyon ölümün yüzde 10’u pasif içici dediğimiz insanlardan oluşmakta, yüzde 5’ini ise çocuklar oluşturmakta. Tamamen suçsuz, masum çocuklar.”

     

     

    Sigara içenlerin yüzde 80’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşadığını anlatan Sağlam, gelişmiş ülkelerde sigara tüketimi azalırken, gelişmekte olan ülkelerde arttığına dikkati çekti.

    -“Maalesef sigaradan olan ölümleri çok dikkate almıyoruz”-

    Gelişmekte olan ülkelerde küçük çocukların tütün üretiminde çalıştırıldığının altını çizen Sağlam, şöyle devam etti:

     

     

    “Ucuz işçi olarak çalıştırılan ve nemli tütün yaprağıyla temas eden çocuklarda ‘yeşil tütün’ dediğimiz hastalıklar gelişiyor. Dünyada sigaradan 6 milyon ölüm var. Türkiye’de yılda 12 bin ölüm, ayda 100 bin ölüm, günde ise 300 ölüm var. Bu her gün bir uçağın düşüp, hiçbirinin kurtulamaması demek. 5 yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanıp, hiçbirinin kurtulamaması demek. Onun için gizli ölüm diyoruz. Bir trafik kazası olduğunda 5 kişi öldüğü zaman bütün haber kanallarını takip edip, ulusça yas tutuyoruz. Ama maalesef sigaradan olan ölümleri çok dikkate almıyoruz.”

     

     

    Prof. Dr. Sağlam, yabancı sigara ithalatından sonra Türkiye’de sigara içme oranlarının arttığını belirterek, “Yabancı firmaların sigara fabrikaları kurmasından sonra bu biraz daha arttı. Ama ilgili yasa çıktıktan sonra sigara üretimi yasaya takıldı ve sigara içme oranı azaldı” diye konuştu.