Etiket: Ölmesin

  • Antalya Konyaaltı Sahili’nde ’Aylan’lar Ölmesin’ Eylemi

    Yunanistan’a geçmeye çalışırken ailesiyle bindiği lastik botun batması sonucu hayatını kaybeden ve cesedi Muğla’nın Bodrum ilçesinde kıyıya vuran 3 yaşındaki Aylan Kurdi ve diğer kaçakların dramını dikkat çekmek amacıyla Tarım Orman-İş Sendikası Konyaaltı Sahili’nde eylem yaptı.

    Sendika üyeleri yağmura rağmen Konyaaltı Sahili 5 numaralı sahilde bir araya geldi. Dev dalgalara rağmen kumsala inen yaklaşık 100 sendika üyesi ellerinde başta Aylan bebek olmak üzere hayatını kaybeden diğer bebeklerin fotoğraflarını taşıdı.

    Burada konuşan Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş, Türkiye sahillerinde yaşanan göçmen dramlarına dikkat çekmek istediklerini söyledi. İnsanlığı göçmenler noktasında duyarlı olmaya çağıran Durmuş, “ Yıllardır bu ülkede kıyılarımızda balıkçılık yapan balıkçılarımız, balıktan çok ne yazık ki ağları ile cesetler toplamaktadır. Bu zulüm, acımasız politikaların bir sonucudur. Ülkelerinde yaşama hakkı bulamayan insanların, başka alternatif yaşam arayan insanların yasal olmayan yollarla özellikle Türkiye üzerinden göçü esnasında yaşana cinayetlere dikkat çekmek amacıyla toplandık. Belki Avrupa 4 yaşındaki Aylan bebeğin cesedi üzerinden duyarlılık gösterdi. Ve oradan Türkiye’ye çağrısı oldu. Dediler ki, ’Biz sizlere 3 milyar dolar verelim, siz bu göçmenleri Türkiye’de barındırın.’ Tam da bu nokta zulümdür aslında. Madem ki göçmenlerin insanca yaşam haklarını savunacaklardı, keşke kapılarını açsalar ve bu insanlar batıya serbestçe gidebilseydi. Ama öyle olmadı. Ne yazık ki ülkemiz bir toplama kampına dönüştürüldü. Toplama kamplarındaki yaklaşık 3 milyon insan bu ülkede de mutlu değil” diye konuştu.

    “AVRUPA’YA ÇAĞRI”

    Bu insanları düşman ilan etmediklerini kaydeden Durmuş, “Bu insanlar ülkelerinde yaşamlarını sürdüremedi. Her gün sahile vuran cesetlerle karşılaştık. Haberler sıradanlaştı. Sahile vuran insanlığın çöküşüydü. Bu konuya sendika olarak duyarlılık göstermek istedik. Biz, bu konunun gündemde tutulmasını istiyoruz. Bu olayları şiddetle kınıyoruz. Demokrasi insan hakları diyen Avrupa ülkelerinin de bu zulme ‘dur’ demesini istiyoruz” dedi.

    Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Hasan Kütük ise çocuklarını yanına alarak son derece ilkel ve tehlikeli bir yolculuğu göze alabilmenin gerekçesinin umuda yolculuk olamayacağını ifade etti.

    Bir süre slogan atan grup ardından dağıldı.

  • Öğrenciler Türkçe Ve İngilizce ’Çocuklar Ölmesin’ Kaligrafisi Oluşturdu

    Malatya’da 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte 700 öğrenci ile mesaj veren kaligrafi oluşturuldu. Etkinlikte oluşturulan kaligrafi, havadan çekimlerle görüntülendi.

    Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi tarafından Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikle dünyaya barış mesajı verildi. Kırmızı Hayatın Rengi Olsun Projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrenciler, Türkçe ve İngilizce ’Çocuklar Ölmesin’ kaligrafisini oluşturdu.

    Büyükşehir Belediyesi hizmet binası arkasındaki alanda düzenlenen etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AK Parti İl Başkanı Hakan Kâhtalı, Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Ertan Mumcu, daire başkanları, şube müdürleri ile öğrenciler ve öğretmenler katıldı.

    Etkinlikte, Sümer Ortaokulu ve Hacı İbrahim Işık İlkokulu öğrencileri tarafından oluşturulan ’Çocuklar Ölmesin’ kaligrafisi, havadan çekim helikopteri ile görüntülendi.

    Günün anlam ve önemi dolayısıyla Hacı İbrahim Işık İlkokulu öğrencilerinden Melike Aktaş tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Aktaş, “Bölüşmeyi en güzel çocuklar bilir” diyerek başladığı açıklamada şunlara yer verdi:

    “En sevdiğim varlığı; Annemi işte, kardeşimle paylaşabiliyorum. Arkadaşlarımla masumca her şeyi bölüşebiliyorum. Bölerken sevgiyi katıyorum ve gülümsüyorum. Uzatırken ellerim sıcacık ve kalbim. Anlamadığım şu ki bölüşerek yaşamak, güzellik sevgi dostluk getirmesi gerekirken ölüşme ve ağlaşma getiriyor olması. Bana garip gelen bu çelişki neden büyüklerin canını yakmaz ki. Ne kıyıya vuran Suriyeli çocukları, ne kurşunlara hedef olan Filistinli çocukları ne Bosna’nın toplu mezarlarında uçuşan kelebekleri ne onca maden içinde hiçe sayılan açlıktan ölen Afrikalı çocukları, ne elleri bağlanarak suya atılan Arakanlı çocukları ne Türkistan’ın mazlum çocuklarını ne de ülkemin teröre kurban giden nice fidanlarını çocuklarını unutmadım. Unutulur mu ki. Hangi coğrafyada olursa olsun ölen çocuklar unutulur mu ki. Bir sevgi aşısı bulunsa ve zerk edilse büyüklerin yüreklerine acaba diyorum acaba çocuklar ölmeden yaşanır bir dünya olabilir mi? Çocukça kardeşçe.”

    Daha sonra Azra Can adlı öğrenci tarafından Dünya Çocuk Hakları Beyannamesi’nden bazı bölümler okundu.

    Etkinlikte bir konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, çocukların dünyaya güzel bir mesaj verdiğini vurgulayarak, “Bu bir barış mesajı. Çocukların verdiği barış mesajı, çok önemli, çok anlamlı. Bugün de çok önemli bir gün; Dünya Çocuk Hakları Günü. Çocuklarımızın bilinçlenmesi adına, sorumlulukları adına gerçekten çok güzel bir görev yerine getirdiler ve buradan dünyaya güzel bir mesaj vermiş oldular. Her gün istisnasız çocukların katledildiklerini, çocukların yetim öksüz bırakıldığını ekranlardan her zaman izliyoruz. Dolayısıyla bu mesajın yerine ulaşmasını ve dünyada çocuklar için barış getirmesini ben de yürekten temenni ediyorum. Bu güzel etkinliğe katıldıkları için çocuklarımıza teşekkür ediyorum, bütün hocalarımızı da kutluyorum. Çocuklar ölmesin. İfadelerini kulandı.

  • Çocuğu Ölmesin Diye Arabada Yaşıyor

    Antalya’da kalbinde 4 yırtıkla dünyaya gelen 2 aylık Talha bebeğin yaşama tutunabilmesi için acil kalp ameliyatı olması gerekiyor. Hastane bahçesindeki kapalı kasa aracını eve çeviren ve burada yaşayan baba Uğur Söğüt, çocuğunu yaşama tutabilmek için mücadele veriyor.

    Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan esnaf Uğur Söğüt (42) ve ev hanımı Gülhan Söğüt (41) çiftinin 4’üncü çocukları Talha Söğüt 4 ay önce Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde normal gününde sezaryenle dünyaya geldi. Doğumdan önce doktorlar, bebeğin Down sendromlu olarak dünyaya gelebileceğini söylemesine rağmen Söğüt ailesi “Allah’ın verdiği canı Allah alır” diyerek doğumu sonlandırtmadı. Normal gününde sezaryenle dünyaya gelen bebeğin Down sendromlu ve buna bağlı olarak kalbinde 4 yırtık olduğu belirlendi. Yeni doğan yoğun bakım ünitesine alınan ve Talha ismi verilen bebek 4 aydır yaşam mücadelesi veriyor. Anne Gülhan Söğüt’ün kucağına iki kez alabildiği Talha bebeği aile, şimdilerde sadece haftada 3 kez 5 dakika küvezde görebiliyor.

    “ARABADA YAŞIYOR”

    3 çocuğu daha olan Gülhan Söğüt Alanya’ya dönerken, baba Uğur Söğüt ise biricik bebeği için hastane kapısından ayrılmadı. Hastane bahçesindeki kapalı kasa aracını eve çeviren ve burada yaşayan baba Söğüt, çocuğunu yaşama tutabilmek için mücadele vermeye başladı.

    “KALBİNDE 4 DELİK VAR”

    Bebeğinin sağlığa kavuşması için aracının içinde yatıp kalkan Uğur Söğüt, çocuğunun iyileşmesi halinde kendisinin yerde bile yatabileceğini söyledi. Bebeğinin Down sendromlu dünyaya gelebileceğinin kendilerine söylendiğini aktaran baba Uğur, “Tabii biz bunu göze aldık, kalbinde de ona bağlı sorunlar olacağını söylediler. Biz onu göz önüne aldık ve doğumdan aşağı yukarı bir hafta önce hastaneye geldik. Çocuğumuz gününde sezeryanla doğdu. Doğduğu andan itibaren iki aydır yeni doğan yoğun bakım servisinde tedavi altında tutuluyor. Kalbinde dört delik var. Son değerlendirmelere göre kardiyoloji doktorlarımızın değerlendirmesine göre burada ameliyatın mümkün olmadığını söylediler” dedi.

    “İKİ KEZ KUCAĞIMA ALDIM”

    Bebeğini iki kez kucağına alabildiğini dile getiren anne Gülhan Söğüt, “Ondan sonra bebeğimiz fenalaştı ve tekrar yoğun bakıma alındı. Doğdu doğalı iki kez kucağıma aldım. Şimdi ise beş dakika görüp çıkıyorum bir daha göremiyorum. Haftada üç kez görüyorum. Çocuğumun tedavi edilmesini istiyorum. Ameliyatını istiyorum. İnşallah bir doktor çıkar da ameliyatını yapar, düzelir ve kucağımıza alıp evimize gideriz” diye konuştu.

    Eşinin hastane bahçesindeki araçlarında kaldığını söyleyen Gülhan Söğüt, “Diğer çocuklarım okula gittiği için eve gidiyorum eşim burada kalıyor. Cuma günleri görebiliyorum bebeğimi. Eşim burada tek başına arabamızda kalıyor. Çocuğumuz iyi olsun da eşim rahat bir ortamda kalmasa da olur. Çocuğum ölmesin” ifadelerini kullandı.