Etiket: Olsa

  • Bilecikspor Zor Da Olsa Kazandı

    Bilecik 1. Amatör Lig 16’inci hafta müsabakasında Bilecikspor, kendi saha seyircisi önünde zor da olsa kazandı.

    Bilecik Edebali Stadında oynanan Bilecik 1. Amatör Lig 16’inci hafta müsabakasında Bilecikspor, kendi saha seyircisi önünde Bozüyük temsilcisi Akpınarspor’u 2-0 yenerek, iki hafta aradan sonrası puanla tanıştı. Maça atak bir futbolla başlayan Bilecikspor, karşılaşmanın hemen 3’üncü dakikasında İlker Çınar ile 1-0 öne geçti. Bilecikspor, maçın 40’ıncı dakikasında gelişen Bilecikspor atağı sonrası Cüneyd Rahmet topu filelere göndererek farkı 2’ye çıkardı. Bu gol sonrası Akpınar Kalecisi Recep Sümbül sakatlanarak oyundan çıktı.

    İKİNCİ YARI AKPINARSPOR SAYISIZ POZİSYONU DEĞERLENDİREMEDİ

    İkinci yarıya iyi başlayan Akpınarspor, Bilecikspor kalesinde baskı kurmaya başladı. Yakalanan sayısız net pozisyonları gole çeviremeyen Akpınarspor ileri uç oyuncuları fırsatlardan yararlanamadılar. Maçta başka gol olmazken Bilecikspor bu galibiyet sonrası puanını 36’ya çıkarırken, Akpınarspor ise 15 puan ile düşme potasından kurtulamadı.

    Cezası nedeniyle maçı tribünden izleyen Bilecikspor Antrenörü Fatih Savak, kadroda çok eksikler olduğu belirterek, “Eksiklerimize rağmen kazanmasını bildik. Haftaya Dodurgaspor maçını kendi evimizde oynayacağız. Rakip takımı ve oyuncularımın gösterdikleri iyi futboldan dolayı kutluyorum” dedi.

  • Özel: “Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Da Olsa Başkanlık Sistemine Karşıyız”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da biz başkanlık sisteminden yana olmayız. MHP’nin yaklaşımı meseleyi tamamen kişilere indiren bir yaklaşımdır. Öyle sübjektif yaklaşımla devlet yönetilmez” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi Manisa teşkilatı, Manisa basınıyla kahvaltıda bir araya geldi. Taş fabrikada düzenlenen basın buluşmasına CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, CHP Manisa İl Başkanı Halil Tokul, partililer, yerel ve ulusal basın temsilcileri katıldı. Kahvaltının ardından açıklama yapan CHP’li Özel, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü şöyle değerlendirdi: “Tabi bu sene gazeteciler, sizlerin meslek örgütleri sizler, Çalışan Gazeteciler Gününü kutlamadığınızı ilan ettiniz. Biz de buna saygılı olarak dün Çalışan Gazeteciler Gününde özellikle çalışmak isteyip de kalemi kırılmış, köşesinden, televizyonlarından uzak bırakılmış gazetecilerin ve demir parmaklıklar ardında olduğu için görevini yapamadığı için gazetecilerin durumuna tepki olarak dünkü günü Çalışamayan Gazeteciler Günü olarak sizlerle birlikte değerlendirdik” Basın mensuplarının emeklerinin karşılığını alamadığını ifade eden Özel, şunları söyledi:

    “Bu gün için gazeteciler ve basının her alanında görev yapan emekçiler emeklerinin karşılığını alamıyor. Özellikle alandaki sendikasızlaştırma sorunu ve şu an özellikle Manisa özelinde biliyoruz hiç birinizin bir basın sendikasına üye olmaması sebebiyle gazetecilerin iş güvencesi yok. Basında sendika ve basında iş güvencesi aynı zamanda halkın haber alma özgürlüğünün de savunulması gerekir. Sendikasızlaştırılmış bir basın ve iş güvencesi olmayan basın emekçileri gece gündüz, bazen ben Manisa’da dikkat ediyorum; 3 kişinin yapacağı işi tek başına yapıyorlar. Bugün dahi, sizin gününüzde dahi, 20 dakikayı birlikte; bugün herhangi bir meslek örgütüyle birlikte olsaydık sonuna kadar beraber olurduk. Bugünü fotoğraflayan bugünü görüntüleyenler de işinin başında olurlardı. Ama sizin öyle farklı bir mesleğiniz var ki kendi gününüzde dahi kahvaltının dahi yarım kaldığı, sürekli bir koşuşturmanın içinde olunduğu, buradan başka bir programa mesai mefhumu gözetilmeyen, emek yoğun ve emeğin karşılığının alınamadığı bir süreçteyiz.”

    YENİ ANAYASA’DA BASI ÖZGÜRLÜĞÜ ŞARTI

    CHP’li Özel, konuşmasının devamında Anayasa değişikliğine de değindi. Yeni düzenlenecek Anayasa’da basın özgürlüğünü şart koşan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün için parlamenter sistemin teminatı olan Anayasa’daki en önemli ilke kuvvet ayrılığı ilkesidir. Bu gün ayaklar altında. Yasama, yargı ve yürütmenin birbirinin işine karışamadığı, müdahale edemediği bir sistem yerine hepsinin birbirinin işine karıştığı yargının baskı altında tutulduğu, özellikle Anayasa’nın en temel hükümlerinden birisi olan yargıç teminatının, hakim teminatının ayaklar altında olduğu bir süreci yaşıyoruz hep beraber. Bir Anayasa yapacaksak bunun mutlaka önce basın özgürlüğünü öncelemesi lazım. Çünkü eğer basının dili yoksa, kulakları duymuyorsa, duyduğunu yazamıyor, gördüğünü taşıyamıyor ifade edemiyorsa o ülkede hiç bir özgürlük yok demektir. Basın özgürlüğüyle birlikte kişisel hak ve özgürlük alanının genişletilmesi ve Anayasadaki toplum üzerindeki tüm kısıtlayıcı unsurların kaldırılması gerekir.”

    “DİKTATÖR DOĞURACAK BİR SİSTEMİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”

    Geçen yıl Aralık ayında düzenlenen Anayasa toplantılarını hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz eğer iktidar partisi bir önceki gibi masadan kaçmayacaksa; çünkü geçen sefer Anayasa masası 3 yılın sonunda 15-18 ve 25 Aralık 2014 tarihinde o toplantıya katılmaması sonucu CHP, MHP ve HDP’nin tuttuğu ortak tutanaklar sonucunda masa dağılmıştı. Herkes masadaydı çünkü iktidar yoktu çünkü başkanlık sistemi istiyorlardı. Çünkü muhalefet partilerinin hepsi karşı çıktığı için AKP masayı devirmişti”

    Yeni dönem Anayasa toplantıları için başkanlık sistemini kabul etmeyeceklerini dile getiren CHP’li Özel, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bugün tekrar bir Anayasa masası kuruluyor. Çok net olarak söyleyelim başkanlık sistemini dayatacaklar ise o masayı hiç baştan kurmasınlar. Devrilir o masa. Ama ülkenin huzuru, refahı ve yarınları için iyi bir şeyler yapacaklarsa biz o masanın en daimi en devamlı üyeleri olmaya ve o masaya en ciddi katkıları sunmaya devam edeceğiz. Dünyada özgürlükçü Anayasaları Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi akrabaları kazandırıyor. CHP bu konuda üzerine düşen sorumluluğu biliyor. Ama başkanlık sistemi gibi Türkiye’yi ileriye değil geriye götürecek, başkanlık sistemi gibi tek adam rejimini yasal hale getirecek, adeta parlamenter sistemden diktatör doğuracak bir sistemi asla kabul etmiyoruz”

    “BAŞKAN BİZİM GENEL BAŞKANIMIZ OLSA YİNE RET EDERİZ”

    Yeni Anayasa için 5 temel şartlarının bulunduğunu anlatan Özel, “5 tane kırmızı çizgimiz var Anayasada. Anayasa’nın ilk 4 maddesi ve parlamenter sisteme dokunacaklar o masaya hiç oturmaya gelmesin. Onun dışında her şeyi konuşmaya ve Türkiye’yi rahatlatmaya ve Türkiye’ye nefes aldırmaya AKP’nin tıkadığı damarları hep birlikte açmaya hazırız. Bunun için de çalışıyoruz” dedi.

    MHP’nin yeni Anayasayla ilgili değerlendirmelerine cevap veren Özel, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sadece kişisel bir talep var. Görün bakın ’Cumhurbaşkanı aday olmazsa başkanlığı istemez’ demeye getiriyor. Tabi bu tip analizler bu tip sorgulayıcı yaklaşım siyasette olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi çok net bir şey söylüyor: Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da biz başkanlık sisteminden yana olmayız. Biz parlamenter sistemi kişilerden bağımsız olarak savunuyoruz. Biz bu ülkenin gerçekten doğru yönetim biçimini parlamenter sistemi olduğunu düşünüyoruz. O MHP’li arkadaşa da AKP’nin 300 milletvekilini de bize insanlar ’1 Kasım günü yetkiyi alın birilerine devredin birilerine peşkeş çekin’ diye vermedi. ’Bizi doğru yönetin’ diye verdi. Cumhuriyet Halk Partisi başkanlık sistemine kişilerden bağımsız olarak karşıdır. Doğru bulmadığı için karşıdır. Başkan bizim Genel Başkanımız olacaksa da ve bunu yarın da önümüze koysanız teklif etseniz ret ederiz. MHP’nin yaklaşımı meseleyi tamamen kişilere indiren bir yaklaşımdır. Öyle sübjektif yaklaşımla devlet yönetilmez.”

  • Artık “Ne İş Olsa Yaparım Devri” Sona Erdi

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), ‘Mesleki Teknik Eğitimde Standartların Yükseltilmesi’ temalı çalıştaya ev sahipliği yaptı.

    BTSO bünyesinde faaliyet gösteren Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (MESYEB) tarafından “Mesleki Teknik Eğitimde Standartların Yükseltilmesi-Eğitimcilerin Eğitimi” Çalıştayı düzenlendi. Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı’nın (BEBKA) ve Uludağ Üniversitesi’nin de katkılarıyla gerçekleştirilen programda; Osmangazi ve Nilüfer ilçesinde bulunan meslek liselerinin Tekstil Teknolojisi, Makine Teknolojisi, Motorlu Araçlar Teknolojisi ve Metal Teknolojisi bölümlerinin eğitimcilerine yönelik bilgiler verildi. Programa, BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Fahrettin Gülener ve İlker Duran, Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan, MESYEB Genel Müdürü Ramazan Karakök ile çok sayıda eğitmen katıldı.

    “MESLEK VE TEKNİK EĞİTİMİN HER ZAMAN YANINDAYIZ”

    BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen programda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Gülener, mesleki teknik eğitimin ülke ekonomisinin kalkınmasında öncü rol oynadığına dikkati çekerek, “Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorunda. BTSO olarak Bursa’da mesleki ve teknik eğitime her zaman destek veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz” dedi.

    “MESLEKİ YETERLİLİĞE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, MESYEB’in Bursa’da hem çalışanların niteliği geliştirilmesine hem de iş sağlığı ve güvenliği konusunda sağlam zeminlerin oluşmasına büyük katkı sağladığını vurguladı. İlker Duran, “İş dünyasından nitelikli eleman konusunda ciddi talepler alıyoruz. Bu açıdan mesleki yeterlilik konusu bizim öncelik verdiğimiz alanlardan birisidir. Türkiye’ye örnek olan MESYEB ile çalışanlarımızın niteliğini artıracak çalışmalara devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “5 YILDIZLI DİPLOMA SAHİBİ OLMAK YETMİYOR”

    BTSO MESYEB Genel Müdürü Ramazan Karakök, Türkiye’de uzun yıllar mesleklere yönelik bazı yanlış algılamaların yaşandığını söyledi. Bu algıyı yıkmak için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine dikkati çeken Karakök, bu noktada mesleki yeterlilik konusunun hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’de işsizlik değil, mesleksizlik sorununun yaşandığını ifade eden Karakök, “Mesleki teknik eğitimde bilgi önemli bir unsurdur. 5 yıldızlı diplomaya sahip olmanız, nitelikli çalışan olduğunuz anlamına da gelmiyor. Mesleki açıdan yeterliliklerin her zaman yenilenmesi gerekmektedir. Bu noktada BTSO MESYEB, iş dünyasına önemli fırsatlar sunuyor. Güney Marmara’nın tek sınav ve belgelendirme merkezi olan MESYEB ile çalışanların niteliklerinin uluslararası standartlarını yükseltmeyi hedefliyoruz”

    “NE İŞ OLSA YAPARIM DÖNEMİ BİTTİ”

    Programın ikinci bölümünde Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan, ‘Mevcut Mesleki ve Teknik Eğitim Modelindeki Aksaklıklar ve Çözüm Önerileri’ konusunda bilgiler paylaştı. Karahan, üniversite ve sanayi arasındaki güçlü işbirliğinin mesleki yeterlilik sürecine büyük katkı sağlayacağını vurguladı. 25 Mayıs 2015 tarihi itibariyle tehlikeli ve çok tehlikeli mesleklerde mesleki yeterlilik belgesinin zorunlu hale getirildiğini söyleyen MESYEB eğitmeni Muhammed Karaman, artık Türkiye’de ‘ne iş olsa yaparım’ döneminin bittiğini açıkladı. Ayrıca programda eğitmenler Ünsal Akkaya ve Neşe Başsoy, BTSO MESYEB’in çalışmaları, sınav ve belgelendirme süreci ile ilgili sunum yaptı.