Etiket: Olmamak

  • Yaralı sürücü sigara yakarak tedavi olmamak için direndi

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde tıra çarpan ve hurdaya dönen kamyonetin içerisinden kanlar içinde çıkan yaralı sürücü, yaktığı sigarasıyla tedavi olmayı kabul etmeyip sağlık ekiplerine zor anlar yaşattı.

    Kaza, Kocaeli’nin Kartepe ilçesi D-100 Karayolu Köseköy Işıklar’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün kimliği öğrenilemeyen 41 NF 519 plakalı kamyonet, kırmızı ışıklarda durmak için yavaşlayan 31 ADZ 12 plakalı tıra arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile kamyonet kullanılamaz hale gelirken kamyonet sürücüsü araç içinde sıkışarak yaralandı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar, kazayı 112 Acil Yardım ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edilirken, yaralı sürücü çevredekilerin yardımıyla araç içerisinden çıkarıldı.

    Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı sürücüye müdahale etmek istedi. Sağlık ekiplerinin müdahale ısrarlarına aldırış etmeyen sürücü, yaktığı sigarasını içerek tedavi olmayı reddetti. Uzun çabaların ardından sağlık ekipleri tarafından ikna edilen sürücü, ambulansa alınarak ilk müdahalesinin ardından Kocaeli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Kaza sebebiyle bir kısmı trafiğe kapanan yol, kaza yapan araçların çekici yardımı ile kaldırılması ile tekrardan trafiğe açıldı. Polis ekipleri, kaza ile ilgili inceleme başlattı.

  • Uzmanlardan ’Kanser olmamak için bağırsağınıza iyi bakın’ uyarısı

    İyi bir bağırsağa sahip olmak için sağlıklı beslenmeye dikkat çeken uzmanlar, prebiyotik gıdalar tüketilmesi gerektiğini kaydetti.

    Sağlığı tehdit eden pek çok hastalığın bağırsakta başladığını belirten uzmanlar, iyi bağırsak bakterilerinin vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade ediyor. İyi bağırsak bakterilerinin kanser, ishal, idrar yolu iltihapları gibi hastalıkları önleyebileceği gibi anksiyete ve depresyonu azaltabileceğini belirten Yaşar Üniversitesi MYO Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Ezgi Eylem Fadıloğlu, iyi bir bağırsağa sahip olmak için nasıl beslenilmesi gerektiğini anlattı.

    Karbohidrat içeriği yüksek gıdalar ile rafine gıdaların çok tüketilmesinin, çevre kirliliğinin, gereksiz ve fazla antibiyotik kullanımının, stresin bağırsak florasının bozulmasına ve sağlıklı bir bireyde baskın ve çok olan iyi bakterilerin sayısının azalmasına neden olduğunu belirten Dr. Ezgi Fadıloğlu, “Yetişkin bir insan bağırsağında 100 trilyon kadar canlı bakteri ve mantar bulunmaktadır ve bunlar normal bağırsak florasını oluştururlar. Bunların bir kısmı faydalı bir kısmı zararlı bakterilerdir. Sağlıklı bireylerde faydalı bakterilerin sayısı fazladır. Bağırsakta bulunan bakterilerin yüzde 85’i probiyotik dediğimiz iyi bakterilerdir. Bu iyi bakteriler 300 metre kare büyüklüğünde bir yüzey oluşturan bağırsak sümüksü zarını koruyucu bir tabaka şeklinde kaplarlar. İyi bağırsak bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir. B7 (biyotin), B12 ve K vitaminlerini sentezler. Bağırsak duvarını zararlı maddelerden korur ve bağırsak geçirgenliğini azaltır. Kanseri, egzemayı, ishali, idrar yolu iltihaplarını ve kabızlığı önlerler. Anksiyete ve depresyonu azaltırlar” dedi.

    Probiyotik hangi gıdalarda bulunuyor?

    “Bağırsaktaki bakterilerin bozulmuş dengesinin düzenlenmesi ve yararlı bakteri sayısını arttırmak amacı ile probiyotikler kullanılmaktadır” diyen Dr. Fadıloğlu, şu bilgileri verdi:

    “Probiyotik; kefir, yoğurt, lahana turşusu, şalgam suyu, turşu, nar ekşisi, boza gibi fermente yiyeceklerde bulunur. Sütteki laktozun laktik aside dönüşmesi nedeniyle kefir, laktoz intoleransı olan kişiler tarafından rahatlıkla tüketilebilir. Şalgam suyu, içindeki şalgam, siyah havuç ve pancardan dolayı antioksidan etkiye ve faydalı mikroorganizmalardan dolayı probiyotik etkiye sahiptir.”

    “Prebiyotik gıdalar tüketilmeli”

    Bağırsaktaki yararlı mikroorganizmaların çoğalmasını artıran veya aktivitesini uyaran ve insan sağlığını olumlu yönde etkileyen maddelere prebiyotik dendiğini kaydeden Dr. Fadıloğlu, “Prebiyotik gıdalar ince bağırsakta hiç sindirime uğramadan direkt kalın bağırsağa geçen yiyeceklerdir. Soğan, sarımsak, kuşkonmaz, pırasa, enginar, karabuğday, nohut, mercimek, muz, elma, çilek, keten tohumu, ceviz, badem gibi çok çeşitli yiyeceklerde bulunurlar. Sağlıklı bir yaşam için beslenmede öncelikle doğal probiyotik ve prebiyotiklere yer verilmeli ve her gün düzenli olarak tüketilmeli, bağırsak florasını bozan sigara gibi zararlı maddelerden uzak durulmalı ve spor yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

  • Trabzon’da “15 Temmuz; Olmak ya da Olmamak” Paneli

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Trabzon Temsilciliği, FETÖ/PDY tarafından düzenlenen 15 Temmuz darbe girişiminin ele alındığı “15 Temmuz; Olmak ya da Olmamak” adlı panel düzenledi.

    Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezinde gerçekleşen moderatörlüğünü KADEM Trabzon Temsilcisi KTÜ Tıp Fakültesi Patoloji AD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevdegül Mungan’ın yaptığı panelde konuşmacı olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, Gazeteci Yazar Sadık Albayrak ve Gazeteci Fadime Özkan yer aldı. Panele Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi ve vatandaşlar katıldı.

    Panelde konuşan Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, darbecilerin Türk Silahlı Kuvvetlerine ve devlete çok büyük zararlar verdiğini belirterek, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir darbe girişiminin savuşturulduğunu söyledi. Hakyemez, “Bizde darbeler çok fazla. 1960, 1971, 1980, 28 Şubat, 27 Nisan gibi tarihin değişik zamanlarında hemen hemen 10 yılda bir darbe veya benzeri bir müdahale söz konusu oluyor. Burada mantık hep aynı. Seçilmiş olan yönetimleri zor kullanarak uzaklaştırmak. Bunu yaparken aslında halkı, yönetilenleri ve egemenliğin sahibi olanları hor görmek. Bu bakış açısı TSK’nın içinde 1960’dan beri çok yoğun bir şekilde yerleşti. Bu silahlı kuvvetlerin darbeci olduğu anlamına gelmez. Silahlı Kuvvetler Türkiye’nin gözbebeğidir. Bunu PKK’ya karşı mücadele ederken de görüyoruz. Türkiye’de darbeciler TSK’ya ve devlete çok büyük zararlar vermişlerdir. Türkiye’de silahlı kuvvetlerin bu algıdan bir an önce kurtulması için yapıcı reformları hayata geçirmek gerekiyor. Yoksa bu bakış açısıyla hareket ettiğinizde belki de bu gibi sıkıntılarla karşı karşıya kalınabilir. 15 Temmuz diğerlerinden çok farklı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa darbe girişimi savuşturuldu. Bu savuşturma bizim 50 yıllık geçmişten çıkardığımız dersin sonucudur” dedi.

    “Sıra akıl vermeye geldi mi müthiş akıl veriyorlar”

    Darbenin karşısında uluslararası aktörlerin veya diğer devletlerin pozisyonlarının çok önemli olduğunu dile getiren Hakyemez, “Maalesef Amerika Birleşik Devletleri, maalesef Avrupa’daki uluslararası kuruluşlar bu süreçte iyi bir sınav veremediler. Ama sıra akıl vermeye geldi mi müthiş akıl veriyorlar. Dolayısıyla biz kendi aklımızı kullanarak çok güzel yönlendirmeler yapabiliriz” şeklinde konuştu.

    “Hepimizi katledeceklerdi”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünürü Gazateci-Yazar Sadık Albayrak ise, “Bir uçak kalkıyor. Bunun içinde küçük bir melek var. 8 aylık Sadık. Onun yanında Emine Mahinur, ağabeyi Ahmet Akif. Elbette Yahya Kemal’in ‘Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan’ sözü var ama bu uçaktı meçhule gitmiyordu” ifadelerini kullandı.

    Çok çileler çektiğini söyleyen Albayrak, “Ben çok çileler çektim. Hapishanelerde yattım, bir sürü psikopatlarla uğraştım. Bütün bunlar bir kenara şahsı ve kişisel bir olay değil bu. Bu batı emperyalizminin yedi düvelin yüz sene sonra ki kıyamıdır. Hepimizi katledeceklerdi. Hepimizin listesi vardı. O küçük Sadık’ı da yok edeceklerdi. O uçak Cumhurbaşkanının kullandığı büyük uçaklardan değil. Birkaç tane uçak vardı. Küçük, süratli ve manevrası olan bir uçak. Resmini görünce Hz. Yunus’un kanını alan yunus balığına benzettim. Aynı yunus balığı da öyle zıplar gider. Benim oğlum abdest aldı sefer namazı kıldı diyor. Bu imanla beraber haşrolmak güzelliklerin şereflerin en üstüdür” diye konuştu.

  • Mahkumlar nakil olmamak için cezevinde yangın çıkardı

    Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’nden F Tipi Cezaevi’ne nakil olmak istemeyen 7 mahkum karışıklık çıkardı. Yatakları ateşe vererek yangın çıkaran mahkumlara müdahale edilerek, çıkarılan yangın büyümeden söndürüldü.

    Olay, saat 21.30 sıralarında merkez Karatay ilçesinde bulunan Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’nde meydana geldi. İddiaya göre, adli suçlardan hüküm giyen 7 mahkumun huzursuzluk çıkardıkları gerekçesiyle F Tipi bir cezaevine gönderilmelerine karar verildi. Nakil olmayı istemeyen mahkumlar cezaevinde kavga çıkardı. Mahkumlar çıkarılan kavga esnasında yatakları ateşe vererek yangın çıkardı. Cezaevinde görevli jandarma mahkumlara müdahale ederek kavgayı ayırdı. Yangın nedeniyle olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri alevleri kısa sürede büyümeden söndürdü. Kavga esnasında yaralanma olaylarına karşın cezaevine ambulans da geldi. Ancak herhangi bir yaralanma olayının yaşanmadığı öğrenildi. Çıkan olayların büyüme ihtimaline karşın çok sayıda polis cezaevi önünde bekledi. Mahkumlar, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorguya alındı.

  • Şeker Hastası Olmamak İçin 44 Kilo Verdi

    Yedi ay önce 115 kilo olan 24 yaşındaki Meltem Kepcen, doktorun şeker hastalığı uyarısını dikkate alarak 44 kilo verdi.

    Meltem Kepcen, azmi sayesinde büyük bir başarıya imza attı. Giydiği elbiselerini sürekli yenilemek zorunda kalan ve hayatı kararan Kepcen, hayatını aldığı kararla değiştirdi. Doktorunun “Şeker hastası olabilirsin” ikazı sonrasında zayıflama kararı alan Kepcen, kendine göre bir program uygulayarak tuz ve undan uzak durup spor yapmaya başladı. Yedi ayda 44 kilo veren Kepcen, “Artık istediğim kıyafetleri rahatlıkla giyebiliyorum” dedi.

    “YÜRÜMEKTE ZORLUK ÇEKİYORDUM”

    Haftanın 6 günü spor salonunda 1 saat çalışma yapan Kepcen, “Çok kilo aldığım vakitlerde hiçbir iş yapamadığımı gördüm. Hareket etmekte hatta dışarıda yürümekte zorluk çekiyordum. Doktorum, bana şeker hastası olabileceğimi belirtti. Duyduğum gibi üzülmeye başladım ve azimle her şeyin yapılabileceğini bildiğim için ben de azmettim. Şimdi bu azim sayesinde de kilo vermeye başladım. Tam 7 ay boyunca ekmek, tuz ve şeker gibi beyaz gıda tüketmedim. Şimdi hedefim on kilo daha verip ideal bir kiloya gelmek” diye konuştu.