Etiket: Olsaydı”

  • Coşkun Sabah: “Bizim Zamanımızda Bugünkü Gibi Bir Medya Olsaydı, Heykelimizi Dikerlerdi”

    Ünlü sanatçı Coşkun Sabah, Zeytinburnu’nda sahne aldı. Birbirinden güzel eserlerini sevenleri için seslendiren Sabah, en sevdiği eserinin ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’ olduğunu belirterek, ‘Bu eser şarkıcılığa geçişimde çok önemli oldu. Bu eser ile 45’lik plakta rekor kırdık. O zamanlar magazin diye bir şey yoktu. Bugünkü gibi bir medya olsa bizim heykelimizi dikerlerdi” dedi.

    Türk Sanat Müziği’nin önemli isimlerinden Coşkun Sabah, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde sahne aldı. Zeytinburnu Belediyesi tarafından organize edilen konserde sahne alan Sabah, birbirinden güzel eserlerini sevenleri için seslendirdi. Konsere gelen vatandaşlar, Sabah’ın seslendirdiği şarkılara eşlik ederek coşku dolu anlar yaşadı. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın da konsere katılarak vatandaşlarla birlikte Coşkun Sabah’ın seslendirdiği şarkıları dinledi. Konser sonrasında ise Başkan Murat Aydın, Coşkun Sabah’a çiçek takdim etti.

    Zeytinburnu’nda sahne alarak performansıyla dinleyenlere keyifli anlar yaşatan Coşkun Sabah, kendisi için en önemli olan eserinin ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’  şarkısı olduğunu belirterek, “Bu eser şarkıcılığa geçişimde önemli olduğu için önemli. 23 yaşındayken besteledim ve Bülent Ersoy’a götürdüm. Hemen ver bunu albüm yapalım dedi. O zamanlar 45’lik plaklar var. Yaptık, Türkiye yerinden oynuyor, bütün Türkiye ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’ isimli eser dinliyor. Eser, Türkiye’de 45’lik plakta rekor sahibidir. Biri Berkant’ın ‘Samanyolu’ isimli eseri diğeri de Bülent Ersoy’un ‘ Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’ isimli seslendirdiği eser. Çok büyük sükse ve çok büyük satış yapmıştı. Biz de bu şarkının bestecisi olarak çok büyük prim aldık. Ama o zamanlar televizyonlar yok. Bir TRT var. O da siyah beyaz. O zaman magazin diye bir olay yoktu. Sonucunda ancak Maksim Gazinosu’na gelenler ya da diğer gazinolara gidenler şahit oluyorlar performansınıza . Yoksa bugünkü gibi bir medya olsa, bizim heykelimizi dikerlerdi o zaman” şeklinde konuştu.

    “COŞKUN SABAH BİZİM YILDIZLARIMIZIN İÇERİSİNDE PARLAYAN BİR YILDIZDIR”

    Coşkun Sabah’ın, Türkiye’nin yetiştirdiği önemli değerlerden bir tanesi olduğunu belirten Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, “Coşkun Sabah sağ olsun Zeytinburnu’muzda halkımızla buluştu. Ben öncelikle  Zeytinburnu halkına müteşekkirim. Bize bu güzel organizasyonları yapma yetkisini dört kez verdiler. Onlarla, hemşehrilerimizle bu değerimizi Coşkun Sabah’ı bir araya  getirmiş olduk. Benim gençlik yıllarımda, hatta hani gençken insan  aşkı vesairesi de oluyor, o hüzünlü zamanlarda duygusal atmosferlerde çok çok şarkılarını dinlerdik. Bu akşam da Zeytinburnu’nda hemşerilerimiz ile beraber oldular. Türkiye’nin bu değerler sahip çıkması lazım. Özellikle yerel yönetimlerin sahip çıkması lazım. Coşkun Sabah bizim yıldızlarımızın içerisinde parlayan bir yıldızdır. Zeytinburnu’muzu şereflendirdi. Kendisine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • Vali Şahin: “28 Şubat Olsaydı Cezaevine Atılırdık”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğrenci Konseyi’nin düzenlediği “Üniversitede 28 Şubat” panelinde konuşan Samsun Valisi İbrahim Şahin, “Bu programı 28 Şubat’ta yapsaydık kollarımıza kelepçe takıp cezaevine atarlardı” dedi.

    OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele Samsun Valisi İbrahim Şahin, Atakum Kaymakamı Ali Bakoğlu, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bünyamin Şahin, OMÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Kurt, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Bayram, İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Cengiz Çetinkaya, OMÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Ali Sarıalioğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Vali Şahin, 28 Şubat’la ilgili değerlendirmelerde bulundu. Muhafazakar bir parti liderinin Türkiye’de başbakan olmasını hazmedemeyen çevrelerin sistemi işletmeleriyle 28 Şubat’ın gerçekleştirdiğini belirten Vali Şahin, “Belli bir kesimin Türkiye’de oluşturmaya çalıştıkları bir algı oldu. ’Muhafazakar biri nasıl olur da Türkiye’ye başbakan olabilir. Erbakan gibi bir insanın başbakan olması söz konusu olabilir mi’ gibi algılar oluşturulmaya çalışıldı. Sonucunda ise 28 Şubat’ı gerçekleştirdiler. Bin yıl sürecek dediler ama on yıl bile sürmedi. Bakın burada da bu etkinliği yapıyoruz. Eğer bu programlar 28 Şubat’ta olsaydı hepimizin kollarına kelepçeler vurdukları, cezaevlerine ve nezaretlere atıldığımız bir ortam olurdu. Halbuki burada konuşan arkadaşlarımız şehitlerimizi andılar, Güneydoğu’da kahramanca çarpışan askerlerimizi andılar. Burada bu duygular içinde olan insanlar bu ülkeye ihanet edebilirler mi. Tam tersine buradaki insanlar, ülkeye bir şey katmak için bu ülkeyi daha iyi bir yere taşımak için birbiriyle yarışan insanlar. Onun için bu algıyı oluşturmaya çalışanlar içimize o kadar güzel nüfuz ediyorlar ki bizden biri gibi görünerek doğruları yanlış olarak göstermeye çalışıyorlar. Bu ülkede herkes bir cendereden geçti ama arkadaşlar bu ülke bizim ve sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kullandığımız birçok ürün bize ait değil. Biz yeni yeni millileşiyoruz. Onun için bizim artık bazı şeyler gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor, aksi takdirde üçüncü dünya ülkesine döneriz. Diğer türlü bizi yönetmek isterler” diye konuştu.

  • Adalet Bakanı Bozdağ: “Atatürk Sağ Olsaydı Devlete Ve Hükümete Sahip Çıkardı”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP’nin terör olayları karşısındaki tutumunu eleştirerek, “Atatürk sağ olsaydı, devlete, hükümete sahip çıkardı” dedi.

    Yozgat Özel İdare Müdürlüğü tarafından alınan araçların ilçelere dağıtım törenine katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, törende yaptığı konuşmada, bazı basın kuruluşlarının, CHP ve HDP’nin terörden yana tavır takındığını söyledi.

    Bazı basın yayın organlarının, Fransa’daki terör saldırısından sonra ’Fransa çocuklarına ağlıyor’ şeklinde, Türkiye’de terör saldırısı olduktan sonra da ’Katliam ülkesi’ manşeti attığına dikkat çeken Bozdağ, “Böyle bir şey olamaz. Muhalefet partileri, hepsi için söylemiyorum, Cumhuriyet Halk Partisi için, HDP için söylüyorum. MHP’nin duruşu farklı ama öbürlerine baktığın zaman aynı noktada duruyorlar. Şimdi soruyorum, hükümeti eleştiriyor sayın Kılıçdaroğlu, Allah için bu bölgede terör eylemi yapan teröristlere çocukları, kadınları, askeri, polisi öldüren, şehit eden teröristlere sizin söyleyecek lafınız yok mu. Niye söyleyemiyorsunuz, niye onlara bir çift kelam etmiyorsunuz, hem devleti, hem hükümeti suçluyorlar. Silahları susturun, terörü bitirin, artık hendekleri kaldırın, barikatları kaldırın defolun gidin demiyorlar. Ama milletvekilleri gidip hendeklerin arkasında olanlarla görüşmeler yapabiliyorlar. Hendeğin arkasındakilerine arkadaşlar diye hitap edilebiliyor ama Türkiye’nin hükümetine, sivilleri katleden, devlete katil diyebiliyorlar, artık böylesi yaklaşımlar karşısında da halkımızın olup biteni iyi görmesi gerekir. Ben onun için CHP’ye oy veren vatandaşlarımıza diyorum ki. Bu terörden yana duruş karşısında devletten yana, milletten yana neden duruş yapmıyorsunuz diye CHP yönetimine baskı yapın. Görüşlerinizi iletin” dedi.

    CHP’nin “Atatürk’ün partisiyiz” dediklerini ifade eden Bozdağ, “Onunla iftihar ediyorlar. Ben şimdi soruyorum Atatürk sağ olsaydı bu ülkenin terörle mücadelesinin yanında PKK’nın ağzından bildiri yayınlayan kendine aydın diyenlerin yanında mı olurdu. Yoksa Türkiye’nin ve hükümetin yanında mı olurdu. Kimin yanında olurdu. Atatürk, sağ olsaydı hendekleri kazan barikatları kuran, tuzakları yapan mayınlama yapan, askere, polise otomatik silahlarla saldıranları mı eleştirir onlara karşı mücadele için mücadele edenlere güç ve destek vermek için mi uğraşır, yoksa onlara karşı mücadele eden Türkiye devletini, Türkiye hükümetini mi suçlardı. Hangisini yapardı. Herhalde Türkiye devletine sahip çıkar, Türkiye hükümetine sahip çıkar, Türkiye’nin güvenlik güçlerinin arkasında dururdu. Bugünkü CHP ne yapıyor, onu en iyi CHP’li kardeşlerim değerlendirecektir. Onun için de buradan bir kez daha söylüyorum, kim kimin ağzı ile konuşursa konuşsun, biz milletin ağzı ile konuşmaya, milletin gözü ile görmeye, milletimizin gösterdiği istikamette yürümeye devam edeceğiz. Bu ülkenin huzuru için, bu ülkenin barış içerisinde yaşaması için, terörün bittiği bir Türkiye’yi inşa etmek için ne yapılması gerekiyorsa, tereddütsüz onu yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    Adalet Bakanı Bozdağ, Güneydoğu’da teröre destek vermeyen vatandaşlara da teşekkür etti.

    Konuşmaların ardından alınan iş makinelere ilçelere dağıtımı yapıldı.

  • “Mimar Sinan Fotoğrafçı Olsaydı” Fotoğraf Yarışması Başlıyor

    Eserleriyle dünya mimarlık tarihinde önemli yere sahip olan Mimar Sinan günümüzde yaşasa ve fotoğraf sanatına merak salsaydı, nasıl fotoğraflar çekerdi?

    Bundan yola çıkan Şahika Grup Yapı, “Mimar Sinan Fotoğrafçı Olsaydı-Anadolu’nun Mimari Desenleri” konulu fotoğraf yarışması başlattı.

    Şahika Grup Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İç Mimar Murat Altuntaş, Anadolu’nun benzersiz coğrafyasında yer alan mimari yapıların fotoğraf aracılığıyla paylaşılmasını istedikleri yarışma ile geçmişten günümüze ulaşan çok sayıda esere ev sahipliği yapan Türkiye’nin tarihi dokusu itibariyle kentlerin dünü, bugünü ve yarınını bir araya getireceklerini kaydetti.

    Altuntaş, Anadolu’nun mimari desenleri, ayrıntıları fotoğraf sanatının incelikleriyle paylaşmak isteyen tüm fotoğraf gönüllülerini yarışmalarına davet etti.

    Birinciye 3 bin TL, ikinciye 2 bin ve üçüncüye ise bin TL para ödülünün verileceği, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) desteğiyle düzenlenen yarışmada başvurular 15 Mart’a kadar devam edecek.

    Yarışmaya katılmak isteyenler, www.tfsfonayliyarismalar.org adresinden başvuru formu ve yarışma şartnamesine ulaşabilir.