Etiket: Olmasın

  • Aşırı Terleme Kaderiniz Olmasın!

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, aşırı terlemenin bir hastalık ya da sağlık sorunu olmadığını ifade ederek, “Koltuk altı terlemesi kesin olarak sonlandırılamasa da bazı yöntemlerle bir süreliğine ortadan yok edilebilmektedir” dedi.

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, teknolojinin her alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de önemli gelişmelerle hızla ilerlediğini belirterek, insan sağlığı için oldukça faydalı, hayati önem taşıyan teknolojik gelişmelerin, tıp alanında birçok hastalığın, sorunun giderilmesine yardımcı olduğunu dile getirdi.

    İnsanların, rahatsızlık duyduğu, engellemek istediği konulardan birinin de hiperhidroz olarak adlandırılan aşırı terleme olduğunu dile getiren Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, “Aşırı terleme bir hastalık ya da sağlık sorunu değildir. Ancak, bazı insanlar bu terlemenin yoğunluğundan şikayet eder ve bu yoğunluğun azaltılması için tıbbi müdahale yöntemlerini araştırırlar. Genellikle bölgesel olarak görülen aşırı terleme en çok koltuk altlarında, ellerde, ayaklarda görülür. Terleme şikayetleri, bir çok yöntemle giderilebilmektedir. Terlemenin nedenleri arasında aşırı sıcaklar, stres anları sayılabilir. İnsanların en sık şikayet ettikleri terleme bölgesi koltuk altı bölgesidir. Bazı durumlarda kendisini ve karşısındakini rahatsız edici olabilen bu terleme çeşidi, insanların tedavi ettirmek istedikleri bir yoğunlukta yaşanabilir. Koltuk altı terleme tedavisi kesin olarak sonlandırılamasa da bazı yöntemlerle bir süreliğine ortadan yok edilebilmektedir” diye konuştu.

    “AŞIRI TERLEMEYE GEÇİCİ OLARAK SON VERİN”

    Dermatolog Doktor Fulya Tezel, koltuk altı terlemelerinde alternatif çözümler sunarak, “Dünya çapında çok sayıda insanda uygulanan toksin uygulaması yöntemi aşırı terlemeye çözüm olarak ülkemizde de tercih ediliyor. Özellikle koltuk altı bölgesine uygulanan toksin altı ay gibi uzun bir süre terlemeden uzak kalmak mümkün hale gelebiliyor. İlerleyen zamanlarda tekrar kendini yenileyen bu durum toksin uygulaması yöntemi ile bir süreliğine de olsa sizleri rahatlatıyor. El ve ayak bölgelerine uygulandığında ağrılar meydana getirebilen bu yöntem koltuk altına uygulanması durumunda herhangi bir ağrı oluşumuna meydan vermiyor. Bu işlemler öncesi kullanılacak anestezi kremleri ile ağrılarınızın daha az olması sağlanabilir” dedi.

  • Saç Ekimi Kabusunuz Olmasın

    Uzmanlar, saç ekim operasyonlarının deneyimli kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

    Hairestetik Turkey Saç ekim Koordinatörü Engin Sönmez saç ekiminde yapılan hatalar için vatandaşları uyardı. Sönmez, “Saç ekimi uygulamasında yanlış yapılan operasyonların deneyimli doktorlar tarafından uygulanması gerektiğinin altını çizerek belirtmek isterim.İşinde uzman olmayan ve saç ekimi operasyonlarında deneyimli olmayan doktor veya kişilerin saç ekimi uygulamasını gerçekleştirmesinin, saç ekimi uygulamalarında en çok yapılan hatalardan birisidir” dedi.

    Saçların düzgün bir şekilde planlama yapılarak ekilmemiş ise kökler arasında ayrıklıklar oluştuğunu ya da saçlar birbiri üzerine gelerek kötü ve kabarık bir görünüme sebep olabildiğini belirten Engin Sönmez, “Saç ekimi işleminde saçların doğru açılarda ekilmemesi hatalı bir işlemdir, bu şekilde yapılan ekimlerde saçlar dimdik uzar ve yine doğallıktan uzak bir görüntü meydana gelir. Saç ekimi işlemi sıfır hata ile yapılmalıdır aksi takdirde kötü sonuçlara sebebiyet verir. Diğer önemli bir nokta ise saç köklerinin alınma sırasında çok dikkat edilmelidir. Saç kökleri kesinlikle zarar görmeden alınarak aynı şekilde zarar görmeden ekilebilmesi gereklidir, saç köklerinin zarar görmesi o bölgede bir daha saç çıkmamasına zemin hazırlar ki bu asla istenmeyen bir durumdur. Saç ekimi yaptıran kişinin var olan saçları da dökülebilir buda telafisi mümkün olmayan çok üzücü bir olaydır. Çünkü dökülme riski olan saçlar göz ardı edilirse ve hastanın ense kapasitesi sınırlı ise düzeltme ihtimali olmaz” diye konuştu.

    YAPILAN HATANIN TELAFİSİ YOK

    Sönmez, saç ektirmeye artan talep yüzünden ameliyat ortamına hiç uygun olmayan, son derece sağlıksız ortamlarda çok ucuz fiyatlara bu işlem yapmaya çalışan birçok kuruluşun çığ gibi açılmaya devam ettiğini belirterek, “Saç ekim merkezi adı altında açılan bu yerler ne yazık ki sadece ticari kazanç amaç peşinde büyük sorunlara yol açıyorlar. Bu tür yerlerde yapılan saç ekimler kişiye telafisi çok zor zararlar veriyor. Hastalar yaşadıkları sorunların ardından ekim işlemini yapanlar doktor olmadığı için muhatap olacak birisini de bulamıyorlar. Saç ektirme ameliyatları, hastanelerde ameliyathane koşullarında son derece hijyen bir şekilde uygulanmalıdır, yoksa kişi mikrop kapabilir. Çeşitli hastalıklara yakalanabilir. Saç derisi ve saç kökleri zarar görebilir hatta tüm saçlarını kaybedebilir

    Saç kökü alımında kafanın arkasında ense bölgesinin biraz üzerinde iki kulak arasından alınan köklerin zedelenmemesi gerekmektedir. Saç köklerinin orantılı bir şekilde alınmaması ve saç ekiminin ustalıkla yapılmaması halinde mevcut saçlarınızın da tümüyle kaybolma ihtimaliniz yüksektir” şeklinde konuştu.

  • Saç Ekimi Kabus Olmasın

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, günümüzde saç dökülmesi artık eskisi kadar korkulacak bir dert olmaktan çıktığını söyledi. Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, “Saç ekimi sayesinde bu sorun ortadan kalkıyor.Yalnız saç ekimindeki kriterlere mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlhan Serdaroğlu yaptığı açıklamada, “Saç ektirme kararınızın hayal kırıklığına dönüşmemesi için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var, ve biraz bunlardan bahsetmek istiyorum. Türkiye, her ne kadar saç ekimi yaptırmak açısından bir cennet tabir edilse de bu bazen, yetersiz ve tecrübesiz bir ekiple sizin için bir cehenneme dönebilir” diye konuştu.

    Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, saç ekiminde önemli noktaları ise şöyle sıraladı; “Saçınız neden dökülüyor araştırın: Kan ve sağlık testleri yaptırarak genetik saç dökülmenizin nedenini bulamazsınız; ancak demir, çinko eksikliği, hormonal dengesizlikler gibi saç kaybı nedenlerini ortaya koyabilirsiniz. Saç dökülmelerinin birçok nedeni vardır ve doğru nedeni bulmak, uygun terapi yöntemini seçmenize yardımcı olacaktır. Altta yatan sebep genetik dökülmeyse bunu tecrübeli birsaç ekim doktoru anlayabilir ve sizi ekime yönlendirebilir.

    SAÇ EKİMİ OPERASYONUNA GERÇEKTEN UYGUN MUSUNUZ?

    Saç ekimi öncesinde saç ekimi yapan cerrah tarafından muayene edilerek ve tıbbi hastalıklarınızı da doktorunuzla paylaşarak operasyonun sağlığınız açısından uygun olup olmadığını öğrenin. Her saç kaybı vakasında, saç ekimi yapılmalıdır diye bir kayıt yoktur. Erken dökülmelerin medikal tedaviyle önüne geçilebilir.

    En fazla kaç greft (bir greft 1,2,3 ya da 4 saç kökü ihtiva eder) ektirme şansınız olduğunu bir uzman yardımıyla belirleyin .

    Her insanın verici (donor) bölge denilen (saçın ense ve kulak üstü kısmında bulunan bölge) alanda kaç tane saç kökü var ya da operasyon sırasında kaç bin greft çıkarılabileceğini belirlemek önemli . Bu bölgeden cerrahların yaklaşık 3000-4000 greft arası alma şansı vardır. Dolayısıyla eğer saçlarım dökülürse ileride istediğim kadar seans yaptırabilirim düşüncesi yanlıştır. Ayrıca çoğu hastanın saç ekiminden sonra da mevcut olan kendi saçlarının dökülme olasılığı söz konusudur. Eğer ekilecek greft sayısı ve ekilecek alan konusunda yanlış kararlar verilirse, hasta hayal kırıklığına uğrayabilir.

    Mevcut ve ekilen saçlarınızdaki “Şok Kayıp” riskini sorun; Saç ekimi operasyon sonucunda, deride yaşanan travmadan dolayı meydana gelebilecek kayıplar, ekilen saçlarda ilk zamanlarda görülebileceği gibi başarısız saç ekimleri sonrasında mevcut olan saçlarda da görülebilir. Genellikle erken yapılan saç ekimlerinde ya da hatalı yapılan ekimler sonrasında saç foliküllerine zarar verilebilir ve kişinin kendi saçları kayba uğrayabilir. Bunların tümünü önlemek için çok tecrübeli bir cerrahla ve ekiple çalışmak son derece önemlidir.

    Kanama riskini artırabilecek ilaçlardan uzak durun; Kanı sulandırıcı olabilen, aspirin ihtiva eden ilaçlar, ginko biloba, ginseng, sarımsak hapları, E vitamini gibi bazı ilaçların operasyon öncesi kesilmesi gerekir. Doktorunuzla konuşarak bu ilaçlar konusunda bilgi alınılmalıdır.

    Doğru cerrahı, doktoru ve hastaneyi bulun; Saç ekimi, “saç ekim uzman”ları tarafından yapılamaz. Çünkü “saç ekim uzmanlığı” diye bir uzmanlık dalı yoktur. Saç ekiminde yardımcı personelin tecrübelendikten sonra kendisini bu şekilde sıfatlandırması gerçeği yansıtmaz. Saç ekimi, hemşireler ve diğer sağlık personeli tarafından hiçbir cerrah ya da doktor kontrolü olmaksızın yapılabilecek basit bir işlem değil, hayatınız boyu sizi etkileyecek bir operasyondur. Web sitelerinde doktor adı bulunmayan, bir hastane bünyesinde bir araya gelerek saç ekimi yapmaya çalışan tecrübesiz kişilerden uzak durun. Saç ekimi alanında Türkiye’nin önemli ülkelerden biri haline gelmesi, bu alana yönelen faaliyet ve kurumların sayısının da artmasına neden olmuştur. Seçtiğiniz cerrah ve kurumların yeterliği hakkında emin olun.”

  • Yücel: “MS Hastalığı En Kötü Kabusunuz Olmasın”

    Multipl Skleroz (MS Hastalığı)’nın Türkiye’de 35 bin kişiyi etkilediğini söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Dilek Kasım Yücel, MS’nin, ataklar halinde geliştiğini ancak tedavi ile kontrol altına alınabildiğini ifade etti.

    MS hastalığı kişinin bağışıklık sistemindeki bozukluk sonucu beyin ve omurilikte çok sayıda plaklar oluşmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu söyleyen Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Dilek Kasım Yücel, genç yaşlarda görülebilen MS, dünyada yaklaşık 3 milyon, Türkiye’de ise 35 bin kişiyi etkilemektedir. MS’nin, ataklar halinde gelişmekte ve ancak tedavi ile kontrol altına alınabildiğini belirten Yücel, hastalığın genellikle 20 ile 40’lı yaşlar arasında ortaya çıktığını ifade etti.

    MS’NİN BELİRTİLERİ

    Merkezi sinir sisteminde sinir liflerini çevreleyen ve koruyan “miyelin” isimli bir tür kılıf olduğunu söyleyen Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Dilek Kasım Yücel, “Bu kılıf sinir liflerinin elektrik uyarılarını iletmelerine yardımcı olur. MS’de miyelin kılıfı hasara uğrar ve bazı bölgelerde yok olur. Hasar gören bu bölgeler ‘plak’ olarak da bilinir. Miyelin sadece sinir liflerini korumakla kalmayıp, görevlerini yerine getirmelerini de sağlar. Miyelin yok olduğunda veya hasar gördüğünde, sinirlerin beyine giden veya beyinden gelen elektrik uyarılarını iletebilme kapasiteleri kesintiye uğrar; bu durum çeşitli MS belirtilerini ortaya çıkarır. MS belirtileri, halsizlik, yüzde veya vücutta uyuşma ve karıncalanma, hissizlik, yorgunluk, denge problemleri, görme bozuklukları, kas sertleşmesi, bozuk konuşma, bağırsak veya mesane problemleri, dengesiz yürüme (“ataksi”), cinsel işlev sorunları, ısıya hassasiyet ve kısa süreli bellek sorunları şeklinde kendini gösterebilir” dedi.

    “MS HASTALIĞI ÇEŞİTLİ NEDENLERLE ORTAYA ÇIKAR”

    MS’nin ortaya çıkış nedenlerine değinen Yücel, “Çevresel faktörler: Organik çözücülere ve cıvaya maruz kalma, böcek ilaçları ve radyasyon teması. Etnik köken: Kafkas, Kuzey Afrika kökenlilerde hastalık görülebilir. Sarı ve kısmen siyah ırkta koruyuculuk beyaz ırka göre daha fazladır. Ayrıca Kuzey Avrupa, Amerika ve Kanada’nın kuzeyinde hastalık yüksek, ekvator bölgesinde düşük oranda görülmektedir. Virüslerin etkisi: Geçmişte “herpes”, “varisella zoster” virüslerine maruz kalma. Kalıtım: Çevresel tetikleyicilerden etkilenen genetik faktörler mevcuttur. Genetik faktörler: MS’li anne veya babanın çocuklarında aynı hastalığın görülme oranı, toplumdaki aynı yaş grubu kişilerle kıyaslandığında 7-10 kat fazladır. Ancak genler, hastalığın oluşmasında tek faktör değildir. Örneğin; genetik olarak birbirinin aynı olan tek yumurta ikizlerinden birinde MS gelişse bile, diğerinde gelişme riski yüzde 25’tir” diye konuştu.

    “ATAK SIKLIĞI TEDAVİ İLE AZALTILABİLİR”

    MS hastaları atak dönemlerinde genellikle yüksek doz kortizon ile tedavi edildiğini belirten Yücel, “Bu tedavi 5-7 gün süreyle uygulanır ve mutlaka bir sağlık kuruluşunda kontrollü olarak yapılmalıdır. Atak sıklığını azaltmaya yönelik tedaviler de bulunmaktadır. Tedavi seçenekleri hastaya gör değişiklik göstermektedir. Stres atak sıklığını artırabileceğinden, stres kontrolü için rahatlama çalışmaları yapılmalıdır. Sigara içilmemeli, koordinasyonu geliştirmek için egzersiz yapılmalıdır. MS hastaları; aşırı sıcak, ağır metaller, amalgam dolgulardan uzak durmalıdır. Bol sebze, meyve ve yağsız kırmızı et tüketilebilir. Yürüme, yüzme, evde yapılacak bazı özel egzersizler hastalığın olumsuz etkilerinin önüne geçebileceği gibi; hastanın kendisini iyi hissetmesine de katkıda bulunur. Ayrıca geçirilen enfeksiyonlar da atakları tetikleyebileceğinden, MS hastalarının mümkün olduğunca bu konuda kendilerini korumaları gerekmektedir” şeklinde konuştu.

  • Kalıcı Dövmeler Kaderiniz Olmasın

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, günümüzde birçok dövme uygulamasında renk sağlayan sıvıların genellikle derinin orta kısmına yerleştiğini belirtti.

    Geçmiş çağlardan bu yana insanların vücutlarına dövme yaptırdığını kaydeden Dr. Tezel, “Aynı zamanda bu dövmelerin çıkarılması için insanlar oldukça büyük uğraşlar veriyor. Günümüzde uygulanan birçok dövme uygulamasında renk sağlayan sıvılar, genellikle derinin orta kısmına yerleşiyor. Uygulanacak olan doğru lazer tedavisi sayesinde bu bölgede yoğunlaşmış olan boya parçalanır ve vücut tarafından ortadan kaldırılır. Kişinin sahip olduğu cilt yapısına göre yaklaşık olarak 4-8 hafta aralıklarla yapılabilen bu uygulama ortalama 3-6 seans sürmektedir” diye konuştu.

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, kendilerine “Dövme tamamen ortadan kalkar mı?” sorusunun sıkça sorulduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

    “Genellikle uygulanan yöntemlerin verdiği sonuçlar doğrultusunda dövme yüzde 95 oranında ortadan kaldırılıyor. Özellikle bu konuda etkili olan dövme boyasının kalitesinden dolayı bazen 5-6 seanslık bir dönem içerisinde ortadan kaybolan dövme bazen ise 8-9 seanslık bir uygulama ile ortadan kaldırılabiliyor. Aynı zamanda amatör olan dövmeler kolayca çıkabilirken profesyonel olan dövmelerin çıkması daha fazla zaman alabilir. Dövmelerinizin yok edilmesinde en doğru sistemleri, en son teknoloji cihazları kullanmaktadır. Her Renk Dövme Çıkarılabilir mi? Genellikle farklı renklerde dövmelerin yapılmasından dolayı dövme silme işlemi uygulanırken uygulanan renge göre farklı şiddete sahip olan lazer ışınları kullanılır. Kırmızı ve siyah dövmeler tamamen çıkarken yeşil ve mavi renge sahip olan dövmelerde önemli ölçüde açılmalar sağlanabilir. Ancak her renk için uygulanacak olan farklı dalga boyları sayesinde kalıcı sonuçlar elde edilebilir. Siyah renk için 1064 nm, sarı-mavi 585 nm, yeşil 650 ve kırmızı ise 532 nm dalga boyu uygulaması ile dövmelerden tamamen kurtulma imkanı vardır. Herhangi Bir Yan Etkisi Var mı? Lazer uygulamasının bir sonucu olarak cilt üzerinde, zaman zaman oldukça basit alerjik reaksiyonlar görülebilir. Özellikle kırmızı renkli olan dövmelerin silinmesi işleminde bu alerjiler daha sık görülebilir. Lazerin uygulandığı bölge üzerindeki deride renk koyulaşması ya da açılması görülebilir. Boyanın tamamen ortadan kalkması için yaklaşık 6 haftalık bir zaman dilimine ihtiyaç duyulur. Kullanılan mürekkebin tipine ve cildin yapısına göre bu süre değişim gösterebilir.”