Etiket: Olmamasıdır”

  • Sultangazi Belediye Başkanı Altunay:”Bizi sevindiren tek tarafı can kaybının, yaralının olmamasıdır”

    Sultangazi’de yaşanan huzurevi yangını ile ilgili Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay basın mensuplarına açıklama yaptı. Altunay,”Bizi sevindiren tek tarafı can kaybının olmaması, yaralının olmamasıdır. Yangının çıkma sebebi de şu anda araştırılıyor. İnanıyorum ki bu akşam hiç yaşlımızı transfer etmeden kendi odalarında yatıracağız. Bir problem söz konusu değil. Kimseden bir şikayet de yok” dedi.

    Sultangazi 75’inci Yıl Mahallesi Gazi Caddesi üzerinde bulunan huzurevinde çıkan yangının ardından Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay incelemelerde bulundu. Daha sonrada basın mensuplarına yangınla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Altunay, yangının maddi hasarlı olduğunu ve belediye ekiplerinin çalışmaya başladığını belirterek, hiç bir yaşlıyı transfer etmeden akşam kendi odalarında yatıracaklarını söyledi.

    “Çatı katında başladığı söylenen bir yangın”

    Yangınla ilgili açıklamalarda bulunan Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay ,”Bizi sevindiren tek tarafı can kaybının olmaması, yaralının olmamasıdır. Yangının çıkma sebebi de şu anda araştırılıyor. Çatı katında başladığı söylenen bir yangın. Ancak içeriye çok fazla zarar vermeden daha çok dış cepheden yürüyor. İçeride yaşlılarımız oturabiliyorlar. Odalarda fazla bir zarar yok. Sadece panikle kırılan camlar var. Bina 6 yıllık bir bina çok yeni. Yangın çıkışı da asansörleri de full çalışan bir bina. Bunun için çok çabuk bir transfer oluyor. İtfaiye ekiplerinin buraya çok yakın bir noktada konuşlanıyor olması da önemli. Daha çabuk yangına müdahale ediliyor.Bunların hepsi sevindirici taraf. Şu ana kadar verilen zarar da maddi zarardır”dedi.

    “Hiç yaşlımızı transfer etmeden kendi odalarında yatıracağız”

    “Hiç yaşlımızı transfer etmeden kendi odalarında yatıracağız” diyen Başkan Altunay,“Onun dışında belediyemiz şu andan itibaren temizlik ekibi, boya badana ekibi ve hasar gören camlarla ilgili yenileme ekibi burada. İnanıyorum ki bu akşam hiç yaşlımızı transfer etmeden kendi odalarında yatıracağız. Bir problem söz konusu değil. Kimseden bir şikayet de yok. Yangın çok çeşitli sebeplerden olabiliyor. Şimdi araştırıldıktan sonra bunu söyleyeceğiz. Binamız bu akşamdan itibaren hizmet vermeye devam edecek. 97 yataklı bir yer burası 86 yatağı doluydu. Dolayısıyla ben engeli bir kardeşimizle konuştum. Kendisinin rahat dışarıya çıktığını ifade ediyor” şeklinde konuştu.

  • BİRKONFED Sanayi Komisyonu Başkanı Niziplioğlu: ’’Türkiye’de sanayide en büyük sorunumuz planlamanın olmamasıdır’’

    İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Sanayi Komisyonu Başkanı Ömer Niziplioğlu, ’’Türkiye’de sanayide en büyük sorunumuz planlamanın olmamasıdır. Sanayinin nasıl gelişeceği yönünde bir fikrimiz olmadığı için herkes kendi fikrine göre sanayileşmeye kalkıyor. Bu da verimsiz ve kalitesiz bir üretime neden oluyor. Çoğu firma başarı elde edemiyor’’ dedi.

    BİRKONFED Sanayi Komisyonu Başkanı Ömer Niziplioğlu, Türkiye’deki sanayinin planlanmadığına ve bankaların sanayiye kredi verirken çok kontrollü davrandığına dikkat çekti. Niziplioğlu, destek verildiği takdirde ellerinde yerli otomobil projesi olduğunu ve bunu pazarlamak istediklerini belirtti. “Türkiye’de sanayide en büyük sorunumuz planlamanın olmamasıdır” diyen Niziplioğlu, ’’Sanayinin nasıl gelişeceği yönünde bir fikrimiz olmadığı için herkes kendi fikrine göre sanayileşmeye kalkıyor. Bu da verimsiz ve kalitesiz bir üretime neden oluyor. Çoğu firma başarı elde edemiyor. Biri çorap ürettiyse ve bu başarı olduysa o köydeki herkes çorap üretiyor. Burada insanlar gereksiz olarak kendi kendini rekabeti ile boğuyor. Çoğu zaman sonuçları iyi olmuyor. Baştan bir planlama yapılması lazım. Krom madeni işlenecekse türevleri; sacı, profili ve pulu üretilmeli. Bor madenlerimiz var. Borun en önemli sahası deterjan. Deterjanı ithal ediyoruz. Boru hammadde olarak satıyoruz. Bunun gibi mermeri örnek verebiliriz. Mermerin tonunu 100 dolara satıyoruz. Çinli, metrekaresini 50 dolara sattığı zaman 1 metreküpten 5-10 bin dolar para kazanabiliyor. Dünya mermer ticaretinin 100 milyar dolar olduğu düşünülürse Türkiye’deki pay yüzde 2. Bu da demek oluyor ki 2 milyar dolar. Çinliler bizden aldığı mermeri dünyaya satarak 50-60 milyar dolar kazanabiliyorlar. Hangi yönde ilerleyeceğimizi sanayi ve endüstri olarak planlamamız lazım. Planlama bittikten sonra üretim yapılacak açılacak yerleri açmamız gerekiyor’’ şeklinde konuştu.

    ’’Sanayi, gerçek manada kaynak bulmakta çok zorlanıyor’’

    Türkiye’deki bankacılığın sanayiye karşı tavrını değerlendiren Niziplioğlu, ’’Türkiye’de bankacılık çok kontrollü gidiyor. Avrupa, Amerika ve Japonya’da yaşanan krizlerden sonra bankacılık çok korunaklı oldu. Sanayi, gerçek manada kaynak bulmakta çok zorlanıyor. Türkiye’de bankaya giderseniz paranız varsa kredi verir ya da teminatınız varsa kredi verir. Sizin ticaretinizdeki volümünüz, üretiminiz ya da ülke ekonomisine katkınızla çok ilgili, alakalı olmaz. Dünyada bu böyle değil. Ticarethaneniz varsa, belli bir ciroya ulaştıysanız birçok banka kredi verir. Türkiye’de bu konular tamamen sıfırlanmış durumda. Bizim önerimiz; özel sektörden bu kadar büyük kaynağın çıkartılmasını beklemek biraz zor. Bu durumda yurt dışından Türkiye Sanayi Kalkınma Fonu adı altında bir fon bulmalıyız. Bunu devlet garantisi altında almalıyız. İthal ettiğimiz ürünlerin listesini çıkartarak, bu ürünleri Türkiye’de kim üretmek istiyorsa hem teşvik hem de kredi vermeliyiz. Başarısız olursa fabrikası bizde kalacağı için o üretim tesisi alınıp, başarmak isteyen başka birine vererek Türkiye’nin kanayan yaralarını süratle iyileştirebiliriz’’ dedi.

    ’’Otomobil ile ilgili projemiz var’’

    Konfederasyonun yaklaşık 2 milyon iş adamı üyesi olduğunu ve birçok sektörde faaliyet gösterdiklerini dile getiren Niziplioğlu, ’’Daha çok görev almak istiyoruz. Türkiye’de olmayan işleri yapmak istiyoruz. Türk otomobili yok. Fikri mülkiyet ve patentleri Türkiye’ye ait taşıt yok. Biz bunlara talibiz. Türkiye’de yapalım diyorlar ama bir yerde mühendislimizin olmadığını düşünüyorum. Bu ayıp ve utanılacak durum değil. Cumhuriyet yeni kurulduğunda inşaat mühendisleri de yoktu. İnşaat mühendisi olmadığı için çok fazla konut yapamadık. Türkiye, bugün dünyada inşaat sektöründe 3’üncü durumda. Bizim otomobil ile ilgili projemiz var. Bunu paylaştık. Tasarımsal olarak beklentimiz oluyor ama illa Türk tasarımcı olması şart değil. 100 yıldan beri bu konuda tasarım yapmış firmalar ve ülkeler var. Bu konuda gerekli girişimlerde bulunduk. Fikri mülkiyet hakları ve patenleri Türkiye’ye ait bir otomobil için teklifler alındı. Buna sıcak bakılması durumunda Türkiye’de üretmek isteriz. Yetkililerin sanayimize, sanayicimize ve ülkedeki dinamiğe güvenmesi gerekiyor. Gerekli desteklerin verilmesi gerekiyor. Bir arabanın gerçek manada planlanması ve prototiplerinin üretilmesi tüm segmentler için yaklaşık maliyeti 100 milyon dolar. Bunu özel sektörden birinin karşılamasını beklemek mantıklı değil. Gerçek manada samimiyet ile yaklaşılırsa Türkiye’nin ekonomik, orta, lüks segmentini kendi markamız olarak yapar, Ortadoğu ülkeleri, Müslüman ve Afrika ülkelerine satabilecek duruma getirebiliriz diye düşünüyorum’’ ifadelerini kullandı.

    Niziplioğlu, ’’Yaklaşık 500 bin tane mühendisimiz var. Pırıl pırıl yetişmiş insan gücümüz var. Arazilerimiz var. Donanıma sahibiz ama bir türlü istediğimiz ve hak ettiğimiz noktaya gelemiyoruz. Öncelikle planlama yapılması gerekiyor. Daha sonra kaynak bulunması gerekiyor. Kaynak, Türkiye Sanayi Fonu adı altında toplanması gerekiyor. Teminatı çok olan ya da çok zengin olan değil, projesi olan, üretmek isteyen kim varsa ve bizimde göstereceğiz doğrultuda sanayileşebilir. Türkiye bunu çok fazla hak ediyor” dedi.

  • Bakan Çelik: “TEK Tesellimiz Can Kaybı Olmamasıdır”

    BURSA (İHA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Bursa’daki canlı bomba saldırısıyla ilgili, “Şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bu saldırıyı ülkemiz ve Bursamız hak etmiyor. Tek tesellimiz can kaybının olmamasıdır” dedi.

    Merkez Nilüfer ilçesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki özel bir ağız ve diş sağlığı polikliniğinin açılışını Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik yaptı. Açılışa Bakan Çelik’in yanı sıra Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve davetliler katıldı. Bursa’daki canlı bomba saldırısı ile alakalı gazetecilerin sorularına cevap veren Çelik, “Şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bu saldırıyı ülkemiz ve Bursamız hak etmiyor. Tek tesellimiz can kaybının olmamasıdır. Bundan sonra bu ve benzer girişimlerinin olmamasını temenni ediyoruz. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Terörle mücadele konusundaki kararlılığın faturaları oluyor. Buna millet olarak hazırlıklı olmak durumundayız. Çünkü terörün rengi ve dili yoktur. Bütün terörün lanetlenip, hep birlikte üzerine gidilmesi gerektiğini söyleyen tek ülkeyiz. Her ülke terörü ve teröristleri sınıflandırıyor. Buda teröre cesaret veriyor. Türkiye kararlı şekilde bütün terör unsurların üzerine gidiyor. Bu sebeple mutlaka bir bedelleri vardır. Hazırlıkları olmamız gerekiyor. Güvenlik güçlerimizin gece-gündüz bu tür olaylar yaşanmaması için bilinmeyen birçok olayı önlüyor. Onlara teşekkür ediyoruz. Bütünüyle bunu ortadan kaldırmak kolay bir hadise değil. Bazen bu şekilde güvenlik güçlerinin önünden kaçabilen teröristler olabiliyor. Allah beterinden korusun” diye konuştu.

    “ÇALIŞMALAR SON AŞAMAYA GELDİ”

    Teröristin kimliğiyle ilgili soru üzerine Çelik, “Çok sayıda gözaltına alınan kişiler var. Onların üzerinden araştırma yapılıyor. Gerekli açıklama yapılacak. Netice itibariyle terörist. O halde genelde bu şekilde bakmak en doğrusudur. Nereye bağlantılı, kiminle bağlantılı, kimin maşası olduğuna bakmak gerekiyor. Çalışmalar son aşamaya geldi” şeklinde konuştu.