Etiket: Olmasaydı

  • Ruhani: “Eğer terörist Trump’ın uyguladığı yaptırımlar olmasaydı korona virüs aşısına daha erken ulaşacaktık”

    Ruhani: “Eğer terörist Trump’ın uyguladığı yaptırımlar olmasaydı korona virüs aşısına daha erken ulaşacaktık”

    İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD yaptırımları nedeniyle korona virüs aşılama işleminin geciktiğini belirterek, “Eğer terörist Trump’ın uyguladığı yaptırımlar olmasaydı korona virüs aşısına daha erken ulaşacaktık” dedi.

    İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Koronavirüs ile Mücadele Konseyi Toplantısı’nda, yurt dışından korona virüs aşısı satın alımı ve yerli korona virüs aşısının üretimine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ruhani, Covid-19 aşısının hükümet olarak öncelikleri arasında olduğunu belirterek, ABD’nin uyguladığı yaptırımların korona virüs aşılarının yurt dışından alımını geciktirdiğini belirtti.

    ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı yaptırımları cinayet olarak nitelendiren Ruhani, “Eğer terörist Trump’ın uyguladığı yaptırımlar olmasaydı korona virüs aşısına daha erken ulaşacaktık. Yaptırımlar nedeniyle aşılama işlemi gecikti” dedi.

    Korona virüs aşılarının yurt dışından satın alınması ile alakalı yaptırımlar nedeniyle yaşanan sorunların büyük oranda çözüldüğünü kaydeden Ruhani, Sağlık Bakanlığının onay verdiği korona virüs aşılarının ilk partilerinin önümüzdeki hafta İran’a ulaşacağını belirtti. Ruhani, “Önümüzdeki hafta aşıların İran’a getirilmesiyle birlikte aşılama programına hızlı bir şekilde başlayacağız” dedi.

  • Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Murat: “Arkamızda güçlü Türkiye olmasaydı, beni kapıcı bile yapmazlardı”

    Atakum Belediyesi tarafından gerçekleştirilen “Osmanlı’dan Sonra Türkiye/Makedonya Hukuki ve Kültürel İlişkileri” konferansında konuşan Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat, “Arkamızda güçlü Türkiye olmasaydı, beni kapıcı bile yapmazlardı” dedi.

    Atakum Belediyesi ile Atakum Balaçlılar Derneğinin ortaklaşa düzenlediği konferans, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, Atakum Balaçlılar Derneği Başkanı İsa Taner, Atakum Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Bekir Şişman ile çok sayıda STK temsilcisi ve Atakumluların katılımıyla gerçekleşti.

    “Güçlü olmak zorundayız”

    Osmanlı’nın torunu olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Biz aslımızı, 600 yıl hüküm süren Osmanlı’yı hiç unutmayacak ve unutturmamak için çalışacağız. Bir cihan imparatorluğu olan Osmanlı’nın torunları, Türkiye Cumhuriyeti’nin çocukları olmaktan gurur duyuyoruz. ‘Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez’ sözünden de hareketle gerçekleştirdiğimiz konferans nedeniyle, şehrimizde ağırladığımız Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat’ın da ifade ettiği gibi, Türkiye’nin son 16 yıl içerisinde kat ettiği mesafe ile 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine olan inancımız ve azmimiz, tüm dünyadaki soydaşlarımızın yüzünü güldürmeye yetiyor. Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman güçlü olmak zorundayız” diye konuştu.

    “Güçlü Türkiye umut oldu”

    Osmanlı sonrası Makedonya’da hiçbir zaman çoğunluk olamadıklarını ifade eden Makedonya Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat, “Biz Türkler, Makedonya’da çoğunluğa göre üçüncü sıradayız. Anayasa Mahkemesi Üyesi seçilen ilk Türk benim. Bunun nedeni de Türkiye Cumhuriyeti’nin artık daha güçlü olması. Eğer Güçlü bir Türkiye olmasaydı, beni orada kapıcı bile yapmazlardı. Siz burada güçlü durdukça, biz balkanlarda daha da mutluyuz. Şu anda Türk bakanlarımız, milletvekillerimiz var. Türkiye’den tek isteğimiz var, o da güçlü olması” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye, mirasına sahip çıkıyor”

    Osmanlı’nın balkanlarda bıraktığı eserlerin birçoğunun tahrip edildiğini ifade eden Salih Murat, “Osmanlı’dan bizlere miras kalan tarihi yapılarımızı yıkanlara para yardımları yapılıyordu. Ecdadımızın hatıralarını yıkanlara, çıkardıkları molozlar kadar para ödeniyordu ama artık güçlü bir Türkiye var ve ülkemize gelerek Osmanlı hatıralarını yeniden ihya etti. Dedelerimizin bizlere bıraktığı camiler, köprüler, Türkiye’nin eliyle dünya turizmine ve tarihe yeniden kazandırıldı. Bu anlamda milletimiz, Türkiye’nin yükselişi ve gelişmesine her zaman ümitle bakmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “15 Temmuz zaferi olmasaydı bugün her birimiz bir cephede olurduk”

    Tunceli’de din görevlileri ile bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “15 Temmuz zaferi olmasaydı bugün her birimiz bir cephede olurduk” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Tunceli’de din görevlileri ile toplantı gerçekleştirdi. Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de yer aldığı toplantıda konuşma yapan Erbaş, din görevlisinin bir diğer adının da hadem-i hayrat, hayır hizmetçileri olduğunu ifade ederek, “Bizler gönülleri din-i mübini İslam ile fethetmeye çalışırsak “O hayırda Allah için koşanlar var ya, işte Allah’a en yakin olan onlardır” buyuruyor Rabbimiz, biz o ‘yakinlerden’ olacağız inşallah” ifadelerini kullandı.

    Camilerin sadece namaz kılınan bir yer olmadığının altını çizen Erbaş, “Camilerimiz aynı zamanda mektep ve medresedir. Tarih boyunca hep böyle olmuştur. Onun için camilerimiz gün boyu açık olacak. Biz cemaatimizin hocası ve muallimi olacağız” diye konuştu.

    Cahiliye döneminde yaşanan sorunları hatırlan Erbaş, “Kız çocukları o gün bedenen diri diri toprağa gömülüyordu. Bugün kız çocukları ruhen gömülüyor. Onları kim muhafaza edecek. Kızlara da erkeklere de eğer biz sahip çıkmazsak, onlara sahip çıkan öyle eller var ki, sırf onları alsınlar dinden imandan koparsınlar diye örgütler kuruluyor. Bu çocuklar bizim çocuklarımız” ifadelerini kullandı.

    “Taşlansak bile vazgeçmeyeceğiz”

    İrşat faaliyetlerinde Hz. Peygamberin metoduyla hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Erbaş, “Korkutmadan, müjdeleyerek, zorlaştırmadan, kolaylaştırarak insanların gönüllerini fethedeceğiz” şeklinde konuştu.

    Erbaş, Hz Peygamberin İslam’ı tebliğ ederken çektiği sıkıntıları anlatarak, şöyle devam etti:

    “Asr-ı Saadet kolay mı oldu? Peygamber Efendimizin Taif ziyaretini bir düşününüz. Peygamber taşlandı, ayakları kanlar içerisinde kaldı. Hangimiz taşlandık. Bir yere sohbete gidip de taşlanan hocamız var mı? Taşlansak bile vaz geçmeyeceğiz. Peygamberin varisi olmak öyle kolay değil. Onun için işimiz vaktimizden çok. Gece yattığımızda bile başımızı iki elimizin arasına alıp ‘ben yarın ne yapmalıyım da bir insanın gönlüne girmeliyim’ bunu düşünerek uyumazsak eğer biz vazifemizi yapmış sayılmayız.”

    “Biz her açıdan onlara örnek olacağız”

    Erbaş, ilk inen ayetlere işaret ederek, İslam Medeniyetinin mayasının ilim, irfan, bilgi ve hikmetle atıldığını söyledi. Din görevlisinin insanları kötülüklerden kurtarmak için çalışırken, “Ey örtüsüne bürünen, kalk ve uyar” ayetinin onların daha çok çalışması için motivasyon kaynağı olması gerektiğini aktaran Erbaş, din görevlisinin insanların gelmesini beklemeden onlara gitmesi gerektiğine dikkat çektiği konuşmasında, “Biz rehberiz, önderiz. İyiliklere çağıran kötülüklerden men eden insanlarız” ifadelerini kullandı.

    Erbaş, irşat faaliyetlerinde birbirinden farklı kitlelere hitap ettiklerini dile getirerek, şöyle konuştu:

    “Okumaya zaman ayırmalıyız. Çok okumalıyız. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de bir emir var. “Hikmet ve güzel hasene ile Rabbinin yoluna davet et” Bizim medeniyetimizin en önemli ayağı ilim, irfan, bilgi ve hikmettir. Biz okumazsak toplum okur mu? Biz her açıdan insanlara örnek olacağız.”

    “Kur’an-ı Kerim’in ahlakıyla çocuklarımızı tanıştırmalıyız”

    Kur’an-ı Kerim öğretmenin sadece okumayı öğretmek anlamına gelmediğine işaret eden Erbaş, “Kur’an-ı Kerim’in ahlakıyla, muhtevasıyla çocuklarımızı tanıştırmamız gerekiyor. Hem okumasını öğretmek hem de onunla yaşamasını sağlamak, amacımız bu. Kur’an nasıl bir Müslüman istiyor, biz nasıl bir Müslümanız buna yoğunlaşmamız gerekiyor. Hem kendi hayatımız açısından hem de toplumumuzu Kurani bir hayata dönüştürmemiz için” dedi.

    FETÖ’nün insanların inançlarını istismar ederek çocuklarını aldığını hatırlatan Erbaş, şunları söyledi:

    “Büyük bir güç oluşturdular. Bu gücü de niye oluşturdukları 15 Temmuz’da ortaya çıktı. Daha öncede emareleri görüldü ama 15 Temmuz’da onların ülkemizi, vatanımızı işgal etmek isteyen düşmanlara aracılık yapma gibi bir vazifeleri olduğu ortaya çıktı. 15 Temmuz’da zafer kazanılmamış olsaydı, bugün kurtuluş savaşındaki sarıklı mücahitler gibi her birimiz bir cephede savaşıyor olacaktık. Böyle işgal girişimlerinden Allah muhafaza buyursun.”

  • Suavi Sayın, ’Ya Gediz Nehri olmasaydı?’ isimli kitabını imzaladı

    Eskigedizli Yazar Suavi Sayın’ın ‘Ya Gediz Nehri Olmasaydı?’ adlı kitabının imza gününe yoğun ilgi gösterildi.

    Geleneksel Gediz Tarhana Festivalinde bulunan Eskigediz Belediyesi kültürel tanıtım standında saat 20.00 ile 24.00 saatleri arasında gerçekleşen etkinliğe halk yoğun ilgi gösterdi. Halkın yanı sıra etkinliğe Eskigediz Belediye Başkanı Ercan Şimşek, AK Parti Gediz İlçe Başkanı Mesut Yörük ve AK Parti Gediz İlçe Teşkilatı takıldı.

    Yazar Suavi Sayın İmza gününde yaptığı açıklamada, ’’Gediz ilçemizin tanıtımı için her alanda faaliyetlerimiz var. İzmir’de derneklerimiz vasıtasıyla çeşitli faaliyetler yürütüyoruz. Kitaba olan ilgi bizleri oldukça sevindirdi. Kitapta Gediz kültürünü ve tarihini anlatmaya ve yaşatılması için neler yapılmalı konularına vurgu yaptık. İmza gününe destek veren herkese teşekkür ediyorum’’ dedi. (YD-EFE)

  • Putin: “Kırım olmasaydı da Rusya’yı çevrelemek için başka bir bahane bulurlardı”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Batılı ülkelerin kendi yaptırımları nedeniyle 100 milyar dolardan fazla kayıp yaşadığını belirterek, “Kırım olmasaydı da Rusya’yı çevrelemek için başka bir bahane bulurlardı” dedi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, canlı yayınla Rus vatandaşlarının sorularını yanıtladı. Putin, ABD Dışişleri Bakanlığı tahminlerine göre Rus karşıtı yaptırımların, Rusya’nın gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1 oranında düşüşe yol açtığını dile getirdi. Rusya’nın yaptırımlar nedeniyle 52 milyar dolar kaybettiğini dile getiren Putin, Batılı ülkelerin ise kendi yaptırımları nedeniyle 100 milyar dolardan fazla kayıp yaşadığını belirtti. Putin, “Kırım olmasaydı da Rusya’yı çevrelemek için başka bir bahane bulurlardı” dedi.

    Yaptırımların Rusya’yı etkilediğini sözlerine ekleyen Vladimir Putin, “Rus ekonomisinin yaşadığı zorlukların esas nedeni yaptırımları altındaki konjonktürü ve petrol, gaz, çelik endüstrisi, kimya gibi geleneksel ürünlerimizin fiyatların düşüştür” dedi.

    ABD Senatosu’nun Rusya’ya yönelik yani yaptırımı onaylaması kararı ile ilgili olarak karşı yaptırım uygulayıp uygulamamayı değerlendireceklerini söyledi.