Etiket: ölüm

  • Merak Ölüm Korkusunun Önüne Geçiyor

    Yozgat’ta bir bankanın önüne bırakılan ’şüpheli çanta’ ihbarı sonrasında polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, merakı ölüm korkusunun önüne geçen vatandaşlar, cep telefonlarıyla çantanın patlatılma anını görüntüleyebilmek için adeta birbirleriyle yarıştı.

    Yozgat Lise Caddesinde bir bankanın önüne bırakılan çantasının şüpheli paket olarak 155’e bildirilmesi üzerine olay yerine gelen emniyet ekipleri banka önünde güvenlik tedbiri alarak bomba imha uzmanını çağırdı. Şüpheli çantanın bulunduğu alanı şerit ile kapatan ekipler, vatandaşları da uyararak uzaklaşmasını istedi. Uyarılara aldırış etmeyen vatandaşlar, ellerine cep telefonlarını alarak çantayı ve polislerin çalışmasını kaydetmeye başladı. Şüpheli çantanın patlama ihtimali olmasına rağmen vatandaşların merakı ölüm korkusunun önüne geçerken, patlama olmasında kendilerine bir şey olmayacağını belirterek, içinden ne olduğunu merak ettiklerini söyledi. Bir kadın ise ilk kez böyle bir şey ile karşılaştıklarını belirterek merak ettiklerini söyledi.

    Kontrollü bir şekilde fünye ile patlatılan çantanın içerisinden bir saç kurutma makinesi ile giysi çıktı. Çantanın bir öğrenciye ait olabileceği ve bankanın ATM’sinden para çektikten sonra unutmuş olabileceği belirtildi. Çantanın patlatılmasından sonra bankanın camında çatlamalar oluştu.

  • Mhpli Başkan: “Tokat-Niksar Yolu Adeta Ölüm Yoluna Döndü”

    MHP Tokat Milletvekili Abdurrahman Başkan, “Tokat’ın çözülmeyecek sorunu yok ama önce inançlı politikacılara, bir de bilinçli seçmene ihtiyacı var. Seçmen eğer oyunun hesabını sandıkta sorarsa siyasetçi de buraya kayıtsız kalamaz” dedi.

    MHP Tokat Milletvekili ve Milletvekili Adayı Abdurrahman Başkan, Tokat’ın Niksar ilçesinde esnaf ziyaretinde bulundu. Esnaflarını ziyaret eden MHP Tokat Milletvekili Abdurrahman Başkan, esnafının vatandaşın sorunlarını dinledi ve destek istedi. Bir kahvede bir süre vatandaşlarla sohbet eden Başkan burada vatandaşlarla birlikte simit peynir zeytin yedi.

    Ziyaretin ardından bir açıklama yapan MHP Tokat Milletvekili Abdurrahman Başkan, Tokat’ın sorunlarını çok iyi bildiklerini ve çözümün de yine Milliyetçi Hareket Partisi’nde olduğunu kaydetti.

    Başkan, “Bakıldığı zaman en az 300 bin dekar kadar arazi burada ekilmiyor, üstelik buralarda Kelkit Vadisinde organik tarım yapılabilir, su ihtiyacı da Kelkit’ten karşılanabilir. Kazova ile Niksar Ovası kavak ovası haline gelmiş, bu kavaktan mutlaka kurtulmalıyız toprağımızı değerlendirmeliyiz. Bu kadar verimli toprakla kavakla işgal etmek maalesef düzgün bir şey değil. Benim bir projem var, Allah nasip ederse bunu hayata geçireceğim. Projem İpek Yolu projesi, ipek yolu projesi Çorum Hattuşaş’tan başlayacak, Alaca’dan Zile’den devam edip, Niksar’dan buradan Sivas’a geçen bir proje. Niksar’da dünyanın ilk tıp fakültelerinden birisi buradadır. Yani şu anda Türkiye’nin ikinci büyük kalesi Niksar’dadır ama bunu şu anda bilen kimse yok. Bunu mutlaka tanıtmamız lazım. İnşallah bundan sonra Tokat’ımızı zengin kaynakların fakir bekçisi haline getirmeyeceğiz, geçmişte olduğu gibi Tokat’ımız inşallah yine varlıklı zengin iller içerisinde ilk sıralarda yerini alacaktır” diye konuştu.

    “TOKAT ÜVEY EVLAT DEĞİL DE EVLATLIK MUAMELESİ BİLE GÖRMÜYOR”

    Başkan son olarak Tokat-Niksar karayolunda meydana gelen ölümlü kazalara da değindi.

    Tokat-Niksar Karayolu hakkında soru önergesi verdiğini belirten Milletvekili Abdurrahman Başkan, “Tokat’ın en ski ilçelerinden birisi Zile ve Niksar’dır. Aynen Zile’den gelirken Turhal yolu bizim Anadolu tabiri ile kürek sapı gibi yollar. Yani hem dar hem de riskli yollar. Aynısı Tokat ile Niksar arasındaki bu 45 km’lik yolumuz maalesef ölüm yolu haline gelmiştir. Yol hem çok virajlı hem dar birde yağış üstüne eklendiğinde orada kaza yapmamak tesadüf haline geliyor. Eğer Niksarlı 13 sene öncesinden daha zenginse daha varlıklıysa o zaman versinler oylarını. Ama geldiğimiz yol aynı yılan gibi kıvrılıyor, hem virajlı hem de çok tehlikeli. Artık böyle yol kalmadı. Doğuya bir gidinde yol görün, bu memleketin özbeöz Danişmendlilere başkentlik yapmış bir merkezi olan Niksar’a gelebilmek için bir sürü ölüm yollarından atlayarak geliyoruz. Maalesef Tokat üvey evlat değil de evlatlık muamelesi bile görmüyor. Tokat’ın çözülmeyecek sorunu yok ama önce inançlı politikacılara, bir de bilinçli seçmene ihtiyacı var. Seçmen eğer oyunun hesabını sandıkta sorarsa siyasetçi de buraya kayıtsız kalamaz” şeklinde konuştu.

  • Yılda 2,9 milyon kişi KOAH’tan ölüyor

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, yılda 2,9 milyon kişinin KOAH’dan öldüğünü ifade ederek, “KOAH gelişiminde tüm dünyada en yaygın risk faktörlerinin başında sigara gelmektedir.

     

    Sigara kullanımı KOAH ve onlarca kronik, öldürücü hastalığa neden olarak bebek, çocuk, yetişkin ayrımı gözetmeden halk sağlığını tehdit eden ve mutlaka mücadele edilerek önlenmesi gereken bir sorundur” dedi.

    Pulmoner Rehabilitasyon Haftası dolasıyla açıklamalarda bulunan Dr. Kemik, kronik akciğer hastalıklarından dolayı birçok sorunun ortaya çıkabileceğini kaydederek, “Nefes darlığı, çabuk yorulma, güçsüzlük hissediyorsanız, günlük aktivitelerinizi yapmakta güçlük çekiyorsanız değerlendirme için göğüs hastalıkları uzmanına başvurduktan sonra pulmoner rehabilitasyon programlarından yararlanmalısınız. Günümüzde kronik solunum hastalıklarının tıbbi tedavisinin standart bir bileşeni olarak kabul edilen pulmoner rehabilitasyon, kronik solunum hastalarının fiziksel ve psikolojik durumlarını düzeltmeyi ve sağlığı iyileştirmeyi hedefleyen, hasta değerlendirmesini takiben bireysel olarak belirlenen egzersiz eğitimi, davranış değişikliği ve hasta eğitimi gibi yaklaşımları içeren kapsamlı uygulamalar bütünüdür” diye konuştu.

    Günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanma, yaşam kalitesinde azalma veya egzersiz kapasitesinde kısıtlılığı olan tüm solunum hastalarına pulmoner rehabilitasyon uygulanabildiğini vurgulayan Kemik, “Pulmoner rehabilitasyon, her yaştaki solunum hastalarına rehabilitasyon ünitelerinin özelliklerine bağlı olarak hastanede, ayaktan ya da evde uygulanabilmektedir. KOAH başta olmak üzere astım, bronşektazi, kistik fibrozis, akciğer nakli öncesi ve sonrası, akciğer kanseri, obezite ilişkili tüm akciğer hastalıklarında pulmoner rehabilitasyon programı başarı ile uygulanabilmektedir. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli basamağı egzersiz eğitimidir.

    Hasta ve ailesine eğitim verilmesi, psikososyal destek, nefes darlığı ile baş edebilme yöntemleri, iş-uğraşı tedavisi, enerji koruma yöntemleri ve gerektiğinde beslenme desteği pulmoner rehabilitasyon programlarında yer almaktadır. Pulmoner rehabilitasyon programı en az 8 hafta süre ile uygulanmalıdır. Egzersiz eğitimi bırakıldığında kazanımlar kaybedildiği için egzersiz alışkanlığının devam ettirilmesi gerekmektedir. En yaygın risk faktörlerinin başında sigara gelmektedir. Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, yılda 2,9 milyon kişi KOAH’tan ölmektedir. KOAH gelişiminde tüm dünyada en yaygın risk faktörlerinin başında sigara gelmektedir. Sigara kullanımı KOAH ve onlarca kronik, öldürücü hastalığa neden olarak bebek, çocuk, yetişkin ayrımı gözetmeden halk sağlığını tehdit eden ve mutlaka mücadele edilerek önlenmesi gereken bir sorundur” şeklinde konuştu.

  • 15 yılda 175 milyon insan tütünden ölecek

    Dünyada uyuşturucu madde ve tütün kullanımıyla mücadele devam etmesine karşın, uzmanlar 203 yılına kadar 175 milyondan fazla insanın tütün nedeniyle hayatını kaybedeceğini öngörüyor.

     

    Mersin Üniversitesi (MEÜ) Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi tarafından ‘Öğrenci Gelişim Günleri’nin 3.’sü düzenlendi. “Özgür Yaşam” başlığıyla gerçekleştirilen ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, katılımcılara madde bağımlılığı ve zararları anlatıldı. MEÜ Çiftlikköy Kampusü Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe, MEÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Halis Dokgöz, Doç. Dr. Hakan Kar, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Özge ve Üsküdar Üniversitesi Öğretim Elemanı Uzman Psikolog Aslı Zeynep Başabak konuşmacı olarak katıldı.

    TÜRKİYE’DE YAKLAŞIK 13 BİN UYUŞTURUCU BAĞIMLISI VAR
    İki oturum halinde düzenlenen etkinliğin ilk oturumunda konuşan Prof. Dr. Halis Dokgöz, Türkiye’deki uyuşturucu kullanımına ilişkin çarpıcı rakamlar verdi. Türkiye’de en yaygın kullanılan uyuşturucu maddelerin esrar, sentetik kannabinoidler, ekstacy gibi amfetamin türevleri, eroin, kodein gibi opiyat türevleri ve kokain olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dokgöz, Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi 2011 yılı verilerine göre, ülkemizdeki uyuşturucu madde kullanıcı sayısının 12 bin 733 olduğunu belirtti. 2013 yılı verilerine göre, uyuşturucu madde kullanımında yaş ortalamasının erkeklerde 31, kadınlarda ise 33 olduğunu dile getiren Dokgöz, 2013’te Türkiye’de 225 erkek ve 7 kadının uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle öldüğünü ifade etti.

    Doç. Dr. Hakan Kar da kişinin madde kullanma alışkanlığından vazgeçememesi, madde kullanamadığında yoksunluk belirtileri (kriz) olması ve maddeye karşı tolerans gelişmesi durumlarında bağımlılıktan söz edilebileceğini kaydetti. Etanolün içeriği ve vücuttaki emilimi ile ilgili bilgiler veren Kar, alkolün vücuda yabancı olan ve atılması gereken toksik bir madde olduğunu, bu atılım işleminin yüzde 90’ının karaciğerde, geri kalanının ise idrar yoluyla gerçekleştiğini dile getirdi. Vücuttaki alkol miktarının solunum ve kan yoluyla anlaşıldığını aktaran Kar, vücuttaki alkol miktarının artmasıyla karşılaşılan zarar miktarının da arttığına dikkat çekti. Ucuz olması nedeniyle kaçak içki üreticilerince kullanılan metanolün ise odun talaşının distile edilmesiyle elde edildiğini ve endüstride kullanıldığını anlatan Kar, metanolün içki olarak tüketildiğinde körlüğe, hatta ölüme neden olabileceğinin altını çizdi.

    15 YILDA 175 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ TÜTÜNDEN ÖLECEK
    İkinci oturumda sigara bağımlılığını anlatan Prof. Dr. Cengiz Özge ise kişinin sigaraya başladığını ve bir süre sonra fiziksel ve psikolojik nikotin bağımlısı haline geldiğini söyledi. Tütünün insan yaşamına girişiyle ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Özge, sigaranın günümüzde silah ve bilişim sektörünün ardından dünyanın en büyük üçüncü endüstrisini oluşturduğunu belirtti. Dünyanın en büyük üç sigara üreticisi firmasının 2002 yılı toplam gelirlerinin 121 milyar dolar olduğuna işaret eden Özge, bu rakamın Arnavutluk, Bahreyn, Belize gibi az gelişmiş 27 ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılalarının toplamından fazla olduğunu kaydetti. Bu durumun pazarı ele geçirme çabalarını ve gerek gizli gerekse açıktan yapılan reklamlarla sigara artışının desteklenmesini beraberinde getirdiğini ifade eden Özge, sigara endüstrisinin hedefinde gelişmekte olan ülkelerin olduğunu vurguladı. Amerika ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde sigara kullanma sıklığının azaldığını, buna karşın gelişmekte olan ülkelerin dünya tütün tüketimindeki payının arttığını da aktaran Prof. Dr. Özge, günümüz ile 2030 yılları arasında tütün nedeniyle 175 milyondan fazla kişinin yaşamını yitireceğinin öngörüldüğünü bildirdi. Giderek artan nargile tüketimine de dikkat çeken Özge, nargilenin sigaradan 50 kat zararlı olduğu belirtti.

  • 9 yaşındaki çocuğa tecavüze kalkıştı

    Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde 9 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmeye çalışıp ardından da cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen bir kişi tutuklandı.

     

    Zanlının “oldu bir kere öldürmediğime dua etsin” şeklindeki ifadesi ise kan dondurdu.
    Edinilen bilgiye göre, Kadirli ilçesinde yaşayan 26 yaşında ki M.K. mahallede oyun oynayan ve ismi açıklanmayan 9 yaşındaki kız çocuğunu kandırarak götürdüğü yerde tecavüz etmeye çalıştı.

    Tecavüzü gerçekleştirmeyen M.K. daha sonra çocuğa cinsel tacizde bulunarak mahalleye geri bıraktı. Çocuğun durumu ailesine anlatmasıyla aile cinsel istismarda bulunan M.K. dan şikayetçi oldu. Polis, ekiplerince yakalanıp gözaltına alınan M.K. emniyetteki işlemlerinin ardından Kadirli Adliyesine çıkarıldı. M.K. soruşturmayı yürüten savcıya verdiği ifadede soğukkanlı şekilde olayı anlattı. M.K “ Oldu bir kere. Öldürmediğimize dua etsin. Hep öldürenleri de görüyoruz. O da sokakta tek başına dolaşmasaydı” şeklinde ifade verdiği belirtildi.M.K. ifadesinin ardından “küçük yaşta ki çocuğa cinsel istismar” suçundan dolayı tutuklanarak Osmaniye Cezaevine gönderildi.