Etiket: Olsalardı

  • Bakan Soylu: “15 Temmuz gecesi başarılı olsalardı, bu millete 100 yıl Recep Tayyip Erdoğan acısı yaşatırlardı”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, “Eğer 15 Temmuz gecesi hainler başarılı olsalardı, bu millete 100 yıl Recep Tayyip Erdoğan acısı yaşatırlardı” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, bir dizi ziyarette bulunmak için geldiği Erzurum’da AK Parti Gençlik Kolları Gelişim Kampı’na katıldı. Burada yaptığı açıklamada Bakan Soylu, “Zannetmeyin ki rahmetli Menderes’in idamı o günkü bir yöneticiden kurtulmaktı. Darbe yaparlarsa darbeye karşı çıkan insanlara bir ürküntü ortaya koyabilmekti” dedi.

    “15 Temmuz gecesi başarılı olsalardı, bu millete 100 yıl Recep Tayyip Erdoğan acısı yaşatırlardı”

    Menderes’in resimlerini milletin sandıklarda sakladığını belirten Bakan Soylu, “Şunu net bir şekilde sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu hainler eğer ki başarılı olsalardı bilin ki Türkiye 100 yıl içine atardı. Türkiye 100 yıl bir travmanın içerisinden çıkamayarak bir kaosun içine girerdi. Bu millet Menderes’in resmini sandıkların içerisine saklayarak, dönem dönem açıp ona bakmış ve o günleri bu millete yapılan bir zillet olarak değerlendirmiştir. 15 Temmuz gecesi başarılı olsalardı bu millete 100 yıl Recep Tayyip Erdoğan acısı yaşatırlardı. Bu durum sözlerle ifade edilemeyecek bir kavramdır” diye konuştu.

    “15 Temmuz gecesi bu milletin garantisi altındadır”

    Bakan Soylu, 15 Temmuz gecesinin milletin garantisi altında olduğunu söyleyerek, “Bu ülke 15 yılda büyük bir destan yazmıştır. Dünya 5’ten büyüktür diye bir anlayışı ortaya koyuyorsunuz. O tankları sürdükçe Türkiye’de 15 yıllık bir harekatın intikamını almaya çalışıyorsunuz. O tankların üzerlerine çıkanlar, bu uğurda canımızı almadan yolunuzdan çekilmeyiz diyenler unutmayın ki bu millet, bu halk galip gelmiştir. Önümüzdeki 100 yıl demokrasi açısından millet şuuru açısından 15 Temmuz gecesi bu milletin garantisi altındadır” ifadelerini kullandı.

    “Bu millet insanlığın altın kemerine sahiptir”

    Türk milletinin 21. yüzyılda insanlığın altın kemerine sahip olduğunu belirten Bakan Soylu, “Bu millet insanlığın altın kemerine 21. yüzyılda sahip olmuş bir millettir. Suriyeli kardeşlerimize ve bütün dünyaya Filistin’den Somali’ye kadar dini ve dili ne olursa olsun acaba bana şefkat eli uzanacak mı diyenlere bu millet 21. yüzyılda insanlığın altın kemerini takarak göstermiştir” şeklinde konuştu.

  • Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu: “FETÖ işgalcileri başarılı olsalardı hukuku askıya alacaklardı”

    Niğde’de şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret eden Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “FETÖ işgalcileri başarılı olsalardı hukuku askıya alacaklardı” dedi.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Niğde Baro Başkanı Hüseyin Demirbilek ve beraberindeki avukatlar, şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in babası Hasan Hüseyin Halisdemir ve annesi Fadimana Halisdemir’e taziye ziyaretinde bulundular. Daha sonra kahraman astsubayın kabrini ziyaret eden ve anı defterine yazan Feyzioğlu, mezarlık çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulundu. FETÖ’nün beklenenden daha acımasız bir örgüt olduğunun altını çizen Feyzioğlu, “İster FETÖ, ister PKK belli bir tabanı sahiplenmeye çalışan bütün terör örgütleri devletin adliye uygulamalarında hukuksuzluk yapmasından mutluluk duyarlar. Yapılan hukuksuzluklar, suçsuzun suçludan ayrılmasından, doğrunun yanlıştan ayrılmasını önleyeceği için aynı torbanın içine mümkün olduğu kadar suçsuz da atılsın ki benim suçluluğum ortaya çıkmasın demeye çalışırlar. Bu sebeple aklımızla hareket etmemiz lazım. Öyle sinsi bir örgütle karşı karşıyayız ki, hakikaten işimiz çok zor. Kurunun yanında yaş da yansın denecek olursa biliniz ki bundan öncelikle FETÖ yararlanacaktır. Çünkü yapılan yanlışlar ilerde bir bir ortaya çıktığında emin olun suçlu suçsuz çizgisi tamamen birbirine karıştırılacağından, gerçekten suçlu olan FETÖ üyeleri bu izlerin birbirine karıştığı ortamdan istifade etmeye çalışacaktır. Ve dönüp dünyaya ’aslında bizim yaptığımız bir şey yok, siyasi iktidar Türkiye’de muhaliflerini ayıklıyor’ demek için fırsat kollamaktadır. İşte bu noktada avukatın bir soruşturmada varlığı ve etkinliği suçlunun suçsuzdan ayrılmasında vazgeçilmez önemdedir. Kimsenin avukatları yaptıkları görevle küçümsemeye veya hedef bellemeye hakkı yoktur. Tam aksine avukatlara Türkiye’nin hiç bu kadar ihtiyacı olmamıştı” dedi.

    Türkiye’deki avukatlar olarak darbenin ve FETÖ’nün karşısında olduklarını vurgulayan Feyzioğlu, “FETÖ’nün Türkiye’de kazınmasında kim suçlu kim suçsuz bunun ayrılması zorunludur. Avukatların da burada asli görevi vardır. Engel çıkarmak yerine teşvik edilmesi ve desteklenmeleri gereklidir, hedefimiz aynıdır. 100 bin avukat dimdik Türkiye Cumhuriyeti’nin arkasında her zamanki kararlılığımızla saf tutmuş durumdayız. FETÖ işgalcileri 15 Temmuz’da başarılı olsalardı hukuku kesin olarak askıya alacaklardı. Bu işgalcilerin püskürtülmesi hukukun askıya alınmasını değil, dört elle hukuka sarılmamızı emrediyor. Avukatlar hem soruşturmalarda görev başında olmalıdır. Her türlü zorlama, işkence, kötü muamele iddialarının, sahte veya zorlanmış itirafların alındığı şeklindeki şaibelerin önlenmesi için avukatların görev başında olması gerekmektedir. Hem de adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulandığını dünyaya kanıtlamamız için. FETÖ işgal girişimi karşısında bizim mahcup olacağımız ya da anlatamayacağımız hiçbir şey yoktur. Dünyaya karşı başımız dik ve yüzde yüz emin olarak bu bir işgal girişimidir, gereğini de hukuk çerçevesinde yapıyoruz diyebilmeliyiz. Bunu diyebilmek için adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması lazım. Vatandaşlarımız bazen ‘ya ne gerek var, suçlu işte’ diyor. Sevgili arkadaşlar kimin suçlu, kimin suçsuz olduğunu bilmek için yargılama yapacağız. Bu yargılama kuralına uygun yapılması lazım ki yanlışlık yapılmasın, haksız yere insanların başı yanmasın. Haksız yere insanların başının yanması en çok FETÖ’ye yarar. Dolaysıyla adil yargılamayı kim sınırlıyorsa, kim avukatların görev yapmasını engelliyorsa biliniz ki ya istemeden ya da kripto FETÖ’cü olarak FETÖ’ye destek veriyordur. Avukatların desteklenmesi lazım. Buradan meslektaşlarıma da çağrıda bulunuyorum. Hiçbir şekilde görev almaktan çekinmesinler. Sayın Adalet Bakanımızla ve Adalet Bakanlığı bürokrasisiyle de bu sıkıntıları hep konuşuyoruz. Onlar da avukatların görev yapmasının sonuna kadar teşvik edilmesini Türkiye’nin ali menfaati gereği olduğunu her vesileyle ifade ediyorlar” ifadelerini kullandı.

  • AK Partili Turan: “CHP’liler İyi Niyetli Olsalardı Deniz Gezmiş Asılmamış Olurdu”

    AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Deniz Gezmiş’in idamının o zamanki yasama faaliyetlerine tabi olduğunu belirterek, zabıtlara göre 30’dan fazla CHP’li milletvekilinin ‘evet’ oyu verdiğini, 100’den fazla milletvekilinin ise katılmadığını söyledi. Turan, “CHP’li vekiller, o zamanki vekiller bugünkü arkadaşlar kadar hassas olsalardı, iyi niyetli olsalardı bugün Deniz Gezmiş asılmamış olurdu diye düşünüyorum” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda devam eden 2016 Yılı Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde özellikle CHP’li milletvekillerinin Deniz Gezmiş’in doğum yıldönümü nedeniyle yaptıkları konuşmaların ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Çıkan her CHP’li arkadaş Deniz Gezmiş’in doğum gününden yola çıkarak onu anıyorlar, ben de bundan keyif alıyorum. Belki idam edilmeseydi şu an bu sıralarda vekillik yapıyor olacaktı” dedi.

    “BUGÜN DENİZ GEZMİŞ ASILMAMIŞ OLURDU”

    Her darbeden sonra çok ciddi siyasi bedeller ödendiğine dikkat çeken Turan, “Sadece 1960 değil, 1970’ten sonra da, 1980’den sonra da, 28 Şubat’tan sonra da çok ciddi bedel ödendi. Bazen idam oldu, bazen sürülme oldu, bazen başörtüsü oldu ama her darbeden sonra ciddi bedel ödendi fakat şu yanlış anlama olmasın diye, bir algı yanlışı olmasın diye revize etmek istiyorum; Deniz Gezmiş’in idamı biliyorsunuz, yine o zamanki yasama faaliyetlerine tabi. İdam kararını veren mahkeme uygulama bulması açısından o kararın mutlaka Meclisin onayı gerekiyor. O onayın zabıtlarını aldırdım, arkadaşlara verebilirim. O zamanki 30’dan fazla CHP’li milletvekilinin ‘evet’ oyu var, 100’den fazla vekilin de katılmaması, koridora oturması var. Dolayısıyla, CHP’li vekiller, o zamanki vekiller bugünkü arkadaşlar kadar hassas olsalardı, iyi niyetli olsalardı bugün Deniz Gezmiş asılmamış olurdu diye düşünüyorum” diye konuştu.