Etiket: Olmaz”

  • Başbakan Yardımcısı Işık: “Listeye giremeyenlerde burukluk olur ama kırgınlık olmaz”

    Milletvekili aday listelerinin açıklamasının ardından konuşan Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Listede en iyiler değil en uygun isimler bakılır. Elbette listeye giremeyen arkadaşlarımızın bir burukluğu olabilir. İnsanlar ‘Bende olsaydım çok iyi olurdu’ diyebilir. Bu gayet normaldir, siyasetin tabiatında da bu vardır. Burukluk olur ama kırgınlık olmaz” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Kocaeli Valiliği tarafından şehit ve gazi aileleri onuruna verilen iftar yemeğine katıldı. İzmit’te gerçekleştirilen yemeğe Başbakan Yardımcısı Fikri Işık’ın yanı sıra Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, parti il başkanları ve çok sayıda şehit ve gazi yakını katıldı.

    Yemekte yaptığı konuşmada seçimin önemli bir yarış olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı Işık, “Demokraside bu yarışı hepimiz önemsiyoruz. Yarışın centilmence geçmesi açısından da önümüzdeki bir ayın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bütün partilere listeler hayırlı olsun. AK Parti’de Meclis profilinde mevcut milletvekillerimizde bir memnuniyet vardı. Arkadaşlarımız hem şehirle irtibat noktasında hem de Meclis çalışmalarına katılım noktasında iyi bir performans sergilemişlerdi. Listemizde o noktada çok fazla değişiklikte olmadı. Listede olan arkadaşlara da hayırlı olsun” dedi.

    “Listede en iyiler değil en uygun isimler bakılır”

    “Adayların belirlenmesi ile parti içerisinde herhangi bir küslük olacak mı?” sorusuna Işık, “Hayır. Niye olsun ki. Sonuçta 13 kişilik bir liste. Bu listede olanlar da olacak, olamayanlar da olacak. Listede en iyiler değil en uygun isimler bakılır. Elbette listeye giremeyen arkadaşlarımızın bir burukluğu olabilir. İnsanlar ‘Bende olsaydım çok iyi olurdu’ diyebilir. Bu gayet normaldir, siyasetin tabiatında da bu vardır. Burukluk olur ama kırgınlık olmaz” cevabını verdi.

    “Ben eminim ki Kocaeli halkı da Elif’i kucaklayacak ve güzel bir seçim çalışmasını birlikte yürüteceğiz”

    “Hangi arkadaşımızın nerede değerlendirileceğine genel başkanımız karar veriyor” diyen Işık, “Önümüzde yerel seçimler var, listeye girmeyen adaylar için farklı bir değerlendirme yapılmış olabilir. Bunu benim bilmem mümkün değil. AK Parti’nin en geç milletvekili adayı Elifnur Bayram ile biz geçen akşam iftar yemeğinde tanışmıştık. Doğrusu Kocaeli açısından iyi bir durum oldu. Kardeşimiz henüz 18 yaşına yeni basmış. Şimdi bizimle birlikte çalışacak. Siyaset deneyimini yaşayacak. Ben eminim ki Kocaeli halkı da Elif’i kucaklayacak ve güzel bir seçim çalışmasını birlikte yürüteceğiz” dedi.

  • Başbakan Yıldırım: “Gül aday olursa olur, olmazsa olmaz”

    İZMİR (İHA) – Başbakan Binali Yıldırım, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağıyla ilgili, Biz işimize bakalım. Aday olursa olur, olmazsa olmaz. Niye bu kadar, memleketin gündemini işgal etmeye hakkı var mı kimsenin?” dedi.

    Başbakan Yıldırım, İzmir Alsancak garında, gazetecilerin katılımıyla ’Başbakan ile Gündem’ adlı ortak canlı yayına konuk oldu. Başbakan Yıldırım, Abdullah Gül’ün muhtemel cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili, “Bize ne ya. Biz işimize bakalım. Aday olursa olur, olmazsa olmaz. Niye bu kadar, memleketin gündemini işgal etmeye hakkı var mı kimsenin? Adaysa, buyurur çıkar. Milletin işi gücü var. Yarın bir açıklama yapacakmış galiba. Ben değerlendirmelerimi yapmıştım zaten. Abdullah Bey bizim ailenin içerisindeki bir arkadaşımız. AK Parti ona bütün makamları verdi. Yeni vereceği bir şey yok. Bundan sonrası tekrara giriyor. Abdullah Bey’in, başından beri gelip ‘ben partimin yanındayım, görevim bitti, partim ne görev veriyorsa hazırım’ demesini beklerdim. AK Parti’de gelenek böyledir” diye konuştu.

    “Bence başka bir yere savruldu gitti”

    Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

    “Ben size söyleyeyim. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, esasında, o dönemin başbakanı, Recep Tayyip Erdoğan hiçbir faninin yapamayacağı bir işi yaptı. Kendisinin rahatlıkla geçeceği bir makama, “ben partimi bırakmam, burada yapacak çok iş var, Abdullah Bey olsun” dedi ve büyük bir fedakarlık yaptı. Bütün istişarelerde arkadaşlarımızın “sen geç” demelerine rağmen yaptı bu fedakarlığı. Bu kadarını söylüyorum, daha ne söyleyeyim. Ama bence başka bir yere savruldu gitti.”

    “Seçime her an hazır partiyiz”

    AK Parti’nin seçime her zaman hazır bir parti olduğunu vurgulayan Başbakan Yıldırım, “Siyasette garanti yok. Seçime her an hazır partiyiz. Hiç seçim olmayacak gibi çalışırız. Ama yarın seçim olacak gibi de hazırız. Bu seçimin önemli bir özelliği var. Bu seçim Türkiye’nin önünde yeni bir dönem açacak. Türkiye yeni bir yönetim değişikliğine gitti” ifadelerini kullandı.

    “Kemiklerini sızlatırsınız”

    Programda “Bugün Saadet Partisi’nin, Erbakan’ın misyonuyla ne alakası var?” diye soran Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

    “Tabanını bundan ayrı tutuyorum. Tabana benim saygım var. 28 Şubat’ta rahmetli Erbakan’ın devrilmesi için her türlü oyunun içine girenleri siz ödüllendirirseniz ve adını bir de ‘Erbakan Ödülleri’ koyarsanız onun kemiklerini sızlatırsınız. Soruyorlar Saadet Partisi Genel Başkanı’na ‘AK Parti’yle ittifak yapacak mısınız?’ diye. Diyor ki ‘yapacağız, anahtarları teslim etsinler, o zaman yaparız’ Bu ne demek, ne ciddiyetsizlik bu?”

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin İYİ Parti’ye desteğiyle ilgili, “Demokrasi nezaketi bu anlayışla olmaz. Güneş Motel olayından daha beter bir durum” dedi.

    IHAAW203024-SIY/23-04-2018

    – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin İYİ Parti’ye desteğiyle ilgili, “Demokrasi nezaketi bu anlayışla olmaz. Güneş Motel olayından daha beter bir durum” dedi.

    23.04.2018 20:30:24 TSI
    NNNN

  • Şahin: “Her kar yağdığında fındıkta don olmaz”

    Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, zirai don ve yanma olayında ezberleri bozan açıklamalarda bulundu.

    Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, spekülatörlerin kar yağsa da yağmasa da ürün rekoltesinden başlayıp yanıp donmasına kadar çiftçiler üzerinde bir baskı oluşturulduğunu ileri sürdü.

    Her yıl, fındık üretiminin belli bölümlerinde bazı ilgili, ilgisiz kişilerin müneccim gibi açıklamalarda bulunduğunu ifade eden Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, zirai don ve kuraklık hadisesinin, illa da karın yağıp, yağmamasına bağlamanın önemli bir eksiklik ve yanlış bilgilendirme olduğunu söyledi.

    Zirai don ve kuraklık olaylarıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulunan Şahin “Her yıl, fındık üretiminin belli bölümlerinde bazı ilgili, ilgisiz kişilerin müneccim olmuşçasına fındıkta ürün rekoltesinden başlayarak, yanıp, donmasına kadar, kendi amaçları doğrultusunda hareketle sürekli çiftçinin üzerinde bir baskı oluşturduklarını görmekteyiz. Burada amaç, çiftçiyi bilgilendirmek ve zirai don hadisesinden çiftçiyi korumak ise don ve kuraklık hadisesinin, illa da karın yağıp, yağmamasına bağlamak önemli bir eksiklik ve yanlış bilgilendirmedir. Bu meyanda sözüm, spekülatörler ile konuyu bilmeden konunun içinde olanlaradır” dedi.

    “Zirai don veya yanmanın karla ilgisi yoktur”

    Zirai don ve yanma olayının kar yağışı ya da yağmamasıyla ilgisi bulunmadığını da kaydeden Şahin; “Don hadisesi, bitkilerin içinde tutulan suyun miktarına göre kısmen etkilenme veya donma, bitkilerin içindeki hücreler arasındaki su miktarına bağlı olarak da buz tutma olayları ile gerçekleşir. Bu gerçekleşme, birçok korunma yöntemlerine bağlı kalmak kaydıyla, standart siper içi hava sıcaklığının sıfır derece veya altına düşmesi sonucunda meydana gelmektedir. Diğer taraftan bitkiler, kış dönemine girerken bünyelerindeki suyu bırakırlar ve cinslerine göre eksi 30 derecelere kadar zarar görmezler. Kış uykusundan uyanan bitkiler, hücreleri arasındaki boşluğa su çekerek, aldıkları su oranına göre sıfır dereceden başlamak üzere risk almaya başlarlar. İşte, donma veya yanmalardaki ana kural tolerans faktörlerine bağlı kalmak kaydı ile donmalarda suyun çokluğu, yanma da ise suyun yokluğudur. Kısaca, bir yerde donmadan bahsediyorsak su çok, yanmadan bahsediyor isek su yok demektir. Bitkilerin donma ve yanma olayı, illaki karın yağması ve güneş ısısının şiddeti de bağlı değildir. Diğer tabiat olayları olan konveksiyon, radyasyon, çiğ, kırağı, kırağı donu, donlu gün, buzlu gün gibi ısı değişimlerine yol açan her olaylar karşısında da korunma ve durum özelliklerine bağlı olarak da bitkilerde, yanma veya donmalar her zaman olabilir ve de olmaktadır” diye konuştu.

    Zirai donda dikkat çeken tarihler

    Fındıkta bugüne kadar zirai don olaylarının görüldüğü yıllar arasında araştırılması gereken bir bağ olabileceğine de dikkat çeken Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Şahin “Araştırılması gereken bir konu var ki o da önemli don olaylarının yaşandığı 1994, 2004 ve 2014 yıllarıdır. Don olayları, her on yılda bir ve dörtlü rakamlarda olmuştur. Dahası, bunların gerçekleşme tarihleri, üç ve dört nisan geceleridir. Kimileri bu tarihleri bilimsel bulmaz tesadüf der, kimilerinin de umurunda olmayıp, sadece endişe ve korku pompalar. Bana göre de bu tarihler, tesadüften ziyade tevafuktur. Ben, üniversitelerdeki değerli bilim adamlarının, bu konunun araştırmaya değer olduğunu düşünerek, konuyu, araştırmalarını arzu ediyorum. Çeşitli yayınlarda bu olayların, tesadüf olmadığı, gök cisimlerinin hareketlerine bağlı olduğu yazılmaktadır. Örneğin, Kitabu’l Filaha’da Güneş, Ay, Zühre ve Süreyya Yıldızları gibi cisimlerin, arzdaki bitkiler üzerinde olumlu ve olumsuz etkilerinden bahsedilmektedir. Bu yayınların bazıları Kurtuba Medresesi’nde, bazıları da Osmanlı Medreselerinde Ziraat Kitabı olarak okutulmuş ve çeşitli dillere tercüme edilmiş yayınlardır” ifadelerini kullandı.

    Zirai donun belirtileri

    Zirai don olaylarının riskli olduğu belirtilerden de bahseden Şahin “Diğer taraftan, don olayına karşı alınacak tedbirler de bilinmektedir. Don olayı, genellikle gün içinde sıcaklığın düşüşü ile başlayarak, gece yarısından sonra etkileyebilir seviyelere kadar düşer. Bu düşüş, gökyüzünün açık veya kapalı olmasına, rüzgârın yön ve şiddetine, havadaki nispi nem oranına bağlı kalmak kaydı ile en kritik zaman tanyerinin ağarmasına kadar olan zamandır. Genelde don hadiseleri, bu zaman diliminde ve açık havada meydana gelir” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • Herkes “Nasıl olacak?” derken o olmaz denileni yaptı

    Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki Hasan Turgut, işsiz olduğu dönemde Genç Çifti projesine müracaat etti. Olmaz denileni yapan Turgut, devlet desteğiyle Doğu Karadeniz bölgesinin en büyük kültür mantarı üretimi tesisini kurdu ve şimdi ailesiyle birlikte bin 200 ton mantar üretiyor.

    Torul ilçesine bağlı Altınpınar köyü nüfusuna kayıtlı Turgut, çocukluğundan beri meraklı olduğu mantar işi için Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından açılan mantar yetiştiriciliği kursuna katıldı. Çeşitli nedenlerle işsiz kaldığı dönemde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hibe desteği sağladığı ‘Genç Çiftçi’ projesine müracaat eden Turgut’un projesi ilçede 2017 yılında kabul edilen 17 projeden birisi oldu.

    Geçtiğimiz temmuz ayında evlenen ve düğün yaptıktan bir hafta sonra projesi kabul edilen Turgut, eşine de projeden o zaman bahsetti. Ailesi ve eşinin ilk başta “Nasıl olacak?” soruları ve endişeleriyle karşılaşan Turgut, İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından sağlanan teknik destekle Türkiye’de bu işin en iyi yapıldığı yerlerden malzeme teminini sağladı.

    Köydeki arsasına 100 metrekarelik bir mantar çadırı kuran Turgut, çadırın ısı yalıtımını yapıp klimalarını ve nemlendirme cihazlarını bağladıktan sonra İzmit’ten getirttiği kompostlarla hemen üretime başladı.

    Tesis 50 bin liraya mal oldu

    Devletin sağladığı 30 bin liralık hibenin yanısıra 20 bin lira dolayında da kendisi harcayan Turgut, Doğu Karadeniz Bölgesinde olmayan ve 365 gün üretim yapılabilen kültür mantarı üretim tesisini kurarak bir ilki gerçekleştirdi. Özellikle kış aylarındaki soğuk günlerde gece sıfırın altında 10 dereceye kadar düşen hava sıcaklığında bile mantar çadırında yalıtım ve klimalar sayesinde içerideki hava sıcaklığı 18 derecede sabit kalırken, nem oranı ise yüzde 90’lar seviyesinde sağlanıyor.

    Köyde hayvancılıkla uğraşan anne ve babasının yanısıra abisi ve eşiyle birlikte ilk seride bin 200 kilogram mantar toplayan Turgut, pazar sorunu da yaşamıyor. Taze ve temiz olması nedeniyle ürünleri Trabzon ve Gümüşhane pazarında hemen pazarlayan Turgut, ilk hasattan alan vatandaşların mantarların lezzetinin oldukça iyi olduğunu söyledi.

    Kasım ayı ortasında tesisin kurulduğunu ve şuanda ikinci hasadı topladıklarını kaydeden Turgut, “Gerekli bakımları yaptıktan sonra ürün almaya başladık. Şuanda 2. hasadı topluyoruz. Devletin bize bu imkanı sunmasa, ile ve il müdürlüğü teknik destek vermese biz bu şekilde bu tesisi kuramayız” dedi.

    Daha değişik üretimler, iş imkanları konusunda Gümüşhane’nin biraz kapalı bir il olduğunu belirterek bundan sonra yeni tesisler açılacağına inandığını dile getiren Turgut, gençlere bin 500 lira için İŞKUR kapılarında dolanmayıp devletin bu imkanlarından ve desteklerinden faydalanmaları tavsiyesinde bulundu.

    “Mantarlara çocukluğumdan beri meraklıyım”

    Çocuk yaşlarından beri köyde doğada mantar aramaya meraklı olduklarını ifade eden Turgut, “Dağlarda çok mantar topladık. Oradan hevesimiz vardı. Ayrıca 2016 yılında Halk Eğitimde Tarım İlçe Müdürlüğünün eğitimlerine de katıldım. Bilgilerimiz daha ileri seviyeye gelince yetiştirebileceğimize inandık. Genç Çiftçi projesine başvuru yaptık. Ardından tesisi kurduk ve üretime başladık. Tesisin tam kurulması 2 ay kadar sürdü” diye konuştu.

    Kültür mantarı yetiştirilmesi işinin yoğun bakım servisi gibi olduğunu dile getiren Turgut, bakım ve hijyenin çok önemli olduğunu, tesisin sürekli temizlenmesi gerektiğini belirterek, “Kompost, örtü toprağı, bakımı ve hijyen olması çok önemli ki mantarı sağlıklı piyasaya sunabilelim. Temiz ve güzel mantar olmazsa kimse almaz onu” dedi.

    Nemlendirme, ısıtma ve soğutma sistemlerinin tam otomasyonla çalıştığını, herşeyin bir tuşla halledildiğini kaydeden Turgut, mantarları alanların çok beğendiğini belirterek, “Toptan satışımız ayrı, manavlara satışımız ayrı, vatandaşlar doğrudan da bizden mantar istiyor. Şuanda talep çok iyi. İnsanlar bayağı sevdi. Bekleme süresi az. Hemen tüketiciye ulaşması gerek. Trabzon’a da gönderiyoruz. Merkez ilçeden çok fazla talep var. Torul’un halk pazarında da satıyoruz. Satışlarda sorun yok” diye konuştu.

    “Böyle bir tesis çevrede yok, hiç yapılmamış bir iş”

    Geçtiğimiz Temmuz ayının 7’sinde evlendiğini, projenin onayının da 14 Temmuz’da açıklandığını hatırlatan Turgut, “Ondan sonra eşime söyledim. İlk başta çok inanmadılar. Böyle bir tesis çevrede yok, hiç yapılmamış bir iş. Yap dediler ama işte. Sonunda herkes inandı artık. Ailemin desteği olmasa bu işin altından kalkamayız. Anne, baba, abim, eşim hepsi bizimle beraber” ifadelerini kullandı.

    Çadırı 100 metrekare alana kurduklarını, 4 kat makas sistemi ranzalarda 10 ton komposla ilk seferde bin 200 kilogram mantar topladıklarını, iyice bittikten sonra kompostu değişerek tekrar devam edeceklerini dile getiren Turgut, şöyle konuştu: “Bizim bu şekilde tesisin en büyük destekçisi her zaman her şartta milletin yanında olan devlet. Devlet olmazsa, bu imkanı, bu teşviki sağlamasa bizim bu tesisi kurma şansımız yok. Buradaki bütün kazancımız devletin sayesinde, devletimize sonuna kadar teşekkür ediyoruz. Bütün genç arkadaşlarımıza da tavsiyem devletten gitsin istesinler, üretsinler. Her zaman devlet üretenin, yapanın yanında, desteği sonuna kadar var.”

    “Bana ilk dediğinde olmaz, tutmaz dedim”

    Anne Kerime Turgut ise köyde çiftçilikle uğraştıklarını, 5 çocuğundan birisi olan Hasan’ın bu işi yaptığını belirterek, “Kesmesine, sulamasına, temizliğine yardım ediyoruz. Bana ilk dediğinde olmaz, tutmaz dedim. Şimdi memnunum. Devletin desteğiyle yaptık. Tek olsak yapamazdık, cesaret edemezdik. Bizi sürekli teşvik etti yetkililer. Devletimize teşekkür ediyoruz” dedi.

    Baba Osman Turgut ise devletin teşvikiyle yaptıkları tesiste oğullarına yardımcı olduklarını, hem de vakit geçirdiklerini belirterek, “Devam edeceğiz. Yalnız bu mantar için değil diğer işlerde de devletimiz teşvik ediyor” diye konuştu.