Etiket: Ölmeden

  • Kahraman polis ölmeden önce bile vatandaşı korumuş

    İzmir’deki terör saldırısında katliamın önüne geçen ve şehit olan polis Fethi Sekin’in yardımına koşan bir taksici, “Fethi ağabeyin yanına ilk ben gittim ona tampon yapmak için. Ölürken bile bana ’yat yat mevzi al’ şeklinde korumaya çalıştı” dedi.

    İzmir’de gerçekleşen ve bir polis ile bir adliye çalışanının şehit olduğu, 9 kişinin yaralandığı hain terör saldırılarının ardından daha fazla kişinin ölmemesi için canını feda eden şehit polisi memuru Fethi Sekin’in son onlarına tanıklık eden taksici Çetin Yenel, yaşadığı anları sosyal medya hesabından paylaştı.

    Olayın ardından polis memurunun yanına koştuğunu belirten Yenel, “Fethi ağabeyin yanına ilk ben gittim. Ona tampon yapmak için. Ölürken bile bana ’yat yat mevzi al’ şeklinde korumaya çalıştı” dedi. Duygulandıran mesajı sosyal medya hesabından paylaşan taksici Çetin Yenel, yaşadığı bir anısına da mesajında yer verdi.

    “Bu kadar fedakar insanların ülkesinde bu bombalar etkisiz olur”

    Yaralı bir kadını hastaneye götürdüğünü anlatan Yenel, “Ambulans geldi. Sonra gözünden yaralanan bir hanım vardı. Ona hastaneye götürdüm. Yaralı hanım inerken, ’borcum ne kadar’ dedi. ’Sonra bulurum’ dedi; yani beni bulup para verecek. Bu kadar naif, bu kadar fedakar insanların ülkesinde bu bombalar etkisiz olur” şeklinde konuştu.

  • Kelkit sevdalısı emekli ebe ölmeden mezarını hazırlattı

    Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde 10 yıl görev yapan Bayburtlu emekli ebe Yüksel Uygur (74), Kelkit ilçe mezarlığında ölmeden mezarlığını yaptırdı.

    Kelkit sağlık ocağında 1968-1978 yılları arsında 10 yıl görev yaptıktan sonra Erzincan’a tayini çıkan ve uzun yıllar Erzincan’da görev aldıktan sonra Antalya’ya tayin olan Uygur, 35 yıllık görev süresini tamamladıktan sonra emekli oldu ve ilk görev yeri olan Kelkit’e yerleşmeye karar verdi. Geçtiğimiz yıllarda annesini kaybeden ve onu da Kelkit ilçe mezarlığına defneden Uygur, kendi mezarını da ölmeden hazırlattı.

    Kelkit halkı tarafından sevilen ve sayılan Uygur, “Ben Kelkit’te uzun bir zaman görev yaptım. Görev yaptığım sürede sadece ilçe merkezinde değil tüm köylerde de hizmet verdim. Kelkit’te görev yaptığım 10 yıllık zaman diliminde binlerce insan tanıdım. Tanıdığım Kelkitlilerin hepsi de cana yakın, karakterli, dürüst ve çok iyi insanlar. Kendimi burada kendi memleketimdeymişim gibi hissettim” dedi.

    Türkiye’nin birçok yerinde hizmet ettiğini fakat Kelkit’in kendisi için bir başka olduğunu ifade eden Uygur, “Burada çok mutlu ve huzurluyum. Bu yüzden dolayı da emekli olduktan sonra Kelkit’e yerleşmeye karar verdim. İyi niyetli, samimi ve sıcakkanlı olan tüm Kelkitlilerden Allah razı olsun. Burada yalnız yaşıyorum. Öldükten sonra kimseye yük olmamak için kendi mezarımı şimdiden hazırlattım” diye konuştu.

  • Ölmeden evvel muradına erdi

    Tokat’ın Niksar ilçesinde ölmeden önce kendisi ve eşi için anıt mezar yaptıran halk ozanı Aşık Dertli Kul Cafer’in anıt mezarı yanına heykeli de dikildi.

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Öğretmenliği Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Ramazan Tilki ve öğrencileri tarafından 6 ayda yapımı tamamlanan 2 metre uzunluğundaki heykel anıt mezarların yanına konuldu.

    Niksar ilçesine 14 km mesafede bulunan Çamiçi Yaylası’nda yaşayan 70 yaşındaki Halk Ozanı Aşık Dertli Kul Cafer, 2 yıl önce evinin bahçesine kendisi ve eşi için anıt mezarları yaptırmıştı. Ölüm hak olduğu için insanoğluna, kendi mezarımı kendim yaptım ve bununla da gurur duyuyorum ve nitekim muradıma erdim diyen Aşık Ozan “Her şeyim hazır, mezarım bile hazır, şimdi de heykelim yapıldı ve mezarımın başına dikildi. Çok mutluyum, gururu ve mutluluğu bir arada yaşıyorum” dedi.

    Yaz aylarında Niksar’a gelerek ilçe merkezine 14 kilometre mesafede bulunan Çamiçi Yaylası’nda yaşayan Halk Ozanı Aşık Dertli Kul Cafer, ölmeden önce kendisi ve eşi için anıt mezar yaptırdı.

    TRT ve Kültür Bakanlığı’ndan emekli Halk Ozanı Aşık Dertli Kul Cafer “Ölüm hak olduğu için insanoğluna, kendi mezarımı kendim yaptım ve bununla da gurur duyuyorum ve nitekim muradıma erdim” diye konuştu.

    Evinin bahçesinde yaptığı iki anıt mezara da mesleğini, ismini ve doğum tarihini yazdıran Dertli Cafer ve eşinin bir tek ölüm tarihi eksik.

    1946 yılında Tokat’ın Niksar ilçesinde doğan Halk Ozanı Dertli Cafer, kış mevsiminde Samsun Atakum’da, yaz aylarında ise Tokat’ın Niksar ilçesine ikamet ettiğini belirterek, “Şiirlerimde ölümü hep hatırlıyorum bu yüzden sürekli düşünüyordum. Ölmeden önce kendimin ve eşimin mezarlarımızı hazır etmek istedim. Ölüm hak olduğu için insanoğluna, 2 yıl önce kendim ve eşim Hatice için mezarımızı kendim yapmıştım. Bir diğer dileğim ise heykelimin yapılması idi. Şimdi bu dileğime de kavuştum, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Öğretmenliği Bölümü öğrencileri, heykelimi yaptılar ve anıt mezarların başına diktiler şimdi muradıma erdim” şeklinde konuştu.

    “Yaşarken heykelimin yapılması gurur verici”

    Yaşarken heykelinin yapılmasından ve anıt mezarların yanına dikilmesinden dolayı büyük bir gurur ve sevinç yaşadığını belirten Halk Ozanı Aşık Dertli Kul Cafer şunları söyledi: “1948 yılında Tokat’ın Niksar ilçesinde doğdum. 1966 yılında halk ozanı olarak aşıklığa başladım. 500’den fazla eserim var, ‘Dostlar Merhaba, Dertli Sazım ve Gerçek Aşık İsen Hakka Bağlan’ isimli 3 tane kitap çıkardım. Kitaplarım İngiliz Kütüphanesi’nde ve Kültür Bakanlığı’nın arşivinde yayınlandı. 1995 yılında sanatçı olarak TRT’den emekli oldum. Şimdi de yaşarken heykelimi yaptılar, buraya kadar getirip eşim ve benim mezarlarımın başına diktiler. 2 metre uzunluğunda bir heykel ve 6 ayda tamamlandı. Zaman zaman yoldan geçenler mezarların başına gelip dua ediyorlar, içinde kimsenin olmadığını söylediğimde ise şaşırıyorlar.”

    Halk Ozanı kendisine ilgi gösterip heykelinin yapılmasını sağlayanlara da teşekkür ederek “Heykelimin yapımında emeği geçen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Öğretmenliği Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Ramazan Tilki ve bölüm öğrencileri Tuğçe Gevşek ile Halil İbrahim Maraz hocalarıma çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Şehit polis ölmeden önce ağabeyine mektupla vasiyetini yollamış

    Trabzon’un Maçka ilçesinde yolda uygulama yapan polis ekibine teröristler tarafından açılan ateş sonucu şehit düşen çevik kuvvet polisi İbrahim Akın’ın bir ay önce ağabeyine mektup yazıp borcu olan kişilerin isimlerini verdiği ve vasiyet olarak borçlarını ödemesini istediği öğrenildi.

    Çevik kuvvet polisi İbrahim Akın’ın (23) şehadet haberi Bursa’daki baba ocağına ateş düşürdü. Erzurum nüfusuna kayıtlı olan ve 2 yıldır çevik kuvvet polisi olarak teşkilatta görev yapan İbrahim Akın’ın Yıldırım İlçesi Karapınar Mahallesi 115. sokakta ikamet eden yakınları acı haberle yıkıldı.

    Fuat-Şehriban Akın çiftinin 4 çocuğundan en küçüğü olan İbrahim Akın’ın yol izni için yarın Bursa’ya geleceği Bursa’da 3 gün izin yaptıktan sonra Şırnak’a göreve gideceği öğrenildi.

    “Ağabeyine vasiyet etmiş”

    Şehit polis memuru Akın’ın ağabeyi Ali Akın’a bir ay önce mektupla vasiyetini gönderdiği ortaya çıktı. Şehit polis memurunun yazdığı mektupta borcunun olduğu kişileri kaleme alıp ağabeyine “Sana vasiyetim borcumu öde” dedikten sonra hesabına para gönderdiği öğrenildi. Ağabey Ali Akın’ın kardeşinin cenazesini almak için Trabzon’a giderken, şehit polis memuru İbrahim Akın’ın cenazesinin yarın Bursa’ya getirileceği öğrenildi.

  • Giresunlu Şehit, Ölmeden Önce Asker Olan Kardeşiyle Görüşerek Helallik İstemiş

    Mardin’in Nusaybin ilçesinde teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan Uzman Çavuş Bekir Kelleci’nin ölmeden önce dün öğle saatlerinde asker olan kardeşiyle görüşerek helallik istediği ortaya çıktı.

    Mardin’in Nusaybin ilçesinde güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyon sırasında teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen saldırıda şehit olan 6 güvenlik görevlisinden Uzman Çavuş Bekir Kelleci’nin (24) Giresun’un Eynesil ilçesinde acılı haber dün gece ailesine ulaştı. Sabahın erken saatlerinde şehit evinde kurulan taziye çadırını vatandaşlar ziyaret ederek, başsağlığında bulundular. Çadırda taziyeleri kabul eden baba Ali Kelleci, “Ben oğlumu sürekli görevde oldukları için aramıyordum o fırsat buldukça arıyordu. En son konuştuğumuzda ’Allah’a emanet olun’ dedim. İyi görevler diledim. ’Arkadaşlarına selam söyle’ dedim. ’Öptüm seni’ dedim o da bana ’bende seni öptüm’ dedi. 14 Nisan’da asker olan kardeşiyle birlikte izine gelecekti. Şimdi de cenazesi geliyor” dedi.

    Ordu Fatsa Komando Taburu’nda asker olan kardeşi Murat Kelleci ise, en son dün öğle saatlerinde görüştüklerini belirterek, “En son dün öğle saatlerinde görüştük. Bana 3-4 eve gireceklerini söyledi. ’Hakkını helal et’ dedi. Ben de ona ’sen de helal et’ dedim. Helalleştik. Ondan sonrada acı haberi geldi” diye konuştu.

    Bugün öğle saatlerinde askeri uçakla Ordu-Giresun Havaalanı’na gelecek olan şehit Uzman Çavuş Bekir Kelleci’nin cenazesini almak için Ordu’ya giden anne Güner Kelleci’nin evden çıkarken güçlükle ayakta durduğu ve ağıtlar yaktığı gözlendi. Şehit Kelleci’nin cenazesi bugün Eynesil ilçesindeki Eski Camii’de kılınacak ikindi namazının ardından defnedilecek.