Etiket: Olması

  • Vali Demirtaş: “Sağlık hizmetlerinin daha kaliteli olması için çalışıyoruz”

    Vali Demirtaş: “Sağlık hizmetlerinin daha kaliteli olması için çalışıyoruz”

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, “Çalışmalarımızı ilimiz genelinde verilen sağlık hizmetlerinin hep daha iyi ve kaliteli olması için sürdürüyoruz” dedi.

    Vali Demirtaş, Adana Milletvekili Tamer Dağlı ile birlikte 150 yataklı Güney Seyhan Devlet Hastanesinin inşaat alanında incelemede bulundu.

    İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Özer’in de hazır bulunduğu ziyaret sırasında hastanenin inşa edildiği alanda gezerek yetkililerden yapılan çalışmaların son durumu ve kaydedilen aşamayla ilgili bilgi alan Vali Demirtaş, yapılması gereken çalışmalarla ilgili görüş alışverişinde bulundu.

    Vali Demirtaş, yaptığı değerlendirmede, son dönemde dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgınının tüm dünyaya sağlık hizmetlerinin kaliteli ve yeterli olmasının gerekliliğini hatırlattığını belirterek, “Ülkemizde verilen sağlık hizmetlerinde son yıllarda büyük aşama kaydedildi. Bu sebeple pandemi sürecinde verilen sağlık hizmetlerinde aksama meydana gelmeden tüm vatandaşlarımız ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerinden faydalandı. Çalışmalarımızı ilimiz genelinde verilen sağlık hizmetlerinin hep daha iyi ve kaliteli olması için sürdürüyoruz. 150 yataklı Güney Seyhan Devlet Hastanesi projesi de bu amacımıza hizmet edecek çalışmalarımızdan birisi. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerini tam teşekküllü ve modern kamu hastanelerinde almaları için yaptığımız çalışmalarda bizden desteğini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, tüm bakanlarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Sakarya Ziraat Odaları Başkanı Bayraktar: “Fiyatların düşük olması üreticimizi mısır üretiminden uzaklaştıracaktır”

    Sakarya Ziraat Odaları Başkanı Bayraktar: “Fiyatların düşük olması üreticimizi mısır üretiminden uzaklaştıracaktır”

    TMO’nun açıkladığı mısır alım fiyatlarını değerlendiren Sakarya Ziraat Odaları Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar, açıklanan fiyatlarla üreticinin üretimde kalmasının mümkün olmadığını söyledi.

    Sakarya Ziraat Odaları Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar ve çiftçiler, mısır taban fiyatları, mısır maliyetleri, mısır fiyatları ve üreticilerin yaşadığı sıkıntılarla ilgili açıklama yaptı. Karasu Çevre yolu üzerinde bulunan bir mısır tarlasında yapılan basın açıklamasına siyasi parti temsilcileri ve yetkilileri, STK temsilcileri ve üreticiler katıldı. Toplantıda konuşan Bayraktar, giderlerinin yüzde 100’e varan artışla karşılaştığı dönemde TMO’nun alım fiyatının beklentilerini karşılamadığını söyledi.

    Açıklanan fiyatların beklentilerin altında olduğunu söyleyen Sakarya Ziraat Odaları Başkanı Bayraktar, “Tarım Bakanımız tarafından açıklanan TMO’nun 14 rutubet bin 150 TL fiyatı üreticimizde büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Bir önceki yıla göre üretim yapmak için bütün giderler yüzde 70 ile yüzde 100 arasında artarken taban fiyatın yüzde 21 oranında arttırılması üreticimizin son derece üzmüş ve tepkisine sebep olmuştur. Serbest piyasadaki alıcı durumunda olan sanayici ve tüccarların daha iyi bir fiyatla piyasaya girerek alım yapması beklenirken onlarında TMO’nun açıkladığı fiyatı fırsat bilerek alım yapmaya başladığına şahit olduk. Bölgemizin mısırı rutubetli olduğu için 30 rutubet mısır fiyatları serbest piyasada kesintiler düşüldükten sonra net 840 TL ile 850 TL fiyat aralığında başladı. Sonraki günlerde TMO’nun ilimizde alım yapmaması neticesinde üreticinin tamamen serbest piyasaya mahkum edilmesiyle fiyatlar her iki günde bir düşürülerek bugün itibari ile 30 rutubet mısır için 800 TL’ye gerilemiştir” dedi.

  • Doç. Dr. Subaşı: “2. Alaaddin Keykubat’ın Erzurum’da defnedilmiş olması ve annesi Gürcü Hatun’un da Erzurum’da olması kesin bilgidir”

    Doç. Dr. Subaşı: “2. Alaaddin Keykubat’ın Erzurum’da defnedilmiş olması ve annesi Gürcü Hatun’un da Erzurum’da olması kesin bilgidir”

    Erzurum’un Pasinler ilçesinde, Sultan Alaaddin Türbesi olarak değerlendirilen yerde yapılan kazıda mezar odalarında kemik ve diş örneklerine rastlandı. Artvin Çoruh Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Subaşı, “2. Alaaddin Keykubat’ın Erzurum’da defnedilmiş olması ve annesi Gürcü Hatun’un da Erzurum’da olması kesin bilgidir” dedi.

    Pasinler’e bağlı Ovaköy Mahallesi’nde tarihi kümbette, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Müze Müdürlüğü koordinesiyle Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Öğretim üyesi Dr. Muhammet Arslan’ın bilimsel danışmanlığında yapılan kazı çalışmasında 6 sanduka bulunmasının ardından Gürcü Hatun ve 2. Alaaddin Keykubat hakkında bilgi veren Artvin Çoruh Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ömer Subaşı, “Gürcü Hatun Tamara 13. Yüzyıl Selçuklu tarihinde adından çokça söz ettiren hanımların başında gelmektedir. 1224 yılında Tiflis’te dünyaya geldiği bilinmektedir. Çocukluk yılları annesi Rusudan ile birlikte Svaneti’de geçmiştir. Yaşı 8-9 olduğunda 1. Alaaddin Keykubat, Erzurum ve çevresini ele geçirince Gürcülerle, Selçukluları sınır komşusu haline getirmiş. Bu da sınır çatışmasına sebebiyet vermiştir. Kraliçe Rusudan, Selçuklu askerleriyle baş edemeyeceğini anladığı zaman barış teklif etmiş, bu yolda da kızı Tamara (Gürcü Hatun) ile 1. Alaaddin Keykubat’ın oğlu 2. Gıyaseddin Keyhüsrev evlenmelerini 1. Alaaddin Keykubat’a iletmiş. Bu isteğe olumlu bakan 1. Keykubat, oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev ile Gürcü Hatun Tamara’nın nişan akdine olur vermiş. Tahminen 1232-1233 yıllarında yaşanan bu nişan akdinden sonra Alaaddin 1237 yılında ölünce yerine oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev geçmiş. Konya’da tahta geçtikten hemen sonra 1238 yılında Gıyaseddin Keyhüsrev, büyük bir düğün alayı ile Şehabettin Kirmani’yi Tiflis’e göndermiş ve nişanlısı Gürcü Hatun’u Konya’ya istemiştir. Düğün yapıldıktan sonra Tiflis’ten büyük bir tahterevalli ile Konya’ya getirilen Gürcü Hatun Tamara’nın hayatındaki ikinci dönem başlamış. Gürcü Hatun, Konya’ya geldikten kısa bir süre sonra kendini Sultan Gıyaseddin ve etraftakilere sevdirince 2. Gıyaseddin Keyhüsrev üzerinde büyük bir nüfuzu oluşmuş. Sultanın kendisine duymuş olduğu sevgiyi biraz kullanarak devlet kademelerine istediği adamları getirerek devletin gidişatında özellikle siyasal anlamda önemli etkiler oluşturmuştur. Bundan sonraki süreçte Sultan, Gürcü Hatun’a olan aşkını bir şekilde gösterebilmek için beklenmeyen bir hamleye girişmiş ve Selçuklu paralarında Gürcü Hatun Tamara’nın portresinin çizilmesini istemiş. O günkü devlet adamları arasında hiçbir şekilde karşılık bulmamış. Çünkü o dönemde paraların üzerinde bir hatunun sultan varken resminin olmasının uygun olmayacağı söylenmiş. Gıyaseddin Keyhüsrev ile devlet adamları arasında tartışma yaşanmış. Selçuklu paralarında sultanı temsilen aslan, Gürcü Hatun’u temsilen ise güneşin bulunduğu bir para basılmış. Sonra bir oğulları oluyor 2. Alaaddin Keykubat, iki de kızı olduğu düşünülmekte birisi Aynur Hayat diğeri de Havanzade. 1247 yılında sultanın ölümüyle evlilikleri sonlanıyor. Daha sonra Gürcü Hatun’un hayatında yeni bir evre başlıyor. Bu evrede iki bilinmeyen nokta mevcut. Kesin olarak bildiğimiz nokta Konya’ya geldikten sonra Gürcü Hatun Tamara’nın Müslüman olduğu, bazı kaynaklarda Müslümanlığının Gıyaseddin Keyhüsrev ile evli oldukları dönemde gerçekleştiğini, bazılarında ise Mevlana ile yakın ilişkisi olan Pervane Muineddin ile evlendikten sonra Mevlana ile tanışması ve sonraki süreçte Mevlana’nın etkisinde kalarak veya Konya’nın mistik hayatından etkilenerek bir şekilde Müslüman olduğudur. Fakat kesin kanı şudur ki Gürcü Hatun Tamara, ilk eşi Gıyaseddin Keyhüsrev öldükten sonra Pervane Muineddin ile evlenir ve sonraki süreç tarihi kaynaklarda devletteki siyasi gücünün yanında ekonomik gücünün de olduğu zengin bir hatun olarak kaynaklara geçtiği ve Mevlana’nın Gürcü Hatun Tamara’ya büyük bir sohbet beslediği bilinir. Fakat Mevlana’nın ölümünden sonraki süreç biraz da siyasi karışıklıktan dolayı Pervane Muineddin ile Gürcü Hatun Tamara’nın hayatında değişikliklere sebep vermiş. Konya’yı terk edip Kayseri’ye giderek bir süre orada yaşamışlar. Muineddin Pervane, Gürcü Hatun ile Tokat’a kaçmış. Daha sonra Muineddin Pervane Ağrı Aladağ taraflarına getirilerek orada idam ediliyor. Gürcü Hatun’un ikinci evliliği de bu şekilde son bulmuş” diye konuştu.

    “Gürcü Hatun Erzurum’da vefat edip oğlunun yanına defnedildi”

    Gürcü Hatun Tamara’nın Tokat’tan Erzurum’a geliş hikayesinin muallakta kaldığını ifade eden Doç.Dr. Subaşı, “Çok büyük ihtimalle Tokat’tan Ağrı Aladağ’a giderken eşi Muineddin Pervane Gürcü Hatun’u Erzurum’a bıraktı. Erzurum’da kalması şu yönden güçlü Erzurum, Gürcü Hatun’un dedesi Mugiseddin Tuğrul Şah’ın yurdu olarak bilinir. Mugiseddin Tuğrul Şah, bir Selçuklu şehzadesidir. Babası Gıyaseddin de bir Selçuklu hanedanı olduğu için Erzurum’da kalması çok uygundur. Hatta Erzurum’da bir kızının da olma ihtimalinden dolayı hem babasının Erzurumlu olması hem de 1250’li yılların başında Moğolhanına giderken Erzurum ve çevresinde lalası tarafından zehirlenerek öldürüldüğü ve Erzurum’da bilinmeyen bir yere defnedildiği bilinen 2. Alaaddin Keykubat yani Gürcü Hatun Tamara’nın tek oğlunun kabrinin olduğu bilinen Erzurum’da kalmış olması ve hayatının belirli bir süre idam ettirmiş olması çok büyük ihtimal. Fakat Gürcü Hatun Tamara’nın ne zaman öldüğü bilinmemektedir. Bilinen kesin bir bilgi de Erzurum’da vefat ettiği ve oğlunun yanına defnedildiği” şeklinde konuştu.

    “Gürcü Hatun ve Alaaddin Keykubat’ın mezarı Erzurum’da defnedilmiş”

    2. Alaaddin Keykubat döneminde babası Sultan Gıyaseddin vefat ettikten sonra üç kardeşin tahta hükmettiği bilgisini veren Dr. Subaşı, “3 Sultanlar Dönemi de denmekte. Fakat Moğol Hanına giderken diğer kardeşlerinin buna çok razı olmamaları nedeniyle Erzurum’da zehirlenerek 17 yaşındayken öldürülür. Kesin olarak Alaaddin Keykubat’ın Erzurum’da defnedilmiş olması ve annesi Gürcü Hatun’un da Erzurum’da olması kesin bilgidir. Gürcü Hatun’un hem Türk tarihi hem de Gürcü tarihi açısından büyük bir önemi mevcuttur. Mevlana’nın türbesinin yapılması için Gürcü Hatun ve Muineddin Pervane’den yardım istenir. Bunun karşılığında 80 bin dirhem verirler ve Kayseri’nin gelirinden de 50 bin dirhem bağışlarlar. Şu anda 2. Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’un mezarlarını araştırma ya da kazı mevzusu Pasinler ilçesinin Ovaköyü’nde, kazı Başkanı ve bilimsel danışman olarak Öğretim Görevlisi Dr. Muhammet Arslan’ın başkanlığında ve Erzurum Müze Müdürlüğü’müzün aracılığıyla devam etmektedir. Büyük bir heyecana sürükleyen bu haberlerin doğru olması ve inşallah Alaaddin Keykubat ile annesi Gürcü Hatun’un kabrinin Pasinler’in Ovaköy’de yapılan kazılarda çıkan kalıntıların arasında olması dileğiyle diyorum” açıklamalarında bulundu.

    Mezarın Selçuklu Sultanı 2’nci Alaaddin Keykubat’a ait olduğunun kesinlik kazanmasının ardından kemikler, devlet töreniyle aynı yerde toprağa verilecek. Tarihi sanduka da yeniden üzerine konulacak.

  • Bakan Ersoy’dan turizm özeleştirisi: “Turist sayısı konusunda olması gereken yerin çok aşağısındasınız”

    Bakan Ersoy’dan turizm özeleştirisi: “Turist sayısı konusunda olması gereken yerin çok aşağısındasınız”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Isparta’nın Antalya’ya yakınlığı bakamından turist sayısındaki azlığı konusunda özeleştiri yaparak, gerekli çalışmaların kısa zaman içerisinde yapılacağını söyledi. Bakan Ersoy, “Doğru bir plan ve programla mevcut potansiyelinizi iyi bir şekilde ortaya çıkarabilirsek, çok ciddi turist alma ihtimaliniz var, alacaksınız da” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) düzenlenen toplantıda turizmin sektör temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya geldi. Toplantıya Bakan Ersoy ile birlikte TBMM Başkanvekili ve AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu, Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz ve ITSO Meclis Başkanı Osman Şahlan da katıldı. Bakan Ersoy, katıldığı toplantıda ilk olarak ITSO Başkanvekili Mustafa Tutar’dan kentte turizm faaliyetleri ve çalışmalar hakkında brifing aldı.

    “Açıkçası ben bu potansiyeli gördükten sonra şaşırdım”

    Brifing sonunda sektör temsilcilerine hitap eden Bakan Ersoy, “Biz, turizmi 81 ile yaymak projesiyle yola çıktık. O yüzden bütün şehirlerimizi de geziyoruz. Bugün de Isparta’daydık. Birkaç saattir Isparta’nın turizm potansiyeliyle ilgili sunumları başkan adaylarımız bana yaptılar. Açıkçası ben bu potansiyeli gördükten sonra şaşırdım. Turist sayısı konusunda olması gereken yerin çok aşağısındasınız. Turist derken, ağırlıklı olarak yabancı turisti kast ediyorum. İlginç olan bir şey, Türkiye’nin en çok turist girişinin yapıldığı Antalya Havalimanı’na bir buçuk saat mesafedesiniz. Doğru bir plan ve programla mevcut potansiyelinizi iyi bir şekilde ortaya çıkarabilirsek, çok ciddi turist alma ihtimaliniz var, alacaksınız da. Burada, birkaç tane projenizi zaten biz de destekleyeceğiz. İnşallah, başkan seçimden sonra Ankara’ya gelecek, projeleri değerlendirip, öncelikleri hızlı bir şekilde destekleyeceğiz. Ben bugün çok detaylı konuşmak yerine sizi dinlemek istiyorum. Turizm konusunda önerilerinizi, sorularınızı ve beklentilerinizi, uzmanlık alanımda elimden geldiğince hızlı bir şekilde cevaplandıracağım” dedi.

    Bakan Ersoy daha sonra yaklaşık 1 saat boyunca sektör temsilcilerinin soru, görüş ve önerilerini dinledi.

  • Sağlıklı bir yılbaşı sofrasında olması gerekenler

    Yeni yıla sayılı günler kaldı, mutfak hazırlıkları da şimdiden başladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da çoğu evde geniş katılımlı zengin sofralarla yeni yıl karşılanacak. Diyetisyen Perihan Kılıç, sağlıklı beslenmekten yılbaşı gecesi de uzaklaşmamak gerekliliğinin altını çizerek sağlıklı bir sofrada neler olmalı, neler olmamalı konusunda açıklamalarda bulundu.

    İstanbul Cerrahi Hastanesi’nden Diyetisyen Perihan Kılıç, “Bir umuttur yaşatan insanı.Yeni yılı umutla karşılama zamanı. Yeni kararlar almak, bize zarar veren alışkanlıklarımızı değiştirmek, yeri geldiğinde ‘hayır’ diyebilmek, istediğimiz hayatı yaşayabilmek için gelecek planları yapmak. Bunlar için en önemli şey sağlık olduğuna göre beslenme alışkanlıklarını değiştirme ve sağlıklı besinlerle tanışma zamanı. Yıl olmuş 2019, hala aç kalarak zayıflamaya çalışmak mı? Diyet yapmak; tatsız tuzsuz yemekler yemek veya aç kalmak anlamına gelmez. Yemek yemek sosyal bir davranıştır. Doğum günü, yılbaşı veya evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde aklımıza ilk ne yiyeceğiz sorusu gelir. Hem sağlıklı hem de lezzetli beslenmek mümkün. ‘Yeni yıl yeni kararlar’ sloganıyla harekete geçme zamanı” diye konuştu.

    Balığı sofranızın ana teması haline getirebilirsiniz

    “Yılbaşı gecesi ailenize, konuklarınıza hem göze hem de damak zevkine hitap eden güzel bir ana yemek hazırlayabilirsiniz” diyen Dyt. Perihan Kılıç, yılın son gecesinin heyecanına kapılıp hazırlıkları abartmama uyarısında bulundu. Kılıç, “Yeni yıla fazla kalori ile uyanmak istemezsiniz. Bunun için protein ağırlıklı beslenmek iyi olacaktır. Et grubunu kızartmak yerine haşlama, fırın veya ızgara şeklinde hazırlamalıyız. Hem sağlıklı hem de lezzetli bir seçenek olan balığı sofranızın ana teması haline getirebilirsiniz. Rengarenk malzemeleriyle özellikle balığın yanında çok iyi gidecek bir salata sofranızı güzelleştirecektir” şeklinde konuştu.

    Kılıç, “Tatlı tercihleriniz fırında elma-armut tatlısı, dondurma veya sütlü bir tatlı olabilir. Yemekten sonra fazla kalori almamak için çiğ karnabahar, havuç, renkli biberler gibi sebzeleri atıştırabilirsiniz. Kendinize kuru yemiş ve kuru meyvelerden oluşan küçük kase hazırlayabilirsiniz. Yoğurt ve zeytinyağlılardan oluşan tabak yapabilirsiniz.

    Bazı kişiler için alkol kutlamaların ayrılmaz parçası olsa da yüksek kalori içerdiğini unutmamak gerekir. Vücudumuz alkolü toksik madde olarak görür ve onu enerji olarak kullanır ancak harcanan enerjinin önceliğinin alkolden gelmesi yediğimiz diğer besinlerin yağ olarak depolanmasına neden olur. Alkolü aç karnına tüketmek karın bölgesinde daha çok yağlanmasına neden olur. Alkol aldığınız öğünde protein ağırlıklı beslenin. Özellikle balık ve salata en sağlıklısı. Alkolün ertesi gün oluşturacağı ödem (su tutması, şişkinlik) şikayetini azaltmak için yemek masasında, alkollü içeceğinizle birlikte bol miktarda su tüketmelisiniz.

    Aşırı kuruyemiş tüketimine dikkat

    Kuru yemişlerin içerdiği doymamış yağ asitleri ile kalp sağlığını koruduğunun altını çizen Kılıç, “Meyvenin yanında kuru yemiş tüketirseniz kan şekeri kontrolü sağlamış olursunuz. Ancak kalori ve yağ miktarı fazla olduğu için porsiyon miktarına dikkat etmek gerekir” dedi.

    Yılbaşı gecesi çocukları unutmayalım

    Yılbaşı menüsünü oluştururken çocukların da sevdiği yemeklerin unutulmaması gerektiğini belirten Kılıç, “Çocuklar için yemeğin sunumu oldukça önemlidir. Bir besini seçerken rengine, kokusuna ve görüntüsüne dikkat ederler. Kızartma yerine haşlama, fırında ve ızgara yöntemlerini kullanabilirsiniz. İçecek olarak şekersiz limonata, ayran, komposto tercih edebilirsiniz. Soslu et, tavuk, balık yerine köfte veya sossuz şeyler yapabilirsiniz. Havuç, domates, mantar gibi sevdiği sebzeleri fırında pişirebilirsiniz. Besin içeriği yüksek nohutlu ve yoğurtlu salatalar, köfte, kıymalı kabak, spagetti, fırın mücver, sütlü tatlı, elma-armut tatlısı yapabilirsiniz. Sağlıklı atıştırmalıklar pişirebilirsiniz. Hazır cipsler yerine evde baharat kullanarak patates, kabak ve elma cipsini fırında yapabilirsiniz” şeklinde konuştu.

    Yılın ilk günü kahvaltıyı hafif tutup, bol su tüketin

    Fazla alkol alımının vücuttaki su dengesini bozarak daha fazla sıvı atımına neden olduğunu kaydeden Kılıç, “Bu nedenle alkol alınan gece sonrası 2.5-3 litre su içmelisiniz. Yılın ilk gününde hamur işinden uzak hafif kahvaltı yaptıktan sonra kendinize doğada yürüyüş hediye edebilirsiniz. Baharatlı besinler ödem atmanızı zorlaştırır ve mideniz rahatsız ise ağrıyı arttırabilir.

    Antioksidan içeriği yüksek taze meyve-sebze tüketimi toksinleri atmaya yardımcı olur. Siyez bulguru, maş fasulyesi, kinoa ile yapılmış salata yanında ayran ile menü hazırlayabilirsiniz. Ayran; sıvı-elektrolit dengenizi toparlamayı sağlar” dedi.

    Kılıç yılbaşına özel tarifleri şu şekilde açıkladı:

    “Kahvaltılık Sebzeli Kinoa Topları (2 kişilik)

    1 su bardağı pişmiş kinoa/bulgur/kuru fasulye

    2 yumurta

    1 su bardağı kadar favori sebzeleriniz (ıspanak / kabak) (120 g)

    1 su bardağı lor peyniri

    tuz ve biber

    Kinoa için yeni lezzetli bir tarif. Malzemeler bir kapta birleştirilir. 15-20 dakika hafifçe yağlanmış 200 C fırında küçük kek kapları içinde pişirilir. Sıcak veya soğuk yiyebilirsiniz. Bu tarifimi akşamdan da yapabilirsiniz.

    Detoks Çorbası -2 kişilik

    1 adet kabak

    2 avuç bezelye

    1/2 orta boy soğan

    1 orta boy havuç

    1/2 adet limon

    1 yemek kaşığı zeytinyağı

    Az tuz, pul biber, karabiber

    Üstüne doğramak için dereotu

    Tüm sebzeleri doğrayın. 5-6 bardak suyla pişirin. Baharatları ekleyip blenderdan geçirin.

    Üstüne dereotunu küçük küçük doğrayarak serpin.

    Kar Toplar ( 15 Adet )

    18 tane hurma

    4 yemek kaşığı şekersiz kakao

    4 yemek kaşığı Hindistan cevizi

    Hurmaları çekirdeklerinden ayırın ve ikiye bölün. Hurmaların üzerine 4 kaşık kakaoyu, 2 kasık Hindistan cevizini koyun, azcık su ilave edip blenderden geçirin. Sonra 15 adet küçük toplar halinde yoğurun. Üzerine Hindistan cevizi serperek 2 saat dolapta bekletin. Her biri 55 kalori. Sağlıklı, mutlu, huzurlu ve fit bir yıl diliyorum.”