Etiket: Olmanın

  • Kuluöztürk, “Sağlıkçı olmanın karşılığı yoksulluk sınırının altında yaşamak olmamalı”

    Kuluöztürk, “Sağlıkçı olmanın karşılığı yoksulluk sınırının altında yaşamak olmamalı”

    Sağlık çalışanlarının korona virüse karşı ortaya koydukları mücadeleyle destan yazdıklarını belirten Başkan Kuluöztürk, sağlıkçıların maaşlarında iyileştirme yapılması gerektiğini söyledi. Sağlıkçıların salgın sürecinde başka hayatları kurtarmak için kendi hayatlarını feda ettiklerini hatırlatan Kuluöztürk, buna rağmen kamudaki en düşük maaşı sağlıkçıların almasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Artık üvey evlat muamelesi görmek istemediklerini vurgulayan Kuluöztürk, “Türkiye’de sağlıkçı olmanın karşılığı yoksulluk sınırının altında yaşamak olmamalı” diye konuştu.

    “Enflasyon farkı gerçeği yansıtmıyor”

    Açıklanan enflasyon farkıyla sağlık çalışanlarının bir kez daha hayal kırıklığı yaşadığına değinen Kuluöztürk, salgın sürecinde kamuda en fazla yıpranan kesimin sağlıkçılar olduğunu, verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle en çok hüsrana uğrayanların da sağlıkçılar olduğunu ifade etti. Toplu sözleşme görüşmelerinde kendilerine diretilen enflasyon farkı uygulamasına atıfta bulunan Kuluöztürk, “Her toplu sözleşmede sıfır zam alıyoruz. Sağlık çalışanlarının zammını enflasyon farkı değil, masa belirlesin. Açıklanan enflasyon farkıyla çarşı-pazarın enflasyonu arasında dağlar kadar fark var. Doğalgazdan elektriğe, emlak vergisinden motorlu taşıtlar vergisine kadar her alanda zamların geldiği bir 2021’e başladık. Enflasyon yüzde 14,6 açıklanırken sadece gıda enflasyonundaki artış yüzde 21’in üzerine çıktı. Ayın 15’inde maaşlarını çeken sağlıkçılarımız ay sonunu nasıl getiririm endişesiyle yaşamaktan kurtarılmalıdır” şeklinde konuştu.

    “Sesimizi duyun”

    Sağlık çalışanlarının umutsuzluğa mahkum edildiğini söyleyen Kuluöztürk, “Aylarca izin kullanmadan çalıştık. Sevdiklerimizden ayrı kaldık. Enfekte olduk, yaşam savaşı verdik. Onlarca sağlıkçımız hayatını kaybetti. Karşılığında en çok mesaiyi biz yaptık, en düşük memur maaşını aldık, en çok vergiyi biz verdik. Kamunun üvey evlatları olduk. Verdiğimiz emeğin maddi ve manevi karşılığını beklemeden yaşamamız bizlere diretildi. ‘Hakkınız ödenmez’ dendi, alkışlardan öteye geçilmedi. Emek verdik, can verdik karşılığını bulamadık. Tüm bunlar olurken bir de dönmeyen döner sermaye üzerinden çift maaş alıyoruz algısına maruz bırakıldık. Parça parça ödemelerden, verilen sözlerin tutulmamasından bıktık. Seyyanen bin TL zam istiyoruz. Parça parça ödeme değil tek kalem maaş istiyoruz. Asgari ücretin biraz üzerindeki maaşların sağlıkçılara reva görülmemesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünal: “Türkiye şu anda Doğu Akdeniz’de küresel güç olmanın altyapısını inşa ediyor”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünal: “Türkiye şu anda Doğu Akdeniz’de küresel güç olmanın altyapısını inşa ediyor”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Türkiye’nin Libya, Suriye ve Doğu Akdeniz’deki mücadelelerinde hiçbir şekilde geri adım atma diye bir düşüncelerinin olmadığını ifade etti.

    AK Parti Dulkadiroğlu 3. Olağan İlçe Kongresi’nde konuşan Ünal, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yüklendi. CHP Genel Başkanı’nın Libya’da Hafter’i, Suriye’de Esad’ı desteklediğini söyleyen Ünal, CHP liderinin S-400’ler konusunda Yunanistan’ın Türkiye’ye saldırmayacağını ve alınmaması gerektiğini söylediğini belirtti. Ünal, “Türkiye bölgesel güç olma iddialarını ortaya koyduğu gün saldırıların hedefi oldu. Türkiye şu anda Doğu Akdeniz’de küresel güç olmanın altyapısını inşa ediyor. Yaşananları tek tek televizyonlardan takip ediyorsunuz. Türkiye’nin Libya’da, mavi vatanda, Suriye’de verdiği haklı mücadeleyi görüyorsun. Bizim bu mücadeleden hiçbir şekilde değerli kardeşlerim geri adım atma diye bir lüksümüz olamaz. Bu mücadeleden geri adım atılırsa bu millet bizim yakamıza yapışır. Bize birtakım yalanlarla, birtakım hesaplarla ekonomimizin kötü olduğunu anlatmaya çalışan tuhaf bir muhalefet var. Buna muhalefette dememek gerekiyor. Karşıtlık başka bir şeydir, muhalefet başka bir şeydir. Bunlar muhalefet değil, bunlar apaçık düşman, apaçık karşıttır. Bakıyorsunuz Suriye’de Esad’ı destekliyorlar, Libya’da Hafter’i destekliyorlar, Doğu Akdeniz’de Yunan tezlerini savunuyorlar, Güneydoğu’da bizim sınır güvenliğimiz, toprak bütünlüğümüz söz konusu olduğunda PYD’yi, YPG’yi savunuyorlar. Bir genel başkan düşünün ki Türkiye S-400’ler ile ilgili anlaşma yaparken, ’S-400’leri ne yapacaksınız? Yunanistan bize mi saldıracak?’ diyen bir genel başkan. PYD-YPG ile ilgili ’Arkadaşlar’ diyen bir genel başkan. O yüzden artık bunları muhalefet olarak değil, açık bir şekilde karşıt olarak değerlendiriyoruz” dedi.

    “Dünyada ekonomik kriz varken, Türkiye yatırımlarına devam ediyor”

    Türkiye’nin güçlü bir devlet olduğunu ve yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini söyleyen Ünal, “Biz millet olarak kenetlendiğimizde biz bu yolu yürümeye devam edeceğiz. Şu anda dünyada bütün ekonomiler daralırken, yüzde 15-20’lik, yüzde 25’lik ekonomik daralmalar yaşanırken hamdolsun Türkiye yatırımlarını yapıyor mu? İhtiyaçları karşılıyor mu? Biz ihtiyaç sahibi belediyeler, kaymakamlıklar, milletvekilleri ile vatandaşlarımızın yanında oluyor muyuz? Türkiye güçlü bir devlet. Kendimize, ülkemize ve Türkiye’ye güvenelim. İstikbal Allah’ın izniyle bizimdir” diye konuştu.

  • Yediyıldız: “31 Mart yerli ve milli olmanın seçimidir”

    AK Parti Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız, 31 Mart seçimlerinin Türkiye için dönüm noktası olacağını belirterek, “Bu seçimler milli ve yerli olmanın seçimi olacak” dedi.

    Geçmişte Türk siyasetinin dik duruş sergilemeyen bir tablo çizdiğini ancak 2002’den sonra bu durumun değiştiğini vurguladı. Yediyıldız, “Türkiye, 2002 yılından bu yana yapılan tüm seçimlerde bir takım egemen güçlere ‘Artık biraz bende dik durayım’ diyebilme adına seçimlerini yaptı. 2007 yılında e-muhtıra, darbe girişimleri, kriz ortamı oluşturmaya çalışmalarına rağmen AK Parti dik duruş sergiledi. O yüzden bütün seçimler millet ve memleket için hayati seçimler oldu. 31 Mart seçimleri de o şekilde olacak. 31 Mart seçimleri, milli ve yerli olmanın seçimi olacak. Onun için bu seçimler çok önemli. Milletimizin ve memleketimizin geleceği açısından çok önemli. Birincisi devlet ve milletin geleceği için önemli, ikincisi de vatandaşlarımız bu seçimlerde kendi mahallesine, kendi köyüne oy verecek. Kendi mahallesinin geleceği için oy verecek. Biz bu seçimleri hem yerelde kendi memleketimiz için, hem de memleket ve milletin bekası için önemsiyoruz” dedi.

    Şenel Yediyıldız, seçimlerin Ordu ili açısından da önemli olduğuna dikkat çekerek, şunları belirtti:

    “Ordu’da başlamış ve devam eden bir sürü proje var. Bu projelerin devamı için 31 Mart seçimleri çok önemli. Bizim araziye çıktığımızda karşımıza çıkan 2 tane ana sorunumuz var; birisi yol, birisi de su. Memleketimizin 5 yıl sonra yol ve su sorunu olmayan, ulaşımı gayet güzel, suları akan, yemyeşil bir mahalle ve şehir olması açısından bu seçimler çok önemlidir.”

  • ABD’den Trabzon’a geldi, iyi doktor olmanın inceliklerini anlattı

    Bir karaciğer nakli ile üç hastayı yaşama bağlayan, bu ameliyatı ile Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) en iyi 10 doktor arasına girmeyi başaran ve Amerika’da yaşayan en etkili 50 Türk’ten biri olarak gösterilen Prof. Dr. Şükrü Emre, tecrübelerini Trabzon’da doktorla paylaştı.

    ABD’nin Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Şükrü Emre, Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği’nin bu yıl 18.’sini düzenlediği Transplantasyon Kongresi’ne katılmak üzere Trabzon’a geldi. Karaciğer nakli konusunda dünyanın sayılı doktorları arasında bulunan Prof. Dr. Emre, Trabzon’da katıldığı kongre sonrasında İHA muhabirine açıklamalarda bulundu.

    Emre, “Organ naklinin kesinlikle devlet tarafından sivil toplum örgütü kurularak desteklenmesinde yarar var” dedi.

    Bir karaciğer ile 3 hastayı yaşama bağladı

    2005 yılında yaptığı ameliyat ile ABD’nin en iyi 10 doktoru arasına giren Emre “Yaptığımız o ameliyat bizim sprit domino dediğimiz bir ameliyattı. Karaciğeri ikiye bölüp, küçük parçasını çocuğa daha büyük bir parçasını da özel bir hastalığı olan bir hastaya taktık. Bu hastadan çıkan karaciğeri de başka bir hastaya takarak bir karaciğerle üç insanı ameliyat etmiş olduk. Tabi bu son derece nadir yapılan bir ameliyattı. Bundan dolayıda beni Amerika’nın en iyi 10 doktorundan biri olarak seçtiler” diye konuştu.

    “Başarının sırrı her şeyden önce hastaya saygı”

    Yaptığı ameliyatlarla kendini organ nakli konusunda dünyanın sayılı bilim insanı arasına sokmayı başaran Şükrü Emre, başarısının sırrının her şeyden önce hastaya saygı ve hasta için her şeyi yapabilmek olduğu belirterek “Başarılı olmak için kişisel beceri, uzun saatler çalışabilmek ve bu çalışmaları yaparken de her zaman akademik olarak kalıp, sonuçları iyi irdelemek gerekiyor. Sonuçlardan ders almak ve aldığımız dersleri de yeni hastalara uygulamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Hayvandan insana organ nakli çalışmaları önde gidiyor”

    “Yapay organ oluşturmak için birkaç tane yöntem var” diyen Emre “Bunların bir tanesi 3 boyutlu yazıcılar ile yapılabilecek olanlar. Fakat bu ve bunun dışında olan çatı teorisi dediğimiz kök hücreleri kullanarak yapılabilen organlar var. Bunlar tabiki şu an da deneysel aşamada. Kliniğe uygulanma oranları şu an da çok çok az. Umuyorum ki ileride bu konu ile ilgili başka gelişmeler olacak. Şu an da bir tek hayvandan insana nakil hızlı bir gelişme gösteriyor. Çalışmaların çoğu domuzlar üzerinde. Çalışma, domuzlardaki immünolojik belirtilerin ortadan kaldırılarak bunları insanlara uygulayabilmek şeklinde olacak. Bu konudaki çalışmalar daha önde gidiyor” açıklamasında bulundu.

    “Türkiye canlıdan doku ve karaciğer nakli konularında birinci ve ikinci sırada”

    Türkiye’de organ nakli konusunda çok büyük gelişmeler olduğunu kaydeden Emre “Özellikle canlıdan doku ve karaciğer nakli konularında Türkiye şuanda Güney Kore ile birlikte birinci ve ikinci sırada. Tabi bu bir yerde transplant cerrahlarının ve bu işe gönül vermiş insanların fedakar çalışmaları ile oluyor. Bu anlamda Türkiye çok başarılı. Bunun yanında yapılması gereken bir çok şey var. Bence organ naklinin kesinlikle devlet tarafından sivil toplum örgütü kurularak desteklenmesinde yarar var” ifadelerini kullandı.

  • YYÜ’de “Mutlu Olmanın Yolları” konferansı

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde (YYÜ) Emekli Binbaşı Asım Yekeler’in konuşmacı olarak katıldığı “Mutlu Olmanın Yolları” konulu konferans düzenlendi.

    YYÜ Rektörlüğü tarafından organize edilen konferansta şair, yazar ve kişisel gelişim uzmanı Yekeler; mutlu olmanın yolları, dikkat edilmesi gereken hususlar ve izlenilmesi gereken yollar hakkında ipuçları verdi. Esprili anlatımı ve anlattığı fıkralar ile öğrencileri eğlendiren Yekeler, “Hayat bir armağandır” dedi.

    Konferansa YYÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kazankaya, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Taştan, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.